İçeriğe geç →

Kategori: Vergi

Uluslararası Vergi Hukukunun Dijital Ekonomi ile Sınavı: Dijital Hizmetler Vergisi

Aşağıdaki metin Nisan 2020’de düzenlenecek olan “Dijital Dönüşümün Türk Vergi Sistemine Etkileri” sempozyumu için hazırlamaya başladığım tebliğin giriş kısmının taslağıdır. Metin ilerledikçe buraya aktarmaya devam edeceğim. Bu haliyle alıntı yapmamanızı rica ederim. Öneri ve eleştirilerinizi yukarıdaki “bana ulaşın” sayfasındaki iletişim kanallarından iletmenizi diler, teşekkür ederim. Giriş Ülkemizdeki pek çok kişi,…

Yorumlar kapalı

Konaklama Vergisi

16 Ocak 2020 günü Ankara Barosu’nda gerçekleşen “Vergi Yasalarında Güncel Değişikliklerin Değerlendirilmesi Paneli”nde  “Konaklama Vergisi” hakkında bir konuşma yaptım. Konuşmamın video kaydını aşağıda bulacaksınız. Panelin tamamını Baro’nun YouTube kanalından izleyebilirsiniz.      

Yorumlar kapalı

Çok Taraflı BEPS Konvansiyonuyla (MLI) “İşyeri” Tanımında Yapılan Değişiklikler

TÜSİAD ve IFA Türkiye’nin işbirliğiyle 26 Nisan 2019 günü İstanbul’da düzenlenen “Uluslararası Vergilendirmede Güncel Gelişmeler” başlıklı konferansta “Çok Taraflı BEPS Anlaşmasında Türk Vergi Anlaşmalarını Etkileyen Somut Hükümler” konulu dördüncü oturumda “İşyeri Hükmünün Sonuçları” konulu tebliği sundum. Konuşmanın kaset dökümünün ilerleyen dönemde bir kitap olarak basılacağını zannediyorum. Konuya ilgi duyanlar için…

Yorumlar kapalı

Anayasa Değişiklikleri Sonrası Yürütmenin Vergilendirme Yetkisi

Türkiye Barolar Birliği’nin 20 Nisan 2019 günü Prof. Dr. Şükrü Kızılot’un anısına düzenlediği Vergi Hukukunda Güncel Sorunlar Sempozyumu’nda “Anayasa Değişiklikleri Sonrası Yürütmenin Vergilendirme Yetkisi” başlıklı bir sunum yaptım. Konuşmamın videosunu ve sunum esnasında kullandığım slaytları aşağıda bulabilirsiniz. Sempozyumun tümünün video kaydına Barolar Birliği’nin YouTube kanalından veya TBB TV‘den erişmek mümkün.

Yorumlar kapalı

Vergilendirme Süreci

3 Şubat 2019 günü Türkiye Barolar Birliği’nde “Vergi Uyuşmazlıklarında Avukatlık ve Yargı Kararları Işığında Güncel Konular” başlıklı bir özel eğitim programı düzenlendi. Bu eğitim etkinliğinde “Vergilendirme Süreci”ni anlatmak bana düştü. Elli altmış dakikada vergilendirme sürecini her yönüyle ele almak mümkün olmasa da iki bini aşkın dinleyiciye konunun genel hatlarını hatırlatabildiğimi…

Yorumlar kapalı

Politik Risk Olarak Dijital Vergi

25 Mayıs 2018’de ALmanya’nın Würzburg kentinde bulunan Würzburg-Schweinfurt Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nce düzenlenen Würzburg Uluslararası İş Forumu’nda “Politik Risk Olarak Dijital Vergi” (Digital Tax As Political Risk) başlıklı bir tebliğ sundum. Würzburg Uluslararası İş Forumu’nun web sitesi üzerinden sempozyum kitabına erişebilirsiniz. (Sempozyum kitabının doğrudan linki için buraya tıklayın.) Tebliğimin genişletilmiş özet…

Yorumlar kapalı

Vergi Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması – 6736 Sayılı Kanun Kapsamından Değerlendirmeler

13 Ekim 2016 günü Ankara Barosu tarafından düzenlenen Vergi Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması – 6736 Sayılı Kanun Kapsamından Değerlendirmeler başlıklı panelde 6736 sayılı Kanun’un matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümleri hakkında bir sunum yaptım. Sunumun slaytlarını aşağıda paylaşıyorum.

Yorumlar kapalı

BEPS – 7. Eylem Planı: İşyeri Statüsünden Yapay Yollarla Kaçınmanın Önlenmesi

Bugün, Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin Uluslararası Vergi Hukuku Konferansları serisinin beşincisinde bir tebliğ sundum. Konferansın konusu “Vergilendirmede Matrah Aşındırma ve Kar Kaydırmanın (BEPS) Önlenmesi”, tebliğ konum da “7. Eylem Planı – İşyeri Statüsünden Yapay Yollarla Kaçınmanın Önlenmesi” idi. Zaman kısıtı nedeniyle sunumun bazı kısımlarını (planın bazı detaylarını) katılımcılarla paylaşmam mümkün olmadı. Bu nedenle kendilerine, konuşma metnimi İnternet üzerinden paylaşma sözü verdim. Aşağıdaki linklerden konuşma metnime ve sunum esnasında kullandığım slayta ulaşabilirsiniz.

Yorumlar kapalı

Vergi Ziyaı Kavramı Üzerine Bazı Tespit ve Değerlendirmeler

Dr. Ertuğrul AKÇAOĞLU[1]abaumvergi

(Bu yazı 9 Ekim 2015 günü Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde gerçekleştirilmiş olan ve  vergi kaçakçılığı suçlarını (VUK 359) konu alan I. Ekonomik Suçlar ve Yargıtay Kararları Sempozyumu’nda sunulmuştur. Sempozyum kitabı (ISBN: 978-605-05-0209-1) Yetkin Yayınevi’nden temin edilebilir.)

Sempozyumun konusunu, Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 359. maddesinde düzenlenmiş olan kaçakçılık suçları oluşturuyor. Benim tebliğimle ilgili tartışmalar da zannederim bu bağlamda olacaktır. Ancak, ben tebliğimde kaçakçılık suçlarına değil, vergi ziyaının kendisine yöneleceğim. Bu yaklaşımın bazı soruları tartışma aşamasına bırakmaksızın kendiliğinden gidereceğini düşünüyorum. Kaldı ki, öğleden sonraki oturumda vergi ziyaının kaçakçılık suçunun bir unsuru olup olmadığı ayrı bir tebliğle ele alınacak. Bu nedenle, konunun o yönüne olabildiğince az temas etmeye çalışacağım.

Yorumlar kapalı

Tax Me If You Can (Sıkıysa Vergilendir)

twtNot: Bir yıl kadar önce Twitter’ın Türkiye’de vergilendirilmesini konu alan bir makale yazmaya başlamıştım. Sonra araya başka şeyler girdi, makale taslağı giriş kısmından öteye geçemedi. Muhtemelen (en azından 2015-2016’da) bu makaleyi tamamla(ya)mayacağım. Ancak, bir araya getirdiğim bilgi kırıntılarının çöp olmasını da arzu etmiyorum. O nedenle makale başlangıcını aşağıda paylaşıyorum. Dileyen alıp devamını getirebilir. Makalesinde ufak bir teşekkür etse yeter. :)

Yorumlar kapalı

Vergi Anlaşmalarında İşyeri Kavramının Dönüşümü

Koç Üniversitesi tarafından 12 Mayıs 2012 tarihinde düzenlenen “Genç Akademisyenler / Genç Avukatlar: Yeni Yaklaşımlar” başlıklı vergi hukuku konfernasının “Uluslararası Vergi Hukuku Kavramlarına İlişkin Yorumlar” başlıklı oturumunda “Vergi Anlaşmalarında İşyeri Kavramının Dönüşümü” konulu bir tebliğ sundum. Bu konferansta sunulan tebliğler daha sonra XII Levha Yayıncılık tarafından “Vergi Hukukuna Genç Yaklaşımlar”…

Yorumlar kapalı

KVK M. 30’a Tabi Ödemelerden Kaynaklanan Tazminatların KVK M. 30 Ve GKV M. 40 Bağlamında Değerlendirilmesi

Prof. Dr. Mualla Öncel’e Armağan’da yayınlanmıştır.

Yazarından izin alınmaksızın başka sitelerde yayınlanmaması rica olunur.

Ertuğrul AKÇAOĞLU

  1. Giriş

Bu çalışmanın konusu, bir kurumlar vergisi mükellefinin, ilam uyarınca, bir dar mükellefe yapacağı “ödemeüzerinden kurumlar vergisi tevkif etme ödevinin bulunup bulunmadığıdır. Bir kurumlar vergisi tam mükellefi ile bir dar mükellefinin aralarındaki sözleşmeden kaynaklanan karşılıklı edimlerinin tamamen veya kısmen yerine getirilmemiş olması nedeniyle, bir yargı kararı1 gereğince tam mükellef kurumun dar mükellef kuruma yapması öngörülen ödemelerin vergi hukuku bakımından nitelendirilmesine ilişkin olan bu sorun, kurumlar vergisi matrahının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun 40. maddesinde indirilebilecek giderler arasında sayılan “işle ilgili olmak şartiyle, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminat”ın Kurumlar Vergisi Kanununun 30. maddesi2 uyarınca vergi tevkifatına tabi bir gelir unsuru olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği noktasında somutlaşmaktadır.

Yorumlar kapalı

Vergi Hukukunda İradi Temsil

Bu yazı 1998 senesinde yazılmıştır; güncel değildir.

Giriş

Bir vergilendirme ilişkisinin iki tarafı vardır: Vergi alacaklısı olan devlet (vergi idaresi) ve vergi borçlusu olan mükellef. Bu sayılanlara bir üçüncü taraf olarak sorumlu da eklenebilir.

Mükellef, vergiyi doğuran olayı kendi kişiliğinde gerçekleştirmiş bulunan ve vergi borcunu kendi malvarlığından ödemek zorunda olan kişi olarak tanımlanabilir. Sorumlu ise, bazen mükellefle birlikte, bazen de mükellefin yerine geçerek, vergilendirmenin maddi-şekli ödevlerini yerine getirmekle görevlendirilmiş olan kişidir.

Vergi yasalarımız mükelleflik ve sorumluluk kurumlarını ayrıntılı şekilde düzenlemişken, iradi temsil kurumu açısından sessiz kalmışlardır.

Vergi yasalarının bu durumu iki şekilde değerlendirilebilir: Kanun koyucunun, mükellef ve sorumluların vergi ödevlerini bizzat yerine getirmelerini istemiş olduğu ve bu sebeple Vergi Hukukunda iradi temsile yer vermediği söylenebilir ya da kanun koyucunun, esasen Borçlar Hukukunda düzenlenmiş bulunan temsil müessesesinin Vergi Hukukunda da geçerli olacağını kabul ettiği, bu nedenle yeniden düzenleme gereği görmediği de düşünülebilir.

Bu çalışmada, mevzuatımızdaki hükümlerin ışığında, Vergi Hukukunda temsilin mümkün olup olmadığı; bu soruya olumlu yanıt verilebilirse, temsil yoluyla hangi işlemlerin gerçekleştirilebileceği incelenmeye çalışılacaktır. Bu amaçla, önce genel olarak temsil konusu ele alınacak, daha sonra Vergi Hukukunda temsilin mümkün olup olmadığı tartışılacak ve buna bağlı olarak temsil yoluyla gerçekleştirilebilecek işlemler değerlendirilecektir.

Yorumlar kapalı

Vergilendirme Yetkisinin Temel Hak ve Özgürlüklerle İlişkisi

Bu yazı 1998 senesinde yazılmıştır; güncel değildir.

1. Giriş

Bu çalışma vergilendirme yetkisinin temel hak ve özgürlüklerle ilişkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda vergilendirme yetkisinin hukuki niteliği ve tarihsel gelişimi verilmiş, ardından Anayasadaki sosyal devlet ve hukuk devleti ilkeleriyle ilişkisi incelenmiştir. İkinci kısımda ise Anayasada yer alan temel hak ve özgürlüklerden vergilendirme yetkisine karşı duyarlı olanlar değerlendirilmiştir.

Yorumlar kapalı

Muktezalar (Özelgeler)

Bu yazı 2007 yılında yazılmıştır; güncel değildir.

Muktezalar (özelgeler), bağlayıcılık ve yeni vergi normu koyma ölçütüne göre asli kaynak niteliği taşımayan, ikincil nitelikte, vergi hukukunun “açıklayıcı” kaynaklarındandırlar.[1]

Vergi Usul Kanunu’nun 413. maddesine göre, mükellefler (yükümlüler), Maliye Bakanlığından veya Maliye Bakanlığının bu hususta yetkili kıldığı makamlardan vergi durumları ve vergi uygulanması bakımından belirsiz ve kararsızlığa neden olan hususlar hakkında açıklama istiyebilirler. Yetkili makamlar yazı ile istenecek açıklamayı yazı ile veya sirkülerle cevaplamak zorundadırlar. Alacakları cevaplara göre hareket eden mükelleflerin bu hareketleri cezayı zorunlu kılsa bile ceza kesilmez.

Mükellefler bağlı oldukları vergi dairesi başkanlıklarına veya defterdarlıklara bir dilekçe ile başvurmak yoluyla mukteza talebinde bulunabilirler. Muktezalar, kendilerine verilen muktezaya göre hareket eden mükellefleri bunun neticesinde doğabilecek vergi cezalarına karşı korumakla beraber, vergi borcu asıllarına, gecikme zammı ya da faizlerine karşı koruma sağlayamazlar.

Yorumlar kapalı

Vergi Ödememek İçin Müslüman Olanlar

Dün Amerikan Vergi İdaresi’nin (Internal Revenue Service – IRS) baş hukuk müşaviri olan Donald Korb’un yaptığı bir konuşmayı izledim. Bay Korb konuşmasına vergi kanunlarının hayatımız üzerinde ne büyük etkileri olduğunun örneklerini vererek başladı. Verdiği ilk örnek eski Roma’daki köylüler ile ilgiliydi. Eski Romalı köylüler sırf vergi ödememek için topraklarının mülkiyetlerini soylulara veya kiliseye devrederlermiş. Soylular ve kilise vergi ödemezlermiş çünkü. Köylüler mülkiyeti kaybetmekle beraber eski toprakları üzerinde zilyet olarak hayatlarına devam ederlermiş.

IRS’in baş hukuk müşaviri olan bay Korb’un verdiği ikinci örnek daha çok ilgimi çekti benim. İslamiyet’in ilk genişlediği yıllarda fethedilen topraklarda yaşayan hristiyan tebanın ödemek zorunda olduğu vergiler varmış. Oysa müslüman teba bu vergileri ödemiyormuş. Sırf vergi ödemekten kurtulabilmek için pek çok hristiyan müslüman olmuş…

Yorumlar kapalı

Vergi Affı Anayasal mıdır?


Bugünkü Hürriyet Gazetesi’nde, Prof. Dr. Şükrü Kızılot, başbakan yardımcısı Doç. Dr. Abdüllatif Şener’in şu sözlerini aktarıyor:

‘Bu vergi affı olayına, şiddetle karşıyım. Adeta dürüst mükellefi cezalandırıyor, kaçıranı ödüllendiriyor. Anayasa’ya bir madde koymalı ve vergi affı bir daha hiç olmamalı…’
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/3424526.asp?yazarid=82&gid=61

Yorumlar kapalı