Posts Tagged ‘tarih’

Bilişim 09′da İnternet Bankacılığında Hukuki Sorumluluk Hakkında Konuşuyorum

Pazar, Kasım 15th, 2009

Türkiye Bilişim Derneği’nin her yıl düzenlediği bilişim kongresi bu yıl Bilişim 09 adı altında 18-20 Kasım 2009 tarihleri arasında Ankara Grand Rixos otelinde gerçekleşiyor. Kongrenin 3. günündeki etkinliklerden biri olan İnternet Bankacılığında Sorumluluk konulu panele davet edildim. Panelde konunun “hukuki sorumluluk” ve “bilirkişilik” yönleri üzerinde konuşmak niyetindeyim.

Konuya ilgi duyanlar için panel 20 Kasım 2009 günü saat saat 13:30′da başlayacak.

screenshot_002

3. gün programı: http://www.bilisim.org.tr/p3.HTM

Bilişim 09 web sitesi: http://www.bilisim.org.tr

* * *

Sonradan not: Bilişim 09′da konuştuklarımızın özetini meslektaşlarımla birlikte “Vadesiz Mevduatların İnternet Bankacılığı Yoluyla Boşaltılmasında Banka ve Mevduat Sahiplerinin Hukuki Durumlarına Kısa Bir Bakış: Çok Yapılan Bazı Yanlışların Doğruları” adı ile kısa bir yazı olarak kaleme aldık.

AÜHF Kütüphanesi Müzesi İnternet’te

Çarşamba, Nisan 16th, 2008

Fakülte kütüphanesinin müze kısmında yer alan 150 kadar eserden 135′ini dijitalleştirerek İnternet’ten erişime açtık. Böylelikle sadece kazara kütüphanenin bir müzesi olduğunu öğrenip de camekanların içindeki kitapların kapaklarını veya bir iki sayfasını görebilen ufak bir azınlık yerine İnternet’e girebilen herkesin müzedeki eserleri sayfa sayfa okyabilmesini mümkün kıldık.

135 kitabın dijitalleştirilmesi ikibuçuk ay sürdü. Bu kez tarayıcı yerine dijital fotoğraflama yöntemini kullandık. Bu amaçla Atiz firmasından temin ettiğimiz BookDrive DIY cihazından yararlandık. Bu cihazın üzerinde iki adet Canon EOS 400D dijital fotoğraf makinası yeralıyor. Çekimleri fakültemizin idari personel kadrosuna yeni katılan Mualla hanım arkadaşımız ile öğrencilerimiz İlknur ve Gökhan yaptılar. Çekimlerin yapılmasını Roma Hukuku kürsüsünden değerli arkadaşım Eşref özenle denetledi. Resim işleme, karakter tanıma, PDF’ye dönüştürme ve siteye yerleştirme gibi işleri öğrencilerimiz Durmuş, Caner, Enver ve Burak yürüttüler.

Bu süreçte bana “genel koordinatör” sıfatı uygun görüldü. Projenin genel koordinatörü olarak ben – her mühim sıfat sahibi kişi gibi – pek bir şey yapmadım; ortalıkta dolandım; bol bol havanda su dövdüm; arada sırada ortaya çıkan küçük problemlerin çözümü hakkında ahkam kestim.   :o)

Müze sitesi dün “http://auhf.ankara.edu.tr/muze” adresinden hizmet vermeye başladı. Şu anki hali ile bazı eksikleri, epeyce de kusurları var. Önümüzdeki bir kaç hafta boyunca bildiğimiz eksikleri ve kusurları yavaş yavaş gidereceğiz. (Ancak hem öğrenci arkadaşlarımın sınavları yaklaşıyor hem de benim biraz tez – makale vs. yazmam lazım gene. Bu sebeple müzedeki düzeltmelerin yapılması gerçekten de “yavaş” olabilir.) 

Müzede bolca Latince, İtalyanca, Fransızca eser var. Bir miktar da İngilizce ve Almanca… Üç-dört tane de el yazması Osmanlıca/Arapça eser mevcut. Yabancı dil bilmeyenlerin pek bir işine yaramayacak bu site ama özellikle hukuk tarihi ve sosyolojisi çalışanlar için paha biçilmez bir kaynak olacak sanırım.

Küçücük bir teknik not: Tarayıcı ile kitap tarandığında dijital fotoğraf çekme yöntemi ile kitap taranmasına(?) göre çok daha kaliteli ve verimli(!) sonuç alınabiliyor. Eğer bir kitabı kesmek ve sayfaları üsten beslemesi olan ve çift yüzlü tarama yapabilen bir tarayıcı ile tarama imkanınız var ise dijital fotoğraf makinası kullanan cihazları tercih etmeyin derim. Bizim müze projesinde kullandığımız cihaz ve yöntem, kesilmesi mümkün olmayan kitaplar bakımından zorunlu bir tercih olsa da tarayıcılar kadar iyi sonuç vermiyor.

İstinaf Mahkemeleri

Salı, Mart 13th, 2007

Hukuk fakültesinde okuduğum yıllarda Türk yargı sistemi anlatılırken hocalarımız istinaf mahkemelerinden de bahseder, bunların kurulmasının gerekliliğini anlatırlardı. İstinaf mahkemelerinin kurulması için tartışmalar, çalışmlar yapıldığını duya duya yıllar geçti gitti. Benim üzerinde çalıştığım konular da değiştikçe istinaf ile ilgili haberleri takip edemez oldum.

Geçtiğimiz hafta usul hukuku çalışan bir arkadaşımın bir yüksek lisans öğrencisiyle konuşmasına kulak misafiri olunca istinafa ilişkin yasal düzenlemelerin bir kaç yıl önce yapıldığını, istinaf mahkemelerinin ise – “Bölge Adliye Mahkemeleri” adı altında – hâlâ kurulma sürecinde olduğunu öğrendim.

(daha fazla…)

Vergi Hukukunda İradi Temsil

Salı, Şubat 27th, 2007

Giriş

Bir vergilendirme ilişkisinin iki tarafı vardır: Vergi alacaklısı olan devlet (vergi idaresi) ve vergi borçlusu olan mükellef. Bu sayılanlara bir üçüncü taraf olarak sorumlu da eklenebilir.

Mükellef, vergiyi doğuran olayı kendi kişiliğinde gerçekleştirmiş bulunan ve vergi borcunu kendi malvarlığından ödemek zorunda olan kişi olarak tanımlanabilir. Sorumlu ise, bazen mükellefle birlikte, bazen de mükellefin yerine geçerek, vergilendirmenin maddi-şekli ödevlerini yerine getirmekle görevlendirilmiş olan kişidir.

Vergi yasalarımız mükelleflik ve sorumluluk kurumlarını ayrıntılı şekilde düzenlemişken, iradi temsil kurumu açısından sessiz kalmışlardır.

Vergi yasalarının bu durumu iki şekilde değerlendirilebilir: Kanun koyucunun, mükellef ve sorumluların vergi ödevlerini bizzat yerine getirmelerini istemiş olduğu ve bu sebeple Vergi Hukukunda iradi temsile yer vermediği söylenebilir ya da kanun koyucunun, esasen Borçlar Hukukunda düzenlenmiş bulunan temsil müessesesinin Vergi Hukukunda da geçerli olacağını kabul ettiği, bu nedenle yeniden düzenleme gereği görmediği de düşünülebilir.

Bu çalışmada, mevzuatımızdaki hükümlerin ışığında, Vergi Hukukunda temsilin mümkün olup olmadığı; bu soruya olumlu yanıt verilebilirse, temsil yoluyla hangi işlemlerin gerçekleştirilebileceği incelenmeye çalışılacaktır. Bu amaçla, önce genel olarak temsil konusu ele alınacak, daha sonra Vergi Hukukunda temsilin mümkün olup olmadığı tartışılacak ve buna bağlı olarak temsil yoluyla gerçekleştirilebilecek işlemler değerlendirilecektir.

(daha fazla…)

Vergilendirme Yetkisinin Temel Hak ve Özgürlüklerle İlişkisi

Salı, Şubat 27th, 2007

1. Giriş

Bu çalışma vergilendirme yetkisinin temel hak ve özgürlüklerle ilişkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda vergilendirme yetkisinin hukuki niteliği ve tarihsel gelişimi verilmiş, ardından Anayasadaki sosyal devlet ve hukuk devleti ilkeleriyle ilişkisi incelenmiştir. İkinci kısımda ise Anayasada yer alan temel hak ve özgürlüklerden vergilendirme yetkisine karşı duyarlı olanlar değerlendirilmiştir.

(daha fazla…)

Muktezalar (Özelgeler)

Çarşamba, Ocak 10th, 2007

Muktezalar (özelgeler), bağlayıcılık ve yeni vergi normu koyma ölçütüne göre asli kaynak niteliği taşımayan, ikincil nitelikte, vergi hukukunun “açıklayıcı” kaynaklarındandırlar.[1]

Vergi Usul Kanunu’nun 413. maddesine göre, mükellefler (yükümlüler), Maliye Bakanlığından veya Maliye Bakanlığının bu hususta yetkili kıldığı makamlardan vergi durumları ve vergi uygulanması bakımından belirsiz ve kararsızlığa neden olan hususlar hakkında açıklama istiyebilirler. Yetkili makamlar yazı ile istenecek açıklamayı yazı ile veya sirkülerle cevaplamak zorundadırlar. Alacakları cevaplara göre hareket eden mükelleflerin bu hareketleri cezayı zorunlu kılsa bile ceza kesilmez.

Mükellefler bağlı oldukları vergi dairesi başkanlıklarına veya defterdarlıklara bir dilekçe ile başvurmak yoluyla mukteza talebinde bulunabilirler. Muktezalar, kendilerine verilen muktezaya göre hareket eden mükellefleri bunun neticesinde doğabilecek vergi cezalarına karşı korumakla beraber, vergi borcu asıllarına, gecikme zammı ya da faizlerine karşı koruma sağlayamazlar.

Muktezalar sadece verildikleri mükellefler bakımından geçerlidirler. Diğer mükellefler, başka mükelleflere verilmiş muktezalara dayanarak ilgili vergi cezalarına karşı korunma elde edemezler. İşte bundan dolayı, mükellefler aynı ya da benzer konularda sıklıkla mukteza talebinde bulunabilmektedirler. Bu da Maliye Bakanlığı’nın iş yükünün lüzumsuz yere artmasına sebep olmaktadır.

Maliye Bakanlığı’nın bu sorunu gidermek için 2003 yılında yayınladığı bir genel tebliğ muktezalardan yararlanabilecek mükelleflerin kapsamını genişletmiştir:[2]

“(M)ükelleflere kolaylık sağlamak amacıyla tayin edilen muktezalardan özellik arz edenler periyodik olarak sirküler halinde yayımlanacaktır. Ayrıca, Bakanlığımızca, yapılacak mukteza taleplerinin sirkülerle cevaplandırılması yoluna gidilebilecektir. Sirkülerler, Gelirler Genel Müdürlüğünün www.gelirler.gov.tr internet adresinde yayımlanacaktır.

Durumları sirkülerde yayımlanan olaya uyan ve yapılan açıklamalar doğrultusunda işlem yapan mükellefler adına Vergi Usul Kanununun 413 üncü maddesinin son fıkrasında yer alan hüküm uyarınca herhangi bir cezai işlem yapılmayacaktır.”

Eski haliyle Gelirler Genel Müdürlüğü’nün, yeni haliyle Gelir İdaresi Başkanlığı’nın vebsitesinin “mevzuat” bölümünde “kanunlar” başlığı altında yürürlükteki vergi kanunlarıın metinlerinin yanı sıra her bir kanun bakımından ayrı ayrı tasnif edilmiş şekilde ikincil kaynakların metinleri de yer almaktadır.[3] 1996 yılından günümüze kadar yayınlanmış pek çok mukteza da bu sitede yerlerini almışlardır. Bunun yanı sıra, 1996 – 1998 yılları arasında verilen muktezalardan derlenmiş ve Gelirler Genel Müdürlüğü’nün 1999 yılında yayınlmış olan “Türk Vergi Kanunları Uygulamalarına İlişkin Özelgeler (Muktezalar)” başlıklı kitaba da Gelir İdaresi Başkanlığı’nın vebsitesinden erişmek mümkündür.[4]

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın vebsitesinde yayınlanmış olan muktezalardan mükelleflerin Maliye Bakanlığı’nın yukarıda değinilen genel tebliği kapsamında yararlanıp yararlanamayacağı konusunda üzerinde durulması açıklığa kavuşturulması gereken bir husus bulunmaktadır. Şöyle ki, tebliğ, bazı mukteza taleplerinin “sirküler” ile cevaplandırılıp bu sirkülerlerin “www.gelirler.gov.tr” adresinde yayınlancağını öngörmektedir. Söz konusu site incelendiğinde sitede, her bir kanun bakımından ayrı ayrı tasnif edilmiş şekilde, “özelgeler” ve “sirküler” başlıkları altında açıklayıcı ikincil kaynak niteliğinde metinler yayınlandığı ve fakat muktezaların sirküler şeklinde yayınlanmadığı görülmektedir. Bu şekle aykırılık, sözkonusu sitede yayınlanan muktezlardan müklleflerin değinilen tebliğ kapsamına yararlanamayacakları neticesinin çıkarılmasına sebep olabilir. Yine de tebliğin hizmet ettiği amaç göz önüne alındığında, Gelir İdaresi Başkanlığı vebsitesinde yayınlanmış bütün muktezaların (kitap formatında yayınlananlar da dahil olmak üzere) tüm mükelleflerce ulaşılabilir hale gelmeleri sebebiyle ilgili oldukları konular bakımından tüm mükelleflere ilgili vergi cezalarına karşı koruma sağlayacaklarını kabul etmek daha doğru olur.

Notlar

[1] Öncel, Kumrulu, Çağan, Vergi Hukuku, Ankara, Turhan Kitabevi, 13. Bası, 2005, s.16.

[2] 30.4.2003 tarih ve 315 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği

[3] http://www.gelirler.gov.tr/gelir2.nsf/VK?OpenPage adresinde listelenmiş kanunlardan herhangi biri seçildiğinde o kanunun metni ile beraber ilgili ikincil kaynakların listesi de gelmektedir.

[4] http://www.gelirler.gov.tr/gelir2.nsf/kitapozelgeicindekiler?OpenPage

İnternet Etiği

Perşembe, Ocak 4th, 2007

Her ikisi de Türkçe olmayan “İnternet” ve “etik” sözcüklerinden oluşan “İnternet etiği” bileşik sözü İnternet kullanıcılarının dağarcığında yerini bulmaya başladı bu aralar. Haber grupları, web forumları gibi sanal ortamlarda İnternet kullanıcıları birbirlerini İnternet etiğine uymaya davet etmeye başladılar.

Peki nedir bu “İnternet etiği”?[1] Doğrusu, “İnternet etiği” veya – telaffuzu zor olduğu için olsa gerek – Türkçede pek az kullanılan “netiket” (netiquette) gibi terimlerle ifade edilen kavramının içinin tam olarak ne ile dolu olduğunu izah etmek hiç de kolay değil.

Kavramdan önce terimden başlayalım: Bu bileşik söz – esasen kendini oluşturan parçaları gibi – bizim ürettiğimiz ya da türettiğimiz bir söz değil. İngilizcedeki “Internet ethics” ifadesinin kelime kelime çevirisinden ibaret. “İnternet”in neyin nesi olduğunu hepimiz biliyoruz. (Acaba gerçekten de biliyor muyuz?)[2] “Etik” sözcüğü ise Türk Dil Kurumu sözlüğünde şöyle tanımlanıyor:

(daha fazla…)

Türkçe Alanadı

Pazar, Kasım 19th, 2006

Bu kez bir alıntıyı aktarmakla yetineceğim:

Gonderen:
ODTÜ Nic.Tr
Konu: Türkçe Alan Adları

Sent: Wednesday, November 15, 2006 8:52 PM
Subject: Türkçe Karakterli Alan Adı Tahsisi Hakkında

Sayın İlgili,

“.tr” Alan Adı Yönetimi’nin önerisi ve DNS Çalışma Grubu’ nun 19 Ekim 2006
tarihinde aldığı karar uyarınca, gerçek veya tüzel kişilere Türkçe
karakterler (ğ, ı, ü, ş, ö, ç) içeren alan adları tahsis edilebilecek olup,
söz konusu uygulama 04 Aralık 2006 tarihinde başlayacaktır.

Mevcut alan adı sahipleri, sistemde kayıtlı olan alan adlarının türkçe
karakterli karşılıkları için, 04 Mart 2007 tarihine kadar
başvurabileceklerdir. Bu başvurular sırasında Nic.tr tarafından -ilgili alan
adına ilişkin daha önce gönderilmiş belgelere istinaden- yeni bir belge
talep edilmeyecektir. 04 Mart 2007 tarinden itibaren yapılacak olan ve
Türkçe karakter içeren tüm alan adı başvuruları, mevcut alan adının sahip ve
sorumlu bilgileri kontrol edilmeden, halen uygulanmakta olan alan adı tahsis
kuralları çerçevesinde “ilk gelen alır” ilkesiyle tahsis edilecektir.

Detaylı bilgi için: www.nic.tr

Türkçe karakter (ğ, ı, ü, ş, ö, ç) içeren bir alan adı için, yeni bir
başvuruda bulunulduğunda ve bu alan adının latin alfabesinde (ASCII)
karşılığı ile nic.tr’de kayıtlı bir alan adının olmaması halinde
,https://www.nic.tr adresinde varolan prosedürün izlenmesi gerekmektedir.
Diğer bir deyişle, Türkçe karakterli alan adları, “com .tr”, “org .tr” vb.
belgeli tahsis edilen uzantılar için hak sahipliğini gösteren resmi
belgelere istinaden; “web .tr”, “gen .tr” gibi belgesiz tahsis edilen alan
adlarında ise “ilk gelen alır” yaklaşımı ile hareket edilerek, başvuru yapan
ilk kişi ya da kuruma tahsis edilecektir.

ÖNEMLİ!

04 Aralık 2006 tarihinde hayata geçecek olan sistemde gerçek ve tüzel
kişiler, internet adreslerinde Türkçe alfabesindeki karakterleri
kullanılabileceklerdir. WEB tarayıcıların (Firefox, Internet Explorer, Opera
vb.) uluslararası alan adlarını (IDN – Internationalized Domain Names)
yaygın olarak desteklediği, ancak, e-posta teknolojilerinin ise henüz
yeterince ve yaygın destek sağlamadığı unutulmamalıdır.

Kullanım alanları ve teknik bilgilere ilişkin olarak bu adreste ayrıntılı
bilgi verilmektedir.

Konuyu önemle bilgilerinize sunar, iyi çalışmalar dileriz.

Saygılarımızla,
Nic.tr (“.tr” Alan Adları) Yönetimi

Duyanlar duymayanlara haber versin.

Pardus Linux

Pazartesi, Aralık 19th, 2005

Pardus Linux Radikal Gazetesi’nin Sanal Alem köşesini ilgiyle okurum hep. Serdar Kuzuloğlu’nun tam da benim ilgimi çeken konulardaki kısa yazıları haftada bir toplu halde gazetedeki yerlerini alırlar. Hoş, ben onun yazdıklarını çoğunlukla önceden yabancı kaynaklarda okumuş olurum ama bir de onun kaleminden okumak hoşuma gider. Arada bir hiç bilmediğim bir konuya değinir, ilgili vebsitelerine bağlantı verir. O bağlantılara heyecanla tıklarım hemen.

Bugün ilk kez yazdığı bir yazı hayal kırıklığına uğrattı beni. Pardus Linux’u haber yapmıştı. Haber yapması harika ama pek bir üstünkörü geçiştirivermişti bu Türkçe linux sürümünü. İşte o yüzden yazıyorum bu satırları şimdi.

Pardus Linux Tübitak‘ın geliştirmekte olduğu bir Türkçe Linux sürümü. Tübitak, Uludağ Projesi adı altında Türkiye’de Linux kullanımını yaygınlaştırmayı amaçlayan bir proje başlatmış. (Onlar tam böyle demiyor ama bence projenin amacı özetle bu.) Bu projenin temel ürünü de Pardus. Pek az Türkçe Linux sürümünün olduğu bir ortamda bence çok önemli bir çalışma Pardus. Adını Andadolu Parsı’ndan (Panthera Pardus Tulliana‘dan) almış. Projenin vebsitesinde Anadolu Parsı hakkında şu bilgi verilmiş:

Anadolu Parsı, Leopar alttüründeki büyük kedilerin Anadolu’daki son temsilcilerindendir. Boyu 200-250 cm, ağırlığı dişilerde 35-50 kg, erkeklerde 45-70 kg civarındadır. Yaklaşık ömrü 20 yıldır. Oldukça çevik olan Anadolu parsı, etoburdur ve geyik, yaban keçisi, yaban domuzu, küçük memeliler ve kuşlar gibi bir çok hayvan avını oluşturur. Anadolu Parsı Ege ve Batı Akdeniz, Doğu Akdeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde, daha çok ormanlık ve dağlık alanlarda yaşamıştır. Doğal yaşam alanları ve av kaynaklarının azalması parsları insanların yaşadığı yerlere yönlendirmiş ve bu da genellikle vurularak ya da zehirlenerek öldürülmelerine yol açmıştır.

Anadolu parsı ile ilgili son resmi kayıt 17 Ocak 1974 tarihinde Beypazarı ilçesinin 5 km batısında bulunan Bağözü köyünden bir kadına saldırması sonrasında vurularak öldürülmesi üzerinedir. Neslinin tükendiği yönünde görüşler bulunmasına karşın, bugün Türkiye’de 10-15 Anadolu Parsı kaldığı da öne sürülmektedir. 2001 yılında Doğu Akdeniz bölgesi Dandi mevkiinde ve Doğu Karadeniz bölgesi Müsikli deresinde, 2004 yılında da Doğu Karadeniz bölgesi Pokut yaylasında görülmüştür. Anadolu parsının varlığını kanıtlamak ve koruma altına almak için doğa gönüllülerinin çabaları aralıksız sürmektedir.

http://www.uludag.org.tr/sss.html#pardus

Pardus’un iki temel özelliği var: İlki Türkçe olması ve ikincisi Linux olması. Bilgisayar işletim sistemini Windows’tan ibaret sanan pek çoğumuz için pek hoş bir değişiklik olabilir Pardus. İçinde KDE masaüstü arayüzü ile, Open Office ofis yazılımı ile, Firefox tarayıcı ile geliyor. Bunlar neyin nesi bilmiyor musunuz? O halde bilgisayarlar hakkında daha öğrenmeniz gereken o kadar çok şey var ki…

Eğer Pardus’a bir şans vermek isterseniz bence önce Uludağ Projesi’nin vebsitesindeki sıkça sorulan sorular bölümüne gözatın. Okuduklarınızdan etkilenir ve Pardus’u denemek isterseniz sitenin bu Türkçe Linux işletim sitemini ürünler bölümünden indirebilirsiniz.

Son bir şey: Pardus, diğer pek çok linux sürümü gibi “bedava”. Hem de Pardus’a bedavaya sahip olmak gayet “yasal”! Ne güzel, değil mi?

AÜHF Forumları Hakkında

Cuma, Kasım 11th, 2005

Aşağıdaki yazı bana gelen bir e-mektuba yazdığım cevaptır. Alıcısının bilgisi dahilinde AÜHF forumlarında da yayınladım bu yazıyı.

E.A.

- – -

Aciklama:

Asagidaki yazi AUHF forumlari ile ilgili olarak bana fikrimi soran forumlarin yonetisi sayin Mehmet Ardica yazdigim cevaptir. Ayni metni buraya da aktarmak istedim cunku, diger forum uyelerinin de gayet yapici onerilerde bulunacagina ve hep birlikte bu forumlari daha duzeyli ve nitelikli hale getirebilecegimize inaniyorum.

Bir husus daha: Turkce karakter desteklemeyen bir makinada bu yaziyi yazmak durumunda kaldim. Affedin lutfen.

Ertugrul

- – -

Sayin Ardic,

Sorulariniza yanitlarim sunlar: (Sormadiginiz bir kac hususa da deginecegim.)

Genel olarak guvenlik:

Guvenlikle ilgili uc sikinti olabilir.

Ilki vebsitesinden degil sunucudan kaynaklanan guvenlik aciklari. (Apache, PHP, MySQL vesairedeki aciklarin kotuye kullanimi.) Bunlarla ilgili vebsitesi yoneticisi olarak sizin yapabileceginiz hicbirsey yok. Sunucuyu yonetenlerin (Rektorluk bilgi islem birimi sanirim) islerini ne kadar iyi yaptiklari ile ilgili bir husus bu. Eminim ki siz de bu konulari gayet iyi biliyorsunuzdur.

Ikincisi, vebsitesinin kullandigi yazilim ile ilgili guvenlik sorunlari. Buna asagida deginecegim.

Ucuncusu, kullanici adi ve sifresi oldugu icin vebsitesine erisebilen kisilerin (yoneticelerin, icerik ekleyenlerin vs.) kotu niyetli davranislari. Bunun cozumu gorece olarak kolay. Iyi bilmediginiz, guvenmediginiz, kontrol edip gerektiginde hesap soramayacaginiz kisilere erisim imkani vermeyeceksiniz.

AUHF vebsitesi ile ilgili olarak:

AUHF vebsitesi gecen yillarda buyuk mesafe katetti. Ama hala eksik yapilan, daha iyi yapilabilecek seyler var. Ilk kez Umut’un hazirladigi bir icerik yonetimi yazilimi ile (sanirim 2000’de) yonetilmeye baslanmisti site. Ondan once tumuyle statikti. Simdi belli ki rektorlugun sagladigi bir yazilim kullaniliyor. Bu yazilim bana Mambo’yu (Joomla’yi) cagristiriyor ama belli ki ya Mambo ya da kaynak kodu acik diger bir yazilim alinip kodunda oynanarak kod Turkcelestirilmis ya da kod sifirdan yazilmis. Bu iyi birsey. Yazilimin kodunu ne kadar az kisi bilir ve anlar ise yazilimdan kaynaklanan guvenlik sorunlari o kadar az olur. (Yukaridaki 2 nolu sorun.)

Icerik ile ilgili:

AUHF vebsitesi icerik ile ilgili olarak dogru yolda sanirim. Kullanilan yazilimin yonetim panelini bilemedigim icin emin degilim ama cok kullanicili ve degisik sevileyerde erisim yetkisi veren bir sistemmis gibi gorunuyor. Bu cok onemli; fakulte idaresi, idari personel, hocalar ve ogrenciler kendileri ile ilgili bolumlere dogrudan ya da bir onay mekanizmasina tabi olarak icerik gonderebilmeliler. (Umarim durum budur.)

Bundan daha da onemli mesele ise icerigin uretilmesi; sitenin amacilya ilgili icergin uretilmesi ve icerigin gerektikce guncellenebilmesi.

Icerik uretme konusunda biz oldum olasi sorun yasadik. Bunun bir kac sebebi var. Ilki gerekli ekip yoktu. Siteyi yonetenler icerik uretemiyordu (ki bu onlarin isi degil zaten), icerik saglamasi gereklerde konunun onemini kavrayamadiklari icin yardimci olmuyordu. AUHF vebsitesinin amacinin ne oldugu iye netlestirilmeli. (Umarim bu coktan yapilmistir.) Bence once ogrenci adalaylarina sonra diger kisilere faultenin tanitimiicin; gene once ogrencilerle, sonra diger kisilerle iletisim araci olarak kullanilmali site. Tanitim araci olarak eskisine gore epeyce bilgi konmus siteye. Yapilanlarin uzerine eklene bilecek olan su: Fakulte calisanlari egitilerek/bilgilendirilerek hepsinin kendi ile ilgili konulari tanitacak bilgi uretmesi saglanmali ve bunlar siteye konmali. Mesela benim adimin gecitigi sayfada benle ilgili bilgiler yok. Cunku o bilgiyi oraya koyabilecek kisi de benim bilgilerim yok. Oysa ben dogrudan kendim ile ilgili sayfaya erisip orayi degistirebilmeliyim. (Yazilim buna izin veriyor mu?) Idare de beni bu konuda once egitmeli sonra da gorevlendirmeli. Tek elden buyuk icerik olusturulmasi zor. Ekip isi bu is. Herkes kendi ustune dusen kismini yapmali.

Icerik ile ilgili bir sorun da devamlilik. Ya eskiden konan icerik guncellenmiyor ya da her yeni gelen eskiyi siliyor. Bu yanlis. Bunun en basit ve en bariz ornegi fakulte logosu. Yeni sitede okulun tarihiyle yasi olan logo silinmisti. Kalkan sekilli logonun yerine cember sekilli logo konmustu. (Belli ki birisinin kolayina gelmis Photoshop’da cember yapmak ya da o kisi fakulte logosunun anlamini/onemini, kalkanin, uc rengin anlamlarini bilmiyormus.) Neyseki o hemen duzeltildi ama iletisim sayfasinda hala yanlis logo var. (Lutfen duzeltin onu da.)

Genel olarak, yeni site eskilerine gore cok daha iyi… Hem yazilim hem de icerik olarak. (Tasarim konusunda farkli dusunuyorum ama o sahsi zevk meselesi, o sebeple tasarima diyecegim yok.)

Gelelim sizin asil sordugunuz konuya: Forumlar.

Forumlarla iligli uc mesele var bence. Ilki fonksiyon meselesi, ikincisi yazilim, ucuncusu guvenlik.

Fonksiyon meselesi (forumlarin amaci):

AUHF’nin Internet-bilgisayar islerinin koordinasyon gorevi bende ve arkadaslarimda iken biz forum isine girmemistik, cunku forumunlarin fakulte vebsitesinde yeri oldugunu dusunmuyorduk. Dogrusu bu konuya pek kafa da yormamistik aslinda. Bence bu konuya iyice kafa yormak lazimdi forum isine girismeden once. Suphesiz ki hukukcularin, hukuk ogrencilerinin kendileri ile ilgili konulari tartisabilecekleri bir ortam olusturma fikri cok guzel bir fakir amma acaba devlete ait bir hukuk fakultesinin vebsitesi bu amac icin uygun ortami sagliyabilir mi? Yoksa forumlar fakulteden bagimsiz bir yapi altinda mi organize edilmeli? Ben acikcasi ilkine karsi olmamakla beraber ikinci fikre daha yatkinim. Fakulte forumlara, forumlar da fakulteye ayak bagi olabilir.

Neyse, mevcut durumu oldugu gibi kabul edip bir sonraki asamaya gecelim; AUHF forumlarinin fonksiyonu tam olarak nedir? Bu forumlarda kim, neyi, nasil tartisacak? Moderator (bu sizsiniz su anda) kim olacak? Neyi, hangi ilke ve kurallari izleyerek modere edecek? Ben bunlarin hicbirine kafa yoruldugu kanaatinde degilim. Alin size ornekler ve oneriler:

Eski sitede onune gelen uye edilmisti. Bence bu yanlis. AUHF forumlarina sadece ogrenciler, hocalar, fakulte personeli uye olabilmeli. Eger mezunlar, diger hukukcular, lise ogrencileri ve ilgisiz kisiler de o veya bu sebeple uye yapilacaksa herbirinin yazi yazabilecegi ayri bolumler olusturulmali. Bu yapilmazsa hukuk ogrencisi ile lise ogrencisi ve ucak muhendisi gibi adamlar ayni konu ustunde ayri telden ve ayri duzeyde seyler yazmaya baslarlar ve ipin ucu kacar. Eskiden durum buydu. Uzulerek goruyorum ki (yanlissam lutfen duzeltin beni) yeni sitede de fakulte ogrencisi olmayan uyeler var.

Forum ustunde hem uyelere gore (bir ustte degindigim husus) hem de konulara gore bolumler olusuturulmali. Boylelikle kimin nerede neler hakkinda yazisacagi belirlenmeli. Aksi halde duzenli bir tartisma ortami saglanamaz. Alin size aklima ilk gelen bir kac bolum basligi:

Duyurular
Kamu hukuku tarismalari
Ozel hukuk tartismalari
Ekonomi-Maliye tartismalari
Uluslararasi hukuk
Branslararasi hukuk
Fakulte idaresini ilgilendiren konular
Etkinlikler – Ogrenci topluluklari
Oneriler
Mezunlar icin bolum (belki)
Hukukcular icin genel tartisma bolumu (belki)
Liseliler icin bolum (belki)

Forumlarda kesinlikle sohbet-muhabbet icin bolum olmamali. O tur ihtiyaci olanlar gitsinler baska yer bulsunlar. Hem gercek hem de sanal alem muhabbet mekanlari ile dolu.

Forumlarin tumunden sorumlu moderatorlerin yani sira her bir bolumden sorumlu moderatorler de gerekli. Yukaridaki orneklerde 2-6. bolumlerin moderatorleri ogrencilerin yani sira hocalari da icermeliki akademik icerigi olan bu bolumlerde yazilanlarin kalitesi yuksek tutulsun. (Samimi fikrimi soyleyeyim mi: O bolumlerde dogru duzgun hic kimse birsey yazmaya yanasmayacaktir, cunku yazabilmek birikim gerektirir ve ne yazik ki bizim forumlarimizin meraklilarinin cogunda o birikim yok.) 7. konu basliginda moderatorler ogrencilerin yani sira idareden birilerini de icermelidir ki yazilanlardan idare haberdar olsun, okulun eksikliklerini gidersin. Bence diger bolumleri ogrenci arkadaslarimiz gayet iyi yonetebilir. Tek yapmamiz gereken izlenecek ilkeleri dogru duzgun belirlemek. Ki sizler zaten bu ilkelerin cogunu mevcut forumlar icin belirlemissiniz. Sira onlari uygulamada.

Gelelim yazilim meselesine: Drupal bir icerik yonetim yazilimi (CMS). Sizin de dediginiz gibi forum yazilimi degil. Suz su anda Drupal’in yourm ekleme ozelligini forum niyetine kullaniyorsunuz sanirim. Oysa Drupal altinda forum yaratmak mumkun. Su adreste nasil yapilacagi yaziyor: http://drupal.org/handbook/modules/forum.

Eger Drupal’dan vazgecilip gercek bir forum yazilimi kullanilacaksa benim aklima gelen secenekler sunlar:

Forum yazilimi icin fakulte idaresi para harcamaya hazirsa VBulettin (www.vbulettin.com ) ya da Invision Power Board (www.invisionboard.com) alinabilir. Bunlar cok iyi ve guvenli yazilimlar. Fakultenin forum icin para harciyacagini sanmiyorum ama…

Bedava cozum olarak aklima Simple Machines (http://www.simplemachines.org/) geliyor. (PhpBB artik pek populer degil.) SMF epey becerikli, epeyce de guvenli bir forum yazilimi. Turkce destegi de var. (Turkce dil dosyasinin hafice elden gecmesi lazim ama..) Ben SMF’i oneririm.

Ucuncu bir secenek olarak da su yapilabilir. AUHF vebsitesinine ek olarak ikinci bir site yaratilir. Bu siteye Drupal veya benzeri bir CMS kurulur. (Ben olsam Joomla-Mambo kurardim.- www.joomla.com ya da www.mamboserver.com) Bu sitede hocalarin ve ogrencilerin hukukla ilgili makaleleri ve hukuk haberleri yayinlanir. Gene bu site uzerine entegre bir forum yazilimi da kurulur. (SMF Joomla ile entegre edilebiliyor. Gene Joomla ile calisan daha basit ama guzel TSMF diye bir forum yazili var.) Her makelenin sonunda forumlardaki ilgili bolume link konur. Okuyucu o linki tiklayarak ilgili foruma ulasir. Orada sadece okudugu makele ya da haber ile ilgili olarak yazisir. Benim size asil onerim iste budur.

Guvenlik meselesine gelince:

Kaynak kodu acik ve yaygin olarak kullanilan butun yazilimalarda yazilimdan kaynaklanan guvenligi saglamanin tek yolu site yoneticilerinin ilgili yazilimi hazirlayanlarin vebsitelerini surekli olarak takip edip yayinlanan guvenlik yamalarini siteye duzenli olarak kurmalaridir. Hangi yazilim kullanilirsa kullanilsin bu dedigim yapilmazsa bir sure sonra birisi gelir sitenizi kirar. Duzenli yedekleme yapilirsa site kirilsa bile cok sorun olmaz. Site yeniden kurulur, yedekler eski yerlerine yuklenir.

Gelelim son sorunuza. Sanirim ona yukarida kismen degindim ama tekrar edeyim. Sizin tek basiniza moderator olarak yapabileceginiz cok birsey yok. Ne zamaniniz ne de bilginiz yeter tek basina her yazilanla ugrasmaya. Ilk olarak moderator sayisinin artirilip aralarinda is bolumu yapilmasi lazim. Kimin nerede hangi konuda ne tartisacaginin net belirlenmesi lazim. Kamu hukuku konusu altinda ozel hukuk tartisilmaya baslanirsa ornegin, o tartismanin ilgili bolume yonlendirilmesi lazim. Farkli basliklar altinda ama ayni konuda tartismalar acilmasina (cross posting) izin vermemek lazim. Tartismalar konudan saptigi zaman once uyarma ile konunun ozune donulmesi, bu olmuyorsa o tartismanin kapatilmasi lazim. Dogru duzgun Turkceyle yazi yazmayanlarin yazilarinin yayinlanmamasi lazim.

Bu son dedigimi aciklayayim: Dogru duzgun Turkce demek mukemmel imla ile yazilmis Turkce demek degil. Keske oyle yazabilsek ama hicbirimiz oyle yazamiyoruz ki. Ama adam kelimeleri bilerek bozuyor, cumleye kucuk harfle basliyor, Turkce kelimeleri yabanci harflerle yaziyor ise bu yazilar yayinlanmamali. Dilerse dogru sekilde tekrar yazar, dilemezse ceker gider kendine uygun baska ortam bulur.

Baska baska… Sahsa yonelik yazilara izin vermemek lazim. Senli benli konusmalara, nazik olmayan sozcuklerin kullanimina izin vermemek lazim. Buyuk harf kullanma sorununun cozumu kolay. Bir duyuru yaparsiniz, bugunden itibaren icinde tumuyle buyuk harf kullanilarak yazilmis hicbir yazi yayinlanmayacaktir, dersiniz ve ogunden sonra oyle hicbirseyi yayinlamazsiniz olur biter.

Tabi, siz bu dediklerimin hepsini yapmaya kalkarsaniz epeyce dusman edinirsiniz ve forumlarda da pek yazi yazan olmaz epeyce bir sure. Taki insanlar buranin kurallarini ogrenip, alisincaya kadar…

Dilerim bu yazdiklarimin bir katkisi olur.

Derslerinizde basarilar diler, selam ve saygilarimi sunarim.

Ertugrul

Not: Bu yaziyi forumlara da koyacagim simdi. Uygun bulmazsaniz oradan silin lutfen.