AÜHF Kütüphanesi Müzesi İnternet’te

Fakülte kütüphanesinin müze kısmında yer alan 150 kadar eserden 135′ini dijitalleştirerek İnternet’ten erişime açtık. Böylelikle sadece kazara kütüphanenin bir müzesi olduğunu öğrenip de camekanların içindeki kitapların kapaklarını veya bir iki sayfasını görebilen ufak bir azınlık yerine İnternet’e girebilen herkesin müzedeki eserleri sayfa sayfa okyabilmesini mümkün kıldık.

135 kitabın dijitalleştirilmesi ikibuçuk ay sürdü. Bu kez tarayıcı yerine dijital fotoğraflama yöntemini kullandık. Bu amaçla Atiz firmasından temin ettiğimiz BookDrive DIY cihazından yararlandık. Bu cihazın üzerinde iki adet Canon EOS 400D dijital fotoğraf makinası yeralıyor. Çekimleri fakültemizin idari personel kadrosuna yeni katılan Mualla hanım arkadaşımız ile öğrencilerimiz İlknur ve Gökhan yaptılar. Çekimlerin yapılmasını Roma Hukuku kürsüsünden değerli arkadaşım Eşref özenle denetledi. Resim işleme, karakter tanıma, PDF’ye dönüştürme ve siteye yerleştirme gibi işleri öğrencilerimiz Durmuş, Caner, Enver ve Burak yürüttüler.

Bu süreçte bana “genel koordinatör” sıfatı uygun görüldü. Projenin genel koordinatörü olarak ben – her mühim sıfat sahibi kişi gibi – pek bir şey yapmadım; ortalıkta dolandım; bol bol havanda su dövdüm; arada sırada ortaya çıkan küçük problemlerin çözümü hakkında ahkam kestim.   :o)

Müze sitesi dün “http://auhf.ankara.edu.tr/muze” adresinden hizmet vermeye başladı. Şu anki hali ile bazı eksikleri, epeyce de kusurları var. Önümüzdeki bir kaç hafta boyunca bildiğimiz eksikleri ve kusurları yavaş yavaş gidereceğiz. (Ancak hem öğrenci arkadaşlarımın sınavları yaklaşıyor hem de benim biraz tez – makale vs. yazmam lazım gene. Bu sebeple müzedeki düzeltmelerin yapılması gerçekten de “yavaş” olabilir.) 

Müzede bolca Latince, İtalyanca, Fransızca eser var. Bir miktar da İngilizce ve Almanca… Üç-dört tane de el yazması Osmanlıca/Arapça eser mevcut. Yabancı dil bilmeyenlerin pek bir işine yaramayacak bu site ama özellikle hukuk tarihi ve sosyolojisi çalışanlar için paha biçilmez bir kaynak olacak sanırım.

Küçücük bir teknik not: Tarayıcı ile kitap tarandığında dijital fotoğraf çekme yöntemi ile kitap taranmasına(?) göre çok daha kaliteli ve verimli(!) sonuç alınabiliyor. Eğer bir kitabı kesmek ve sayfaları üsten beslemesi olan ve çift yüzlü tarama yapabilen bir tarayıcı ile tarama imkanınız var ise dijital fotoğraf makinası kullanan cihazları tercih etmeyin derim. Bizim müze projesinde kullandığımız cihaz ve yöntem, kesilmesi mümkün olmayan kitaplar bakımından zorunlu bir tercih olsa da tarayıcılar kadar iyi sonuç vermiyor.

Türkiye’ye Armağan Projesi – Rapor

Önceki yazılarımı okuyanlarınız Mart 2007′den beri Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde bir dijital belge üretme projesi yürüttüğümüzü bilirler. Hukuk fakültesi dergilerini dijital ortama aktarıp İnternet’ten araştırmacıların erişimine sunma amacıyla başlayan bu proje, büyüyüp olgunlaşmaya başladı. Adı dergi projesinden “Türkiye’ye Armağan Projesi”ne dönüştü. Çok güzel tepkiler almaya başladı.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi’nin ve Ankara Law Review’un bütün sayılarını (yaklaşık 240 cilt dolusu makale) İnternet’e aktarmak bize yetmedi. Hocalarımızın yazdığı 80 kadar monografiyi de İnternet’ten hukuk öğrencileri ve araştırmacılarla paylaştık. Bu kolleksiyona her gün yeni eserler eklemeye devam ediyoruz. (Bkz: http://auhf.ankara.edu.tr)

Gelelim büyük habere:

Siz bu satırları okurken öğrencilerimiz ile idari ve akademik personelimizden oluşan küçük bir ekip fakültemiz kütüphanesinin müzesinnde yer alan nadide eserleri dijital ortama aktarmaktalar. Hedefimiz, Nisan ayı başında değerine paha biçilemez ve hiç bir yerde (kolay kolay) bulunamaz eserleri (ki 200 kadar eserden bahsediyorum) kilitli camekanların içinden çıkarıp sizlerin masalarının üstüne koyabilmek.

Projenin bu aşamasının teknik detaylarını daha sonra paylaşacağım sizlerle. Tahmin edeceğiniz üzere bu kez bir tarayıcı (scanner) kullanmıyoruz. Kitaplara hiç zarar vermeden taramanın yollarını bulduk!

Sevinçliyim. Ufak adımlarla da olsa hukukumuza, kütüphaneciliğimize ve araştırmacılarımıza büyük katkı sağlayacağına inandığım bir işle uğraşıyoruz. Ve sevinçliyim, çünkü öğrencilerimiz, fakülte yönetimi, asistan arkadaşlarım hep birlikte çalışıyoruz.

Hukuk Fakültesi Dergi Projesi – Gelişmeler (2)

HP Scanjet 8390

HP Scanjet 8390

Dergi projesinde kullanacağımız tarayıcı perşembe günü geldi. Alınan tarayıcı HP Scanjet 8390.

Tek taraflı (simplex) modda 35, çift taraflı (duplex) modda 70 sayfayı bir dakika içinde tarayabiliyormuş bu yazıcı. Elbette gerçek kullanımda biz bu hızları yakalayamayacağız.

İki bilgisayarla birlikte tarayıcıyı fakültedeki bir odaya yerlestirdik. Tarayıcının bağlı olduğu bilgisayar yine bir HP. 2.4 ghz. hızında AMD Athlon 64 işlemcisi, 512 MB belleği (RAM) ve 80 GB’lik SATA harddiski var. Bu bilgisayarın belleğini 2 GB’ye yükselltim. Bu bilgisayara bir de 1 adet 250 GB’lik harddisk ekleyeceğim. (Tarama için tercih ettiğim TIFF formatındaki dosyalar oldukça büyük yer kaplıyor.) Tarayıcı gayet kullanışlı tarama (scan) ve optik karakter tanıma (OCR) yazılımlarıyla beraber geldi. Tarayıcı ve bağlı olduğu bilgisayar 400-500 sayfalık bir dergiyi 300 dpi çözünürlükle 25-30 dakika’da hem tarayabiliyor hem de içeriğini yazıya dönüştürebiliyor. Eğer 600 dpi çözünürlüğe çıkarsak sadece tarama işlemi bir saati aşabiliyor. HP’nin yazılımı 300 dpi ile 600 dpi arasındaki seçeneklere izin vermiyor. 300 dpi çözünürlük ekranda çok tatminkar gözükmese de yaptığım denemeler 600 dpi ile arasında sadece dikkatli bir gözün yakalayabileceği kadar az fark olduğunu ortaya koyduğu için taramaları 300 dpi’da yapmaya karar verdim. (Bir ara buraya 300 dpi ve 600 dpi ile taranmış sayfaların örneklerini koyarım.)

Yazının devamı >>

Muktezalar (Özelgeler)

Muktezalar (özelgeler), bağlayıcılık ve yeni vergi normu koyma ölçütüne göre asli kaynak niteliği taşımayan, ikincil nitelikte, vergi hukukunun “açıklayıcı” kaynaklarındandırlar.[1]

Vergi Usul Kanunu’nun 413. maddesine göre, mükellefler (yükümlüler), Maliye Bakanlığından veya Maliye Bakanlığının bu hususta yetkili kıldığı makamlardan vergi durumları ve vergi uygulanması bakımından belirsiz ve kararsızlığa neden olan hususlar hakkında açıklama istiyebilirler. Yetkili makamlar yazı ile istenecek açıklamayı yazı ile veya sirkülerle cevaplamak zorundadırlar. Alacakları cevaplara göre hareket eden mükelleflerin bu hareketleri cezayı zorunlu kılsa bile ceza kesilmez.

Mükellefler bağlı oldukları vergi dairesi başkanlıklarına veya defterdarlıklara bir dilekçe ile başvurmak yoluyla mukteza talebinde bulunabilirler. Muktezalar, kendilerine verilen muktezaya göre hareket eden mükellefleri bunun neticesinde doğabilecek vergi cezalarına karşı korumakla beraber, vergi borcu asıllarına, gecikme zammı ya da faizlerine karşı koruma sağlayamazlar.

Muktezalar sadece verildikleri mükellefler bakımından geçerlidirler. Diğer mükellefler, başka mükelleflere verilmiş muktezalara dayanarak ilgili vergi cezalarına karşı korunma elde edemezler. İşte bundan dolayı, mükellefler aynı ya da benzer konularda sıklıkla mukteza talebinde bulunabilmektedirler. Bu da Maliye Bakanlığı’nın iş yükünün lüzumsuz yere artmasına sebep olmaktadır.

Maliye Bakanlığı’nın bu sorunu gidermek için 2003 yılında yayınladığı bir genel tebliğ muktezalardan yararlanabilecek mükelleflerin kapsamını genişletmiştir:[2]

“(M)ükelleflere kolaylık sağlamak amacıyla tayin edilen muktezalardan özellik arz edenler periyodik olarak sirküler halinde yayımlanacaktır. Ayrıca, Bakanlığımızca, yapılacak mukteza taleplerinin sirkülerle cevaplandırılması yoluna gidilebilecektir. Sirkülerler, Gelirler Genel Müdürlüğünün www.gelirler.gov.tr internet adresinde yayımlanacaktır.

Durumları sirkülerde yayımlanan olaya uyan ve yapılan açıklamalar doğrultusunda işlem yapan mükellefler adına Vergi Usul Kanununun 413 üncü maddesinin son fıkrasında yer alan hüküm uyarınca herhangi bir cezai işlem yapılmayacaktır.”

Eski haliyle Gelirler Genel Müdürlüğü’nün, yeni haliyle Gelir İdaresi Başkanlığı’nın vebsitesinin “mevzuat” bölümünde “kanunlar” başlığı altında yürürlükteki vergi kanunlarıın metinlerinin yanı sıra her bir kanun bakımından ayrı ayrı tasnif edilmiş şekilde ikincil kaynakların metinleri de yer almaktadır.[3] 1996 yılından günümüze kadar yayınlanmış pek çok mukteza da bu sitede yerlerini almışlardır. Bunun yanı sıra, 1996 – 1998 yılları arasında verilen muktezalardan derlenmiş ve Gelirler Genel Müdürlüğü’nün 1999 yılında yayınlmış olan “Türk Vergi Kanunları Uygulamalarına İlişkin Özelgeler (Muktezalar)” başlıklı kitaba da Gelir İdaresi Başkanlığı’nın vebsitesinden erişmek mümkündür.[4]

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın vebsitesinde yayınlanmış olan muktezalardan mükelleflerin Maliye Bakanlığı’nın yukarıda değinilen genel tebliği kapsamında yararlanıp yararlanamayacağı konusunda üzerinde durulması açıklığa kavuşturulması gereken bir husus bulunmaktadır. Şöyle ki, tebliğ, bazı mukteza taleplerinin “sirküler” ile cevaplandırılıp bu sirkülerlerin “www.gelirler.gov.tr” adresinde yayınlancağını öngörmektedir. Söz konusu site incelendiğinde sitede, her bir kanun bakımından ayrı ayrı tasnif edilmiş şekilde, “özelgeler” ve “sirküler” başlıkları altında açıklayıcı ikincil kaynak niteliğinde metinler yayınlandığı ve fakat muktezaların sirküler şeklinde yayınlanmadığı görülmektedir. Bu şekle aykırılık, sözkonusu sitede yayınlanan muktezlardan müklleflerin değinilen tebliğ kapsamına yararlanamayacakları neticesinin çıkarılmasına sebep olabilir. Yine de tebliğin hizmet ettiği amaç göz önüne alındığında, Gelir İdaresi Başkanlığı vebsitesinde yayınlanmış bütün muktezaların (kitap formatında yayınlananlar da dahil olmak üzere) tüm mükelleflerce ulaşılabilir hale gelmeleri sebebiyle ilgili oldukları konular bakımından tüm mükelleflere ilgili vergi cezalarına karşı koruma sağlayacaklarını kabul etmek daha doğru olur.

Notlar

[1] Öncel, Kumrulu, Çağan, Vergi Hukuku, Ankara, Turhan Kitabevi, 13. Bası, 2005, s.16.

[2] 30.4.2003 tarih ve 315 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği

[3] http://www.gelirler.gov.tr/gelir2.nsf/VK?OpenPage adresinde listelenmiş kanunlardan herhangi biri seçildiğinde o kanunun metni ile beraber ilgili ikincil kaynakların listesi de gelmektedir.

[4] http://www.gelirler.gov.tr/gelir2.nsf/kitapozelgeicindekiler?OpenPage

İnternet Etiği

Her ikisi de Türkçe olmayan “İnternet” ve “etik” sözcüklerinden oluşan “İnternet etiği” bileşik sözü İnternet kullanıcılarının dağarcığında yerini bulmaya başladı bu aralar. Haber grupları, web forumları gibi sanal ortamlarda İnternet kullanıcıları birbirlerini İnternet etiğine uymaya davet etmeye başladılar.

Peki nedir bu “İnternet etiği”?[1] Doğrusu, “İnternet etiği” veya – telaffuzu zor olduğu için olsa gerek – Türkçede pek az kullanılan “netiket” (netiquette) gibi terimlerle ifade edilen kavramının içinin tam olarak ne ile dolu olduğunu izah etmek hiç de kolay değil.

Kavramdan önce terimden başlayalım: Bu bileşik söz – esasen kendini oluşturan parçaları gibi – bizim ürettiğimiz ya da türettiğimiz bir söz değil. İngilizcedeki “Internet ethics” ifadesinin kelime kelime çevirisinden ibaret. “İnternet”in neyin nesi olduğunu hepimiz biliyoruz. (Acaba gerçekten de biliyor muyuz?)[2] “Etik” sözcüğü ise Türk Dil Kurumu sözlüğünde şöyle tanımlanıyor:

Yazının devamı >>

Kimim?*

Cevabı çok zor bir soru bu. Hatta sorunun ne olduğu bile net değil. Kimim, geçmişim nedir mi demek? Yoksa nasıl bir kişiyim mi? İkinci soruyu ben yanıtlayamam. İlkine ise zaman yetmez ya, hadi bir kaç mekan ve an yazayım buraya:

75
Doğum yılım ve yerim: Ereğli. Konya değil Karadeniz.
Pazarın ilerisi. Camdan aşağı attığım sabunlar.
Murtaza mahallesi. Toprağı kazarken bulduğum Bizans sikkesi.
Komşunun kızları ile evcilik oynayışım. Evlendirmişlerdi(!) beni de ne korkmuş ne ağlamıştım artık onların evinde kalmam lazım diye.
Ortacami. Yufkacının üst katı. Manolya bahçesinde yaptığımız çete kulubesi. Akreplerden korkup kaçışımız oradan.
Liman. ‘Anayasacı’ oluşum.

81
Nimet İlkokulu. Semiha Bana, ilk öğretmenim.
Erdemir Sineması. İlk sunuculuğum, ilk oyunculuğum.
Liman. Kiraladığım kayık. Küreğin avuçiçimi acıtması.
Anadolu Dersanesi. Babam müdür. Çıtır simit ve çay. Ne çok sevmiştim kantinini.
Akbank’ın aylık sınava hazırlık dergileri. Bir akşam onları çalışıp girmiştim sınava.

86
Anadolu Lisesi. Hazırlık sınıfları en üst katta. Ne de çok basamak var çıkacak.
Bilgisayar Laboratuarı. MS-Dos 3.30, sonra 4.01.
Okulun yanındaki boş tarla. Bisiklet kiralayan adam.
Kavaklık. Ergenlik. Meslek Liseli arkadaşlarım. Kung-Fu.

91
Berna’m ile tanışmam.

93
Büyük Ereğli Dersanesi’ndeki danışman hoca. Müdür yardımcısı falandı galiba. Kim olduğumu bile bilmeden babama dersaneyi ektiğimi söyleyebilen, benim AÜHF’de okuyacağıma inanmayan adam. Adı neydi acep?
Endüstri ve Meslek Lisesi. Üniversite sınavının ilk ayağı. Bir saat camdan limanı seyredişim.
Fener Lisesi, Zonguldak. Sınavın ikinci ayağı. Anam babam haber beklerken sinemada Hülya Avşar’ın Berlin in Berlin’ini izleyişim.

İstanbul.
Marmara Hukuk’ta geçen iki güzel yıl.
Atatürk Erkek Öğrenci Yurdu, Cevizlibağ İstanbul. Hamam usulü banyoları.
Topkapı-Kadiköy otobüs hattı. Boğaz köprüsü. Yollar.
Vapurla yurda dönülen geceler. Camdan dışarı bakıyormuş gibi yapıp aslında bana bakan kız. Sonradan en yakın arkadaşım oluşu. Yemeği kaçırdığım akşamlar.
Ve amcamın okulun burnun dibindeki evi!

Okul günleri. Dersler.
Süheyl Batum’un Anayasa dersini anlatışı. O derste benim ders anlatışım. Arkadaşlarım bana ’sen hoca olursun’ dediklerinde ‘hadi oradan len…’ deyişim.
Cimbom’un Manchester’la oynadığı maç.

94
Altunuzade Erkek Öğrenci Yurdu, Altunuzade İstanbul. 80 numaralı oda. Beni polis zanneden oda arkadaşlarım. Kantinde çeyrek ekmek arası bayat yumurta ve bayat çay. Ne de güzeldi tadı.
Tansu Çiller’in yaptığı devalüasyon. Tamek meyva suyunun fiyatının bir günde beş kat artması.

Üsküdar’daki bir evin saraya bakan balkonunda oturup iki dostla çay içişimiz. Geçen yatlara laf edişimiz. Kocamustafapaşa’daki bir evde geçen haftasonları. Dostlar. İzden’in serçe arabası. Buğra’nın Ortaköy’deki evi. Taksim’in barları. Taksim Parkı’nın tinercileri.

Gezme, tozma. Dönmezer’in dört ciltini hatmedip dersi finalde geçen dört kişiden biri olma.

95
Ankara Hukuk’a yatay geçiş başvurusu. Başvurumun kabul edildiğinden habersiz Marmara’ya devam edişim. Kabul edildiğimi ziyadesiyle geç öğrenişim. Mermer salonda yazı tura atıp Ankara’ya geçişim.

Ankara’da Ertan abi. Ertan abinin evi. Ertan abinin serçe arabası. Eryaman sokakları.
Ankara Hukuk, arka bina, 3-A sınıfı. Sınıfın en arka sırası. En ön sıradaki öğrenciler. Tanışmamız, arkadaş oluşumuz. Vergi hukuku dersi. Ahmet hocam. Berna’m, bir tanem.

Evlenme teklifi(!) alışım. Abim ile geçen günlerimiz. Eryaman-Bahçeli yolları.

97
Mezuniyet. Parasız geçen günler. Ankara Adliyesi’nde staj. Yüksel Hoca’nın bürosu. Paralı geçen günler.

Yüksek Lisans. Nurkut hocanın rekabet hukuku dersi. Arka binadaki çatışmanın olduğu gün bir öğrencinin beni polis sanışı. Mustafa beyin ve Hakan beyin odaları. Çay işkenceleri.

98
Asistanlık günleri. Sınav nöbetleri. Teze başlamam.

2000
Tezi bitirmem. Burs almam. Evlenmem. Amerika’ya yollanmam. Ahmet hocamın muhalefeti.
Gainesville, Florida. Hilton oteldeki gece. Otel odasına ve kiralık arabaya giden paracıklar.
Küçük ve karanlık ve de ucuz evimiz. Yerde uyuduğumuz gece. Bir plastik masa ve dört sandalyeden oluşan mobilya takımımız. Berna’nın karton kutudan yaptığı kitaplığım.
Bisikletimiz. Publix marketin poşetleri. Küçük televizyon alışımız.

Okul, okul, okul. 70 kişilik sınıftaki üç yabancıdan biri olmanın verdiği o garip his. Bambaşka bir millet, bambaşka bir eğitim tarzı. Amerikan federal vergi kanunları (iki cilt) ve tüzükleri (beş cilt).

Friel. Lokken. Doktora. Tez. Tez. Tez.

* 17 Nisan 2005′de yazdığım bir yazıdır.

Elma İle Armutu Ayırmak

Sevgili arkadaşlar,

Az evvel Timuçin beyin son yazısını okudum. (Sanırım ben ona ilk adıyla hitap edebilirim, çünkü az da olsa tanışıklığımız var.) İlk yazısını da okumuştum. Sadece ilgili konu başlığı atında onun yazdığı yazıları değil, bu forumda yazılan bütün yazıları okudum ben, o yazılar yayınlandıkça. Bir önceki vebsitesi üzerindeki forumlarda yazılan hemen hemen bütün yazıları da okumuştum. (Dayanılmaz derecede manasız olanlar hariç.) Sekiz-dokuz yıldan beri AÜHF vebsitesi üzerinde yazılan hemen herşeyi okumuş, bir süre de o siteyi yönetmiş birisi olarak bir kaç söz söylemek istiyorum şimdi. Dilerim benim üslubumu beğenirsiniz(!)

Yazının devamı >>

Finansal Türev Ürünlerin Vergilendirilmesi

Türk Hukukunda Finansal Türev Ürünlerin Vergilendirilmesi isimli yüksek lisans tezimi 2000′den 2002 sonbaharına kadar geçen süre zarfında mevzuatta yapılan değişiklikler doğrultusunda güncelleştirerek kitap haline getirdim. Bu kitapta ülkemizde daha çok ‘vadeli işlemler’ olarak bilinen temel finansal türev işlemlerin önce ekonomik ve hukuki niteliklerini (sözleşme olarak hukuki değerlerini), sonra da bu işlemlerin vergi hukuku bakımından durumlarını inceledim. Aşağıda bu kitabın içindekiler bölümünü ve içinden bir alıntıyı bulacaksınız. Konuya ilgi duyanlar kitabımı Yüksel Cadddesi, No 8/32, 6650 Kızılay – Ankara adresinde yer alan Turhan Kitabevi‘nden temin edebilirler.

(ISBN: 975-6486-12-0)

İçindekiler

GİRİŞ

BİRİNCİ BÖLÜM

TÜREV ÜRÜNLERİN EKONOMİK VE HUKUKİ NİTELİKLERİ

I. GENEL OLARAK

A. Konunun Sınırlarının Belirlenmesi

B. Finansal Risk Kavramı

1.. Kredi Riski

2.. Fiyat Riski (Döviz Kuru – Faiz Oranı Riski)

3.. Likidite (Nakit Akışı) Riski

C. Türev Ürünlerde Terminoloji Sorunu

1.. Tercih Edilen Terimler

2.. “Vadeli İşlem” Terimi

3.. “Pozisyon Almak” Terimi

II. TÜREV ÜRÜNLERİN TANITIMI

A. Genel Olarak

B. Türev Ürünlerin Gelişim Süreci

1.. Bretton Woods Sabit Kur Sisteminden Dalgalı Kur Sistemine Geçiş

2.. Keynesci Politikalardan Parasalcı Politikalara Geçişi

3.. Teknolojik Gelişmeyle Birlikte Piyasaların Küreselleşmesi

C. Türev Ürünlerin Tasnifi

1.. Forward Esaslı Türev Ürünler – Opsiyon Esaslı Türev Ürünler

2.. Tezgahüstü Türeve Ürünler – Borsalarda İşlem Gören Türev Ürünler

3. Taraflarına Göre Türev Ürünler

D. Türev Ürünlerin Türleri

1.. Forward Sözleşmeleri

a) Forward Sözleşmelerin Türleri

(1) Forward Döviz Sözleşmeleri

(2) Forward Faiz Oranı Sözleşmeleri

b) Forward Sözleşmelerinde Risklilik

2.. Fature Sözleşmeleri

a) Future Sözleşmelerinin Türleri

(1) Döviz Future Sözleşmeleri

(2) Faiz Future Sözleşmeleri

(3) Endeks Future Sözleşmeleri

b) Future ve Forward Sözleşmelerinin Karşılaştırılması

3.. Opsiyon Sözleşmeleri

a) Opsiyon Sözleşmelerinin Tasnifi

(1) Alma – Satma Opsiyonları

(2) Avrupa – Amerika Opsiyonları

(3) Borsa – Tezgahüstü Piyasa Opsiyonları

b) Opsiyon Sözleşmesinin Türleri

(1) Döviz Opsiyon Sözleşmeleri

(2) Faiz Opsiyon Sözleşmeleri

c) Opsiyonların Forward ve Future İşlemleriyle Karşılaştırılması

4.. Swap Sözleşmeleri

a) Swap Sözleşmelerinin Gelişimi

b) Swap Piyasasının Katılımcıları

c) Swap Sözleşmesinin Türleri

(1) Döviz (Para) Swapları

(2) Faiz Swapları

d) Swapların Future ve Opsiyon İşlemleri İle Karşılaştırılması

III. TÜREV ÜRÜNLERİN TÜRK HUKUKUNDAKİ YERİ

A. Genel Olarak

B. Mevzuatın Türev Ürünler Bakımından Değerlendirilmesi

C. Türev Ürünlerin Hukuki Niteliği

1.. Forward Temelli Türev Ürünlerin Hukuki Niteliği

a) Forward Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği

b) Future Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği

c) Swap sözleşmelerinin Hukuki Niteliği

2.. Opsiyon Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği

a) Opsiyon ve Benzediği Diğer Hukuki İşlemler

(1) Ön Sözleşme

(2) Şarta Bağlı Sözleşme

(3) Yenilik Doğuran Hak Tesisi

b) Opsiyon Priminin Niteliği

3.. Türev Ürünlerde Kumar Def’i

4.. Türev Ürünlerin Menkul Kıymet Sayılıp Sayılmayacağı Sorunu

İKİNCİ BÖLÜM

TÜREV ÜRÜNLERİN VERGİLENDİRİLMESİ

I. GENEL OLARAK

II. GELİRDEN ALINAN VERGİLER

A. Gelir Vergisi Yönünden

1.. Verginin Konusu

a) Gelirin Unsurları

(1) Ticari Kazançlar

(2) Menkul Sermaye İratları

(3) Kaynağı Ne Olursa Olsun Diğer Her Türlü Kazanç ve İratlar

b) Gelir Unsurları İçinde Türev Ürünlerin Yeri

(1) Forward ve Swap Sözleşmeleri

(2) Future ve Opsiyon Sözleşmeleri

2. Verginin Yükümlüsü, Vergiyi Doğuran Olay ve Vergilendirme

a) Verginin Yükümlüsü

b) Genel Olarak Vergiyi Doğuran Olay

c) Türev Ürünlerde Gelirin Elde Edilmesi

B. Kurumlar Vergisi Yönünden

2.. Verginin Yükümlüsü, Vergiyi Doğuran Olay ve Vergilendirme

a) Verginin Yükümlüsü

b) Vergiyi Doğuran Olay ve Vergilendirme

III. HARCAMALARDAN ALINAN VERGİLER

A. Katma Değer Vergisi

1.. Verginin Konusu

a) KDV’nin Konusunu Oluşturan İşlemlerin Ortak Özellikleri

(1) Teslim

(2) Hizmet

(3) İşlemlerin Türkiye’de yapılması

b) KDV’nin Konusunu Oluşturan İşlemler

(1) Ticari, Sınai, Zirai Ve Serbest Meslek Faaliyeti Çerçevesinde Yapılan Teslim Ve Hizmetler

(2) Her Türlü Mal Ve Hizmet İthalatı

(3) Diğer Faaliyetlerden Doğan Teslim ve Hizmetler

c) KDV’nin Konusu İçinde Türev Ürünlerin Yeri

(1) Forward ve Swap Sözleşmeleri

(2) Future ve Opsiyon Sözleşmeleri

2.. Yükümlü ve Sorumlular

3.. Vergiyi Doğuran Olay ve Vergilendirme

4.. Türev Ürünlerde Katma Değer Vergisi İstisnası

B. Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi

1.. Verginin Konusu ve Yükümlüsü

2.. Vergiyi Doğuran Olay ve Vergilendirme

3.. BSMV’de Arbitraj İstisnası ve Swap Sözleşmeleri

C. Damga Vergisi (Hukuki İşlem Vergisi)

1.. Verginin Konusu

2.. Verginin Yükümlüsü

3.. Vergiyi Doğuran Olay ve Vergilendirme

4.. Damga Vergisinde Türev İşlem İstisnası

IV. TÜREV ÜRÜNLERİN VERGİLENDİRİLMESİNDE ÖZELLİK ARZ EDEN DURUMLAR

A. Forward Sözleşmeleri İle Peçeleme

B. Swap Sözleşmeleri İle Peçeleme

C. İşlemlerin Değerlendirilmesi

SONUÇ, ÖZET, ABSTRACT, KAYNAKÇA

Kitaptan bir alıntı:
(Not: Aşağıdaki metinde ilgili atıflar bulunmamaktadır. Atıflar metnin orijinalinde yer almaktadır.)

C. Türev Ürünlerde Terminoloji Sorunu

Bir “türev ürün” (derivative product), en yalın ifadeyle, risklerin bunları taşımaya isteksiz taraflardan istekli taraflara aktarılmasını sağlayan; temelinde yatan bir emtia ya da finansal değer üzerinden türetilen bir sözleşmedir. Temelde yatan emtia ya da finansal değer üzerinden türetilen yeni bir değerin işlemin konusunu oluşturması bu sözleşmelerin “türev ürün” ya da “türev araç” olarak adlandırılmasının sebebidir. Örneğin, “döviz future sözleşmesi” işlem konusu dövizlerin önceden belirlenmiş olan bir kur üzerinden vadede teslim edilmesini öngören bir sözleşmedir. Bu sözleşmenin temelinde yatan aktif (spot ürün) “döviz”dir; türev ürünün konusu ise bu dövizin “teslimat vaadi”dir. Alım-satımı yapılan spot ürün (örneğimizde döviz) değil; spot ürün üzerine türetilen “teslimat vaadi”dir .

Bu çalışmanın konusunu oluşturan “finansal türev ürünler”e karşılık olarak İngilizce’de “financial derivative products” ya da kısaca “derivatives” terimleri kullanılmaktadır. “Derivative products/ derivatives” karşılığı olarak Türk yazarları genellikle “türev ürünler/türevler” ifadesini kullanmaktadırlar .

Türevlerin Türk uygulamasına girmesiyle birlikte Türkçe’de kullanılacak terimlerin oluşturulması bir sorun olarak kendini göstermiştir. Terminoloji sorunu iki farklı açıdan incelenebilir:

1. Tercih Edilen Terimler

Türev ürünler denildiği zaman (İngilizce terimleri ile) “forward contracts”, “futures contracts”, “options contracts”, “swap contracts” anlaşılır.
Türkçe eserlerde “forward contracts” için “forward sözleşmesi/işlemi”, “gelecek sözleşmesi”, “gelecekteki sözleşmeler” ; “futures contracts” için ise “future sözleşmeleri” , “gelecek kontratları” , “vadeli sözleşmeler/işlemler” ; ifadeleri kullanılmaktadır. “Options contracts” ve “swap contracts” karşılığı olarak ise genellikle kabul gören kullanım “option/opsiyon sözleşmesi” ve “swap sözleşmesi” şeklindedir.

Bu çalışmada, yaygın kullanıma uygun olarak “forward sözleşmeleri”, “future sözleşmeleri”, “opsiyon sözleşmeleri” ve “swap sözleşmeleri” sözcükleri tercih edilmiştir. Şüphesiz ki, her bir türev ürüne karşılık olarak hangi Türkçe sözcüğün yerleşeceği ya da yabancı dildeki terimlerin kullanımda kalıp kalmayacağı zaman içinde kendiliğinden belli olacaktır.

2. “Vadeli İşlem” Terimi

Terminoloji sorunuyla, bir ifadenin farklı kavramları karşılamak üzere kullanılması durumunda da karşılaşılmaktadır. Türev ürünler bakımından “vadeli işlem” terimi böyle bir sorun yaratmaktadır.

Öncelikle, “vadeli işlem” teriminin doktrinde farklı kavramları karşılamak için kullanıldığını ifade etmek gerekir. Bu terim kimi zaman bir üst başlık olarak tüm “türev ürünler” yerine; kimi zaman “future” ve “opsiyon” işlemlerini kapsar şekilde; kimi zamansa sadece “future” anlamında kullanılmaktadır. Hatta “forward” ve “swap” işlemleri için de aynı terimin tercih edildiği de görülmektedir. Meselenin daha önemli yönü ise “vadeli işlem” teriminden sadece doktrinde değil aynı zamanda mevzuatta da farklı anlamlar taşır şekilde yararlanılmasıdır.

“Vadeli işlem” terimi hukukumuza ilk olarak Borçlar Kanunu ile “vadeli alışverişler” olarak girmiştir. Kanunun – çoğu zaman gözden kaçan – kumar ve bahse ilişkin 504. maddesi, “vadeli alışverişler” terimi ile future ve bir kısım opsiyon sözleşmelerini kastetmektedir.

Sermaye Piyasası Kanununun 4487 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki 22. maddesinin (j) bendinde Sermaye Piyasası Kurulunun “Finansal göstergelere, sermaye piyasası araçlarına, mal ve kıymetli madenlere dayalı vadeli işlem sözleşmesi ile münhasıran bu sözleşmelerin işlem göreceği borsalarda çalışacak kurumların kuruluş, faaliyet ilke ve esaslarını belirlemek” yetki ve görevinin bulunduğu belirtiliyordu. Sermaye Piyasası Kurulu, maddede geçen “vadeli işlem sözleşmesi” ifadesini future ve opsiyon sözleşmelerini kapsayacak şekilde geniş yorumlamış ve hem future piyasalarını hem de opsiyon piyasalarını düzenleyen yönetmelikler çıkarmıştı . Ne var ki, söz konusu yönetmeliklerde Kurul, “vadeli işlem” terimini bu kez sadece “future sözleşmesi” karşılığı olarak kullanmıştı. Aynı terimin yasa ve yasanın verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan yönetmeliklerde farklı anlamlar taşır şekilde kullanılması Kurulun düzenleme yetkisinin kapsamının tartışılmasına yol açmıştı.

Oluşan terim karmaşası ve buna bağlı olarak Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme yetkisinin kapsamı meselesi 4487 sayılı Kanunla getirilen değişiklikle çözülmeye çalışılmıştır. Değişiklik ile Sermaye Piyasası Kanununun 22. maddesinin (j) bendi tüm türev ürünleri kapsamına alarak “Ekonomik ve finansal göstergelere, sermaye piyasası araçlarına, mala, kıymetli madenlere ve dövize dayalı vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri dahil her türlü türev araçların niteliklerini, alım ve satım esaslarını, bu araçların işlem göreceği borsalar ve piyasalarda çalışacakların denetim, faaliyet ilke ve esasları ile yükümlülüklerini, teminatlar, takas ve saklama sistemi konularındaki esas ve usulleri düzenlemek” şeklinde değiştirilmiştir. Bendin yeni şeklinde “vadeli işlem” terimi sadece “future sözleşmesi” karşılığı olarak kullanılmış, böylelikle sermaye piyasası mevzuatı kendi içinde tutarlı hale getirilmiştir.

4743 sayılı Kanunla değişik Bankalar Kanunun 11. maddesi, bankaların verebilecekleri kredilerin sınırlarının tespiti bakımından “vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile benzeri diğer sözleşmeler”in kredi olarak kabul edileceğini öngörmektedir. Maddede yer alan “benzeri diğer sözleşmeler” ifadesi her ne kadar tüm türev ürünleri kapsayarak uygulamada doğabilecek yorum sorunlarını giderir görünse de, Kanunun “vadeli işlem” terimi ile forward, future ve swap işlemlerinden hangisini ya da hangilerini ifade etmek istediğinin net olarak anlaşılamaması “benzeri diğer sözleşmeler”i de belirsiz kılacağı için, bankaların verebilecekleri kredilerin sınırlarının belirlenmesinde önemli yorum sorunlarının doğması olasıdır.

TCMB Kanunun 4651 sayılı Kanunla degiştirilmeden önceki 53/b maddesi “vadeli işlem” terimini forward ve swap sözleşmelerini ifade eder şekilde kullanıyordu. 4651 sayılı Yasa ile 53. madde yeniden düzenlenmiş; maddede geçen “vadeli işlem” terimi terk edilerek ve “türev ürün” terimi kullanılmıştır .

4761 sayılı Kanunla Damga Vergisi Kanununun istisnaları düzenleyen (2) sayılı tablosuna (IV/19) maddesi eklenmiş; bu maddeyle bankalar arasında, bankanın taraf olduğu veya bankalar aracılığıyla yapılan “vadeli işlem” ve opsiyon sözleşmeleri ile bu sözleşmelere ilişkin olarak düzenlenen diğer kâğıtlar damga vergisinden müstesna tutulmuştur. Bu kanunun “vadeli işlem” terimi ile sadece future sözleşmelerini mi yoksa forward, future ve swap sözleşmelerini mi ifade etmek istedeği net değildir.

“Vadeli işlem” teriminin mevzuatta farklı anlamlar taşır şekilde yer almasının doğurabileceği sorunlar ya yasa koyucunun harekete geçmesi ile (ki bunun kısmen yapıldığı yukarıdaki açıklamalardan görülmektedir) ya da yargı içtihatları ile sağlanacaktır. Kanaatimce, yasa koyucunun iradesi netleşinceye ya da içtihat oluşuncaya kadar, “vadeli işlem” teriminin kullanılmaması uygun olur.

Ertuğrul Akçaoğlu