<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Karalama Defterim &#187; kar</title>
	<atom:link href="http://www.akcaoglu.com/tag/kar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.akcaoglu.com</link>
	<description>Ertuğrul Akçaoğlu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 26 May 2010 21:57:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Yeni yıl yaklaşırken&#8230;</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2009/11/30/yeni-yil-yaklasirken/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2009/11/30/yeni-yil-yaklasirken/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Nov 2009 17:40:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/akcaoglu/domains/akcaoglu.com/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<category><![CDATA[akcaoglu]]></category>
		<category><![CDATA[berna]]></category>
		<category><![CDATA[geyikler]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[kurabiye]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncak]]></category>
		<category><![CDATA[pasta]]></category>
		<category><![CDATA[petek]]></category>
		<category><![CDATA[tablo]]></category>
		<category><![CDATA[treni]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.akcaoglu.com/?p=238</guid>
		<description><![CDATA[Tanıyanlar Berna&#8217;nın pasta süsleme konusunda çok iyi olduğunu bilirler. Bu sefer de kurabiye süslemeye el attı. Kurabiyeden yapdığı evin üstünü marşmelovdan kar ile kapladı. Şekerlemeler duvarların tuğlası, çatının kiremitleri oldu. Kar taneleri, çam ağaçları, geyikler derken dayanamadım fotoğrafını çekiverdim. Berna süsledi, ben fotoğrafladım; ortaya üsteki tablo çıktı. Fotoğraftaki kurabiyeden yapılmamış tek şey Petek&#8217;in oyuncak treni&#8230; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_237" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.akcaoglu.com/wp-content/uploads/2009/11/yeni-yil-kurabiyeleri.JPG"><img class="size-medium wp-image-237 " title="yeni-yil-kurabiyeleri" src="http://www.akcaoglu.com/wp-content/uploads/2009/11/yeni-yil-kurabiyeleri-300x192.jpg" alt="Berna'nın Yılbaşı İçin Yaptığı Kurabiyeler" width="300" height="192" /></a><p class="wp-caption-text">Berna&#39;nın Yılbaşı İçin Yaptığı Kurabiyeler</p></div>
<p>Tanıyanlar Berna&#8217;nın pasta süsleme konusunda çok iyi olduğunu bilirler. Bu sefer de kurabiye süslemeye el attı. Kurabiyeden yapdığı evin üstünü marşmelovdan kar ile kapladı. Şekerlemeler duvarların tuğlası, çatının kiremitleri oldu. Kar taneleri, çam ağaçları, geyikler derken dayanamadım fotoğrafını çekiverdim. Berna süsledi, ben fotoğrafladım; ortaya üsteki tablo çıktı.</p>
<p>Fotoğraftaki kurabiyeden yapılmamış tek şey Petek&#8217;in oyuncak treni&#8230;</p>
<p>Berna&#8217;nın yılbaşı için hazırladığı diğer pasta, kek ve kurabiyelerin fotoğraflarını <a href="http://www.berdem.com/2009/12/05/yilbasi-siparisleri/">burada bulabilirsiniz.</a></p>
<p><br class="spacer_" /></p>
<p style='text-align:left'>&copy; 2009, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. All rights reserved. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2009/11/30/yeni-yil-yaklasirken/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilişim 09&#8242;da İnternet Bankacılığında Hukuki Sorumluluk Hakkında Konuşuyorum</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2009/11/15/bilisim-09da-internet-bankaciliginda-hukuki-sorumluluk-hakkinda-konusuyorum/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2009/11/15/bilisim-09da-internet-bankaciliginda-hukuki-sorumluluk-hakkinda-konusuyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 07:48:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[akcaoglu]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[internet bankacılığı]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[kongre]]></category>
		<category><![CDATA[panel]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tazminat]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<category>bilisim</category>
	<category>sorumluluk</category>
	<category>sorumluluk</category>
	<category>saat</category>
	<category>kasım</category>
	<category>gerçekleşiyor</category>
	<category>bankacılığında</category>
	<category>bankacılığı</category>
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.akcaoglu.com/?p=231</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Bilişim Derneği&#8217;nin her yıl düzenlediği bilişim kongresi bu yıl Bilişim 09 adı altında 18-20 Kasım 2009 tarihleri arasında Ankara Grand Rixos otelinde gerçekleşiyor. Kongrenin 3. günündeki etkinliklerden biri olan İnternet Bankacılığında Sorumluluk konulu panele davet edildim. Panelde konunun &#8220;hukuki sorumluluk&#8221; ve &#8220;bilirkişilik&#8221; yönleri üzerinde konuşmak niyetindeyim. Konuya ilgi duyanlar için panel 20 Kasım 2009 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Bilişim Derneği&#8217;nin her yıl düzenlediği bilişim kongresi bu yıl Bilişim 09 adı altında 18-20 Kasım 2009 tarihleri arasında Ankara Grand Rixos otelinde gerçekleşiyor. Kongrenin 3. günündeki etkinliklerden biri olan İnternet Bankacılığında Sorumluluk konulu panele davet edildim. Panelde konunun &#8220;hukuki sorumluluk&#8221; ve &#8220;bilirkişilik&#8221; yönleri üzerinde konuşmak niyetindeyim.</p>
<p>Konuya ilgi duyanlar için panel 20 Kasım 2009 günü saat saat 13:30&#8242;da başlayacak.</p>
<p><a href="http://www.akcaoglu.com/wp-content/uploads/2009/11/screenshot_002.png"><img class="alignnone size-medium wp-image-232" title="screenshot_002" src="http://www.akcaoglu.com/wp-content/uploads/2009/11/screenshot_002-260x300.png" alt="screenshot_002" width="260" height="300" /></a></p>
<p>3. gün programı: <a href="http://www.bilisim.org.tr/p3.HTM">http://www.bilisim.org.tr/p3.HTM</a></p>
<p>Bilişim 09 web sitesi: <a href="http://www.bilisim.org.tr">http://www.bilisim.org.tr</a></p>
<p>* * *</p>
<p>Sonradan not: Bilişim 09&#8242;da konuştuklarımızın özetini meslektaşlarımla birlikte &#8220;<a href="http://www.akcaoglu.com/2009/12/18/vadesiz-mevduatlarin-internet-bankaciligi-yoluyla-bosaltilmasinda-banka-ve-mevduat-sahiplerinin-hukuki-durumlari/">Vadesiz Mevduatların İnternet Bankacılığı Yoluyla Boşaltılmasında Banka ve Mevduat Sahiplerinin Hukuki Durumlarına Kısa Bir Bakış: Çok Yapılan Bazı Yanlışların Doğruları</a>&#8221; adı ile kısa bir yazı olarak kaleme aldık.</p>
<p style='text-align:left'>&copy; 2009 &#8211; 2010, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. All rights reserved. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2009/11/15/bilisim-09da-internet-bankaciliginda-hukuki-sorumluluk-hakkinda-konusuyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ubuntu 8.10/8.04 &#8211; GPG key hatası</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2009/02/17/ubuntu-810804-gpg-key-hatasi/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2009/02/17/ubuntu-810804-gpg-key-hatasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2009 15:44:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/akcaoglu/domains/akcaoglu.com/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Linux]]></category>
		<category><![CDATA[Ubuntu]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[gpg key error]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[launcpad ppa]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.akcaoglu.com/?p=197</guid>
		<description><![CDATA[Ubuntunuzu güncellerken şöyle bir hata ile mi karşılaşıyorsunuz: sudo apt-get update Hit http://ubuntu.gnu.gen.tr intrepid Release.gpg &#8230; Fetched 4292B in 3s (1081B/s) Reading package lists&#8230; Done W: GPG error: http://ppa.launchpad.net intrepid Release: The following signatures couldn&#8217;t be verified because the public key is not available: NO_PUBKEY 978228591BD3A65C W: You may want to run apt-get update to [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ubuntunuzu güncellerken şöyle bir hata ile mi karşılaşıyorsunuz:</p>
<blockquote><p>sudo apt-get update<br />
Hit http://ubuntu.gnu.gen.tr intrepid Release.gpg<br />
&#8230;<br />
Fetched 4292B in 3s (1081B/s)<br />
Reading package lists&#8230; Done<br />
W: GPG error: http://ppa.launchpad.net intrepid Release: The following signatures couldn&#8217;t be verified because the public key is not available: NO_PUBKEY 978228591BD3A65C<br />
W: You may want to run apt-get update to correct these problems
</p>
</blockquote>
<p>Sorun, Ubuntu Launchpad PPA depo bilgilerini güncellemeye çalışmanız, ancak bu depoların GPG anahtarlarının sisteminizde bulunmamasından kaynaklanıyor. </p>
<p>Bu sorunu çözmek için yapmanız gereken şu:</p>
<blockquote><p>gpg &#8211; -keyserver keyserver.ubuntu.com &#8211; -recv 978228591BD3A65C (Elbette &#8220;978228591BD3A65C&#8221; yerine &#8220;apt-get update&#8221; komutunu yazdığınızda karşınıza çıkan hatalı (sistemde bulunmayan) anahtar numarasını yazmalısınız. )</p>
<p>gpg &#8211; -export &#8211; -armor 978228591BD3A65C | sudo apt-key add -
</p>
</blockquote>
<p>Alternatif olarak <a href="http://ubuntuforums.org/showthread.php?t=1056099">http://ubuntuforums.org/showthread.php?t=1056099</a> adresinde yer alan &#8220;script&#8221;i kullanabilrsiniz. </p>
<p style='text-align:left'>&copy; 2009, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. All rights reserved. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2009/02/17/ubuntu-810804-gpg-key-hatasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadının kalbi</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2009/02/05/kadinin-kalbi/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2009/02/05/kadinin-kalbi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2009 12:57:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/akcaoglu/domains/akcaoglu.com/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[doktora]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.akcaoglu.com/?p=192</guid>
		<description><![CDATA[Kadın, pek sert, pek acımasız imiş. İş yerindeki herkes ondan korkar, kaçarmış. Ne olduysa bir kaç gün işe gelmemiş. Herkes merak etmiş, nerede diye. Adam, &#8220;Duydunuz mu, o intihar etmiş&#8221; demiş. Sonra da başlamış anlatmaya: Doktora gitmiş, &#8220;Ölmek istiyorum doktor&#8221; demiş. &#8220;Bunun en kolay, en kesin yolu nedir?&#8221; Doktor düşünmüş, &#8220;En kolayını bilmem ama en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın, pek sert, pek acımasız imiş. İş yerindeki herkes ondan korkar, kaçarmış. </p>
<p>Ne olduysa bir kaç gün işe gelmemiş. Herkes merak etmiş, nerede diye.  </p>
<p>Adam, &#8220;Duydunuz mu, o intihar etmiş&#8221; demiş. Sonra da başlamış anlatmaya:</p>
<blockquote><p>Doktora gitmiş, &#8220;Ölmek istiyorum doktor&#8221;  demiş. &#8220;Bunun en kolay, en kesin yolu nedir?&#8221;<br />
Doktor düşünmüş, &#8220;En kolayını bilmem ama en kesini kalbinize bir bıçak saplamaktır.&#8221;<br />
&#8220;Kalp mi? Kalbim nerede doktor?&#8221;<br />
&#8220;Kalbiniz göğsünüzün sol yanında, hemen meme ucunuzun altındadır.&#8221;<br />
Kadın doktorun dediğini yapmış! Ölmemiş, hastanede yatıyormuş.
</p>
</blockquote>
<p>Adam, kadına olanları anlattıktan sonra hafifçe gülümsemiş.</p>
<p>Bir kaç gün geçmiş, kadın işe dönmüş. </p>
<p>Sol dizi sargılıymış&#8230;</p>
<p>[Ben anlatanın yalancısıyım. E.A.]</p>
<p style='text-align:left'>&copy; 2009, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. All rights reserved. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2009/02/05/kadinin-kalbi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güç Üzerine</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2009/01/12/guc-uzerine/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2009/01/12/guc-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2009 13:49:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/akcaoglu/domains/akcaoglu.com/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<category><![CDATA[Sorular]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.akcaoglu.com/?p=177</guid>
		<description><![CDATA[Howard Brody, Healer&#8217;s Power (Şifanın Gücü) adlı kitabında tıbbın üç güç kaynağından bahsetmiş. Onun hekimin gücü bakımından yaptığı tahlili sanırım her meslek grubu için genelleştirmek mümkün: Mesleki güç, bir meslek mensubunun, ait olduğu disiplinde, o mesleğin sanatı ya da ustalığına ilişin eğitiminden gelen güçtür. Karizmatik güç, mesleki gücün artmasını sağlayan, disiplinden gelen bilgi ve beceriden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Howard Brody, Healer&#8217;s Power (Şifanın Gücü) adlı kitabında tıbbın üç güç kaynağından bahsetmiş. Onun hekimin gücü bakımından yaptığı tahlili sanırım her meslek grubu için genelleştirmek mümkün:</p>
<blockquote><p>Mesleki güç, bir meslek mensubunun, ait olduğu disiplinde, o mesleğin sanatı ya da ustalığına ilişin eğitiminden gelen güçtür.<br />
Karizmatik güç, mesleki gücün artmasını sağlayan, disiplinden gelen bilgi ve beceriden bağımsız şekilde, meslek mensubunun kişisel özelliklerine dayanan güçtür.<br />
Sosyal güç, meslek mensubunun sosyal konumundan kaynaklanan güçtür.</p>
</blockquote>
<p><!--nevermore--></p>
<p>Şimdi, bir an için düşünün; iş veya sosyal çevrenizde güçlü olarak tanımlanığınız kişilerin gücü bu üçlü ayrıma göre nasıl nitelendirilebilir? Mesleğini çok iyi yaptığını bildiğiniz bir kişiyi &#8220;güçlü&#8221; addeder misiniz? Yoksa kişisel nitelikleri (karizma) ön plana çıkan bir kişi sizin gözünüzde güçlü müdür? Peki ya sosyal statü (burnu havada gezenler)???</p>
<p>Bu niteliklerin hepsini bir arada bulunduran kaç kişi tanıyorsunuz? Eğer varsa, o kişi(ler) diğerlerine göre daha mı güçlü sizce?</p>
<p>Ne dersiniz?</p>
<p style='text-align:left'>&copy; 2009, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. All rights reserved. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2009/01/12/guc-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AÜHF Kütüphanesi Müzesi İnternet&#8217;te</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2008/04/16/auhf-kutuphanesi-muzesi-internette/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2008/04/16/auhf-kutuphanesi-muzesi-internette/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Apr 2008 22:56:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[AÜHF]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'ye Armağan Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[işlem]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<category>dijitalleştirerek</category>
	<category>eserden</category>
	<category>erişime</category>
	<category>kütüphanesinin</category>
	<category>tarayıcı</category>
	<category>alan</category>
	<category>yerine</category>
	<category>fakülte</category>
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.akcaoglu.com/2008/04/16/auhf-kutuphanesi-muzesi-internette/</guid>
		<description><![CDATA[Fakülte kütüphanesinin müze kısmında yer alan 150 kadar eserden 135&#8242;ini dijitalleştirerek İnternet&#8217;ten erişime açtık. Böylelikle sadece kazara kütüphanenin bir müzesi olduğunu öğrenip de camekanların içindeki kitapların kapaklarını veya bir iki sayfasını görebilen ufak bir azınlık yerine İnternet&#8217;e girebilen herkesin müzedeki eserleri sayfa sayfa okyabilmesini mümkün kıldık. 135 kitabın dijitalleştirilmesi ikibuçuk ay sürdü. Bu kez tarayıcı yerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fakülte kütüphanesinin müze kısmında yer alan 150 kadar eserden 135&#8242;ini dijitalleştirerek İnternet&#8217;ten erişime açtık. Böylelikle sadece kazara kütüphanenin bir müzesi olduğunu öğrenip de camekanların içindeki kitapların kapaklarını veya bir iki sayfasını görebilen ufak bir azınlık yerine İnternet&#8217;e girebilen herkesin müzedeki eserleri sayfa sayfa okyabilmesini mümkün kıldık.</p>
<p>135 kitabın dijitalleştirilmesi ikibuçuk ay sürdü. Bu kez tarayıcı yerine dijital fotoğraflama yöntemini kullandık. Bu amaçla <a target="_blank" href="http://www.atiz.com">Atiz </a>firmasından temin ettiğimiz <a target="_blank" href="http://http://diy.atiz.com/">BookDrive DIY</a> cihazından yararlandık. Bu cihazın üzerinde iki adet <a target="_blank" href="http://www.dpreview.com/reviews/canoneos400d/">Canon EOS 400D </a>dijital fotoğraf makinası yeralıyor. Çekimleri fakültemizin idari personel kadrosuna yeni katılan Mualla hanım arkadaşımız ile öğrencilerimiz İlknur ve Gökhan yaptılar. Çekimlerin yapılmasını Roma Hukuku kürsüsünden değerli arkadaşım <a target="_blank" href="http://law.ankara.edu.tr/~kucuk/">Eşref </a>özenle denetledi. Resim işleme, karakter tanıma, PDF&#8217;ye dönüştürme ve siteye yerleştirme gibi işleri öğrencilerimiz Durmuş, Caner, Enver ve Burak yürüttüler.</p>
<p>Bu süreçte bana &#8220;genel koordinatör&#8221; sıfatı uygun görüldü. Projenin genel koordinatörü olarak ben &#8211; her mühim sıfat sahibi kişi gibi &#8211; pek bir şey yapmadım; ortalıkta dolandım; bol bol havanda su dövdüm; arada sırada ortaya çıkan küçük problemlerin çözümü hakkında ahkam kestim.   :o)</p>
<p>Müze sitesi dün &#8220;<a target="_blank" href="http://auhf.ankara.edu.tr/muze">http://auhf.ankara.edu.tr/muze</a>&#8221; adresinden hizmet vermeye başladı. Şu anki hali ile bazı eksikleri, epeyce de kusurları var. Önümüzdeki bir kaç hafta boyunca bildiğimiz eksikleri ve kusurları yavaş yavaş gidereceğiz. (Ancak hem öğrenci arkadaşlarımın sınavları yaklaşıyor hem de benim biraz tez &#8211; makale vs. yazmam lazım gene. Bu sebeple müzedeki düzeltmelerin yapılması gerçekten de &#8220;yavaş&#8221; olabilir.) </p>
<p>Müzede bolca Latince, İtalyanca, Fransızca eser var. Bir miktar da İngilizce ve Almanca&#8230; Üç-dört tane de el yazması Osmanlıca/Arapça eser mevcut. Yabancı dil bilmeyenlerin pek bir işine yaramayacak bu site ama özellikle hukuk tarihi ve sosyolojisi çalışanlar için paha biçilmez bir kaynak olacak sanırım.</p>
<p>Küçücük bir teknik not: Tarayıcı ile kitap tarandığında dijital fotoğraf çekme yöntemi ile kitap taranmasına(?) göre çok daha kaliteli ve verimli(!) sonuç alınabiliyor. Eğer bir kitabı kesmek ve sayfaları üsten beslemesi olan ve çift yüzlü tarama yapabilen bir tarayıcı ile tarama imkanınız var ise dijital fotoğraf makinası kullanan cihazları tercih etmeyin derim. Bizim müze projesinde kullandığımız cihaz ve yöntem, kesilmesi mümkün olmayan kitaplar bakımından zorunlu bir tercih olsa da tarayıcılar kadar iyi sonuç vermiyor.</p>
<p style='text-align:left'>&copy; 2008, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. All rights reserved. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2008/04/16/auhf-kutuphanesi-muzesi-internette/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kendime Öğüt</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2008/02/17/kendime-ogut/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2008/02/17/kendime-ogut/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Feb 2008 23:55:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<category>endişelenme</category>
	<category>Şükret</category>
	<category>geliştirmek</category>
	<category>nazik</category>
	<category>kendini</category>
	<category>bugün</category>
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.akcaoglu.com/2008/02/17/kendime-ogut/</guid>
		<description><![CDATA[Bugün: Kızma, Endişelenme, Şükret, Çok çalış (kendini geliştirmek için), Nazik ol. (İnternet&#8217;te meşhur bir Türk doktorun özgeçmişini okurken, annesinin Reiki uzmanı olduğunu öğrendim. Reiki nedir merak ettim; bir Japon terapi yöntemiymiş. Yukarıdaki sözler de Reiki&#8217;nin beş ilkesiymiş. Hoşuma gitti; not ettim. ) &#169; 2008, Ertuğrul Akçaoğlu. All rights reserved.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün:</p>
<p>Kızma,</p>
<p>Endişelenme,</p>
<p>Şükret,</p>
<p>Çok çalış (kendini geliştirmek için),</p>
<p>Nazik ol.</p>
<p><span id="more-114"></span></p>
<p>(İnternet&#8217;te <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Mehmet_Oz" target="_blank">meşhur bir Türk doktorun</a> özgeçmişini okurken, annesinin Reiki uzmanı olduğunu öğrendim. <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Reiki" target="_blank">Reiki </a>nedir merak ettim; bir Japon terapi yöntemiymiş. Yukarıdaki sözler de Reiki&#8217;nin beş ilkesiymiş. Hoşuma gitti; not ettim. )</p>
<p><!--adsense--></p>
<p style='text-align:left'>&copy; 2008, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. All rights reserved. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2008/02/17/kendime-ogut/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;ye Armağan Projesi &#8211; Rapor</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2008/02/08/turkiyeye-armagan-projesi-rapor/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2008/02/08/turkiyeye-armagan-projesi-rapor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Feb 2008 08:23:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[AÜHF]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Pro(c)eler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'ye Armağan Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[akcaoglu]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[dergi]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[scanner]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<category>araştırmacıların</category>
	<category>dijital</category>
	<category>okuyanlarınız</category>
	<category>bilirler</category>
	<category>olgunlaşmaya</category>
	<category>üretme</category>
	<category>sunma</category>
	<category>projesi</category>
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.akcaoglu.com/2008/02/08/turkiyeye-armagan-projesi-rapor/</guid>
		<description><![CDATA[Önceki yazılarımı okuyanlarınız Mart 2007&#8242;den beri Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#8217;nde bir dijital belge üretme projesi yürüttüğümüzü bilirler. Hukuk fakültesi dergilerini dijital ortama aktarıp İnternet&#8217;ten araştırmacıların erişimine sunma amacıyla başlayan bu proje, büyüyüp olgunlaşmaya başladı. Adı dergi projesinden &#8220;Türkiye&#8217;ye Armağan Projesi&#8221;ne dönüştü. Çok güzel tepkiler almaya başladı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi&#8217;nin ve Ankara Law Review&#8217;un [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Önceki <a href="http://www.akcaoglu.com/category/hukuk/auhf/turkiyeye-armagan-projesi/">yazılarımı</a> okuyanlarınız Mart 2007&#8242;den beri Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#8217;nde bir dijital belge üretme projesi yürüttüğümüzü bilirler. Hukuk fakültesi dergilerini dijital ortama aktarıp İnternet&#8217;ten araştırmacıların erişimine sunma amacıyla başlayan bu proje, büyüyüp olgunlaşmaya başladı. Adı dergi projesinden &#8220;Türkiye&#8217;ye Armağan Projesi&#8221;ne dönüştü. Çok güzel tepkiler almaya başladı.</p>
<p>Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi&#8217;nin ve Ankara Law Review&#8217;un bütün sayılarını (yaklaşık 240 cilt dolusu makale) İnternet&#8217;e aktarmak bize yetmedi. Hocalarımızın yazdığı 80 kadar monografiyi de İnternet&#8217;ten hukuk öğrencileri ve araştırmacılarla paylaştık. Bu kolleksiyona her gün yeni eserler eklemeye devam ediyoruz. (Bkz: <a href="http://auhf.ankara.edu.tr" target="_blank">http://auhf.ankara.edu.tr</a>)</p>
<p>Gelelim büyük habere:</p>
<p>Siz bu satırları okurken öğrencilerimiz ile idari ve akademik personelimizden oluşan küçük bir ekip fakültemiz kütüphanesinin müzesinnde yer alan nadide eserleri dijital ortama aktarmaktalar. Hedefimiz, Nisan ayı başında değerine paha biçilemez ve hiç bir yerde (kolay kolay) bulunamaz eserleri (ki 200 kadar eserden bahsediyorum) kilitli camekanların içinden çıkarıp sizlerin masalarının üstüne koyabilmek.</p>
<p>Projenin bu aşamasının teknik detaylarını daha sonra paylaşacağım sizlerle. Tahmin edeceğiniz üzere bu kez bir tarayıcı (scanner) kullanmıyoruz. Kitaplara hiç zarar vermeden taramanın yollarını bulduk!</p>
<p>Sevinçliyim. Ufak adımlarla da olsa hukukumuza, kütüphaneciliğimize ve araştırmacılarımıza büyük katkı sağlayacağına inandığım bir işle uğraşıyoruz. Ve sevinçliyim, çünkü öğrencilerimiz, fakülte yönetimi, asistan arkadaşlarım hep birlikte çalışıyoruz.</p>
<p style='text-align:left'>&copy; 2008, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. All rights reserved. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2008/02/08/turkiyeye-armagan-projesi-rapor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Bilgisayar Toplama ve Overclock Etme Denemesi</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2007/09/02/bir-bilgisayar-toplama-ve-overclock-etme-denemesi/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2007/09/02/bir-bilgisayar-toplama-ve-overclock-etme-denemesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Sep 2007 20:39:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[donanım]]></category>
		<category><![CDATA[fare]]></category>
		<category><![CDATA[işlem]]></category>
		<category><![CDATA[kablosuz]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[klavye]]></category>
		<category><![CDATA[toplama]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<category></category>
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.akcaoglu.com/2007/09/02/bir-bilgisayar-toplama-ve-overclock-etme-denemesi/</guid>
		<description><![CDATA[Bir kaç gün önce bir yakın akrabam için bir bilgisayar toplamam gündeme geldi. Elimizde monitör, klavye ve fare vardı, bilgisayarın kendisi yoktu. Hem hesaplı hem de iyi denebilecek bir bilgisayar toplamak istedim. Önce bir yandan Mavi Bilgisayarın web sitesindeki &#8220;Sistem Topla&#8221; özelliğini ve bir yandan da (epeyce) Google&#8217;ı kullanarak bir kaç saat araştırma yaptım. İşlemci, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir kaç gün önce bir yakın akrabam için bir bilgisayar toplamam gündeme geldi. Elimizde monitör, klavye ve fare vardı, bilgisayarın kendisi yoktu. Hem hesaplı hem de iyi  denebilecek bir bilgisayar toplamak istedim.</p>
<p>Önce bir yandan Mavi Bilgisayarın web sitesindeki &#8220;<a href="http://www.mavibilgisayar.com/yeni/index.php?Page=SistemTopla" target="_blank">Sistem Topla</a>&#8221; özelliğini ve bir yandan da (epeyce) Google&#8217;ı kullanarak bir kaç saat araştırma yaptım. İşlemci, anakart gibi parçaların fiyatları ve fiyatlarına karşılık bana sağlayabilecekleri faydayı inceledim. Neticede şöyle bir konfigürasyon çıkardım:</p>
<p><span id="more-110"></span>İşlemci: <a href="http://www.mavibilgisayar.com/yeni/index.php?Page=DetayliBilgi&amp;No=3787" target="_blank">Athlon 64 X2 4000+ AM2 (2.1GHz, 1024K, AM2) BOX</a>  Fiyatı: 80 dolar</p>
<p>Anakart: <a href="http://www.mavibilgisayar.com/yeni/index.php?Page=DetayliBilgi&amp;No=4785" target="_blank">Biostar TA690G (AMD 690G, GLAN, SATA, RAID, AM2)</a> Fiyatı: 80 dolar</p>
<p>Ram: 1 adet <a href="http://www.mavibilgisayar.com/yeni/index.php?Page=DetayliBilgi&amp;No=266" target="_blank">Bigboy DDR2 800 1024MB</a> Ram Fiyatı: 58 dolar</p>
<p>Hard disk: 1 adet <a href="http://www.mavibilgisayar.com/yeni/index.php?Page=DetayliBilgi&amp;No=1131" target="_blank">Seagate 160GB 7200RPM 8MB</a> SATA II hard disk Fiyatı: Yaklaşık 64 dolar (<strong>Linkteki hard disk IDE&#8217;dir, Sata II değil!</strong> Sadece fikir vermesi bakımından bu linki verdim.)</p>
<p>DVD Yazıcı: <a href="http://www.mavibilgisayar.com/yeni/index.php?Page=DetayliBilgi&amp;No=674" target="_blank">LG 18X Dual Layer çift katmanlı DVD</a> yazıcı Fiyatı: 37 dolar</p>
<p>Hoparlör: <a href="http://www.mavibilgisayar.com/yeni/index.php?Page=DetayliBilgi&amp;No=4652" target="_blank">Ozaki SP635 2+1</a> hoparlör Fiyatı: 14 dolar</p>
<p>Kasa: <a href="http://www.mavibilgisayar.com/yeni/index.php?Page=DetayliBilgi&amp;No=1485" target="_blank">AOpen ES55C 300W</a> Gümüş-Siyah midi-tower kasa Fiyatı: 42 dolar</p>
<p>İşlemci soğutucusu: <a href="http://www.mavibilgisayar.com/yeni/index.php?Page=DetayliBilgi&amp;No=911" target="_blank">Thermaltake CL-P0114 Big Typhoon</a> Fiyatı: 54 dolar</p>
<p>Bu bilgisayarı toplamanın maliyeti 430 dolar (artı KDV elbette) tutacak gibi görünüyordu.</p>
<p>Niçin bu parçaları seçtiğimi biraz anlatayım:</p>
<p>AMD&#8217;nin 2.1 ghz hızındaki 4000+ model işlemcisini çift çekirdekli olması, hem 32 bit hem de 64 bit çalışabilmesi, 1024K L2 önbelleği olması ve özellikle de bu işlemciyi yüksek hızlara &#8220;overclock&#8221; edebilmem (yani çekirdeklerini çok daha hızlı çalıştırabilmem). 80 dolar fiyatındaki 2.1 ghz hızındaki Athlon 64 4000+&#8217;yı rahatlıkla 2.8 ghz hızında çalıştırabilecek olduğum için seçtim açıkcası. Overclock yapmaksızın benzer performansı verebilecek bir diğer AMD işlemciyi seçseydim yaklaşık 150-160 dolar, bir Intel işlemciyi seçseydim 200-220 dolar vermem gerekecekti.</p>
<p>Biostar TA690C anakartı üzerindeki AMD&#8217;nin <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/AMD_690_chipset_series#690G" target="_blank">690G</a> chipseti sebebiyle seçtim. Bu çipset benim beğendiğim bir chipset. En beğendiğim özelliği de piyasadaki &#8220;on-board&#8221; ekran kartları arasında en iyilerden biri olduğunu düşündüğüm ATI Radeon X1250 ekran kartını içinde barındırması. Biostar&#8217;ın anakartı AMD 690G chipsetinin özelliklerinin çoğundan istifade etmiş, ucuz ama iyi bir anakart izlenimi bıraktı bende. Ayrıca bu anakartın biosunda overclock işlemi için ayrı bir menu bulunmakta ve düzgün bir overclock için gerekli tüm ayarları bu anakartın bios&#8217;undan değiştirmek mümkün. Biostar benim ilk tercihim idi ancak alternatif olarak benzer fiyata sahip ve gene aynı chipseti barındıran <a href="http://www.mavibilgisayar.com/yeni/index.php?Page=DetayliBilgi&amp;No=4050" target="_blank">Asus M2A-VM</a> veya MSI <a href="http://www.mavibilgisayar.com/yeni/index.php?Page=DetayliBilgi&amp;No=4670" target="_blank">K9AGM2-FIH</a> model anakartları da alabilirdim.</p>
<p>Ramın iyisi ve kötüsü kendini bilgisayar zorlandığında gösterir. Overclock ram ile oynanmasını da gerektirdiği için genelde overclock yapan kişiler iyi ramları tercih ederler. Ancak iyi bir ram ile kötü(!) bir ram arasındaki fiyat farkı çok olduğu ve neyin iyi neyin kötü olduğu pek belli olmadığı için riski göze aldım ve bulabildiğin en ucuz ve hızlı 1gigabyte&#8217;lık ram olan Bigboy&#8217;un ramında karar kıldım. Niye 2&#215;512 yerine 1&#215;1024&#8242;ü tercih ettiğime gelince: DDR2 ram çift olarak takıldığında çift kanallı çalışma özelliği devreye girer; tek takılırsa tek kanallı çalışır DDR2 ramlar. 2&#215;512 alsaydım bilgisayarda çift kanallı çalışan 1 gigabyte ram olacaktı. Bu iyi bir şey elbette, ancak ileride ram attırmak gerektiğinde ya gene 2&#215;512 almak ya da eldekileri çıkarıp 2 (ya da 4) tane 1024&#8242;lük ram almak gerekecekti. (Biliyorum başka olasılıklar da var!) Ben baştan tek 1024&#8242;lük almayı tercih ettim. Tek kanallı çalışmasının gündelik kullanımda bir dezavantajı olacağını sanmıyorum. İhtiyaç olduğu zaman ikicisi alınır&#8230;</p>
<p>Benim için hard diskin bildik bir marka olması (Seagate, Maxtor, Western Digital, Samsung vs.) olması, SATA II olması , makul bir fiyata makul bir kapasitenin alınabilmesi önemli. Ön belleğinin 8 ya da 16 olması vs. benim için önem taşımıyor. 8 mb ile 16 mb önbellek sahibi hard diskler arasında kullanıcının gündelik kullanımda algılayabilecekleri bir fark olduğunu sanmıyorum.</p>
<p>LG&#8217;nin 18X hızındaki çift katmanlı DVD yazıcısını daha evvel de kullanmıştım. Ucuz, hemen her türlü diski okuyup, bunlara yazabilen, gayet iyi bir yazıcı olduğunu düşündüğüm için seçtim bu DVD-RW&#8217;yi.</p>
<p>Ozaki&#8217;nin hoparlörleri hakkında hiç bir fikrim yok. Ucuz hoparlörler arasında en çok bunların tipini beğendim. Bir de hoporlörün üzerinde dahili mikrofonu varmış, onu merak ettim.</p>
<p><!--adsense--><br />
Kasa bir bilgisayarın en önemli parçalarından biri. Bir kasa alırken kullanışlılığı bakımından dikkat ettiğim pek çok özellik var. Ne var ki &#8220;ucuz&#8221; kasaların çoğu onlarda aradığım özelliklerin çoğunu barındırmıyorlar. Dolayısıyla AOpen&#8217;dan büyük beklentilerim yok. Aynı markanın başka kasalarını daha evvel kullanmıştım. Ucuz bir kasa için iyi olduğunu düşündüğüm için tercih ettim bu markayı.</p>
<p>AMD&#8217;nin işlemcisi aslında kendi soğutucusuyla beraber geliyor. Soğutucusu gayet iyi bir soğutucu ama overclock işlemi işlemciyi aşırı ısıttığı için daha iyi bir soğutucu almak şart oldu. Thermaltake&#8217;in Big Typhoon&#8217;u fiyatına göre harika bir soğutucu ve bence o fiyata daha iyisini buılmak mümkün değil.</p>
<p>Konfigürasyonu çıkardıktan sonra parçaları İnternet&#8217;ten sipariş etmek yerine tanıdığım bir bilgisayar satıcısından aldım. Maliyet değişmedi, sadece tanıdığımla iş yapmayı tercih ettiğim için bu yolu seçtim. (Mavi&#8217;den almak belki daha avantajlı olabilirdi.) Yalnız başka bir sıkıntı yaşadım. Tanıdık bilgisayar satıcısı ne Biostar&#8217;ın, ne Asus&#8217;un, ne de MSI&#8217;ın anakartlarını bulamamış; bunların yerine Foxconn markasının gene 690G chipset&#8217;li <a href="http://www.foxconnchannel.com/product/Motherboards/detail_overview.aspx?ID=en-us0000307" target="_blank">A690GM2MA-8KRS2H</a> model anakartını vermiş bana. (Bir de, aksini özellikle tembihlediğim halde makinayı, toplamış elemanları. Ne diyeyim&#8230;)</p>
<p>Foxconn A690GM2 bence iyi bir anakart değil. Performans bakımından benim listemdeki anakartlardan farkı olduğunu sanmıyorum ama hiç hoşuma gitmeyen bazı eksiklikleri var. Örneğin, kullanma kılavuzu yok; sadece bir sayfalık kolay kurulum kılavuzu var. Biosunda overclok işlemi için değiştirilebilecek sadece bir kaç ayarı var. (İşlemci veri yolunu ve ramın voltajını değiştirebiliyorsunuz ama işlemci voltajını değiştiremiyorsunuz, çarpan değerlerini de&#8230; Hatalı overclock işlemlerini de tolere edemiyor bu anakartın biosu. Bir hata halinde biosu jumper ile oynayarak sıfırlamak zorunda kalıyorsunuz.) Biostar&#8217;da olan HDMI ve S-video çıkışları da yok Foxconn&#8217;da. Firewire da yok&#8230; (Sadece anakart üstüne bağlantı iğneleri konmuş.) Foxconn&#8217;da hiç hoşuma gitmeyen bir diğer husus da sistem fanı ile ilgili. <a href="http://www.foxconnchannel.com/product/Motherboards/detail_overview.aspx?ID=en-us0000307" target="_blank">A690GM2MA-8KRS2H</a> modelanakarta sadece bir sistem fanı bağlayabiliyorsunuz. (Bunu iki fan alıp takmaya kalkınca farkettim.) Özetle,  Foxconn A690GM2 anakarttan memnun kalmadım. Bilgisayarı kullanmaya başladıktan sonra muhtemlen bunu unutacağım ama şu an için düşüncem bu.</p>
<p>Anakartın biosunun overclocka çok müsait <strong><em>olmamasına </em></strong>rağmen epeyce denemeden ve bios resetlemeden sonra işlemciyi 2.8 ghz hıza overclock etmeyi başardım. (Ram voltajını fabrika değerinin 350 mV üzerine çıkarıp, 2,09 volt yaptım; işlemci veriyolunu (FSB) 200&#8242;den 275&#8242;e çıkardım. (Daha yüksek voltaj ve FSB ile daha üst hızlara da çıktım ama o hızlar hem ısı hem de tutarlı çalışma bakımından epey riskli göründü bana.)</p>
<p>AOpen&#8217;ın kasasından menun kaldım. Bolca genişleme yuvası var. Yan kapakta işlemci fanı ve ek kartların havalandırılması için iki ızgara mevcut. Öne 1 adet 12cm&#8217;lik arkaya da 1 adet 8 ya da 9 cm&#8217;lik fan takılabilmesi mümkün. Kasa üzerinde gelen 300 watlık güç kaynağı (PSU) kabul edilebilir kalitede. Güç kaynağının sesi ortanın az üzerinde. Gündüz değil ama gece olunca beni rahatsız etti güç kaynağından gelen ses.</p>
<p>Mavi Bilgisayardan 1 adet Zalman marka 12 cm&#8217;lik ve bir adet başka bir marka 9 cm&#8217;lik &#8220;sessiz&#8221; fan aldım. Zalman&#8217;ın 12 cmlik fanı Thermaltake&#8217;in Big Typhoon işlemci soğutcusunun üzerinde gelen kavuniçi renkli 12 cm&#8217;lik fandan daha fazla hava üflediği için bu fanı Big Typhoon&#8217;un üzerine taktım. (Zalman maksimum 1300&#8242;lerde dönüyor, Big Typhoon&#8217;un kendi fanı ise 900&#8242;lerde.) Big Typhoon&#8217;dan çıkan fanı da kasanın önüne taktım ki hem hard diski soğutsun, hem de kasa içine serin hava sağlasın. Bu fanı anakart üzerindeki sistem fanı bağlantısına bağladım; dolayısıyla hızı bilgisayar tarafından kontrol ediliyor. 9 cm&#8217;lik fanı ise kasanın arkasına, sıcak havayı dışarı çekmesi için bağladım. Anakart üzerinde ikinci bir sistem fanı bağlantısı bulunmadığı için bu fanı doğrudan güç kaynağına bağlamak zorunda kaldım; dolayısıyla 9 cm&#8217;lik fan daimi olarak son sürat çalışıyor. (Neyseki sessiz!)</p>
<p>Big Typhoon overclock yapılmış işlemciyi fevkalade iyi soğutuyor. Atıl durumdayken işlemci çekirdeklerinde 22-23 derece, işlemcinin kendisinde ise 38-42 derece arasında ısı ölçüyorum <a href="http://www.almico.com/speedfan.php" target="_blank">Speedfan</a> ile. İşlemciyi iyice zorladığımda bile işlemcinin ısısı 55 dereceyi hiç geçmiyor. Bilgisayarı 10 saat kadar <a href="http://www.mersenne.org/freesoft.htm" target="_blank">Prime95</a> ile &#8220;işkence&#8221; modunda test ettim. Herhangi bir sorun olmadı. Harddisk sıcaklığı da atıl durumda 30&#8242;larda, yük altında 40-42 derece arasında durdu hep. Bigboy&#8217;un ramı da beni epey şaşırttı. Beklediğimden iyi çıktı açıkcası.</p>
<p>Ozaki&#8217;nin hoparlörleri elime geçmediği için onlar hakkında yorum yapamayacağım.</p>
<p>Özetle (sonradan aldığım iki fana toplam 30 YTL verdiğim için) yaklaşık 450 dolar + KDV harcayarak (monitör, klavye ve fare hariç)  gayet iyi bir bilgisayar topladım çok sevdiğim bir akrabama. Bir de güzel <a href="http://www.pardus.org.tr/" target="_blank">Pardus</a> kurdum üzerine&#8230;</p>
<p><!--adsense--></p>
<p>Gelelim bu denemeden çıkardığım derslere:</p>
<p>Benzer bir bilgisayarı tekrar toplamam gerekse şu üç şeyi farklı yaparım:</p>
<p>1- Foxconn&#8217;u kabul etmem, illa da Biostar&#8217;ın (veya Asus&#8217;un veya MSI&#8217;ın) anakartını alırım.</p>
<p>2- İyi ve sessiz bir güç kaynağı için fazladan bir 50 dolara daha kıyarım.</p>
<p>3- Parçaları tanıdığım bilgisayarcıdan almadan önce iki kere düşünürüm. Muhtemelen Mavi Bilgisayar&#8217;dan kredi kartına 10-12 taksitle alırım.</p>
<p>Eksik kalmasın diye son bir not ekleyeyim: 50 dolar daha harcanıp gayet iyi bir kablosuz klavye seti ve 250-300 dolara da gayet iyi bir 19&#8243; geniş ekran LCD monitör alınabilir. Yani tüm bilgisayar 750-800&#8242;doları aşmadan temin edilebilir. (+KDV elbette!)</p>
<p>Şimdi, bu yazıyı okuyanlardan parası bol olanlar veya olmayıp da varmış gibi hayal kuranlar topladığım bilgisayarın ne kadar da kötü olduğunu söyleyebilirler. Doğrudur, elbette bunun çok daha iyisini toplamak mümkündür. Dört çekirdekli işlemcilerin, çok güçlü ekran kartlarının ve ses kartlarının, overclock için özel yapılmış ramların, su soğutma sistemlerinin bulunduğu bir ortamda benim bu paraya toplayabildiğim en iyi bilgisayar budur. Zaten bilgisayarın sahibinin de aslında bu kadarına bile ihtiyacı yoktur. Nokta.</p>
<p>EK:</p>
<p>1- Buraya aktardığım tüm bilgiler şu son üç günde bilgisayar toplarken edindiğim deneyimin subjektif ifadesinden ibarettir. Benim beğendiğim parçaları siz beğenmeyebilir, beğenmediklerimi çok beğenebilirsiniz. Dolayısıyla kendi araştırmanızı yapın, sözüme güvenmeyin.</p>
<p>2- Overclock işlemi çok tehlikeli bir işlemdir, bilgisayarınızın parçlarının yanmasına, tamir edilemeyecek şekilde bozulmasına sebep olma ihtimali çok yüksektir. Ayrıca overclock yapmakla bilgisayarınızın parçalarını garanti dışı bırakabilirsiniz. Başınıza bir iş gelirse bana hiç hesap sormaya kalkmayın; demedi demeyin.</p>
<p>3- Mavi Bilgisayar ile hiç bir bağım yok; bu yazıyı yazarken sitelerine link vereyim diye bana komisyon, hediye mediye vermiş değiller. (Umarım link verdim diye hesap da sormaya kalkmazlar.) Web sitelerinden memnun kaldım ve bugün ilk kez dükkanlarından iki fan aldım, ben de düzgün bir firma izlenimi bırakdılar, o kadar.</p>
<p><!--adsense--></p>
<p style='text-align:left'>&copy; 2007, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. All rights reserved. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2007/09/02/bir-bilgisayar-toplama-ve-overclock-etme-denemesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kayıt Dışını Ne Yapmalı?</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2007/06/18/kayit-disini-ne-yapmali/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2007/06/18/kayit-disini-ne-yapmali/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Jun 2007 06:49:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Vergi]]></category>
		<category><![CDATA[akcaoglu]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[vergilendirme]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<category></category>
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.akcaoglu.com/2007/06/18/kayit-disini-ne-yapmali/</guid>
		<description><![CDATA[Türk ekonomisinin yarıdan fazlasının kayıt dışı olduğu söyleniyor. Bir yandan bu kayıt dışı yapının ülke ekonomisine büyük zarar verdiği, bir an evvel kayıtlı sistem içine çekilmesi gerektiği söyleniyor; diğer taraftan da kayıt dışı ekonominin aşırı vergi yükü nedeniyle oluştuğu iddia ediliyor. Ben bu yazıda kayıt dışının ülke ekonomisine verdiği zararlar nedir, kayıt dışı gerçekten de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 0pt none; margin: 5px;" title="Kayıt Dışı Ekonomi Canavarı" src="http://www.akcaoglu.com/wp-content/uploads/2007/07/kayit-disi-canavari.gif" border="0" alt="Kayıt Dışı Ekonomi Canavarı" hspace="5" vspace="5" width="83" height="111" align="left" />Türk ekonomisinin yarıdan fazlasının kayıt dışı olduğu söyleniyor. Bir yandan bu kayıt dışı yapının ülke ekonomisine büyük zarar verdiği, bir an evvel kayıtlı sistem içine çekilmesi gerektiği söyleniyor; diğer taraftan da kayıt dışı ekonominin aşırı vergi yükü nedeniyle oluştuğu iddia ediliyor. Ben bu yazıda kayıt dışının ülke ekonomisine verdiği zararlar nedir, kayıt dışı gerçekten de adil olmayan ve yükümlülere aşırı yük getiren bir vergi sisteminin sonucu mudur gibi sorulara girmeden kayıt dışından nasıl kurtulunur sorusuna somut, pratik, uygulanabilir bir çözüm bulmaya çalışacağım. Aşağıdaki satırlarda yazılı önerim kusurlu, eksik ya da işe yaramaz olabilir. Olsun&#8230; Hiç bir şey yapmamaktan daha iyidir sanırım.</p>
<p><span id="more-108"></span>Dilimizde kulağa hoş gelen ama pek de birşey ifade etmeyen içi boş, boşaltılmış, çarpıtılmış o kadar çok terim var ki. Örneğin yıllar önce birileri bir “trafik canavarı” yarattılar. Yollarımızda her yıl ölen, sakat kalan, araçları mahvolan insanlara bu zararları hep trafik canavarı veriyordu. Adı belliydi, hatta eşgali bile belliydi. Öyle değil mi, yolların kenarlarına üzerinde o trafik canavarının resmi olan trafik levhalarını asmadılar mı? Kuralları bilmeyen, bilsek de işimize gelmediği için uymayan, yolların kalitesini düzeltmek, trafik cahillerini eğitmek, trafik ahlaksızlarını adam etmek için gerekenleri yapmayan bizler değildik de o trafik canavarıydı. Siyasiler, bürokratlar ve elbette trafikte yolunu bulmaya çalışan biz vatandaşlar masumduk.</p>
<p>“Kayıt dışı” da aynen “trafik canavarı” gibi bir şey işte. O da bir canavar. Türkiye ekonomisi içinde dolanıp duruyor ama sürekli saklanıyor. Ne çalıştırdığı işçilerin sigorta primleri ödüyor ne de vergileri. Ticari ahlaka sahip değil, gerektiğinde rüşvet veriyor, kaçakçılık yapıyor, çalıyor çırpıyor. Namuslu sermayenin karşısındaki “haksız” rakip, çalışkan emekçinin evlatlarının ekmeğini çalan kötü adam o. Devletin her yerde aradığı ama bir türlü ele geçiremediği suçlu. Bir de fotoğrafını ele geçirebilsek ya da en azından eşgalini belirleyebilsek çok süper olacak. Acaba yüzünden kirli sakallı eksik olmayan, pahallı takımının içine kravat takmak yerine göğüs kıllarını göstermeyi tercih eden, İtalyan pabuçlarının topuklarına basan ve son model “cip”inden hiç inmeyen bir eşgal uyar mı “kayıt dışı” canvara?</p>
<p>Siz kayıt dışının neyin nesi, onu yaratanların nasıl tipler olduğunu hayal ededurun ben kayıt dışından nasıl kurtuluruz sorusuna yanıt bulmaya çalışayım.</p>
<p>Diyorlar ki girişimcinin üzerindeki vergi yükü çok fazla. Bu yükle hiç bir yatırım yapılmaz, işletme kurulmaz, ticaret yürütülemez? İnsan ister istemez soruyor? Sahiden öyle mi? Peki ya aynı koşullarda “kayıt içi” yatırım yapan nasıl yapıyor? Neyse&#8230;</p>
<p>(Çok ilgili değil ama demeden geçemeyeceğim: ABD’deki Ekonomik Politika ve Vergilendirme Enstitüsü’nün bir raporuna göre ABD’nin en büyük ve en karlı 250 çok uluslu şirketinin yarısından çoğu en üst vergi dilimine uygulanan oran olan %35’den daha az oranlara göre vergi ödüyorlarmış. Daha ilginci bu şirketlerin %16’sı vergi öncesi karları ortalama 25.8 milyar dolar olmasına rağmen hiç vergi ödememişler. Hatta bazıları devletten vergi iadeleri almışlar.[1] Buna benzer örnekleri Türkiye’den de vermek mümkündür eminim. Söylemek hiç hoşuma gitmiyor ama demek ki kayıt içinde kalıp da vergi ödememek de mümkünmüş&#8230; Neyse, geçelim.)</p>
<p>Gelelim sadede: Türkiye’de kayıt dışı var mıdır yok mudur diye kimse sormuyor. Hepimiz biliyoruz ki var. Sıkça tartışılan kayıt dışının hacminin ne kadar olduğu. Ekonominin %30’undan tutun da %60-70’lerinin kayıt dışı olduğunu iddia edenler var. Yani yarı gerçek yarı hayali, eşgali belli olmayan bir kayıt dışı ile uğraşıyoruz. Demek ki yapılması gereken ilk şey kayıt dışının hacmini belirlemek. Tam oranının ne olduğu çok da önemli değil aslında önemli olan bir sonraki cümlede değineceğim “havuç”un maliyetini karşılayıp karşılayıp karşılamayacağının tespiti.</p>
<p>Kayıt dışından kurtulabilmek için bir havuç ve bir de sopaya ihtiyacımız olacak. Bunların ikisini de eş zamanlı göstereceğiz ama eş zamanlı kullanmayacağız. Evet, bize bir havuç lazım. Hani diyorlar ya vergiler, sigorta birimleri çok yüksek, o yüzden herkes kayıt dışına kaçıyor diye; biz de diğeceğiz ki (tabi eğer araştırma inceleme neticesinde değeceğine kannat getirdiysek) biz öncelikle kurumlar vergisini sonra gelir vergisini ve sonra katma değer vergisini aşağıya çekeceğiz. (Zaten bomboş olan hazinemizi hepten boşaltma riskini göze alacağız yani.) Ama bugün değil, ne bileyim, beş yıl sonra bu dediğimizi yapacağız diyeceğiz. Bunun kanunu bugünden çıkaracağız ve fakat kanunun yürürlüğünü beş sene sonrasına bırakacağız yani.</p>
<p>Diğer taraftan sopayı da göstereceğiz. Diğeceğiz ki ben kayıt dışı olarak faaliyet gösteren sermayeyi yakalayacağım ve fena yapacağım. Elinde ne var ne yoksa alacağım; makinalarına el koyacağım, stoklarına el koyacağım, banka hesaplarına el koyacağım, kendi ve yakınları üzerine olan menkul ve gayrimenkullerine de el koyacağım ve bununla da yetineyeceğim kendisini de iki üç sene içeri tıkacağım; bu cezayı da paraya çevirmeyeceğim, ertelemeyeceğim ve saire. Sopayı göstereceğiz dedim ya göstereceğiz ama onu da hemen kullanmayacağız. Ne bileyim, ona ait yasayı da bugünden çıkarıp yürürlüğe girmesini üç-dört sene sonraya bırakacağız.</p>
<p>Ve oturacağız, alacağız elimize bir çuvaldızı, kendimize batıracağız. Sopayı kullanabilmek için güçlü kuvvetli adamlar, havuçu verebilmek için güçlü kuvvetli bir hazine lazım. Üç sene sonrası için güçlü bir mali denetçi kadro ve hızlı işleyen bir adli sistem için hazırlıklar yapacağız. Beş sene sonrası için de vergi oranları düştüğünde kayıt dışı hala dizginlenememişse piyasaların doğal dengesi oluşuncaya kadar hazinede açılacak ek delikleri yamayacak kadar kenara para koymanın yolunu bulacağız. İşte tüm bunları yaptıktan sonra başlayacağız eğitmeğe. Bir yandan mali denetçileri bulup yetiştireceğiz, bir yandan halka üç sene sonra birilerinin sopa yemeye başlayacağını, sopa yemek istemiyenlerin bugünden hazırlıklarını yapıp kayıtlı sisteme girmeleri gerektiğini, girenlerin sopadan kurtulmak bir yana düşecek olan vergilerden yararlanabileceklerini anlatacağız. Ve gerçekten de zamanı geldiğinde bu dediklerimizi yapacağız. Üçüncü sene geldiğinde kayda geçmemiş işletmleri birer birer bulup canına okuyacağız ve beşinci seneden itibaren vergi oranlarını aşama aşama aşağı çekeceğiz.</p>
<p>Böyle bir yöntem işe yarar mı? Bilemem. Sizin daha iyi bir öneriniz var mı?</p>
<p>18 Haziran 07<br />
 Milas</p>
<p>&#8212;&#8212;-<br />
 [1] R McIntyre and TDC Nyuyen. 2000. Corporate Income Taxes in the 19902. Institute of Taxation and Economic Policy: Washington, DC. October. Also available at http://www.ctj.org/itep/corpOOpr.htm.</p>
<p style='text-align:left'>&copy; 2007 &#8211; 2009, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. All rights reserved. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2007/06/18/kayit-disini-ne-yapmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
