Yeni yıl yaklaşırken…

Berna'nın Yılbaşı İçin Yaptığı Kurabiyeler

Berna'nın Yılbaşı İçin Yaptığı Kurabiyeler

Tanıyanlar Berna’nın pasta süsleme konusunda çok iyi olduğunu bilirler. Bu sefer de kurabiye süslemeye el attı. Kurabiyeden yapdığı evin üstünü marşmelovdan kar ile kapladı. Şekerlemeler duvarların tuğlası, çatının kiremitleri oldu. Kar taneleri, çam ağaçları, geyikler derken dayanamadım fotoğrafını çekiverdim. Berna süsledi, ben fotoğrafladım; ortaya üsteki tablo çıktı.

Fotoğraftaki kurabiyeden yapılmamış tek şey Petek’in oyuncak treni…

Berna’nın yılbaşı için hazırladığı diğer pasta, kek ve kurabiyelerin fotoğraflarını burada bulabilirsiniz.


Bilişim 09′da İnternet Bankacılığında Hukuki Sorumluluk Hakkında Konuşuyorum

Türkiye Bilişim Derneği’nin her yıl düzenlediği bilişim kongresi bu yıl Bilişim 09 adı altında 18-20 Kasım 2009 tarihleri arasında Ankara Grand Rixos otelinde gerçekleşiyor. Kongrenin 3. günündeki etkinliklerden biri olan İnternet Bankacılığında Sorumluluk konulu panele davet edildim. Panelde konunun “hukuki sorumluluk” ve “bilirkişilik” yönleri üzerinde konuşmak niyetindeyim.

Konuya ilgi duyanlar için panel 20 Kasım 2009 günü saat saat 13:30′da başlayacak.

screenshot_002

3. gün programı: http://www.bilisim.org.tr/p3.HTM

Bilişim 09 web sitesi: http://www.bilisim.org.tr

* * *

Sonradan not: Bilişim 09′da konuştuklarımızın özetini meslektaşlarımla birlikte “Vadesiz Mevduatların İnternet Bankacılığı Yoluyla Boşaltılmasında Banka ve Mevduat Sahiplerinin Hukuki Durumlarına Kısa Bir Bakış: Çok Yapılan Bazı Yanlışların Doğruları” adı ile kısa bir yazı olarak kaleme aldık.

Ubuntu 8.10/8.04 – GPG key hatası

Ubuntunuzu güncellerken şöyle bir hata ile mi karşılaşıyorsunuz:

sudo apt-get update
Hit http://ubuntu.gnu.gen.tr intrepid Release.gpg

Fetched 4292B in 3s (1081B/s)
Reading package lists… Done
W: GPG error: http://ppa.launchpad.net intrepid Release: The following signatures couldn’t be verified because the public key is not available: NO_PUBKEY 978228591BD3A65C
W: You may want to run apt-get update to correct these problems

Sorun, Ubuntu Launchpad PPA depo bilgilerini güncellemeye çalışmanız, ancak bu depoların GPG anahtarlarının sisteminizde bulunmamasından kaynaklanıyor.

Bu sorunu çözmek için yapmanız gereken şu:

gpg – -keyserver keyserver.ubuntu.com – -recv 978228591BD3A65C (Elbette “978228591BD3A65C” yerine “apt-get update” komutunu yazdığınızda karşınıza çıkan hatalı (sistemde bulunmayan) anahtar numarasını yazmalısınız. )

gpg – -export – -armor 978228591BD3A65C | sudo apt-key add -

Alternatif olarak http://ubuntuforums.org/showthread.php?t=1056099 adresinde yer alan “script”i kullanabilrsiniz.

Kadının kalbi

Kadın, pek sert, pek acımasız imiş. İş yerindeki herkes ondan korkar, kaçarmış.

Ne olduysa bir kaç gün işe gelmemiş. Herkes merak etmiş, nerede diye.

Adam, “Duydunuz mu, o intihar etmiş” demiş. Sonra da başlamış anlatmaya:

Doktora gitmiş, “Ölmek istiyorum doktor” demiş. “Bunun en kolay, en kesin yolu nedir?”
Doktor düşünmüş, “En kolayını bilmem ama en kesini kalbinize bir bıçak saplamaktır.”
“Kalp mi? Kalbim nerede doktor?”
“Kalbiniz göğsünüzün sol yanında, hemen meme ucunuzun altındadır.”
Kadın doktorun dediğini yapmış! Ölmemiş, hastanede yatıyormuş.

Adam, kadına olanları anlattıktan sonra hafifçe gülümsemiş.

Bir kaç gün geçmiş, kadın işe dönmüş.

Sol dizi sargılıymış…

[Ben anlatanın yalancısıyım. E.A.]

Güç Üzerine

Howard Brody, Healer’s Power (Şifanın Gücü) adlı kitabında tıbbın üç güç kaynağından bahsetmiş. Onun hekimin gücü bakımından yaptığı tahlili sanırım her meslek grubu için genelleştirmek mümkün:

Mesleki güç, bir meslek mensubunun, ait olduğu disiplinde, o mesleğin sanatı ya da ustalığına ilişin eğitiminden gelen güçtür.
Karizmatik güç, mesleki gücün artmasını sağlayan, disiplinden gelen bilgi ve beceriden bağımsız şekilde, meslek mensubunun kişisel özelliklerine dayanan güçtür.
Sosyal güç, meslek mensubunun sosyal konumundan kaynaklanan güçtür.

Şimdi, bir an için düşünün; iş veya sosyal çevrenizde güçlü olarak tanımlanığınız kişilerin gücü bu üçlü ayrıma göre nasıl nitelendirilebilir? Mesleğini çok iyi yaptığını bildiğiniz bir kişiyi “güçlü” addeder misiniz? Yoksa kişisel nitelikleri (karizma) ön plana çıkan bir kişi sizin gözünüzde güçlü müdür? Peki ya sosyal statü (burnu havada gezenler)???

Bu niteliklerin hepsini bir arada bulunduran kaç kişi tanıyorsunuz? Eğer varsa, o kişi(ler) diğerlerine göre daha mı güçlü sizce?

Ne dersiniz?

AÜHF Kütüphanesi Müzesi İnternet’te

Fakülte kütüphanesinin müze kısmında yer alan 150 kadar eserden 135′ini dijitalleştirerek İnternet’ten erişime açtık. Böylelikle sadece kazara kütüphanenin bir müzesi olduğunu öğrenip de camekanların içindeki kitapların kapaklarını veya bir iki sayfasını görebilen ufak bir azınlık yerine İnternet’e girebilen herkesin müzedeki eserleri sayfa sayfa okyabilmesini mümkün kıldık.

135 kitabın dijitalleştirilmesi ikibuçuk ay sürdü. Bu kez tarayıcı yerine dijital fotoğraflama yöntemini kullandık. Bu amaçla Atiz firmasından temin ettiğimiz BookDrive DIY cihazından yararlandık. Bu cihazın üzerinde iki adet Canon EOS 400D dijital fotoğraf makinası yeralıyor. Çekimleri fakültemizin idari personel kadrosuna yeni katılan Mualla hanım arkadaşımız ile öğrencilerimiz İlknur ve Gökhan yaptılar. Çekimlerin yapılmasını Roma Hukuku kürsüsünden değerli arkadaşım Eşref özenle denetledi. Resim işleme, karakter tanıma, PDF’ye dönüştürme ve siteye yerleştirme gibi işleri öğrencilerimiz Durmuş, Caner, Enver ve Burak yürüttüler.

Bu süreçte bana “genel koordinatör” sıfatı uygun görüldü. Projenin genel koordinatörü olarak ben – her mühim sıfat sahibi kişi gibi – pek bir şey yapmadım; ortalıkta dolandım; bol bol havanda su dövdüm; arada sırada ortaya çıkan küçük problemlerin çözümü hakkında ahkam kestim.   :o)

Müze sitesi dün “http://auhf.ankara.edu.tr/muze” adresinden hizmet vermeye başladı. Şu anki hali ile bazı eksikleri, epeyce de kusurları var. Önümüzdeki bir kaç hafta boyunca bildiğimiz eksikleri ve kusurları yavaş yavaş gidereceğiz. (Ancak hem öğrenci arkadaşlarımın sınavları yaklaşıyor hem de benim biraz tez – makale vs. yazmam lazım gene. Bu sebeple müzedeki düzeltmelerin yapılması gerçekten de “yavaş” olabilir.) 

Müzede bolca Latince, İtalyanca, Fransızca eser var. Bir miktar da İngilizce ve Almanca… Üç-dört tane de el yazması Osmanlıca/Arapça eser mevcut. Yabancı dil bilmeyenlerin pek bir işine yaramayacak bu site ama özellikle hukuk tarihi ve sosyolojisi çalışanlar için paha biçilmez bir kaynak olacak sanırım.

Küçücük bir teknik not: Tarayıcı ile kitap tarandığında dijital fotoğraf çekme yöntemi ile kitap taranmasına(?) göre çok daha kaliteli ve verimli(!) sonuç alınabiliyor. Eğer bir kitabı kesmek ve sayfaları üsten beslemesi olan ve çift yüzlü tarama yapabilen bir tarayıcı ile tarama imkanınız var ise dijital fotoğraf makinası kullanan cihazları tercih etmeyin derim. Bizim müze projesinde kullandığımız cihaz ve yöntem, kesilmesi mümkün olmayan kitaplar bakımından zorunlu bir tercih olsa da tarayıcılar kadar iyi sonuç vermiyor.

Kendime Öğüt

Bugün:

Kızma,

Endişelenme,

Şükret,

Çok çalış (kendini geliştirmek için),

Nazik ol.

Yazının devamı >>

Türkiye’ye Armağan Projesi – Rapor

Önceki yazılarımı okuyanlarınız Mart 2007′den beri Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde bir dijital belge üretme projesi yürüttüğümüzü bilirler. Hukuk fakültesi dergilerini dijital ortama aktarıp İnternet’ten araştırmacıların erişimine sunma amacıyla başlayan bu proje, büyüyüp olgunlaşmaya başladı. Adı dergi projesinden “Türkiye’ye Armağan Projesi”ne dönüştü. Çok güzel tepkiler almaya başladı.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi’nin ve Ankara Law Review’un bütün sayılarını (yaklaşık 240 cilt dolusu makale) İnternet’e aktarmak bize yetmedi. Hocalarımızın yazdığı 80 kadar monografiyi de İnternet’ten hukuk öğrencileri ve araştırmacılarla paylaştık. Bu kolleksiyona her gün yeni eserler eklemeye devam ediyoruz. (Bkz: http://auhf.ankara.edu.tr)

Gelelim büyük habere:

Siz bu satırları okurken öğrencilerimiz ile idari ve akademik personelimizden oluşan küçük bir ekip fakültemiz kütüphanesinin müzesinnde yer alan nadide eserleri dijital ortama aktarmaktalar. Hedefimiz, Nisan ayı başında değerine paha biçilemez ve hiç bir yerde (kolay kolay) bulunamaz eserleri (ki 200 kadar eserden bahsediyorum) kilitli camekanların içinden çıkarıp sizlerin masalarının üstüne koyabilmek.

Projenin bu aşamasının teknik detaylarını daha sonra paylaşacağım sizlerle. Tahmin edeceğiniz üzere bu kez bir tarayıcı (scanner) kullanmıyoruz. Kitaplara hiç zarar vermeden taramanın yollarını bulduk!

Sevinçliyim. Ufak adımlarla da olsa hukukumuza, kütüphaneciliğimize ve araştırmacılarımıza büyük katkı sağlayacağına inandığım bir işle uğraşıyoruz. Ve sevinçliyim, çünkü öğrencilerimiz, fakülte yönetimi, asistan arkadaşlarım hep birlikte çalışıyoruz.

Bir Bilgisayar Toplama ve Overclock Etme Denemesi

Bir kaç gün önce bir yakın akrabam için bir bilgisayar toplamam gündeme geldi. Elimizde monitör, klavye ve fare vardı, bilgisayarın kendisi yoktu. Hem hesaplı hem de iyi denebilecek bir bilgisayar toplamak istedim.

Önce bir yandan Mavi Bilgisayarın web sitesindeki “Sistem Topla” özelliğini ve bir yandan da (epeyce) Google’ı kullanarak bir kaç saat araştırma yaptım. İşlemci, anakart gibi parçaların fiyatları ve fiyatlarına karşılık bana sağlayabilecekleri faydayı inceledim. Neticede şöyle bir konfigürasyon çıkardım:

Yazının devamı >>

Kayıt Dışını Ne Yapmalı?

Kayıt Dışı Ekonomi CanavarıTürk ekonomisinin yarıdan fazlasının kayıt dışı olduğu söyleniyor. Bir yandan bu kayıt dışı yapının ülke ekonomisine büyük zarar verdiği, bir an evvel kayıtlı sistem içine çekilmesi gerektiği söyleniyor; diğer taraftan da kayıt dışı ekonominin aşırı vergi yükü nedeniyle oluştuğu iddia ediliyor. Ben bu yazıda kayıt dışının ülke ekonomisine verdiği zararlar nedir, kayıt dışı gerçekten de adil olmayan ve yükümlülere aşırı yük getiren bir vergi sisteminin sonucu mudur gibi sorulara girmeden kayıt dışından nasıl kurtulunur sorusuna somut, pratik, uygulanabilir bir çözüm bulmaya çalışacağım. Aşağıdaki satırlarda yazılı önerim kusurlu, eksik ya da işe yaramaz olabilir. Olsun… Hiç bir şey yapmamaktan daha iyidir sanırım.

Yazının devamı >>