Posts Tagged ‘bilgisayar’

Pardus İzlenimleri (1)

Pazar, Nisan 8th, 2007

Pardus Linux Konu Linux olunca bilgisayar bilgimi olsa olsa “başlangıç düzeyi” olarak niteleyebilirim. Son üç-dört yıldır değişik linux dağıtımlarını* deniyor ve Windows’tan Linux’a geçiş yapmak için çabalıyorum. Şu ana kadar pek çok dağıtım denedim. Aralarında en beğendiklerim (aşağı yukarı sırasıyla) OpenSuse, Mepis, Ubuntu ve CentOS (Redhat). Pardus’un ilk sürümünü denemiş, beğenmiş ama kısa bir süre kullandıktan sonrakaldırıp OpenSuse’ye geçmiştim. Bir süre önce Pardus’un iknci sürümü Pardus 2007 yayınlanınca Pardus’u tekrar denemek istedim. Bu biraz da “Türk malı” linuxu desteklemek arzumdan kaynaklanıyordu.

Sözü uzatmayayım: Dizüstü bilgisayarımdan** OpenSuse 10.2′yi kaldırıp yerine Pardus 2007′yi kurdum. Bilgisayarımın donanımını neredeyse tümüyle otomatik olarak tanıdı Pardus. Basit ve temiz masaüstünü, temel ayarlarının kolayca yapılabilmesini çok beğendim. Hepsinden önemlisi adam akıllı Türkçe herşey. Yüzde yüz değil belki ama denediğim diğer hiç bir Linux dağıtımında göremediğim kadar Türkçe.

Pardus’u hazırlayanların ellerine sağlık. Çıktığı günden beri dizüstü bilgisayarımda Windows’la birlikte Pardus 2007 kullanıyorum. Sadece ben değil eşim ve 4 yaşındaki çocuğumuz da kullanıyolar. (İşte bu bir ilk. Eşime daha önce Linux’u hiç kullandırtamamıştım.)

Pardus’un beni mutlu eden yönlerini sıralamayı bırakıp asıl Pardus’u kullanırken karşılaştığım sıkıntıları (ve bulabildiğim çözümleri) yazmak istiyorum buraya.

(daha fazla…)

Hukuk Fakültesinin Yeni Sunucusu

Salı, Mart 13th, 2007

Geçen sene güz dönemi başlamadan önce fakültedeki dersleri İnternet’e taşıyabilir miyiz diye düşünmüş, hocalarımın da desteğiyle – bir pilot proje olarak – vergi ve maliye dersleri için bir site hazırlamaya karar vermiştik. Kullanmak istediğimiz kaynak kodu açık yazılımı (Atutor) fakültenin vebsitesini ağırlayan sunucuya yerleştirmek uygun görülmediği için fakültenin depolarındaki eski bilgisayarlardan birini sunucu haline getirmiş ve hazırladığımız siteyi o sunucuya yüklemiştim. Ne yazık ki o sunucuyu üniversitenin ağı üzerinden erişime açamadık. Bunun üzerine ben de siteyi kendi servis sağlayıcıma taşıdım. Kasım ayından beri AÜHF’nin lisans düzeyindeki vergi hukuku ve maliye dersleri www.ekonomivehukuk.com sitesi üzerinden dersin öğrencilerine hizmet veriyor. Benim bu dersler için hazırladığım sunucu ise uzunca bir süre odamda bir köşede bekledikten sonra sonunda formatlandı ve fakültenin bilgisayar salonunda öğrencilerin kullandığı bir terminal olarak işgörmeye başladı.

Bu ay içinde yeni bir gelişme oldu. Fakültenin yeni dekanı beni çağırıp fakültenin yayınladığı dergileri bundan sonra İnternet üzerinden de yayınlamak istediğini bunu yapıp yapamayacağımızı sordu. Yaparız, dedim. Zaten daha önceden de yapmıştık. 1999 yılında fakülte dergisinin bir sayısını İnternet üzerinden yayınlamıştık. Sonra ben yurtdışına gidince o proje yarım kalmış, sonradan da birileri siteyi yenilerken eskileri arşivlemediği için yayınlanan dergi de kaybolup gitmişti. Fakülte dergisinin İnternet’te yayınlanması yıllardır değişik ortamlarda konuşulurdu ama bugüne kadar herhangi bir başlangıç yapılmamıştı. Bunda biraz benim de kusurum var sanırım. İdare hukukçusu bir ağabeyim bundan bir kaç ay önce aynı konuyu bana açmıştı aslında. Destek sözü vermiştim ama kendi hayatımdaki sıkıntıları hâlâ aşamadığım için bir türlü bu işe girişememiştik. Yeni dekanımız belli ki ilk icraatlarından biri olarak önem veriyordu derginin İnternet’ten yayınlanması işine.

(daha fazla…)

İki küçük sorun

Pazartesi, Şubat 26th, 2007

Bilgisayarımda bir süredir iki sorunla uğraşıyorum. İlki çok önemli değil, iknicisi ise epey canımı sıkıyor, bilgisayarın çalışmasını zorlaştırıyor. Sorunlar şunlar:

Saatin yanından kaybolan simgeler (“icon”lar)

Bilgisayar açıldığında sağ alt köşede (“tasktray”de) saatin yanında görünmesi gereken muhtelif simgelerin bir kısmı görünmüyor. Bilgisayarı her açıp kapatışımda daha evvel görünen bazı simgeler kaybolmuş hale gelirken bazıları ortaya çıkabiliyor.

Şimdi bir akıllı çıkıp da “sık kullanılmayan simgeler otomatik olarak gizlenmeye ayarlıdır da ondan” der diye hemen ekleyeyim: tüm simgeler her zaman görünmeye ayarlı.

Bu soruna karşı bulduğum geçici çözüm şu: Bilgisayar açıldıktan sonra “görev yöneticisi”ni (“task manager”ı) açıyorum ve “explorer.exe”yi (“Internet Explorer” yani “iexplore.exe” ile karıştırmayın bunu) kapatıyorum. Daha sonra, “görev yöneticisi”nin “dosya” menüsünden “yeni görev çalıştır” komutunu seçip gelen kutucuğa “explorer.exe” yazıyor ve böylelikle “explorer”ı tekrar çalıştırıyorum. Böylece daha evvel kayıp olan tüm simgeler doğru şekilde görünür oluyor.

Bu sorunun sebebi nedir bilmiyorum. Belli ki Windows’un açılışı esnasında birşeyler “explorer”ın doğru şekilde yüklenmesine mani oluyor.

“Svchost.exe”nin işlemciyi %100 kapasite ile çalıştırması

İşte yaşadığım ikinci ve çok daha can sıkıcı olan sorun da bu. “Svchost.exe”nin işlemciyi %100 kapasite ile çalıştırması neticesinde bilgisayar kumanda edilemez hale geliyor. “Svchost.exe”nin neyin nesi olduğu, virüs olup olmadığı gibi konuları Google aracılığıyla İnternet’te bolca araştırdım. Belli ki benimle aynı sorunu yaşayan daha pek çok kişi var. (Bir de adı “scvhost.exe” olan bir virüs var ki, benim derdimin onula hiç bir ilgisi yok.) Sorun anladığım kadarıyla Windows’un muhtelif servislerini çalıştıran bu programcığın otomatik güncelleşirmeler olup olmadığını kontrol etmek üzere devreye girdiğinde (özellikle de “windows update” yerine “microsoft update” kullanıyorsanız) doğru çalışmamaya başlaması, hem işlemciyi tam kapasite çaılştırması hem de hafızayı sürekli olarak şişirmesi.

İlk sorunda olduğu gibi bu sorunun da gerçek çözümünü bulabilmiş değilim. Gerek Microsoft’un sitesinde ve gerekse diğer sitelerde okuduklarımı harfiyen uygulamama rağmen sorunu gideremedim. Şimdilik takıldığı zamanlarda “svchost.exe”yi “görev yöneticisi” aracılığıyla kapatmakla yetiniyorum. Bunu yaptığımda genelde ses kartım da çalışmaz hale geliyor ama bilgisayarın diğer fonksiyonları normale dönüyor.

Nazar değmesin diyerek son bir kaç gündür “svchost.exe”nin bana pek sorun çıkartmadığını ekleyeyim sözlerime. Acaba Microsoft’un bu hafta başında (Şubat sonuna doğru) yayınladığı yamalar içinde bu derdimin devası da gelmiş olabilir mi dersiniz? Kim bilir…

Windows Live Writer

Perşembe, Ocak 25th, 2007

Az önce, tesadüfen, adlı bir yazılımı keşfettim. Bilgisayarınıza kuruyor, veb günlüğünüze (blog’unuza) eklemek istediğiniz yazıları bu program aracılığıyla rahatlıkla yazıyor ve bir tuş tıklayarak yazdıklarınızı sitenize ekliyormuşsunuz.

İşte ben, şimdi, şu anda, bu yazılımı deniyorum.

Gördüğüm kadarıyla da gayet güzel çalışıyor… Birden fazla blog destekliyor, yazım denetimi yapıyor, vs. vs.

Bir eksiği ‘kategori’ desteği olmaması. Varsa da ben bulamadım henüz.

Neyse, şimdilik bu kadar deneme yeter.

Ek:

Kategori desteği varmış, buldum.

Ancak Türkçe yazım denetimi yapmıyor kereta…

Technorati tags: , ,

İnternet Etiği

Perşembe, Ocak 4th, 2007

Her ikisi de Türkçe olmayan “İnternet” ve “etik” sözcüklerinden oluşan “İnternet etiği” bileşik sözü İnternet kullanıcılarının dağarcığında yerini bulmaya başladı bu aralar. Haber grupları, web forumları gibi sanal ortamlarda İnternet kullanıcıları birbirlerini İnternet etiğine uymaya davet etmeye başladılar.

Peki nedir bu “İnternet etiği”?[1] Doğrusu, “İnternet etiği” veya – telaffuzu zor olduğu için olsa gerek – Türkçede pek az kullanılan “netiket” (netiquette) gibi terimlerle ifade edilen kavramının içinin tam olarak ne ile dolu olduğunu izah etmek hiç de kolay değil.

Kavramdan önce terimden başlayalım: Bu bileşik söz – esasen kendini oluşturan parçaları gibi – bizim ürettiğimiz ya da türettiğimiz bir söz değil. İngilizcedeki “Internet ethics” ifadesinin kelime kelime çevirisinden ibaret. “İnternet”in neyin nesi olduğunu hepimiz biliyoruz. (Acaba gerçekten de biliyor muyuz?)[2] “Etik” sözcüğü ise Türk Dil Kurumu sözlüğünde şöyle tanımlanıyor:

(daha fazla…)

Pardus 2007

Salı, Aralık 19th, 2006

Pardus Linux2007′ye girmemize on beş günden az kala Tübitak Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü tarafından hazırlanan Pardus Linux’un Pardus 2007 adlı ikinci sürümünün tutarlı (çoğu kişi buna “kararlı” diyor – İngilizcesi “stable”) dağıtımı Linuxseverlerin beğenisine sunuldu.

Distrowacth‘da 2006′nın en etkileyici Linux dağıtımları arasında adı geçen Pardus 2007′ye şu adreslerden erişebilirsiniz.

(daha fazla…)

Demokrasi TV

Cuma, Kasım 17th, 2006

Democracy: Internet TV Şu anda bir yandan bu yazıyı yazıyor, diğer yandan da bilgisayarıma Demokrasi TV (Democracy TV) adında bir yazılım kuruyorum. Demokrasi TV hemen her türlü vidyo formatını (Quicktime, WMV, MPEG, AVI, XVID vs.) algılayıp gösterebilen bir programmış. You Tube, Google Video, Yahoo Video gibi İnternet üzerinden video hizmeti sunan sitelere bağlanıp oralardaki vidyoları kaydedebiliyormuş. Yüksek Kaliteli (HD) vidyoları gösterebilyormuş. Merak ettim doğrusu. Özellikle kaynak kodu açık ve bedava bir yazılım olması beni cezbetti. Benzer özellikleri sebebiyle daha önce Tvedia diye bir ürün denemiştim. Beğenmiştim de Tvedia’yı ama satın alacak kadar değil.Bir süre deneme sürümünü kullanmakla yetinmiştim.

Bakalım Demokrasi TV nasıl çıkacak. Bir süre kullanayım, sonra yazarım kanaatimi.

Google için yazılmış bir yazı!

Çarşamba, Kasım 1st, 2006

Uzatmayayım, aşağıdaki yazı esasen pek de anlamlıbir yazı değil. Tek bir amacı var ve bu amacı yazının en sonunda açıklıyorum. Lütfen hemen sona atlamayın ve önce yazıyı okuyun olur mu?

Geçenlerde kraloyun diye bir sözcük gördüm. Önce kral ve oyun diye iki sözcüğün kazara bitişik yazıldığını sandım. Meğer yanılmışım. Kraloyun bir oyun sitesinin adıymış.Sonra bir de oyunstar varmış. Ne oyunudur bunlar bilmiyorum zira o siteleri henüz ziyaret etmedim. Tam kraloyun ve oyunstar nedir öğrenmişken bu kez gazeteler gündemime girdi. Hürriyet, Milliyet, Sabah, Fanatik ve Fotomaç gibi gazeteler. Bu gazetelerde SSK ile ilgili haberleri, ÖSYM ve MEB ile ilgili haberleri okudum. Tabi Fotomaç ve Fanatik’ten okudukları farklıydı. Onlarda Galatasaray ve Fenerbahçe hakkındaki yazıları okudum hep. Sonra yoruldum, sıkıldım. Televizyonu açtım. Ali Kırca tarafından sunulan ATV’deki haberleri seyrettim.Ali Kırca’yı seyrederken dalmışım. Ardından bilgisayarın başına oturup yonja denen siteyi ziyaret ettim. Yonja bir arkadaşlık sitesiymiş, pek bana göre olmadığına karar verdim. Ana sayfasından öteye geçmedim.

Bu üsteki zırvalığı niye mi yazdım. Google’a göre bu ay ülkemizde en çok aranan sözcükler o yukarıdaki yazının içinde geçen sözcüklermiş de ondan. Açıkcası merak ediyorum. O sözcükleri içeren bir yazı siteme ne kadar trafik çekecek. Onu denemek istedim.

Neticeyi bir iki haftaya buraya yazarım.

Kimim?*

Çarşamba, Ocak 25th, 2006

Cevabı çok zor bir soru bu. Hatta sorunun ne olduğu bile net değil. Kimim, geçmişim nedir mi demek? Yoksa nasıl bir kişiyim mi? İkinci soruyu ben yanıtlayamam. İlkine ise zaman yetmez ya, hadi bir kaç mekan ve an yazayım buraya:

75
Doğum yılım ve yerim: Ereğli. Konya değil Karadeniz.
Pazarın ilerisi. Camdan aşağı attığım sabunlar.
Murtaza mahallesi. Toprağı kazarken bulduğum Bizans sikkesi.
Komşunun kızları ile evcilik oynayışım. Evlendirmişlerdi(!) beni de ne korkmuş ne ağlamıştım artık onların evinde kalmam lazım diye.
Ortacami. Yufkacının üst katı. Manolya bahçesinde yaptığımız çete kulubesi. Akreplerden korkup kaçışımız oradan.
Liman. ‘Anayasacı’ oluşum.

81
Nimet İlkokulu. Semiha Bana, ilk öğretmenim.
Erdemir Sineması. İlk sunuculuğum, ilk oyunculuğum.
Liman. Kiraladığım kayık. Küreğin avuçiçimi acıtması.
Anadolu Dersanesi. Babam müdür. Çıtır simit ve çay. Ne çok sevmiştim kantinini.
Akbank’ın aylık sınava hazırlık dergileri. Bir akşam onları çalışıp girmiştim sınava.

86
Anadolu Lisesi. Hazırlık sınıfları en üst katta. Ne de çok basamak var çıkacak.
Bilgisayar Laboratuarı. MS-Dos 3.30, sonra 4.01.
Okulun yanındaki boş tarla. Bisiklet kiralayan adam.
Kavaklık. Ergenlik. Meslek Liseli arkadaşlarım. Kung-Fu.

91
Berna’m ile tanışmam.

93
Büyük Ereğli Dersanesi’ndeki danışman hoca. Müdür yardımcısı falandı galiba. Kim olduğumu bile bilmeden babama dersaneyi ektiğimi söyleyebilen, benim AÜHF’de okuyacağıma inanmayan adam. Adı neydi acep?
Endüstri ve Meslek Lisesi. Üniversite sınavının ilk ayağı. Bir saat camdan limanı seyredişim.
Fener Lisesi, Zonguldak. Sınavın ikinci ayağı. Anam babam haber beklerken sinemada Hülya Avşar’ın Berlin in Berlin’ini izleyişim.

İstanbul.
Marmara Hukuk’ta geçen iki güzel yıl.
Atatürk Erkek Öğrenci Yurdu, Cevizlibağ İstanbul. Hamam usulü banyoları.
Topkapı-Kadiköy otobüs hattı. Boğaz köprüsü. Yollar.
Vapurla yurda dönülen geceler. Camdan dışarı bakıyormuş gibi yapıp aslında bana bakan kız. Sonradan en yakın arkadaşım oluşu. Yemeği kaçırdığım akşamlar.
Ve amcamın okulun burnun dibindeki evi!

Okul günleri. Dersler.
Süheyl Batum’un Anayasa dersini anlatışı. O derste benim ders anlatışım. Arkadaşlarım bana ‘sen hoca olursun’ dediklerinde ‘hadi oradan len…’ deyişim.
Cimbom’un Manchester’la oynadığı maç.

94
Altunuzade Erkek Öğrenci Yurdu, Altunuzade İstanbul. 80 numaralı oda. Beni polis zanneden oda arkadaşlarım. Kantinde çeyrek ekmek arası bayat yumurta ve bayat çay. Ne de güzeldi tadı.
Tansu Çiller’in yaptığı devalüasyon. Tamek meyva suyunun fiyatının bir günde beş kat artması.

Üsküdar’daki bir evin saraya bakan balkonunda oturup iki dostla çay içişimiz. Geçen yatlara laf edişimiz. Kocamustafapaşa’daki bir evde geçen haftasonları. Dostlar. İzden’in serçe arabası. Buğra’nın Ortaköy’deki evi. Taksim’in barları. Taksim Parkı’nın tinercileri.

Gezme, tozma. Dönmezer’in dört ciltini hatmedip dersi finalde geçen dört kişiden biri olma.

95
Ankara Hukuk’a yatay geçiş başvurusu. Başvurumun kabul edildiğinden habersiz Marmara’ya devam edişim. Kabul edildiğimi ziyadesiyle geç öğrenişim. Mermer salonda yazı tura atıp Ankara’ya geçişim.

Ankara’da Ertan abi. Ertan abinin evi. Ertan abinin serçe arabası. Eryaman sokakları.
Ankara Hukuk, arka bina, 3-A sınıfı. Sınıfın en arka sırası. En ön sıradaki öğrenciler. Tanışmamız, arkadaş oluşumuz. Vergi hukuku dersi. Ahmet hocam. Berna’m, bir tanem.

Evlenme teklifi(!) alışım. Abim ile geçen günlerimiz. Eryaman-Bahçeli yolları.

97
Mezuniyet. Parasız geçen günler. Ankara Adliyesi’nde staj. Yüksel Hoca’nın bürosu. Paralı geçen günler.

Yüksek Lisans. Nurkut hocanın rekabet hukuku dersi. Arka binadaki çatışmanın olduğu gün bir öğrencinin beni polis sanışı. Mustafa beyin ve Hakan beyin odaları. Çay işkenceleri.

98
Asistanlık günleri. Sınav nöbetleri. Teze başlamam.

2000
Tezi bitirmem. Burs almam. Evlenmem. Amerika’ya yollanmam. Ahmet hocamın muhalefeti.
Gainesville, Florida. Hilton oteldeki gece. Otel odasına ve kiralık arabaya giden paracıklar.
Küçük ve karanlık ve de ucuz evimiz. Yerde uyuduğumuz gece. Bir plastik masa ve dört sandalyeden oluşan mobilya takımımız. Berna’nın karton kutudan yaptığı kitaplığım.
Bisikletimiz. Publix marketin poşetleri. Küçük televizyon alışımız.

Okul, okul, okul. 70 kişilik sınıftaki üç yabancıdan biri olmanın verdiği o garip his. Bambaşka bir millet, bambaşka bir eğitim tarzı. Amerikan federal vergi kanunları (iki cilt) ve tüzükleri (beş cilt).

Friel. Lokken. Doktora. Tez. Tez. Tez.

* 17 Nisan 2005′de yazdığım bir yazıdır.

Pardus Linux

Pazartesi, Aralık 19th, 2005

Pardus Linux Radikal Gazetesi’nin Sanal Alem köşesini ilgiyle okurum hep. Serdar Kuzuloğlu’nun tam da benim ilgimi çeken konulardaki kısa yazıları haftada bir toplu halde gazetedeki yerlerini alırlar. Hoş, ben onun yazdıklarını çoğunlukla önceden yabancı kaynaklarda okumuş olurum ama bir de onun kaleminden okumak hoşuma gider. Arada bir hiç bilmediğim bir konuya değinir, ilgili vebsitelerine bağlantı verir. O bağlantılara heyecanla tıklarım hemen.

Bugün ilk kez yazdığı bir yazı hayal kırıklığına uğrattı beni. Pardus Linux’u haber yapmıştı. Haber yapması harika ama pek bir üstünkörü geçiştirivermişti bu Türkçe linux sürümünü. İşte o yüzden yazıyorum bu satırları şimdi.

Pardus Linux Tübitak‘ın geliştirmekte olduğu bir Türkçe Linux sürümü. Tübitak, Uludağ Projesi adı altında Türkiye’de Linux kullanımını yaygınlaştırmayı amaçlayan bir proje başlatmış. (Onlar tam böyle demiyor ama bence projenin amacı özetle bu.) Bu projenin temel ürünü de Pardus. Pek az Türkçe Linux sürümünün olduğu bir ortamda bence çok önemli bir çalışma Pardus. Adını Andadolu Parsı’ndan (Panthera Pardus Tulliana‘dan) almış. Projenin vebsitesinde Anadolu Parsı hakkında şu bilgi verilmiş:

Anadolu Parsı, Leopar alttüründeki büyük kedilerin Anadolu’daki son temsilcilerindendir. Boyu 200-250 cm, ağırlığı dişilerde 35-50 kg, erkeklerde 45-70 kg civarındadır. Yaklaşık ömrü 20 yıldır. Oldukça çevik olan Anadolu parsı, etoburdur ve geyik, yaban keçisi, yaban domuzu, küçük memeliler ve kuşlar gibi bir çok hayvan avını oluşturur. Anadolu Parsı Ege ve Batı Akdeniz, Doğu Akdeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde, daha çok ormanlık ve dağlık alanlarda yaşamıştır. Doğal yaşam alanları ve av kaynaklarının azalması parsları insanların yaşadığı yerlere yönlendirmiş ve bu da genellikle vurularak ya da zehirlenerek öldürülmelerine yol açmıştır.

Anadolu parsı ile ilgili son resmi kayıt 17 Ocak 1974 tarihinde Beypazarı ilçesinin 5 km batısında bulunan Bağözü köyünden bir kadına saldırması sonrasında vurularak öldürülmesi üzerinedir. Neslinin tükendiği yönünde görüşler bulunmasına karşın, bugün Türkiye’de 10-15 Anadolu Parsı kaldığı da öne sürülmektedir. 2001 yılında Doğu Akdeniz bölgesi Dandi mevkiinde ve Doğu Karadeniz bölgesi Müsikli deresinde, 2004 yılında da Doğu Karadeniz bölgesi Pokut yaylasında görülmüştür. Anadolu parsının varlığını kanıtlamak ve koruma altına almak için doğa gönüllülerinin çabaları aralıksız sürmektedir.

http://www.uludag.org.tr/sss.html#pardus

Pardus’un iki temel özelliği var: İlki Türkçe olması ve ikincisi Linux olması. Bilgisayar işletim sistemini Windows’tan ibaret sanan pek çoğumuz için pek hoş bir değişiklik olabilir Pardus. İçinde KDE masaüstü arayüzü ile, Open Office ofis yazılımı ile, Firefox tarayıcı ile geliyor. Bunlar neyin nesi bilmiyor musunuz? O halde bilgisayarlar hakkında daha öğrenmeniz gereken o kadar çok şey var ki…

Eğer Pardus’a bir şans vermek isterseniz bence önce Uludağ Projesi’nin vebsitesindeki sıkça sorulan sorular bölümüne gözatın. Okuduklarınızdan etkilenir ve Pardus’u denemek isterseniz sitenin bu Türkçe Linux işletim sitemini ürünler bölümünden indirebilirsiniz.

Son bir şey: Pardus, diğer pek çok linux sürümü gibi “bedava”. Hem de Pardus’a bedavaya sahip olmak gayet “yasal”! Ne güzel, değil mi?