AÜHF Kütüphanesi Müzesi İnternet’te

Fakülte kütüphanesinin müze kısmında yer alan 150 kadar eserden 135′ini dijitalleştirerek İnternet’ten erişime açtık. Böylelikle sadece kazara kütüphanenin bir müzesi olduğunu öğrenip de camekanların içindeki kitapların kapaklarını veya bir iki sayfasını görebilen ufak bir azınlık yerine İnternet’e girebilen herkesin müzedeki eserleri sayfa sayfa okyabilmesini mümkün kıldık.

135 kitabın dijitalleştirilmesi ikibuçuk ay sürdü. Bu kez tarayıcı yerine dijital fotoğraflama yöntemini kullandık. Bu amaçla Atiz firmasından temin ettiğimiz BookDrive DIY cihazından yararlandık. Bu cihazın üzerinde iki adet Canon EOS 400D dijital fotoğraf makinası yeralıyor. Çekimleri fakültemizin idari personel kadrosuna yeni katılan Mualla hanım arkadaşımız ile öğrencilerimiz İlknur ve Gökhan yaptılar. Çekimlerin yapılmasını Roma Hukuku kürsüsünden değerli arkadaşım Eşref özenle denetledi. Resim işleme, karakter tanıma, PDF’ye dönüştürme ve siteye yerleştirme gibi işleri öğrencilerimiz Durmuş, Caner, Enver ve Burak yürüttüler.

Bu süreçte bana “genel koordinatör” sıfatı uygun görüldü. Projenin genel koordinatörü olarak ben – her mühim sıfat sahibi kişi gibi – pek bir şey yapmadım; ortalıkta dolandım; bol bol havanda su dövdüm; arada sırada ortaya çıkan küçük problemlerin çözümü hakkında ahkam kestim.   :o)

Müze sitesi dün “http://auhf.ankara.edu.tr/muze” adresinden hizmet vermeye başladı. Şu anki hali ile bazı eksikleri, epeyce de kusurları var. Önümüzdeki bir kaç hafta boyunca bildiğimiz eksikleri ve kusurları yavaş yavaş gidereceğiz. (Ancak hem öğrenci arkadaşlarımın sınavları yaklaşıyor hem de benim biraz tez – makale vs. yazmam lazım gene. Bu sebeple müzedeki düzeltmelerin yapılması gerçekten de “yavaş” olabilir.) 

Müzede bolca Latince, İtalyanca, Fransızca eser var. Bir miktar da İngilizce ve Almanca… Üç-dört tane de el yazması Osmanlıca/Arapça eser mevcut. Yabancı dil bilmeyenlerin pek bir işine yaramayacak bu site ama özellikle hukuk tarihi ve sosyolojisi çalışanlar için paha biçilmez bir kaynak olacak sanırım.

Küçücük bir teknik not: Tarayıcı ile kitap tarandığında dijital fotoğraf çekme yöntemi ile kitap taranmasına(?) göre çok daha kaliteli ve verimli(!) sonuç alınabiliyor. Eğer bir kitabı kesmek ve sayfaları üsten beslemesi olan ve çift yüzlü tarama yapabilen bir tarayıcı ile tarama imkanınız var ise dijital fotoğraf makinası kullanan cihazları tercih etmeyin derim. Bizim müze projesinde kullandığımız cihaz ve yöntem, kesilmesi mümkün olmayan kitaplar bakımından zorunlu bir tercih olsa da tarayıcılar kadar iyi sonuç vermiyor.

Hukuk Fakültesi Dergi Projesi – Gelişmeler (3)

AÜHF Logo

Ve sonunda bitti! Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergileri tümüyle dijital ortama aktarıldı; sitesi ve DVD’si hazırlandı. Birazdan saatler 1 Mayıs 2007′nin ilk dakikalarını gösterdiğinde dergilerin sitesini herkesin erişimine açacağım. Bu konuyla ilgili bir önceki yazımdan bugüne kadar geçen on beş gün içinde neler yaptığımızı kısaca anlatmak istiyorum size.

Fakültemizin üç öğrencisi Caner Yılmaz, Durmuş Cevlan ve Burak Şahin önce dergileri cilt cilt TIFF (resim) formatında taradılar, sonra OCR yazılımıyla bu resimleri yazıya dönüştürdüler. Dönüştürme işlemi epeyce başarılı olmakla berbaer yinede hatalar içeriyordu. Bu hataları kontrol edip düzeltmeye yetecek kadar vakit olmadığı için her bir ciltteki bütün makaleleri içinde yazı gizli resim PDF formatında ayrı ayrı kaydettiler. (Caner ile Durmuş daha çok çalıştı, Burak biraz kaytardı ama o da sonradan gene dergiyle ilgili başkaca işlerde yardım etti.)

Öğrenciler bu işleri yaparken ben dergilerin eksiklerini gidermek, araştırma görevlisi arkadaşlardan gelecek künyeleri toparlamak, sitede kullanılacak yazılımı belirlemek, siteyi tasarlamak gibi her biri başlı başına ıvır zıvır iş olan ama birarada adamı epeyce zorlayan işlerin peşinde koşturuyordum.

Yazının devamı >>

Hukuk Fakültesi Dergi Projesi – Gelişmeler (1)

Daha önceki yazımda Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin yeni dekanı Prof. Feyzioğlu’nun ilk icraatlarından biri olarak 1943 yılından beri yayınlanmakta olan Fakülte Dergi’sini Internet’e taşımak istediğini ve bu işin teknik kısmı için beni görevlendirdiğini yazmıştım. O yazıyı pek tekrar etmeden konuyu kısaca özetleyip neler yapmakta olduğumuzu aktarmak istiyorum:

Proje, tahmin edeceğiniz üzere, iki parçalı: İlk aşama eski sayıların dijital ortama aktarılması ve Internet’ten yayınlanması. İkinci aşama yeni sayıların baskıya ek olarak doğrudan Internet’te yayınlanması. İkinci aşamayı halletmesi kolay, bizi asıl uğraştıracak olan ilk aşama.

Yazının devamı >>

Hukuk Fakültesinin Yeni Sunucusu

Geçen sene güz dönemi başlamadan önce fakültedeki dersleri İnternet’e taşıyabilir miyiz diye düşünmüş, hocalarımın da desteğiyle – bir pilot proje olarak – vergi ve maliye dersleri için bir site hazırlamaya karar vermiştik. Kullanmak istediğimiz kaynak kodu açık yazılımı (Atutor) fakültenin vebsitesini ağırlayan sunucuya yerleştirmek uygun görülmediği için fakültenin depolarındaki eski bilgisayarlardan birini sunucu haline getirmiş ve hazırladığımız siteyi o sunucuya yüklemiştim. Ne yazık ki o sunucuyu üniversitenin ağı üzerinden erişime açamadık. Bunun üzerine ben de siteyi kendi servis sağlayıcıma taşıdım. Kasım ayından beri AÜHF’nin lisans düzeyindeki vergi hukuku ve maliye dersleri www.ekonomivehukuk.com sitesi üzerinden dersin öğrencilerine hizmet veriyor. Benim bu dersler için hazırladığım sunucu ise uzunca bir süre odamda bir köşede bekledikten sonra sonunda formatlandı ve fakültenin bilgisayar salonunda öğrencilerin kullandığı bir terminal olarak işgörmeye başladı.

Bu ay içinde yeni bir gelişme oldu. Fakültenin yeni dekanı beni çağırıp fakültenin yayınladığı dergileri bundan sonra İnternet üzerinden de yayınlamak istediğini bunu yapıp yapamayacağımızı sordu. Yaparız, dedim. Zaten daha önceden de yapmıştık. 1999 yılında fakülte dergisinin bir sayısını İnternet üzerinden yayınlamıştık. Sonra ben yurtdışına gidince o proje yarım kalmış, sonradan da birileri siteyi yenilerken eskileri arşivlemediği için yayınlanan dergi de kaybolup gitmişti. Fakülte dergisinin İnternet’te yayınlanması yıllardır değişik ortamlarda konuşulurdu ama bugüne kadar herhangi bir başlangıç yapılmamıştı. Bunda biraz benim de kusurum var sanırım. İdare hukukçusu bir ağabeyim bundan bir kaç ay önce aynı konuyu bana açmıştı aslında. Destek sözü vermiştim ama kendi hayatımdaki sıkıntıları hâlâ aşamadığım için bir türlü bu işe girişememiştik. Yeni dekanımız belli ki ilk icraatlarından biri olarak önem veriyordu derginin İnternet’ten yayınlanması işine.

Yazının devamı >>

Kimim?*

Cevabı çok zor bir soru bu. Hatta sorunun ne olduğu bile net değil. Kimim, geçmişim nedir mi demek? Yoksa nasıl bir kişiyim mi? İkinci soruyu ben yanıtlayamam. İlkine ise zaman yetmez ya, hadi bir kaç mekan ve an yazayım buraya:

75
Doğum yılım ve yerim: Ereğli. Konya değil Karadeniz.
Pazarın ilerisi. Camdan aşağı attığım sabunlar.
Murtaza mahallesi. Toprağı kazarken bulduğum Bizans sikkesi.
Komşunun kızları ile evcilik oynayışım. Evlendirmişlerdi(!) beni de ne korkmuş ne ağlamıştım artık onların evinde kalmam lazım diye.
Ortacami. Yufkacının üst katı. Manolya bahçesinde yaptığımız çete kulubesi. Akreplerden korkup kaçışımız oradan.
Liman. ‘Anayasacı’ oluşum.

81
Nimet İlkokulu. Semiha Bana, ilk öğretmenim.
Erdemir Sineması. İlk sunuculuğum, ilk oyunculuğum.
Liman. Kiraladığım kayık. Küreğin avuçiçimi acıtması.
Anadolu Dersanesi. Babam müdür. Çıtır simit ve çay. Ne çok sevmiştim kantinini.
Akbank’ın aylık sınava hazırlık dergileri. Bir akşam onları çalışıp girmiştim sınava.

86
Anadolu Lisesi. Hazırlık sınıfları en üst katta. Ne de çok basamak var çıkacak.
Bilgisayar Laboratuarı. MS-Dos 3.30, sonra 4.01.
Okulun yanındaki boş tarla. Bisiklet kiralayan adam.
Kavaklık. Ergenlik. Meslek Liseli arkadaşlarım. Kung-Fu.

91
Berna’m ile tanışmam.

93
Büyük Ereğli Dersanesi’ndeki danışman hoca. Müdür yardımcısı falandı galiba. Kim olduğumu bile bilmeden babama dersaneyi ektiğimi söyleyebilen, benim AÜHF’de okuyacağıma inanmayan adam. Adı neydi acep?
Endüstri ve Meslek Lisesi. Üniversite sınavının ilk ayağı. Bir saat camdan limanı seyredişim.
Fener Lisesi, Zonguldak. Sınavın ikinci ayağı. Anam babam haber beklerken sinemada Hülya Avşar’ın Berlin in Berlin’ini izleyişim.

İstanbul.
Marmara Hukuk’ta geçen iki güzel yıl.
Atatürk Erkek Öğrenci Yurdu, Cevizlibağ İstanbul. Hamam usulü banyoları.
Topkapı-Kadiköy otobüs hattı. Boğaz köprüsü. Yollar.
Vapurla yurda dönülen geceler. Camdan dışarı bakıyormuş gibi yapıp aslında bana bakan kız. Sonradan en yakın arkadaşım oluşu. Yemeği kaçırdığım akşamlar.
Ve amcamın okulun burnun dibindeki evi!

Okul günleri. Dersler.
Süheyl Batum’un Anayasa dersini anlatışı. O derste benim ders anlatışım. Arkadaşlarım bana ’sen hoca olursun’ dediklerinde ‘hadi oradan len…’ deyişim.
Cimbom’un Manchester’la oynadığı maç.

94
Altunuzade Erkek Öğrenci Yurdu, Altunuzade İstanbul. 80 numaralı oda. Beni polis zanneden oda arkadaşlarım. Kantinde çeyrek ekmek arası bayat yumurta ve bayat çay. Ne de güzeldi tadı.
Tansu Çiller’in yaptığı devalüasyon. Tamek meyva suyunun fiyatının bir günde beş kat artması.

Üsküdar’daki bir evin saraya bakan balkonunda oturup iki dostla çay içişimiz. Geçen yatlara laf edişimiz. Kocamustafapaşa’daki bir evde geçen haftasonları. Dostlar. İzden’in serçe arabası. Buğra’nın Ortaköy’deki evi. Taksim’in barları. Taksim Parkı’nın tinercileri.

Gezme, tozma. Dönmezer’in dört ciltini hatmedip dersi finalde geçen dört kişiden biri olma.

95
Ankara Hukuk’a yatay geçiş başvurusu. Başvurumun kabul edildiğinden habersiz Marmara’ya devam edişim. Kabul edildiğimi ziyadesiyle geç öğrenişim. Mermer salonda yazı tura atıp Ankara’ya geçişim.

Ankara’da Ertan abi. Ertan abinin evi. Ertan abinin serçe arabası. Eryaman sokakları.
Ankara Hukuk, arka bina, 3-A sınıfı. Sınıfın en arka sırası. En ön sıradaki öğrenciler. Tanışmamız, arkadaş oluşumuz. Vergi hukuku dersi. Ahmet hocam. Berna’m, bir tanem.

Evlenme teklifi(!) alışım. Abim ile geçen günlerimiz. Eryaman-Bahçeli yolları.

97
Mezuniyet. Parasız geçen günler. Ankara Adliyesi’nde staj. Yüksel Hoca’nın bürosu. Paralı geçen günler.

Yüksek Lisans. Nurkut hocanın rekabet hukuku dersi. Arka binadaki çatışmanın olduğu gün bir öğrencinin beni polis sanışı. Mustafa beyin ve Hakan beyin odaları. Çay işkenceleri.

98
Asistanlık günleri. Sınav nöbetleri. Teze başlamam.

2000
Tezi bitirmem. Burs almam. Evlenmem. Amerika’ya yollanmam. Ahmet hocamın muhalefeti.
Gainesville, Florida. Hilton oteldeki gece. Otel odasına ve kiralık arabaya giden paracıklar.
Küçük ve karanlık ve de ucuz evimiz. Yerde uyuduğumuz gece. Bir plastik masa ve dört sandalyeden oluşan mobilya takımımız. Berna’nın karton kutudan yaptığı kitaplığım.
Bisikletimiz. Publix marketin poşetleri. Küçük televizyon alışımız.

Okul, okul, okul. 70 kişilik sınıftaki üç yabancıdan biri olmanın verdiği o garip his. Bambaşka bir millet, bambaşka bir eğitim tarzı. Amerikan federal vergi kanunları (iki cilt) ve tüzükleri (beş cilt).

Friel. Lokken. Doktora. Tez. Tez. Tez.

* 17 Nisan 2005′de yazdığım bir yazıdır.

Sansür Hakkında Bir Yazı

Sevgili arakadaşlar,

AÜHF forumlarında yazılanların sansürlenmesi, yazı yazan kişilerin (forum üyelerinin) siteye erişiminin engellenmesi ile ilgili fikirlerimi paylaşmak istiyorum sizinle. Bu yazım iki bölümden oluşuyor. İlk ve asıl önemli bölüm forum düzeni ile ilgili. İkinci ve pek de önemli olmayan bölüm ise yazıları silinen kişiler ile ilgili. Bu satırları kaleme alırken niyetim hiçkimseyi kırmak, üzmek değil. Hele hele kendime düşman etmek hiç değil. Ama belli ki gene eğri oturup doğru konuşmak gerekiyor ileride doğabilecek bazı üzücü-kırıcı olaylara engel olabilmek için. AÜHF forumlarının herkesin medeni bir şekilde tartışabildiği, düşüncenin özgürce paylaşılabildiği, site yöneticilerinin kimseye müdahele etme gereği duymadığı bir ortam olabilmesine katkıda bulunmak amacıyla yazıyorum.

Yazının devamı >>

AÜHF Forumları Hakkında

Aşağıdaki yazı bana gelen bir e-mektuba yazdığım cevaptır. Alıcısının bilgisi dahilinde AÜHF forumlarında da yayınladım bu yazıyı.

E.A.

- – -

Aciklama:

Asagidaki yazi AUHF forumlari ile ilgili olarak bana fikrimi soran forumlarin yonetisi sayin Mehmet Ardica yazdigim cevaptir. Ayni metni buraya da aktarmak istedim cunku, diger forum uyelerinin de gayet yapici onerilerde bulunacagina ve hep birlikte bu forumlari daha duzeyli ve nitelikli hale getirebilecegimize inaniyorum.

Bir husus daha: Turkce karakter desteklemeyen bir makinada bu yaziyi yazmak durumunda kaldim. Affedin lutfen.

Ertugrul

- – -

Sayin Ardic,

Sorulariniza yanitlarim sunlar: (Sormadiginiz bir kac hususa da deginecegim.)

Genel olarak guvenlik:

Guvenlikle ilgili uc sikinti olabilir.

Ilki vebsitesinden degil sunucudan kaynaklanan guvenlik aciklari. (Apache, PHP, MySQL vesairedeki aciklarin kotuye kullanimi.) Bunlarla ilgili vebsitesi yoneticisi olarak sizin yapabileceginiz hicbirsey yok. Sunucuyu yonetenlerin (Rektorluk bilgi islem birimi sanirim) islerini ne kadar iyi yaptiklari ile ilgili bir husus bu. Eminim ki siz de bu konulari gayet iyi biliyorsunuzdur.

Ikincisi, vebsitesinin kullandigi yazilim ile ilgili guvenlik sorunlari. Buna asagida deginecegim.

Ucuncusu, kullanici adi ve sifresi oldugu icin vebsitesine erisebilen kisilerin (yoneticelerin, icerik ekleyenlerin vs.) kotu niyetli davranislari. Bunun cozumu gorece olarak kolay. Iyi bilmediginiz, guvenmediginiz, kontrol edip gerektiginde hesap soramayacaginiz kisilere erisim imkani vermeyeceksiniz.

AUHF vebsitesi ile ilgili olarak:

AUHF vebsitesi gecen yillarda buyuk mesafe katetti. Ama hala eksik yapilan, daha iyi yapilabilecek seyler var. Ilk kez Umut’un hazirladigi bir icerik yonetimi yazilimi ile (sanirim 2000’de) yonetilmeye baslanmisti site. Ondan once tumuyle statikti. Simdi belli ki rektorlugun sagladigi bir yazilim kullaniliyor. Bu yazilim bana Mambo’yu (Joomla’yi) cagristiriyor ama belli ki ya Mambo ya da kaynak kodu acik diger bir yazilim alinip kodunda oynanarak kod Turkcelestirilmis ya da kod sifirdan yazilmis. Bu iyi birsey. Yazilimin kodunu ne kadar az kisi bilir ve anlar ise yazilimdan kaynaklanan guvenlik sorunlari o kadar az olur. (Yukaridaki 2 nolu sorun.)

Icerik ile ilgili:

AUHF vebsitesi icerik ile ilgili olarak dogru yolda sanirim. Kullanilan yazilimin yonetim panelini bilemedigim icin emin degilim ama cok kullanicili ve degisik sevileyerde erisim yetkisi veren bir sistemmis gibi gorunuyor. Bu cok onemli; fakulte idaresi, idari personel, hocalar ve ogrenciler kendileri ile ilgili bolumlere dogrudan ya da bir onay mekanizmasina tabi olarak icerik gonderebilmeliler. (Umarim durum budur.)

Bundan daha da onemli mesele ise icerigin uretilmesi; sitenin amacilya ilgili icergin uretilmesi ve icerigin gerektikce guncellenebilmesi.

Icerik uretme konusunda biz oldum olasi sorun yasadik. Bunun bir kac sebebi var. Ilki gerekli ekip yoktu. Siteyi yonetenler icerik uretemiyordu (ki bu onlarin isi degil zaten), icerik saglamasi gereklerde konunun onemini kavrayamadiklari icin yardimci olmuyordu. AUHF vebsitesinin amacinin ne oldugu iye netlestirilmeli. (Umarim bu coktan yapilmistir.) Bence once ogrenci adalaylarina sonra diger kisilere faultenin tanitimiicin; gene once ogrencilerle, sonra diger kisilerle iletisim araci olarak kullanilmali site. Tanitim araci olarak eskisine gore epeyce bilgi konmus siteye. Yapilanlarin uzerine eklene bilecek olan su: Fakulte calisanlari egitilerek/bilgilendirilerek hepsinin kendi ile ilgili konulari tanitacak bilgi uretmesi saglanmali ve bunlar siteye konmali. Mesela benim adimin gecitigi sayfada benle ilgili bilgiler yok. Cunku o bilgiyi oraya koyabilecek kisi de benim bilgilerim yok. Oysa ben dogrudan kendim ile ilgili sayfaya erisip orayi degistirebilmeliyim. (Yazilim buna izin veriyor mu?) Idare de beni bu konuda once egitmeli sonra da gorevlendirmeli. Tek elden buyuk icerik olusturulmasi zor. Ekip isi bu is. Herkes kendi ustune dusen kismini yapmali.

Icerik ile ilgili bir sorun da devamlilik. Ya eskiden konan icerik guncellenmiyor ya da her yeni gelen eskiyi siliyor. Bu yanlis. Bunun en basit ve en bariz ornegi fakulte logosu. Yeni sitede okulun tarihiyle yasi olan logo silinmisti. Kalkan sekilli logonun yerine cember sekilli logo konmustu. (Belli ki birisinin kolayina gelmis Photoshop’da cember yapmak ya da o kisi fakulte logosunun anlamini/onemini, kalkanin, uc rengin anlamlarini bilmiyormus.) Neyseki o hemen duzeltildi ama iletisim sayfasinda hala yanlis logo var. (Lutfen duzeltin onu da.)

Genel olarak, yeni site eskilerine gore cok daha iyi… Hem yazilim hem de icerik olarak. (Tasarim konusunda farkli dusunuyorum ama o sahsi zevk meselesi, o sebeple tasarima diyecegim yok.)

Gelelim sizin asil sordugunuz konuya: Forumlar.

Forumlarla iligli uc mesele var bence. Ilki fonksiyon meselesi, ikincisi yazilim, ucuncusu guvenlik.

Fonksiyon meselesi (forumlarin amaci):

AUHF’nin Internet-bilgisayar islerinin koordinasyon gorevi bende ve arkadaslarimda iken biz forum isine girmemistik, cunku forumunlarin fakulte vebsitesinde yeri oldugunu dusunmuyorduk. Dogrusu bu konuya pek kafa da yormamistik aslinda. Bence bu konuya iyice kafa yormak lazimdi forum isine girismeden once. Suphesiz ki hukukcularin, hukuk ogrencilerinin kendileri ile ilgili konulari tartisabilecekleri bir ortam olusturma fikri cok guzel bir fakir amma acaba devlete ait bir hukuk fakultesinin vebsitesi bu amac icin uygun ortami sagliyabilir mi? Yoksa forumlar fakulteden bagimsiz bir yapi altinda mi organize edilmeli? Ben acikcasi ilkine karsi olmamakla beraber ikinci fikre daha yatkinim. Fakulte forumlara, forumlar da fakulteye ayak bagi olabilir.

Neyse, mevcut durumu oldugu gibi kabul edip bir sonraki asamaya gecelim; AUHF forumlarinin fonksiyonu tam olarak nedir? Bu forumlarda kim, neyi, nasil tartisacak? Moderator (bu sizsiniz su anda) kim olacak? Neyi, hangi ilke ve kurallari izleyerek modere edecek? Ben bunlarin hicbirine kafa yoruldugu kanaatinde degilim. Alin size ornekler ve oneriler:

Eski sitede onune gelen uye edilmisti. Bence bu yanlis. AUHF forumlarina sadece ogrenciler, hocalar, fakulte personeli uye olabilmeli. Eger mezunlar, diger hukukcular, lise ogrencileri ve ilgisiz kisiler de o veya bu sebeple uye yapilacaksa herbirinin yazi yazabilecegi ayri bolumler olusturulmali. Bu yapilmazsa hukuk ogrencisi ile lise ogrencisi ve ucak muhendisi gibi adamlar ayni konu ustunde ayri telden ve ayri duzeyde seyler yazmaya baslarlar ve ipin ucu kacar. Eskiden durum buydu. Uzulerek goruyorum ki (yanlissam lutfen duzeltin beni) yeni sitede de fakulte ogrencisi olmayan uyeler var.

Forum ustunde hem uyelere gore (bir ustte degindigim husus) hem de konulara gore bolumler olusuturulmali. Boylelikle kimin nerede neler hakkinda yazisacagi belirlenmeli. Aksi halde duzenli bir tartisma ortami saglanamaz. Alin size aklima ilk gelen bir kac bolum basligi:

Duyurular
Kamu hukuku tarismalari
Ozel hukuk tartismalari
Ekonomi-Maliye tartismalari
Uluslararasi hukuk
Branslararasi hukuk
Fakulte idaresini ilgilendiren konular
Etkinlikler – Ogrenci topluluklari
Oneriler
Mezunlar icin bolum (belki)
Hukukcular icin genel tartisma bolumu (belki)
Liseliler icin bolum (belki)

Forumlarda kesinlikle sohbet-muhabbet icin bolum olmamali. O tur ihtiyaci olanlar gitsinler baska yer bulsunlar. Hem gercek hem de sanal alem muhabbet mekanlari ile dolu.

Forumlarin tumunden sorumlu moderatorlerin yani sira her bir bolumden sorumlu moderatorler de gerekli. Yukaridaki orneklerde 2-6. bolumlerin moderatorleri ogrencilerin yani sira hocalari da icermeliki akademik icerigi olan bu bolumlerde yazilanlarin kalitesi yuksek tutulsun. (Samimi fikrimi soyleyeyim mi: O bolumlerde dogru duzgun hic kimse birsey yazmaya yanasmayacaktir, cunku yazabilmek birikim gerektirir ve ne yazik ki bizim forumlarimizin meraklilarinin cogunda o birikim yok.) 7. konu basliginda moderatorler ogrencilerin yani sira idareden birilerini de icermelidir ki yazilanlardan idare haberdar olsun, okulun eksikliklerini gidersin. Bence diger bolumleri ogrenci arkadaslarimiz gayet iyi yonetebilir. Tek yapmamiz gereken izlenecek ilkeleri dogru duzgun belirlemek. Ki sizler zaten bu ilkelerin cogunu mevcut forumlar icin belirlemissiniz. Sira onlari uygulamada.

Gelelim yazilim meselesine: Drupal bir icerik yonetim yazilimi (CMS). Sizin de dediginiz gibi forum yazilimi degil. Suz su anda Drupal’in yourm ekleme ozelligini forum niyetine kullaniyorsunuz sanirim. Oysa Drupal altinda forum yaratmak mumkun. Su adreste nasil yapilacagi yaziyor: http://drupal.org/handbook/modules/forum.

Eger Drupal’dan vazgecilip gercek bir forum yazilimi kullanilacaksa benim aklima gelen secenekler sunlar:

Forum yazilimi icin fakulte idaresi para harcamaya hazirsa VBulettin (www.vbulettin.com ) ya da Invision Power Board (www.invisionboard.com) alinabilir. Bunlar cok iyi ve guvenli yazilimlar. Fakultenin forum icin para harciyacagini sanmiyorum ama…

Bedava cozum olarak aklima Simple Machines (http://www.simplemachines.org/) geliyor. (PhpBB artik pek populer degil.) SMF epey becerikli, epeyce de guvenli bir forum yazilimi. Turkce destegi de var. (Turkce dil dosyasinin hafice elden gecmesi lazim ama..) Ben SMF’i oneririm.

Ucuncu bir secenek olarak da su yapilabilir. AUHF vebsitesinine ek olarak ikinci bir site yaratilir. Bu siteye Drupal veya benzeri bir CMS kurulur. (Ben olsam Joomla-Mambo kurardim.- www.joomla.com ya da www.mamboserver.com) Bu sitede hocalarin ve ogrencilerin hukukla ilgili makaleleri ve hukuk haberleri yayinlanir. Gene bu site uzerine entegre bir forum yazilimi da kurulur. (SMF Joomla ile entegre edilebiliyor. Gene Joomla ile calisan daha basit ama guzel TSMF diye bir forum yazili var.) Her makelenin sonunda forumlardaki ilgili bolume link konur. Okuyucu o linki tiklayarak ilgili foruma ulasir. Orada sadece okudugu makele ya da haber ile ilgili olarak yazisir. Benim size asil onerim iste budur.

Guvenlik meselesine gelince:

Kaynak kodu acik ve yaygin olarak kullanilan butun yazilimalarda yazilimdan kaynaklanan guvenligi saglamanin tek yolu site yoneticilerinin ilgili yazilimi hazirlayanlarin vebsitelerini surekli olarak takip edip yayinlanan guvenlik yamalarini siteye duzenli olarak kurmalaridir. Hangi yazilim kullanilirsa kullanilsin bu dedigim yapilmazsa bir sure sonra birisi gelir sitenizi kirar. Duzenli yedekleme yapilirsa site kirilsa bile cok sorun olmaz. Site yeniden kurulur, yedekler eski yerlerine yuklenir.

Gelelim son sorunuza. Sanirim ona yukarida kismen degindim ama tekrar edeyim. Sizin tek basiniza moderator olarak yapabileceginiz cok birsey yok. Ne zamaniniz ne de bilginiz yeter tek basina her yazilanla ugrasmaya. Ilk olarak moderator sayisinin artirilip aralarinda is bolumu yapilmasi lazim. Kimin nerede hangi konuda ne tartisacaginin net belirlenmesi lazim. Kamu hukuku konusu altinda ozel hukuk tartisilmaya baslanirsa ornegin, o tartismanin ilgili bolume yonlendirilmesi lazim. Farkli basliklar altinda ama ayni konuda tartismalar acilmasina (cross posting) izin vermemek lazim. Tartismalar konudan saptigi zaman once uyarma ile konunun ozune donulmesi, bu olmuyorsa o tartismanin kapatilmasi lazim. Dogru duzgun Turkceyle yazi yazmayanlarin yazilarinin yayinlanmamasi lazim.

Bu son dedigimi aciklayayim: Dogru duzgun Turkce demek mukemmel imla ile yazilmis Turkce demek degil. Keske oyle yazabilsek ama hicbirimiz oyle yazamiyoruz ki. Ama adam kelimeleri bilerek bozuyor, cumleye kucuk harfle basliyor, Turkce kelimeleri yabanci harflerle yaziyor ise bu yazilar yayinlanmamali. Dilerse dogru sekilde tekrar yazar, dilemezse ceker gider kendine uygun baska ortam bulur.

Baska baska… Sahsa yonelik yazilara izin vermemek lazim. Senli benli konusmalara, nazik olmayan sozcuklerin kullanimina izin vermemek lazim. Buyuk harf kullanma sorununun cozumu kolay. Bir duyuru yaparsiniz, bugunden itibaren icinde tumuyle buyuk harf kullanilarak yazilmis hicbir yazi yayinlanmayacaktir, dersiniz ve ogunden sonra oyle hicbirseyi yayinlamazsiniz olur biter.

Tabi, siz bu dediklerimin hepsini yapmaya kalkarsaniz epeyce dusman edinirsiniz ve forumlarda da pek yazi yazan olmaz epeyce bir sure. Taki insanlar buranin kurallarini ogrenip, alisincaya kadar…

Dilerim bu yazdiklarimin bir katkisi olur.

Derslerinizde basarilar diler, selam ve saygilarimi sunarim.

Ertugrul

Not: Bu yaziyi forumlara da koyacagim simdi. Uygun bulmazsaniz oradan silin lutfen.

Elma İle Armutu Ayırmak

Sevgili arkadaşlar,

Az evvel Timuçin beyin son yazısını okudum. (Sanırım ben ona ilk adıyla hitap edebilirim, çünkü az da olsa tanışıklığımız var.) İlk yazısını da okumuştum. Sadece ilgili konu başlığı atında onun yazdığı yazıları değil, bu forumda yazılan bütün yazıları okudum ben, o yazılar yayınlandıkça. Bir önceki vebsitesi üzerindeki forumlarda yazılan hemen hemen bütün yazıları da okumuştum. (Dayanılmaz derecede manasız olanlar hariç.) Sekiz-dokuz yıldan beri AÜHF vebsitesi üzerinde yazılan hemen herşeyi okumuş, bir süre de o siteyi yönetmiş birisi olarak bir kaç söz söylemek istiyorum şimdi. Dilerim benim üslubumu beğenirsiniz(!)

Yazının devamı >>

AÜHF Vebsitesi ve Forumları

AÜHFAnkara Üniversitesi Hukuk Fakültesi vebsitesindeki forum sayfaları tekrar yayına girdi iki gün kadar önce. Bir ay kadar önce de vebsitesi yenilenmişti. Görünen o ki, eskiden olduğu gibi bir grup özverili öğrencinin çabasıyla hazrılanmış forum sayfaları. Herkesin herşeyi durmadan eleştirmekten başka hiçbirşey yapmadığı bir ortamda az sayıda da olsa öğrencimizin bir şeyler üretmek için çabalaması ne kadar da güzel. Bu yenilikler bana eski günleri hatırlattı ve AÜHF vebsitesi hakkında bir kez daha düşünmeme sebep oldu.

Bundan on sene kadar önceydi. Ya doksan beş yılıydı ya da doksan altı, hatırlayamıyorum tam. Aralarında benim de yer aldığım bir grup öğrenci hazırlamıştı AÜHF’nin ilk vebsitesini. (İlk vebsitesi diyorum ama ondan önce de Rektörlük tarafından hazırlanmış tek sayfalık bir şey vardı aslında.) O vakitler Türkiye’de şimdiki kadar çok hukuk fakültesi yoktu. Olanların da hiçbirinin vebsitesi yoktu. Türk hukuk fakültelerine, sadece hukuk fakültelerine de değil, tüm hukuk camiasına örnek oldu AÜHF ilk vebsitesi ile.

İlk siteden sonra ikinci, üçüncü, dördüncü siteleri hazırlayanlar arasında yer aldım o veya bu şekilde ta ki iki bin senesine gelinceye kadar. Başlarda aklımız fikrimiz göze hoş görünen tasarımlar yaratmaktı. Epey sonralardan içeriği zenginleştirmenin, siteyi fonksiyonel kılmanın şeklini güzel tutmaktan çok daha önemli olduğunu farkettik ama mezun olup başka şeyler yapma vakti gelmişti bizim için. Hoş, ben mezuniyetten bir süre sonra asistan oldum ve AÜHF’de İnternet ve bilgisayar faaliyetlerini koordine etmekle sorumluluğu ilk kez doksan sekiz yılında bana verildi ama bu görevi ne kadar iyi yapabildim emin değilim doğrusu. O zamanlar öğrencilerin kullanmındaki bilgisayarları yenilemek, odalara ağ bağlantıları sağlamak ve sınav sonuçlarını İnternet’ten açıklayabilmekdi önceliklerim. Bu sonuncusu için bir çalışma yapmış, bir kaç öğrenci arkadaşımın yardımıyla gerekli teknik hazırlığı tamamlamıştım ama bürokratik zorlukların üstesinden gelemedim bir türlü. Ben iki bin senesinde Ankara’dan ayrıldığımda sınav sonuçlarını İnternet’ten veremiyorduk hala.

Benden sonra İnternet ve bilgisayar faaliyetlerini koordine etme işi hangi asistan arkadaşıma verildi bilmiyorum. AÜHF vebsitesini bizden devralan arkadaşlar geliştirmeye devam ettiler ve güzel işler başardılar. Benim hiç aklıma gelmeyen bir fikri hayata geçirip Türkiye’de ilkkez bir hukuk fakültesi vebsitesi üzerinde öğrencilerin serbestçe fikirlerini paylaşabildiği bir forum yarattılar. Sanırım iki bin bir senesiydi.

Bizim de yaptığımız bir hatayı bizden sonra gelen arkadaşlar da yaptılar ama. Hazırladıkları her yeni vebsitesiyle bir öncekinde ne varsa silip attılar. Örneğin biz Fakülte Dergisi’ni vebsitesine aktarmaya başlamıştık. Bunun devamı gelmediği gibi, bizim İnternet’e koyduğumuz sayıları da silindi gitti. Bizden sonra gelen arkadaşlar ‘hukuk rehberi’ adı altında bir bölüm yaratmışlardı. Bu bölümde Türkiye’deki hukukla ilgili vebsitelerinin kaydı tutluyordu. AÜHF vebsitesi geçtiğimiz ay tekrar yenilenirken eski sitedeki çoğu bilgi gibi hukuk rehberi bölümü de silindi gitti. Bu ve benzeri uygulamalar neticesinde AÜHF vebsitesi bugün olabileceği düzeyin gerisinde kaldı.

Biz AÜHF mensupları olarak hem nitelik hem de nicelik olarak yeterince içerik üretemiyoruz. Ürettiklerimizi vebsitesine yeterince koymuyoruz. Koyduklarımızı muhafaza etmiyoruz. Bu sadece fakültemize özgü bir sorun değil ya…

Çoğumuz ya İnternet’ten haberdar değiliz ya da İnternet’i ‘chat’ yapılan, boş vakit geçirilen bir yer olarak görüyoruz. İnternet’te araştırma yapanlarımız da var elbet ama onlar da İnternet’i sadece yararlanılan bir araç olarak görüyor, İnternet’teki Türkçe içeriği zenginleştirmek için katkıda bulunmayı akllarının köşesinden bile geçmiyorlar. Ben dahil AÜHF mensupları (hocaları, öğrencileri ve idari personeli) hala İnternet’in önemi ve AÜHF vebsitesinin fonksiyonuna yeterince kafa yormuyor bence. AÜHF vebsitesinin fonksiyonu nedir, ne olmalıdır diye sorsam her birimizden bambaşka cevaplar geleceğinden eminim.

AÜHF’nin temel fonksiyonu nedir? Hukuk öğretmek ve hukuku araştırmak mı? Eğer cevap evet ise AÜHF vebsitesinin temel fonksiyonu da bu olmalıdır bence. Hukuk öğretmek ve hukuk araştırmak. Sonra öğrencilerine diğer hizmetler sunmak olmalıdır. Bol bol idari bilgi sağlamak mesela. Böylece öğrenci işleri biriminin iş yükü epeyce azaltılabilir. Sonra öğrenci adaylarına fakülteyi tanıtmak olmalıdır. En sonra da tüm hukukçuların yararlanacağı iyi bir genel kaynak olmalıdır. Mevcut vebsitemiz şeklini şemailini değiştirmeden, yeniden sil-baştan bir vebsitesi yaratmadan bu amaçların hepsini yerine getirebilir. Tek yapmamız gerek oturup gerekli içeriği yaratmak ve vebsitesine koymaktan ibaret. En zor iş de bu değil mi zaten…

Ertuğrul Akçaoğlu

Forum Alanı Ne Demek?

Ben Türkçeyi çok iyi kullanan bir kişi değilim. Gene de başkalarının hatalı kullandığı sözcükler, tamlamalar bazen gözüme batıyorlar, kulağımı tırmalıyorlar. Laf etmeden duramıyorum.

Bir aralar ‘taşıt aracı’ lafıyla bozmuştum kafayı. ‘Taşıt aracı denmez; taşıt demek zaten taşıma aracı demektir; taşıt aracı demekle, taşıma aracı aracı deyip duruyorsunuz’ diyordum eşe dosta ama dinleyen mi var! Bütün taşıtlar, taşıt aracı olup çıktılar ülkemizde.

Yazının devamı >>