Posts Tagged ‘ankara’

Ben Kimim?

Pazar, Eylül 11th, 2005

Ertuðrul Akçaoðlu1975 yılında Karadeniz Ereğli”de doğdum. 1986′da Nimet İlkokulu’nu, 1993′de Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi’ni bitirdim. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başladım. 1995′de yatay geçiş yaptığım Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1997′de mezun oldum.

Ankara Hukuk’tan mezun olduktan sonra üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Kamu Hukuku Yüksek Lisansı programına devam ettim. Yüksek lisans devam ederken avukatlık stajımı Ankara Barosu nezdinde tamamladım ve ardından, 1998 yılında, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Vergi Hukuku Anabilim Dalı’nda Araştırma Görevlisi olarak çalışmaya başladım. 2000 yılında finansal türev ürünlerin vergilendirilmesini konu alan tezimle yüksek lisansı tamamladıktan sonra doktora için Florida Üniversitesi Lisansüstü Vergi Hukuku Programı’na girdim. Sanırım 2005 sonu ya da 2006 başında bir vakitler “vergi hukuku doktoru” olacağım.

On dokuz yıldır bilişim teknolojilerine, on iki yıldır hukuka, sekiz yıldır Türk vergi hukukuna, yedi yıldır finansal yeniliklere, beş yıldır Amerikan vergi hukukuna, dört yıldır ise uluslararası vergi hukukuna ve özellikle elektronik ticaretin vergilendirmesi konusuna kesintisiz şekilde kafa yoruyorum. İlgi duyduğum, kafa yorduğum diğer konuları Karalama Defterim’e düştüğüm notlardan öğrenirsiniz zaten…

Bana ulaşmak isterseniz aşağıdaki “yorumlar” linkine tıklayın ve gelecek sayfadaki formu doldurmak suretiyle iletişim bilgilerinizi ve mesajınızı gönderin lütfen.

Ertuğrul Akçaoğlu

New Orleans Trajedisi ve İstanbul

Pazar, Eylül 4th, 2005

Bir haftadır TV karşısında oturmuş New Orleans ve çevresinde yaşanmakta olan dramı seyrediyorum. İçim gidiyor ve elimden hiçbirşey gelmiyor. Ne New Orleans’a gidecek durumum ne de kurtulanlara yardım edebilecek imkanım var. TV seyrediyorum, tek yaptığım bu. Binlerce insan su altında kalmış koca bir şehirden kaçmaya çalışıyorlar. Gidecek yerleri yok. Evleri yok. Açlar. Susuzlar. Ölüyorlar. Canlı yayında. Şimdi.

Bundan bir kaç yıl önce gitmiştim New Orleans’a. Çoğunluğu zenci olan bu şehir rengarenk bir gece hayatına sahipti. Jazz’ın doğduğu yer burası ne de olsa. French Quarters denen tarihi bölgesi şehrin turist ve eğlence merkezi. Ben doğrusu o kadar da beğenmemiştim French Quarters’ı. Tulane Üniversitesi’ne giden yol, yol üstündeki tramvaylar, üniversitenin kampüsü, kampüsün karşısındaki park daha çok ilgimi çekmişti.

New Orleans gezimde yolum bir gölün kenarından geçmişti. Gölün suları yol seviyesinin üzerindeydi ve bir kalın beton duvar ile çevrelenmişti. Açıkcası bir baraj gölü sanmıştım yanından geçtiğim su birikintisini ben. Geçen hafta öğrendim ki o gün yanından geçtiğim bir göl değil Meksika Körfezi’nin ta kendisiymiş. New Orleans şehrinin epeyce bir kısmı deniz seviyesinin altındaymış ve o gördüğüm setler koruyormuş şehri bir su baskınından.

Bir hafta önce Katrina adı verilen kasırga Louisiana– Mississippi çevresini yerlebir etti. Katrina dört şiddetinde bir kasırgaydı. Kasırga yaklaşırken özellikle New Orleans’ın boşaltılması istendi. Çünkü şehri su baskınından koruyan setler sadece üç şiddetinde bir kasırgaya dayanacak sağlamlıkta inşa edilmişlerdi. Amerika’nın güneyinde dört – beş şiddetinde kasırgalar yaygın olmasına ve bu kasırgalardan birinin günün birinde New Orleans’ı vurmasının olası olmasına rağmen, sadece üç şiddetine dayanıklı bir setler inşa edlimişti. Neden mi? Ne bileyim. Belki maliyeti çok pahallı diye gözüktü setleri inşa edenlere; belki de şu anda yaşanmakta olan felaketi öngöremediler eski yöneticiler bilimadamlarının uyarılarına rağmen. Şimdi New Orleans’ı yeniden inşa etmek kaça patlayacak acaba? Kaybedilen canların bedeli nedir?

Katrina New Orleans’a yaklaşırken arabası olan, otobüslere doluşabilen herkes kaçtı, gitti. Fakirler, kimsesi olmayan yaşlılar, hastalar, doktorlar, polisler ve yaklaşan felaketi idrak edemeyenler kaldı geride. Kaçan yüzbinlere rağmen, o veya bu sebeple, onbinlerce insan şehri ya terk edemedi ya da etmedi.

Katrina New Orleans’ı vurmadı; yakınından geçti gitti ama ona rağmen geride sular altında koca bir şehir bıraktı. Şehri Meksika Körfezi’nden ayıran setlerin bazıları kasırgaya dayanamayıp yıkıldı. Sular altında binlerce ölü, evlerin çatılarında mahsur kamış, kurtarılmayı bekleyen onbinlerce insan kaldı.

Belli ki kimse hazırlıklı değildi bu ölçekte bir felakete. Kasırga öncesi herkes Amerikan afet örgütü FEMA’nın hızlı bir şekilde yardım ulaştıracağını zannediyordu. Görünen o ki FEMA’nın imkanları yetmedi hızlı bir şekilde New Orleans’a müdahale etmeye. Neredeyse tam bir hafta yardım ulaşamadı New Orleans’a. İnsanlar açlık ve susuzluktan ölmeye başladılar. İnsanlar dükkanları yağmalamaya, birbirlerini vurmaya başladılar. Şehri basan Körfez’in suları her geçen gün biraz daha yükseliyordu.

Amerika’daki binlerce insan gibi ben de TV’den seyrediyordum dramı. Ne zaman ki TV kanalları helikopterleriyle şehre ulaşıp kimseye yardım ulaşmadığı görüntülemeye başladılar, o zaman halkın ve yöneticilerin akılları başlarına gelmeye başladı. Bir hafta geç! Askerler bölgeye gönderildi, kurtarma operasyonları birden hızlandı. Bağış kampanyaları birden hızlandı. TV karşısındaki miyonlar ve çatı tepelerinde bir haftadır aç susuz bekleyenler soruyordu: Bir haftadır neredeydiniz?

İnsanın bazen soğuk bir duş alması gerekiyor uyanabilmek için. Katrina, Amerika’nın soğuk duşu oldu belli ki. Açıkcası geçen yıllarda benim yaşadığım kasabanın yakınlarından da kasırga geçtiği olmuştu üç dört kez. Bugüne kadar hiç idrak edememiştim ne kadar büyük bir tehlike atlattığımı. Evim beni korur, en kötü ihtimal bir sığınağa gider bir kaç gün orada idare ederim diye düşünmüştüm. Akıl danıştığım görevliler bana öyle demişlerdi çünkü. Aynen New Orleans’daki Superdome denen spor salonunda bir haftadır aç ve susuz halde mahsur kalan onbinlerce insan gibi. Onlar kaçmamışlardı şehirden; sığınağa çevrilmiş spor salonuna sığınmışlardı. Canlarını Katrina’dan kurtarmışlardı ama yardım gelmeden geçen bir haftada kimbilir kaçı ölmüştü açlık ve hastalıktan.

Geçen yıllarda bir kaç deprem de yaşamıştım ben. İlki Romaya’da olan bir depremdi. Deprem dalgaları deniz altında gelmiş Karadeniz Ereğli’yi sallamıştı. Bizim evimiz sağlam bir ev değildi. Yıkılmamıştı ama çok sallanmıştı. Evden çıkamamıştık zamanında. Çok korkmuştum.

Sonra bir kez İstanbul’da, bir kez de Ankara’da hissetmiştim depremi. Kasırgadan kaçılabiliyor ama depremden kaçılmıyor ki. Şanslıydım ben; deprem başka yerdeydi benim olduğum şehirde değil. Ben sadece başka yerlede olan depremi hissetmiştim herseferinde. Sonra TV’den izlemiştim ölenleri ve geriye kalan acıları.

Düzce’ye gtmiştim bir seferinde depremzedelere yardım etmeye. Yerle bir olmuş bir şehir görmüştüm. Bolu Dağı bıçakla ortadan kesilmiş gibiydi. Ne de çabuk unuttuk o günleri!

New Orleans’da olanlar, kendi ülkemde olacakları hatırlattı bana. İstanbul’u hatırlattı. Bilimadamları söylüyorlar, yakında bir deprem İstanbul’u yerlebir edecek, diye. Ne zaman? Ne bileyim. Bildiğim bir şey var ama: Zaman her geçen gün azalıyor.

Biz ne yapıyoruz İstanbul depremine hazırlanmak için? Evlerimiz, iş yerlerimiz sağlam mı yeterince? Deniz kıyısındaki semtler sular altında kalacak mı? Elektrik olmayınca günlerce, hatta haftalarca, hastanelerimiz hizmet vermeye devam edebilecek mi? Yeterince ilaç, yiyecek ve içecek stokumuz var mı? Yeterince bebek bezimiz var mı? Güvenliği kim sağlayacak? Polis mi, yoksa asker mi? Yazın olusa deprem, sıcaktan; kışın olursa, soğuktan nasıl koruyacağız kurtulanları. Ölülerimizi ne yapacağız? Nereye gömeceğiz? Kimliklerini nasıl belirleyeceğiz?

Afet örgütümüz İstanbul gibi koca bir kentteki kurtarma faaliyetleri koordine edebilecek yeterlilikte mi gerçekten?

New Orleans’da kasırganın geleceğini bilen ve kaçabilen herkes kaçtı. Ona rağmen akıl almaz bir dram yaşanmakta. Biz depremden kaçamayacağımıza göre, yer yüzünün en büyük trajedisini önlemek için ne yapıyoruz? İstanbul yerlebir olunca kime hesap soracağız? Bir iki üçkağıtçı müteahhite mi? Devletin olmayan imkanlarıyla İstanbul’u depreme hazırlamak için yapılması gerekenleri yeterince yapmayan, yapamayan yöneticileri mı? İstanbul’u yeniden inşa edebilecek miyiz?

Hepimizin iyi bir soğuk duşa ihtiyacı var.

İki seçenek var önümüzde: Ya dünyanın en güçlü, en zengin ülkesinde yaşanmakta olan dıramı izlerken uyanacağız. İmkanları yoktan var edip, İstanbul’u kaçınılmaz depreme hazır edeceğiz. Ya da o gün geldiğinde İstanbulda olmamak için dua edeceğiz. Başka bir seçenek gelmiyor benim aklıma.

Ertuğrul Akçaoğlu

Finansal Türev Ürünlerin Vergilendirilmesi

Cumartesi, Mayıs 11th, 2002

Türk Hukukunda Finansal Türev Ürünlerin Vergilendirilmesi isimli yüksek lisans tezimi 2000′den 2002 sonbaharına kadar geçen süre zarfında mevzuatta yapılan değişiklikler doğrultusunda güncelleştirerek kitap haline getirdim. Bu kitapta ülkemizde daha çok ‘vadeli işlemler’ olarak bilinen temel finansal türev işlemlerin önce ekonomik ve hukuki niteliklerini (sözleşme olarak hukuki değerlerini), sonra da bu işlemlerin vergi hukuku bakımından durumlarını inceledim. Aşağıda bu kitabın içindekiler bölümünü ve içinden bir alıntıyı bulacaksınız. Konuya ilgi duyanlar kitabımı Yüksel Cadddesi, No 8/32, 6650 Kızılay – Ankara adresinde yer alan Turhan Kitabevi‘nden temin edebilirler.

(ISBN: 975-6486-12-0)

İçindekiler

GİRİŞ

BİRİNCİ BÖLÜM

TÜREV ÜRÜNLERİN EKONOMİK VE HUKUKİ NİTELİKLERİ

I. GENEL OLARAK

A. Konunun Sınırlarının Belirlenmesi

B. Finansal Risk Kavramı

1.. Kredi Riski

2.. Fiyat Riski (Döviz Kuru – Faiz Oranı Riski)

3.. Likidite (Nakit Akışı) Riski

C. Türev Ürünlerde Terminoloji Sorunu

1.. Tercih Edilen Terimler

2.. “Vadeli İşlem” Terimi

3.. “Pozisyon Almak” Terimi

II. TÜREV ÜRÜNLERİN TANITIMI

A. Genel Olarak

B. Türev Ürünlerin Gelişim Süreci

1.. Bretton Woods Sabit Kur Sisteminden Dalgalı Kur Sistemine Geçiş

2.. Keynesci Politikalardan Parasalcı Politikalara Geçişi

3.. Teknolojik Gelişmeyle Birlikte Piyasaların Küreselleşmesi

C. Türev Ürünlerin Tasnifi

1.. Forward Esaslı Türev Ürünler – Opsiyon Esaslı Türev Ürünler

2.. Tezgahüstü Türeve Ürünler – Borsalarda İşlem Gören Türev Ürünler

3. Taraflarına Göre Türev Ürünler

D. Türev Ürünlerin Türleri

1.. Forward Sözleşmeleri

a) Forward Sözleşmelerin Türleri

(1) Forward Döviz Sözleşmeleri

(2) Forward Faiz Oranı Sözleşmeleri

b) Forward Sözleşmelerinde Risklilik

2.. Fature Sözleşmeleri

a) Future Sözleşmelerinin Türleri

(1) Döviz Future Sözleşmeleri

(2) Faiz Future Sözleşmeleri

(3) Endeks Future Sözleşmeleri

b) Future ve Forward Sözleşmelerinin Karşılaştırılması

3.. Opsiyon Sözleşmeleri

a) Opsiyon Sözleşmelerinin Tasnifi

(1) Alma – Satma Opsiyonları

(2) Avrupa – Amerika Opsiyonları

(3) Borsa – Tezgahüstü Piyasa Opsiyonları

b) Opsiyon Sözleşmesinin Türleri

(1) Döviz Opsiyon Sözleşmeleri

(2) Faiz Opsiyon Sözleşmeleri

c) Opsiyonların Forward ve Future İşlemleriyle Karşılaştırılması

4.. Swap Sözleşmeleri

a) Swap Sözleşmelerinin Gelişimi

b) Swap Piyasasının Katılımcıları

c) Swap Sözleşmesinin Türleri

(1) Döviz (Para) Swapları

(2) Faiz Swapları

d) Swapların Future ve Opsiyon İşlemleri İle Karşılaştırılması

III. TÜREV ÜRÜNLERİN TÜRK HUKUKUNDAKİ YERİ

A. Genel Olarak

B. Mevzuatın Türev Ürünler Bakımından Değerlendirilmesi

C. Türev Ürünlerin Hukuki Niteliği

1.. Forward Temelli Türev Ürünlerin Hukuki Niteliği

a) Forward Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği

b) Future Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği

c) Swap sözleşmelerinin Hukuki Niteliği

2.. Opsiyon Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği

a) Opsiyon ve Benzediği Diğer Hukuki İşlemler

(1) Ön Sözleşme

(2) Şarta Bağlı Sözleşme

(3) Yenilik Doğuran Hak Tesisi

b) Opsiyon Priminin Niteliği

3.. Türev Ürünlerde Kumar Def’i

4.. Türev Ürünlerin Menkul Kıymet Sayılıp Sayılmayacağı Sorunu

İKİNCİ BÖLÜM

TÜREV ÜRÜNLERİN VERGİLENDİRİLMESİ

I. GENEL OLARAK

II. GELİRDEN ALINAN VERGİLER

A. Gelir Vergisi Yönünden

1.. Verginin Konusu

a) Gelirin Unsurları

(1) Ticari Kazançlar

(2) Menkul Sermaye İratları

(3) Kaynağı Ne Olursa Olsun Diğer Her Türlü Kazanç ve İratlar

b) Gelir Unsurları İçinde Türev Ürünlerin Yeri

(1) Forward ve Swap Sözleşmeleri

(2) Future ve Opsiyon Sözleşmeleri

2. Verginin Yükümlüsü, Vergiyi Doğuran Olay ve Vergilendirme

a) Verginin Yükümlüsü

b) Genel Olarak Vergiyi Doğuran Olay

c) Türev Ürünlerde Gelirin Elde Edilmesi

B. Kurumlar Vergisi Yönünden

2.. Verginin Yükümlüsü, Vergiyi Doğuran Olay ve Vergilendirme

a) Verginin Yükümlüsü

b) Vergiyi Doğuran Olay ve Vergilendirme

III. HARCAMALARDAN ALINAN VERGİLER

A. Katma Değer Vergisi

1.. Verginin Konusu

a) KDV’nin Konusunu Oluşturan İşlemlerin Ortak Özellikleri

(1) Teslim

(2) Hizmet

(3) İşlemlerin Türkiye’de yapılması

b) KDV’nin Konusunu Oluşturan İşlemler

(1) Ticari, Sınai, Zirai Ve Serbest Meslek Faaliyeti Çerçevesinde Yapılan Teslim Ve Hizmetler

(2) Her Türlü Mal Ve Hizmet İthalatı

(3) Diğer Faaliyetlerden Doğan Teslim ve Hizmetler

c) KDV’nin Konusu İçinde Türev Ürünlerin Yeri

(1) Forward ve Swap Sözleşmeleri

(2) Future ve Opsiyon Sözleşmeleri

2.. Yükümlü ve Sorumlular

3.. Vergiyi Doğuran Olay ve Vergilendirme

4.. Türev Ürünlerde Katma Değer Vergisi İstisnası

B. Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi

1.. Verginin Konusu ve Yükümlüsü

2.. Vergiyi Doğuran Olay ve Vergilendirme

3.. BSMV’de Arbitraj İstisnası ve Swap Sözleşmeleri

C. Damga Vergisi (Hukuki İşlem Vergisi)

1.. Verginin Konusu

2.. Verginin Yükümlüsü

3.. Vergiyi Doğuran Olay ve Vergilendirme

4.. Damga Vergisinde Türev İşlem İstisnası

IV. TÜREV ÜRÜNLERİN VERGİLENDİRİLMESİNDE ÖZELLİK ARZ EDEN DURUMLAR

A. Forward Sözleşmeleri İle Peçeleme

B. Swap Sözleşmeleri İle Peçeleme

C. İşlemlerin Değerlendirilmesi

SONUÇ, ÖZET, ABSTRACT, KAYNAKÇA

Kitaptan bir alıntı:
(Not: Aşağıdaki metinde ilgili atıflar bulunmamaktadır. Atıflar metnin orijinalinde yer almaktadır.)

C. Türev Ürünlerde Terminoloji Sorunu

Bir “türev ürün” (derivative product), en yalın ifadeyle, risklerin bunları taşımaya isteksiz taraflardan istekli taraflara aktarılmasını sağlayan; temelinde yatan bir emtia ya da finansal değer üzerinden türetilen bir sözleşmedir. Temelde yatan emtia ya da finansal değer üzerinden türetilen yeni bir değerin işlemin konusunu oluşturması bu sözleşmelerin “türev ürün” ya da “türev araç” olarak adlandırılmasının sebebidir. Örneğin, “döviz future sözleşmesi” işlem konusu dövizlerin önceden belirlenmiş olan bir kur üzerinden vadede teslim edilmesini öngören bir sözleşmedir. Bu sözleşmenin temelinde yatan aktif (spot ürün) “döviz”dir; türev ürünün konusu ise bu dövizin “teslimat vaadi”dir. Alım-satımı yapılan spot ürün (örneğimizde döviz) değil; spot ürün üzerine türetilen “teslimat vaadi”dir .

Bu çalışmanın konusunu oluşturan “finansal türev ürünler”e karşılık olarak İngilizce’de “financial derivative products” ya da kısaca “derivatives” terimleri kullanılmaktadır. “Derivative products/ derivatives” karşılığı olarak Türk yazarları genellikle “türev ürünler/türevler” ifadesini kullanmaktadırlar .

Türevlerin Türk uygulamasına girmesiyle birlikte Türkçe’de kullanılacak terimlerin oluşturulması bir sorun olarak kendini göstermiştir. Terminoloji sorunu iki farklı açıdan incelenebilir:

1. Tercih Edilen Terimler

Türev ürünler denildiği zaman (İngilizce terimleri ile) “forward contracts”, “futures contracts”, “options contracts”, “swap contracts” anlaşılır.
Türkçe eserlerde “forward contracts” için “forward sözleşmesi/işlemi”, “gelecek sözleşmesi”, “gelecekteki sözleşmeler” ; “futures contracts” için ise “future sözleşmeleri” , “gelecek kontratları” , “vadeli sözleşmeler/işlemler” ; ifadeleri kullanılmaktadır. “Options contracts” ve “swap contracts” karşılığı olarak ise genellikle kabul gören kullanım “option/opsiyon sözleşmesi” ve “swap sözleşmesi” şeklindedir.

Bu çalışmada, yaygın kullanıma uygun olarak “forward sözleşmeleri”, “future sözleşmeleri”, “opsiyon sözleşmeleri” ve “swap sözleşmeleri” sözcükleri tercih edilmiştir. Şüphesiz ki, her bir türev ürüne karşılık olarak hangi Türkçe sözcüğün yerleşeceği ya da yabancı dildeki terimlerin kullanımda kalıp kalmayacağı zaman içinde kendiliğinden belli olacaktır.

2. “Vadeli İşlem” Terimi

Terminoloji sorunuyla, bir ifadenin farklı kavramları karşılamak üzere kullanılması durumunda da karşılaşılmaktadır. Türev ürünler bakımından “vadeli işlem” terimi böyle bir sorun yaratmaktadır.

Öncelikle, “vadeli işlem” teriminin doktrinde farklı kavramları karşılamak için kullanıldığını ifade etmek gerekir. Bu terim kimi zaman bir üst başlık olarak tüm “türev ürünler” yerine; kimi zaman “future” ve “opsiyon” işlemlerini kapsar şekilde; kimi zamansa sadece “future” anlamında kullanılmaktadır. Hatta “forward” ve “swap” işlemleri için de aynı terimin tercih edildiği de görülmektedir. Meselenin daha önemli yönü ise “vadeli işlem” teriminden sadece doktrinde değil aynı zamanda mevzuatta da farklı anlamlar taşır şekilde yararlanılmasıdır.

“Vadeli işlem” terimi hukukumuza ilk olarak Borçlar Kanunu ile “vadeli alışverişler” olarak girmiştir. Kanunun – çoğu zaman gözden kaçan – kumar ve bahse ilişkin 504. maddesi, “vadeli alışverişler” terimi ile future ve bir kısım opsiyon sözleşmelerini kastetmektedir.

Sermaye Piyasası Kanununun 4487 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki 22. maddesinin (j) bendinde Sermaye Piyasası Kurulunun “Finansal göstergelere, sermaye piyasası araçlarına, mal ve kıymetli madenlere dayalı vadeli işlem sözleşmesi ile münhasıran bu sözleşmelerin işlem göreceği borsalarda çalışacak kurumların kuruluş, faaliyet ilke ve esaslarını belirlemek” yetki ve görevinin bulunduğu belirtiliyordu. Sermaye Piyasası Kurulu, maddede geçen “vadeli işlem sözleşmesi” ifadesini future ve opsiyon sözleşmelerini kapsayacak şekilde geniş yorumlamış ve hem future piyasalarını hem de opsiyon piyasalarını düzenleyen yönetmelikler çıkarmıştı . Ne var ki, söz konusu yönetmeliklerde Kurul, “vadeli işlem” terimini bu kez sadece “future sözleşmesi” karşılığı olarak kullanmıştı. Aynı terimin yasa ve yasanın verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan yönetmeliklerde farklı anlamlar taşır şekilde kullanılması Kurulun düzenleme yetkisinin kapsamının tartışılmasına yol açmıştı.

Oluşan terim karmaşası ve buna bağlı olarak Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme yetkisinin kapsamı meselesi 4487 sayılı Kanunla getirilen değişiklikle çözülmeye çalışılmıştır. Değişiklik ile Sermaye Piyasası Kanununun 22. maddesinin (j) bendi tüm türev ürünleri kapsamına alarak “Ekonomik ve finansal göstergelere, sermaye piyasası araçlarına, mala, kıymetli madenlere ve dövize dayalı vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri dahil her türlü türev araçların niteliklerini, alım ve satım esaslarını, bu araçların işlem göreceği borsalar ve piyasalarda çalışacakların denetim, faaliyet ilke ve esasları ile yükümlülüklerini, teminatlar, takas ve saklama sistemi konularındaki esas ve usulleri düzenlemek” şeklinde değiştirilmiştir. Bendin yeni şeklinde “vadeli işlem” terimi sadece “future sözleşmesi” karşılığı olarak kullanılmış, böylelikle sermaye piyasası mevzuatı kendi içinde tutarlı hale getirilmiştir.

4743 sayılı Kanunla değişik Bankalar Kanunun 11. maddesi, bankaların verebilecekleri kredilerin sınırlarının tespiti bakımından “vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile benzeri diğer sözleşmeler”in kredi olarak kabul edileceğini öngörmektedir. Maddede yer alan “benzeri diğer sözleşmeler” ifadesi her ne kadar tüm türev ürünleri kapsayarak uygulamada doğabilecek yorum sorunlarını giderir görünse de, Kanunun “vadeli işlem” terimi ile forward, future ve swap işlemlerinden hangisini ya da hangilerini ifade etmek istediğinin net olarak anlaşılamaması “benzeri diğer sözleşmeler”i de belirsiz kılacağı için, bankaların verebilecekleri kredilerin sınırlarının belirlenmesinde önemli yorum sorunlarının doğması olasıdır.

TCMB Kanunun 4651 sayılı Kanunla degiştirilmeden önceki 53/b maddesi “vadeli işlem” terimini forward ve swap sözleşmelerini ifade eder şekilde kullanıyordu. 4651 sayılı Yasa ile 53. madde yeniden düzenlenmiş; maddede geçen “vadeli işlem” terimi terk edilerek ve “türev ürün” terimi kullanılmıştır .

4761 sayılı Kanunla Damga Vergisi Kanununun istisnaları düzenleyen (2) sayılı tablosuna (IV/19) maddesi eklenmiş; bu maddeyle bankalar arasında, bankanın taraf olduğu veya bankalar aracılığıyla yapılan “vadeli işlem” ve opsiyon sözleşmeleri ile bu sözleşmelere ilişkin olarak düzenlenen diğer kâğıtlar damga vergisinden müstesna tutulmuştur. Bu kanunun “vadeli işlem” terimi ile sadece future sözleşmelerini mi yoksa forward, future ve swap sözleşmelerini mi ifade etmek istedeği net değildir.

“Vadeli işlem” teriminin mevzuatta farklı anlamlar taşır şekilde yer almasının doğurabileceği sorunlar ya yasa koyucunun harekete geçmesi ile (ki bunun kısmen yapıldığı yukarıdaki açıklamalardan görülmektedir) ya da yargı içtihatları ile sağlanacaktır. Kanaatimce, yasa koyucunun iradesi netleşinceye ya da içtihat oluşuncaya kadar, “vadeli işlem” teriminin kullanılmaması uygun olur.

Ertuğrul Akçaoğlu

Son Değişikliklerle Vergi Kanunları ve İlgili Mevzuat

Çarşamba, Mayıs 1st, 2002

Bu çalışma 1999 yılında, meslektaşlarım Doç. Dr. Mustafa Akkaya ve Dr. Hakan Furtun ile birlikte hazırladığımız; şekli vergi hukuku, maddi vergi hukuku, vergi yargılama hukuku ile ilgili diğer kanunları içeren mevzuat derlemesidir. 1999′dan bu yana geçen dönemde vergi yasalarında yapılan değişiklikler karşısında kısmen de olsa güncelliğini yitimiş olan bu derlemenin en önemli özelliği neredeyse tümüyle hatasız olmasıdır. (Şu ana kadar geçen sürede çalışmamızda sadece bir hata bulanabildi. Piyasadaki kimi mevzuat derlemelerinin halini bilenler ne demek istediğimi gayet iyi anlayacaklardır.) Bu çalışma 1999 itibariyle yürülükte olan vergi hükümlerine ihtiyaç duyanlara gerekli olabilir. Dileyenler Yüksel Cadddesi, No 8/32, 6650 Kızılay – Ankara adresinde yer alan Turhan Kitabevi’nden Son Değişikliklerle Vergi Kanunları ve İlgili Mevzuat adlı çalışmamızı elde edebilirler. Aşağıda kanun derlemesinin içinde yer alan bölüm ve başlıklar sıralanmıştır:

(ISBN: 975-6809-20-5)

İçindekiler

BİRİNCİ BÖLÜM

ŞEKLİ VERGİ HUKUKU

Vergi Usul Kanunu

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun

İKİNCİ BÖLÜM

MADDİ VERGİ HUKUKU

Gelir Vergisi Kanunu

Kurumlar Vergisi Kanunu

Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu

Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu

Katma Değer Vergisi Kanunu

Taşıt Alım Vergisi Kanunu

Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (Gider Vergileri Kanunu)

Akaryakıt Tüketim Vergisi Kanunu

Damga Vergisi Kanunu

Harçlar Kanunu

Değerli Kağıtlar Kanunu

Belediye Gelirleri Kanunu

Emlak Vergisi Kanunu

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

VERGİ YARGILAMA HUKUKU

İdari Yargılama Usulü Kanunu

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun İlgili Maddeleri

Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun

Danıştay Kanunu

Tebligat Kanunu

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

İLGİLİ DİĞER KANUNLAR

- Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Müşavirlik Kanunu (3568)

- Katma Değer Vergisi Kanunu Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun (3100)

- Vergi İadesi Hakkında Kanun (2978)

- Eğitim, Gençlik, Spor ve Sağlık Hizmetleri Vergisi Kanunu (3418)

- Bazı Kağıt ve İşlemlerden Eğitime Katkı Payı Alınması Hakkında Kanun (4306)

- Konut İnşaatı ve Kalkınmada Öncelikli Yörelere Yapılacak Yatırımlarda Vergi, Resim ve Harç İstisna ve Muaflıkları Tanınması Hakkında Kanun (2982)

- Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi Hakkında Kanun (4325)

- Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun (2380)

- Vergi Kimlik Numarası Kullanımının Yaygınlaştırılması … Hakkında Kanun (4358)

Ertuğrul Akçaoğlu