<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Karalama Defterim &#187; ankara hukuk</title>
	<atom:link href="http://www.akcaoglu.com/tag/ankara-hukuk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.akcaoglu.com</link>
	<description>Ertuğrul Akçaoğlu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 26 May 2010 21:57:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Hukuk Fak&#252;ltesi Dergi Projesi &#8211; Gelişmeler (1)</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2007/04/03/hukuk-fakultesi-dergi-projesi-1/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2007/04/03/hukuk-fakultesi-dergi-projesi-1/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Apr 2007 20:16:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[AÜHF]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Pro(c)eler]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'ye Armağan Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[akcaoglu]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[ankara hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[dergi]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[işlem]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[sunucu]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<category></category>
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.akcaoglu.com/2007/04/03/hukuk-fakltesi-dergi-projesi-gelismeler-1/</guid>
		<description><![CDATA[Daha önceki yazımda Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#8217;nin yeni dekanı Prof. Feyzioğlu&#8217;nun ilk icraatlarından biri olarak 1943 yılından beri yayınlanmakta olan Fakülte Dergi&#8217;sini Internet&#8217;e taşımak istediğini ve bu işin teknik kısmı için beni görevlendirdiğini yazmıştım. O yazıyı pek tekrar etmeden konuyu kısaca özetleyip neler yapmakta olduğumuzu aktarmak istiyorum: Proje, tahmin edeceğiniz üzere, iki parçalı: İlk aşama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha önceki <a href="http://www.akcaoglu.com/2007/03/13/hukuk-fakultesinin-yeni-sunucusu/" title="Hukuk Fakültesi Sunucusu">yazımda</a> Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#8217;nin yeni dekanı Prof. Feyzioğlu&#8217;nun ilk icraatlarından biri olarak 1943 yılından beri yayınlanmakta olan Fakülte Dergi&#8217;sini Internet&#8217;e taşımak istediğini ve bu işin teknik kısmı için beni görevlendirdiğini yazmıştım. O yazıyı pek tekrar etmeden konuyu kısaca özetleyip neler yapmakta olduğumuzu aktarmak istiyorum:</p>
<p>Proje, tahmin edeceğiniz üzere, iki parçalı: İlk aşama eski sayıların dijital ortama aktarılması ve Internet&#8217;ten yayınlanması. İkinci aşama yeni sayıların baskıya ek olarak doğrudan Internet&#8217;te yayınlanması. İkinci aşamayı halletmesi kolay, bizi asıl uğraştıracak olan ilk aşama.</p>
<p><span id="more-103"></span>Proje için fakültede bir sunucu kurduğumu daha evvel yazmıştım. Bu sunucunun adının (adresinin) &#8220;auhf.ankara.edu.tr&#8221; olmasını arzu ediyordum ama adı belirlemek benim yetkimde değil. Biz resmi yazı ile istediğimiz adı rektörlikten talep ettik; üniversitenin bilgi işlem daire başkanlığı <a href="http://auhf.law.ankara.edu.tr" title="AÜHF Sunucusu" target="_blank">auhf.law.ankara.edu.tr</a> adresini takdir etti. (Elbet bir bildikleri vardır.) Sunucuya şu anda Internet&#8217;ten ulaşılabiliyor. (Bir önceki yazıdan bu yana sunucu da yaptığım tek değişiklik bellek miktarını 512 KB&#8217;den 2GB&#8217;ye yükseltmek oldu. Bir süre sonra da hard disk kapasitesini artıracağım. Ancak RAID kullanıp kullanmama ve yedekleme konularında nasıl bir yol izleyeceğime henüz karar vermedim.) Dergileri pek muhtemelen <a href="http://auhf.law.ankara.edu.tr/dergiler/" title="AÜHF Dergileri" target="_blank">auhf.law.ankara.edu.tr/dergiler</a> adresine yerleştireceğim. (Ankara Hukuk Fakültesi Dergisi&#8217;nin yanı sıra Ankara Law Review&#8217;da burada olacak.) Şu anda orada <a href="http://pkp.sfu.ca/?q=ojs" target="_blank">Açık Dergi Sistemi</a> yazılımı kurulu. Pek çok özelliği bulunan bu yazılımı kullanır mıyız bilemiyorum; çünkü, hocalarımıza kullanımı biraz zor gelebilir bu yazılımın. Gene de ben yazılımı kurdum. Dileyen kullanır, dilemeyen kullanmaz.</p>
<p>Sunucuyu kurması kolaydı. İşin asıl zor kısmı eski dergilerin tasnif edilmesi, taranması, indekslerinin çıkarılması ve Internet&#8217;e aktarılması. Dekan benimle birlikte medeni usul hukukçusu arkadaşım Emel Hanağası&#8217;nı projenin organizsyon/koordinasyonuyla görevlendirdi. Emel&#8217;le birlikte geçen 64 yılda çıkarılmış bütün dergileri kırk küsur hukukçu arkadaşımıza paylaştırdık. Bazı arkadaşlarımıza bir, bazılarına iki cilt düştü. Eski sayıları daha kıdemli arkadaşlara, yeni sayıları daha genç arkadaşlara verdik. (&#8220;Verdik&#8221; diyorum ama arkadaşlarımızı bu iş için görevlendiren elbetteki biz değiliz, dekan.) Emel kendine haksızlık ederek iki kişiye paylaştırmamız gereken koca bir cildi tek başına aldı. Bir cilt de bana düştü.</p>
<p>Yapacağımız iş şu: Her bir derginin künyesini çıkartacağız. Hangi dergide kimin ne başlıklı makalesi yayınlanmış. Açıkcası ben makalelerin özetinin de çıkarılması gerektiğini düşünüyordum ve bu düşüncemin teknik gerekçeleri de vardı ama &#8220;özet&#8221; konusu bazı arkadaşlarca itiraza uğradı ve dekan özet çıkarılmasından vazgeçti. Özet çıkarmaya itiraz edenlerin gayet haklı gerekçeleri var ama yine de ben özet çıkarmalıydık ve büyük bir fırsatı kaçırdık diye düşünüyorum. (Özet meselesini bir başka yazıda açarım belki ama şimdilik bu konuya daha fazla değinmek istemiyorum.)</p>
<p>Arkadaşlar arasında kendine verilen işi en hızlı yapan Timuçin Köprülü oldu. Timuçin&#8217;e 1969 yılında yayınlanmış olan 26. cilt düşmüştü. Timuçin cildi teslim aldığının ertesi günü o ciltdeki dergilerdeki tüm makalelerin künyelerini ve bu makalelere ait anahtar sözcükleri çıkarıp bana teslim etti. Gönderdiği metni okurken çok etkilendim. Yapmakta olduğumuz işin Türk hukukçularına ne kadar büyük bir katkı sağlayacağını bir kez daha farkettim.</p>
<p>Ciltlerin büyük bölümü kesilerek otomatik beslemeli tarayıcı ile taranabilir hale getirildi. Önümüzdeki hafta içinde üniversitenin döner sermaye işletmesi aracılığyla aldırıyor olduğumuz bir tarayıcının bize teslim edilmesini bekliyorum. (Tarayıcının ne marka ve model olacağını bilmiyorum. Biz ihtiyaç duyduğumuz temel özellikleri döner sermayeye bildirdik, umarım onlar da düzgün bir cihaz alıp bize yollarlar.) Tarayıcı elimize geçtiğinde hızlı bir şekilde dergileri tarayıp PDF formatına çevireceğiz. (Bu aşamada optik karakter tanıma &#8211; OCR yazılımı kullanmayı ve böylece taranan sayfaları &#8220;dijital yazı&#8221;ya çevirmeyi deneyeceğim ama özellikle çok eski sayıların baskı kalitesi kötü olduğu için verimli netice alabileceğimizi hiç sanmıyorum. Dolayısıyla PDF&#8217;ler pek muhtemelen yazı değil resim esaslı yani arama motorlarınca otomatik indekslenemeyen türden PDF olacak. Arkadaşlarımızın çıkarmakta olduğu künyeler ve anahtar sözcükler (ve tabi çıkarılmasından vaz geçilen özetler) bu bakımdan büyük önem taşıyor işte.) Kullanacağımız tarayıcı bir dakika içinde tahminen 50-60 sayfayı önlü arkalı olarak tarayabileceği için günde 4-5 ciltlik dergiyi dijital ortama aktarabileceğimizi düşünüyorum. (Tabi bu oldukça iyimser bir tahmin.) Her şey yolunda giderse Haziran sonu olmadan 64 yıllık Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi kolleksiyonu Internet&#8217;ten erişilebilir olacak.Dergilerin Internet&#8217;ten erişime açılması için bir kokteyl falan mı düzenlesek acaba? Bunu bir dekana sorayım yarın&#8230;  :o)</p>
<p>Proje ilerledikçe gelişmeleri yazacağım&#8230;</p>
<p>Bu yazi ile ilgili yazıları da okuyabilrisiniz:</p>
<h3><a href="http://www.akcaoglu.com/2007/03/13/hukuk-fakultesinin-yeni-sunucusu/" id="post-101" rel="bookmark" title="Permanent Link to Hukuk Fakültesinin Yeni Sunucusu"><span>Hukuk Fakültesinin Yeni Sunucusu</span></a></h3>
<h3><a href="http://www.akcaoglu.com/2007/04/14/hukuk-fakultesi-dergi-projesi-gelismeler-2-14-nisan-2007/" id="post-105" rel="bookmark" title="Permanent Link to Hukuk Fakültesi Dergi Projesi - Gelişmeler (2)"><span>Hukuk Fakültesi Dergi Projesi &#8211; Gelişmeler (2)</span></a></h3>
<h3><a href="http://www.akcaoglu.com/2007/04/30/hukuk-fakltesi-dergi-projesi-gelismeler-3/" id="post-106" rel="bookmark" title="Permanent Link to Hukuk Fakültesi Dergi Projesi - Gelişmeler (3)"><span>Hukuk Fakültesi Dergi Projesi &#8211; Gelişmeler (3)</span></a></h3>
<p style='text-align:left'>&copy; 2007 &#8211; 2008, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. All rights reserved. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2007/04/03/hukuk-fakultesi-dergi-projesi-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimim?*</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2006/01/25/kimim/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2006/01/25/kimim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2006 08:30:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<category><![CDATA[AÜHF]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[ankara hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[berna]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[burs]]></category>
		<category><![CDATA[dergi]]></category>
		<category><![CDATA[doktora]]></category>
		<category><![CDATA[ereğli]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[sunucu]]></category>
		<category><![CDATA[Vergi]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<category></category>
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.akcaoglu.com/?p=55</guid>
		<description><![CDATA[Cevabı çok zor bir soru bu. Hatta sorunun ne olduğu bile net değil. Kimim, geçmişim nedir mi demek? Yoksa nasıl bir kişiyim mi? İkinci soruyu ben yanıtlayamam. İlkine ise zaman yetmez ya, hadi bir kaç mekan ve an yazayım buraya: 75 Doğum yılım ve yerim: Ereğli. Konya değil Karadeniz. Pazarın ilerisi. Camdan aşağı attığım sabunlar. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cevabı çok zor bir soru bu. Hatta sorunun ne olduğu bile net değil. Kimim, geçmişim nedir mi demek? Yoksa nasıl bir kişiyim mi? İkinci soruyu ben yanıtlayamam. İlkine ise zaman yetmez ya, hadi bir kaç mekan ve an yazayım buraya:</p>
<p>75<br />
Doğum yılım ve yerim: Ereğli. Konya değil Karadeniz.<br />
Pazarın ilerisi. Camdan aşağı attığım sabunlar.<br />
Murtaza mahallesi. Toprağı kazarken bulduğum Bizans sikkesi.<br />
Komşunun kızları ile evcilik oynayışım. Evlendirmişlerdi(!) beni de ne korkmuş ne ağlamıştım artık onların evinde kalmam lazım diye.<br />
Ortacami. Yufkacının üst katı. Manolya bahçesinde yaptığımız çete kulubesi. Akreplerden korkup kaçışımız oradan.<br />
Liman. &#8216;Anayasacı&#8217; oluşum.</p>
<p>81<br />
Nimet İlkokulu. Semiha Bana, ilk öğretmenim.<br />
Erdemir Sineması. İlk sunuculuğum, ilk oyunculuğum.<br />
Liman. Kiraladığım kayık. Küreğin avuçiçimi acıtması.<br />
Anadolu Dersanesi. Babam müdür. Çıtır simit ve çay. Ne çok sevmiştim kantinini.<br />
Akbank&#8217;ın aylık sınava hazırlık dergileri. Bir akşam onları çalışıp girmiştim sınava.</p>
<p>86<br />
Anadolu Lisesi. Hazırlık sınıfları en üst katta. Ne de çok basamak var çıkacak.<br />
Bilgisayar Laboratuarı. MS-Dos 3.30, sonra 4.01.<br />
Okulun yanındaki boş tarla. Bisiklet kiralayan adam.<br />
Kavaklık. Ergenlik. Meslek Liseli arkadaşlarım. Kung-Fu.</p>
<p>91<br />
Berna&#8217;m ile tanışmam.</p>
<p>93<br />
Büyük Ereğli Dersanesi&#8217;ndeki danışman hoca. Müdür yardımcısı falandı galiba. Kim olduğumu bile bilmeden babama dersaneyi ektiğimi söyleyebilen, benim AÜHF&#8217;de okuyacağıma inanmayan adam. Adı neydi acep?<br />
Endüstri ve Meslek Lisesi. Üniversite sınavının ilk ayağı. Bir saat camdan limanı seyredişim.<br />
Fener Lisesi, Zonguldak. Sınavın ikinci ayağı. Anam babam haber beklerken sinemada Hülya Avşar&#8217;ın Berlin in Berlin&#8217;ini izleyişim.</p>
<p>İstanbul.<br />
Marmara Hukuk&#8217;ta geçen iki güzel yıl.<br />
Atatürk Erkek Öğrenci Yurdu, Cevizlibağ İstanbul. Hamam usulü banyoları.<br />
Topkapı-Kadiköy otobüs hattı. Boğaz köprüsü. Yollar.<br />
Vapurla yurda dönülen geceler. Camdan dışarı bakıyormuş gibi yapıp aslında bana bakan kız. Sonradan en yakın arkadaşım oluşu. Yemeği kaçırdığım akşamlar.<br />
Ve amcamın okulun burnun dibindeki evi!</p>
<p>Okul günleri. Dersler.<br />
Süheyl Batum&#8217;un Anayasa dersini anlatışı. O derste benim ders anlatışım. Arkadaşlarım bana &#8216;sen hoca olursun&#8217; dediklerinde &#8216;hadi oradan len&#8230;&#8217; deyişim.<br />
Cimbom&#8217;un Manchester&#8217;la oynadığı maç.</p>
<p>94<br />
Altunuzade Erkek Öğrenci Yurdu, Altunuzade İstanbul. 80 numaralı oda. Beni polis zanneden oda arkadaşlarım. Kantinde çeyrek ekmek arası bayat yumurta ve bayat çay. Ne de güzeldi tadı.<br />
Tansu Çiller&#8217;in yaptığı devalüasyon. Tamek meyva suyunun fiyatının bir günde beş kat artması.</p>
<p>Üsküdar&#8217;daki bir evin saraya bakan balkonunda oturup iki dostla çay içişimiz. Geçen yatlara laf edişimiz. Kocamustafapaşa&#8217;daki bir evde geçen haftasonları. Dostlar. İzden&#8217;in serçe arabası. Buğra&#8217;nın Ortaköy&#8217;deki evi. Taksim&#8217;in barları. Taksim Parkı&#8217;nın tinercileri.</p>
<p>Gezme, tozma. Dönmezer&#8217;in dört ciltini hatmedip dersi finalde geçen dört kişiden biri olma.</p>
<p>95<br />
Ankara Hukuk&#8217;a yatay geçiş başvurusu. Başvurumun kabul edildiğinden habersiz Marmara&#8217;ya devam edişim. Kabul edildiğimi ziyadesiyle geç öğrenişim. Mermer salonda yazı tura atıp Ankara&#8217;ya geçişim.</p>
<p>Ankara&#8217;da Ertan abi. Ertan abinin evi. Ertan abinin serçe arabası. Eryaman sokakları.<br />
Ankara Hukuk, arka bina, 3-A sınıfı. Sınıfın en arka sırası. En ön sıradaki öğrenciler. Tanışmamız, arkadaş oluşumuz. Vergi hukuku dersi. Ahmet hocam. Berna&#8217;m, bir tanem.</p>
<p>Evlenme teklifi(!) alışım. Abim ile geçen günlerimiz. Eryaman-Bahçeli yolları.</p>
<p>97<br />
Mezuniyet. Parasız geçen günler.  Ankara Adliyesi&#8217;nde staj. Yüksel Hoca&#8217;nın bürosu. Paralı geçen günler.</p>
<p>Yüksek Lisans. Nurkut hocanın rekabet hukuku dersi. Arka binadaki çatışmanın olduğu gün bir öğrencinin beni polis sanışı. Mustafa beyin ve Hakan beyin odaları. Çay işkenceleri.</p>
<p>98<br />
Asistanlık günleri. Sınav nöbetleri. Teze başlamam.</p>
<p>2000<br />
Tezi bitirmem. Burs almam. Evlenmem. Amerika&#8217;ya yollanmam. Ahmet hocamın muhalefeti.<br />
Gainesville, Florida. Hilton oteldeki gece. Otel odasına ve kiralık arabaya giden paracıklar.<br />
Küçük ve karanlık ve de ucuz evimiz. Yerde uyuduğumuz gece. Bir plastik masa ve dört sandalyeden oluşan mobilya takımımız. Berna&#8217;nın karton kutudan yaptığı kitaplığım.<br />
Bisikletimiz. Publix marketin poşetleri. Küçük televizyon alışımız.</p>
<p>Okul, okul, okul. 70 kişilik sınıftaki üç yabancıdan biri olmanın verdiği o garip his. Bambaşka bir millet, bambaşka bir eğitim tarzı. Amerikan federal vergi kanunları (iki cilt) ve tüzükleri (beş cilt).</p>
<p>Friel. Lokken. Doktora. Tez. Tez. Tez.</p>
<p>* 17 Nisan 2005&#8242;de yazdığım bir yazıdır.</p>
<p><!--adsense--></p>
<p style='text-align:left'>&copy; 2006 &#8211; 2007, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. All rights reserved. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2006/01/25/kimim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elma İle Armutu Ayırmak</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2005/11/10/elma-ile-armutu-ayyrmak/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2005/11/10/elma-ile-armutu-ayyrmak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Nov 2005 02:56:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/akcaoglu/domains/akcaoglu.com/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[AÜHF]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[ankara hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[ertuğrul]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[işlem]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.akcaoglu.com/2005/11/10/42/</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili arkadaşlar, Az evvel Timuçin beyin son yazısını okudum. (Sanırım ben ona ilk adıyla hitap edebilirim, çünkü az da olsa tanışıklığımız var.) İlk yazısını da okumuştum. Sadece ilgili konu başlığı atında onun yazdığı yazıları değil, bu forumda yazılan bütün yazıları okudum ben, o yazılar yayınlandıkça. Bir önceki vebsitesi üzerindeki forumlarda yazılan hemen hemen bütün yazıları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--nevermore-->Sevgili arkadaşlar,</p>
<p>Az evvel Timuçin beyin son yazısını okudum. (Sanırım ben ona ilk adıyla hitap edebilirim, çünkü az da olsa tanışıklığımız var.) İlk yazısını da okumuştum. Sadece ilgili konu başlığı atında onun yazdığı yazıları değil, bu forumda yazılan bütün yazıları okudum ben, o yazılar yayınlandıkça. Bir önceki vebsitesi üzerindeki forumlarda yazılan hemen hemen bütün yazıları da okumuştum. (Dayanılmaz derecede manasız olanlar hariç.) Sekiz-dokuz yıldan beri AÜHF vebsitesi üzerinde yazılan hemen herşeyi okumuş, bir süre de o siteyi yönetmiş birisi olarak bir kaç söz söylemek istiyorum şimdi. Dilerim benim üslubumu beğenirsiniz(!)</p>
<p><span id="more-42"></span>Biz yıllardan beri elma ile armutu karıştırıyoruz hep. Sadece elma ile armutu mu? Portakalı, karpuzu; ne bulursak karıştırıyoruz. Uzun aşağıdaki yazı. Lütfen sabredin okuyun, anlayacaksınız elma ile armutu karıştırmanın ne olduğunu.</p>
<p>“Biz” dediğim kim miyiz? AÜHF forumlarında yazı yazan kişiler. Yeni forum sitesindeki üyeleri bilmiyorum ben. Sanırım şu anki üyelerin çoğu AÜHF öğrencileri. Elbette ben ve Timuçin bey gibi araştırma görevlileri ve bazı hocalar da var. Eski sitede bizim öğrencilerimizin yanı sıra mezunlar, başka hukuk fakültelerinin öğrencileri, lise öğrencileri ve epeyce de hukukla uzaktan yakından hiçbir alakası olmamakla beraber bir şekilde bu sitenin müdavimi olmuş meçhul kişiler vardı.</p>
<p>Sanıyorum ve umuyorum ki eski sitedeki forumlarda yazılan yazıların düzeyinin ne kadar içler acısı olduğu konusunda o yazıları okumuş (ve belki de yazmış) olanlarınız benimle hemfikirdirler. O yazıların hemen hepsinde ortak bir nokta vardı. İnternet’in sağladığı “sanal” anonim ruh haliyle olsa gerek, kişiler birbirlerine sataşmaktan başka hiçbirşey yapmıyorlardı. Azıcık bilgi birikimi ve muhakeme yeteneğine dayandığı söylenebilecek yazı göstermek neredeyse imkansızdı. Sitede yazı yazan bazı kişiler ipin ucunu o kadar kaçırmışlardı ki bahçede buluşup dövüşmek gibi zırvalıklar öneren yazılar yazmaya başlamışlardı.</p>
<p>İki ay kadar önce site yenilendi, forumlar sil baştan başlatıldı. Geçen iki ayda yazılıp çizilimiş çok fazla bir şey yok. Lütfen bir beş on dakikanızı ayırıp o yazılanlara bir kez daha göz atınız. Sitenin değişmesine, yeni üyelerin sadece bizim öğrencilerimiz olmasına rağmen düzeyde pek de bir artış olmadığını göreceksiniz. Türkçe’nin ne kadar özensiz kullanıldığını, karşılıklı atışmaların hemencecik başladığını göreceksiniz. Herbirimiz (belki şu anda ben de) diğerlerimize ders vermeye ne kadar da meraklıyız. Oysa ders verebilmek için önce dersin konusunu bilmek, sonra da o bilgiyi düzgün şekilde ifade edebilmek gerekmiyor mu? Senli benli konuşuyoruz, hiç tanımadığımız kişilerle. Hiç bilmeden, belki de umursamadan, birbirimize hakaret ediyoruz. Bol bol bağırıyoruz. (Hâlâ bilmeyen kaldı mı; İnternet’te yazışırken büyük harf kullanmak karşımızdakine bağırmak demektir!) Hiçbirimiz dilimizi tam doğru yazmayı bilemeyiz belki tamam ama bu forumlardaki yazılanlara birkez daha bakın lütfen; yazı dilimizi tek kelimeyle “katlediyoruz”. Daha da beterini söyleyeyim mi? Belki farketmediniz, umarım farketmediniz, bir üyemiz, başka koşullar altında “adam öldürmeye teşvik” sayılabilecek laflar etti bu forumlardan birinde daha kısa bir süre önce! Hukuk öğrencisi bunu yapan!</p>
<p>Aman arkadaşlar&#8230; Allah aşkına insaf biraz. Biz hukukçuyuz! Sokaktaki adam değiliz biz. Burası kahvehane değil! İfade özgürlüğü adı altında hekes önüne geleni, aklına eseni söyleyemez burada. Herşeyden önce ifade özgürlüğü kendini ifade edebilme becerisi gerektirir. Eğri oturup doğru konuşalım; ifade becerisi diye bir ders olsa, bu forumda yazanların çoğu sınıfta kalır.</p>
<p>Burada durup derin bir nefes alalım şimdi. Konunun ve de sorunun özüne yaklaşıyoruz çünkü&#8230;</p>
<p>İyi veya kötü birşeyler yazıyoruz, tamam. Peki okuyor muyuz yazılanları? Bence bu sorunun cevabı kocaman bir HAYIR. (Bakın, ben de bağırdım şimdi.) Okumak denen eylem anlama denen olguyla sonuçlanmıyorsa ona okumak denmez, bakmak denir. Beynin aktif olarak çalışması gerekir. Beynin çalışmasıyla kastettiğim, görüleni beyne kaydetme işlemi değil, okunanı muhakeme etme işlemidir. İçtenlikle inanıyorum ki, önceki paragraflarda yazılanları anlayan bazılarınız bu paragrafta ne demeye çalıştığımı anlamakta güçlük çekiyorsunuzdur şu an. Böyle düşünüyorum, çünkü, okumayı bilseydik, Timuçin beyin yukarıdaki ilk yazısını “okumuş” olsaydık, onun altında yazılı olan yazıları değil başka şeyleri yazardık.</p>
<p>Bu sorun sadece bu konu başlığı için geçerli değil. Diğer konu başlılarının hepsinde de aynı durum var. Örnek mi? Alın size bir başka konu başlığı altında benim başımdan geçen bir örnek:</p>
<p>Türk Ceza Kanunu’daki bir özel hakaret suçunu işlemekle suçlanan basın ve edebiyat camiasına mensup iki kişiyle ilgili haberlerden hareketle hakaret suçunun TCK’da yeri olup olmadığı konusundaki düşüncelerimi kaleme aldım geçenlerde. Sonra, AÜHF forumlarında o konunun tartışmaya açıldığını görünce o yazımı foruma aktardım. (Detayları bilerek yazmıyorum, dikkatiniz dağılmasın lütfen.) Yazım “okunmadı” hiç. Çünkü, “okunmuş” olsa idi, benden sonra o başlık altında foruma yazı yazanların “hakaret, şu anda olduğu gibi, ‘suç’ olarak kalmalıdır, çünkü&#8230;.” ya da “hakaret ‘suç’ olmamalıdır, çünkü&#8230;” diye başlayan fikirler beyan etmeleri gerekirdi. Çünkü, yazımın konusu buydu; başka hiçbirşey değil. Ne oldu biliyor musunuz? Bir arkadaşımız, eminim ki gayet iyi niyetle ve yazdığı sözün ne anlama geldiğini bilmeden, benim fikirlerime, dolayısıyla da bana “lanet okudu”. Galiba, benim Ceza Kanunun’da yeri olmadığını düşünmeye başladığım “hakaret suçu”nu işledi bilmeden o arkadaş. Okusa, anlasa, konu üstünde düşünse, “lanet olası yazı” gibi bir ifadenin mevcut kanun hükümleri karşısında pek muhtemelen hakaret suçu olarak nitelendirilebileceğinin farkında olurdu çünkü; değil mi?</p>
<p>Uzun yazdım. Okumanın, anlamanın, ne hakkında konuştuğuınu bilmenin ve bir de kendini düzgün ifade edebilmenin önemini vurgulamaya çalışıyorum. Hepsi bundan ibaret aslında&#8230; Sıkıldıysanız yazının gerisini okumasanız da olur artık&#8230;</p>
<p>Hâlâ okuyor musunuz? Harika! Timuçin beyin, bu tartışmaya sebep olan ilk yazısını tekrar okuyun şimdi. Tekrar tekrar okuyun. Orada tek bir şey, yok yok tek değil, iki şey söylemiş yazar:</p>
<p>Birincisi, forumda Ermeni meselesini tartışmaya açmanın gereği yok diyor. Niye öyle diyor biliyor musunuz? Çünkü, o da benim gibi bu forumların mazisini biliyor. Tartışmanın anlamsız bir istikamete gideceğini biliyor. Bilen bilmeyen, yok yok, sadece bilmeyen bir sürü insanın bildik kalıplar içinde artık ziyadesiyle ezberlediğimiz sloganları tekrar tekrar yazıp duracağını biliyor.</p>
<p>Ben kendi adıma, Ermeni sorunu hakkında gazetelerde okuduğum kalıplaşmış sözlerin ötesinde tek kelime bile söyleyemem. Söyleyemem, çünkü, hem yerli hem de yabancı basını hergün düzenli izlememe ve basında konuyla ilgili çıkan haber ver yorumların çoğunu okumama rağmen konu hakkında hiçbirşey bilmiyorum. Bir tane bile tarihi çalışma okumadım. Bir tane bile belge görmedim. Bidiğim tanıdığım bir Ermeni bile yok. 1915 sorunlarını yaşamış, Ermenilerle çatışmış Türk, Kürt, Laz tanıdığım yok. Genel hukuk bilgisinin ötesinde ceza hukuku da bilmiyorum&#8230; Sosyoloji bilmiyorum. Usluslararası siyaset konularına ne kadar hakim olduğum şüpheli. Konu hakkında ne “hukuki” ne “tarihi” ne &#8220;sosyal&#8221; ne de &#8220;politik&#8221; görüş ifade edebilecek altyapım yok. Ha, gönlümden geçen, doğru olmasına inanmak istediğim bir görüşüm var elbet. Onu da yazma gereği görmüyorum buraya.</p>
<p>Haydi eller havaya şimdi. Kaçınızın konu hakkında ele avuca gelir bilgisi var? Kaç kitap okudunuz Ermeni sorunu ile ilgili? Tamam Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin yaklaşımını biliyoruz hepimiz, ama dayanaklarını biliyor musunuz siz? Peki ya karşı tarafın tezini okudunuz mu hiç?</p>
<p>Konu, daha pek çok dalın yanı sıra, hem ceza hukuku hem de tarih ile ilgili. Kaçınız tarih metodolojisi biliyorsunuz? Eminim ki hepiniz gayet iyi ceza hukukçularısınızdır, ona birşey demiyorum&#8230; Ama yeterli bilgi birikiminiz var mı gerçekten de? Bu konuda benim yok. Timuçin beyin de dediği bu işte. Bilmediğiniz konuda konuşmayın, diyor.</p>
<p>Birşey daha diyor ama. Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp, diyor ve okuyup öğrenelim diye ilgili ve önemli konu başlıklarına işaret ediyor. Nesi kötü bunun? İzleyen mesajlarda vurgulanan kötü üslup nerede? Ben söyleyeyim: O yazının üslubunda yanlış hiçbirşey yok. Biz gerçek (bilgisizliğimiz) yüzümüze vurulduğu için bozuluyoruz. Alışmışız bilip bilmeden her konuda konuşmaya. Karşımızda bize laf edenler de genelde bilmeyen adam olduğu için karşılıklı atıp tutuyoruz umursamadan. Gün olup da bilen biri bir laf etti mi bozuluyoruz. Durum bu işte. Başka birşey değil.</p>
<p>Timuçin bey o yazısında Ermeni soykırımı oldu demiyor. Olmadı da demiyor. O, o konuda ne düşünüyor bilmiyorum ben. Bir başka yazısından anlaşılıyor ki geçen seneki Kriminoloji dersindeki öğrencileriyle paylaşmış Ermeni soykırımının olup olmadığı konusundaki kanaatini. Benim kanaatim doğrudur, sizinki yanlış da demiyor. O, sadece “ezbere konuşmayın” diyor. Buna mı bozuluyoruz arkadaşlar?</p>
<p>Şimdi, şu an, silkinip kendine gelme zamanıdır.</p>
<p>Ankara Hukuk Fakültesi sokak değil; biz, hiçbirimiz sokaktaki adam değiliz. Bu forumları da kahvehane olma durumuna düşürmememiz gerekir. Bunun için de şunları yapmamız lazım:</p>
<p>1- Öncelike sitedeki yanlış Türkçe kullanımına son vermeliyiz. Buna sitenin adını düzelterek başlamalıyız. “Forum alanı” denmez. Yerine göre ya “forum” ya da “forumlar” denir. Bunu daha evvel yazdım. İnanıyorum ki forumu yöneten arkadaşlarım derslerinden, sınavlarından fırsat bulduklarında bunu düzelteceklerdir. Sonra, kendimizi ifade ederken düzgün Türkçe kullanmalıyız. Düzgün Türkçe kullanmak, ağdalı yazmak demek değil. Cümlenin başını sonunu getirmek, alfabedeki yirmidokuz harfin hepsini kullanmak, sonra da yazım kurallarına olabildiğince uymak demektir.</p>
<p>2- AÜHF forumlarında hukuku ve hukuk fakültesi mensuplarını (öğrencileri, hocaları ve idari personeli) ilgilendiren konular tartışılmalıdır. Burada tartışılmaya açılacak konular doğrudan ya da dolaylı olabilir. Önemli olan okuyup yazarken tartışmanın özünün unutulmamasıdır.</p>
<p>3- Konular “hukukçu” gibi tartışılmalıdır. Çoğu kişi hukukçu sıfatının hukuk diploması almayla kazanıldığını zannetse de bu sıfat aslında hukuk nosyonunun edinilmesiyle kazanılır. Bu da analitik düşünebilmeyi ve düşünceyi hukuk terimleri kullanarak derli toplu şekilde ifade edebilmeyi gerektirir.</p>
<p>4- Hepimiz gazete okuyoruz. (Umarım&#8230;) Gazete bilgisi değerlidir ama kitap bilgisinin yanında son derece yüzeysel kalır. Bilimsel değildir. Köşe yazarları önemli ve değerli şeyler yazarlar ama onların yazılarıın büyük bir yan etkisi vardır. Aynen marketten aldığımız hazır yemekler gibi, çabuk tüketime hazır, tadı tuzu olmayan, adı fikir ama kendi pek de fikir dolu olmayan sloganlar verirler. Bizi kalıplar içinde düşünmeye(!?) zorlarlar. AÜHF forumlarında gazetelerden alınma düşünceler kendi fikrimizmiş gibi yazılmamalıdır. Sloganlara yapışılmamalıdır. Çünkü düşünce üretebilen bir insanının kalıplara, sloganlara ihtiyacı yoktur.</p>
<p>5- Nasıl iyi malzeme olmadan güzel yemek yapılmazsa bolca okumadan da düşünce üretilemez. Düşünmeden söylenen söze “boş söz”, söyleyene “boş adam” denir. AÜHF öğrencileri boş adamlar olmadıklarına göre forumlarda da boş söz yazılmamalıdır. Burada birşeyler yazabilmek için önce bol bol okumak, kitap okumak, sonra da iyice düşünmek gerekmelidir.</p>
<p>6- Tartışmalar medeni olmalıdır. Tekrar yazayım, tatışmalar medeni olmalıdır! Bizden öncekinin yazdıklarına cevap verirken, özellikle de yazdıklarını eleştirirken, o kişiyle değil, onun fikirleriyle çeliştiğinimizi unutmamalıyız bir an bile. Medeni insan karşısındakine saygı gösterir. Saygı, karşındakine “sayın” demekle gösterilmez&#8230;</p>
<p>İşte bunlara kafa yorar, özen gösterirsek, hiç gocunmadan ve bozulmadan, “yahu bize niye boş adam muamelesi yapıyosun, asistan oldum diye kendini bir şey mi zannediyorsun” ruh haline kapılmadan, sloganlara yapışmadan, karşımızdakine “ukala adam” diyerek saldırmadan, yazdıklarını “lanet yazı” diye aşağılamadan tartışabiliriz.</p>
<p>İşte o zaman, elma ile armut, portakal ile karpuz birbirinden ayırt edilir.</p>
<p>Sabredip buraya kadar okuduğunuz için çok sağolun. Şaşırttınız beni doğrusu. Lütfen kızmayınız bana. Dokuz köyden kovmayınız beni de Timuçin beye yaptığınız gibi&#8230;</p>
<p>Ertuğrul Akçaoğlu<br />
10 Kasım 2005</p>
<p>İlk olarak <a href="http://www.law.ankara.edu.tr/forum/?q=node/49#comment-93">AÜHF forumlarında</a> yayınlanmış bir yazımdır.</p>
<p style='text-align:left'>&copy; 2005 &#8211; 2006, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. All rights reserved. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2005/11/10/elma-ile-armutu-ayyrmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yarışa Önden Başlamak</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2005/10/22/yarytha-onden-bathlamak/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2005/10/22/yarytha-onden-bathlamak/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Oct 2005 04:57:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
		<br />
<b>Warning</b>:  Invalid argument supplied for foreach() in <b>/home/akcaoglu/domains/akcaoglu.com/public_html/wp-content/plugins/autometa/autometa.php</b> on line <b>300</b><br />
		<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[ankara hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[ertuğrul]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">http://www.akcaoglu.com/2005/10/22/31/</guid>
		<description><![CDATA[Bugünkü Radikal Gazetesi&#8217;nde İsmet Berkan&#8217;ın köşesi. Eski Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel ile eğitimde fırsat eşitliği üzerine söyleşmiş Berkan. Yazının sondan ikinci paragrafında Demirel şöyle diyor: &#8221; &#8230; Bakın, ben üniversitedeyken, o İstanbul&#8217;daki yabancı okullardan gelen zehir gibi sınıf arkadaşlarımız vardı&#8230; Onlar bizden birkaç adım önde başlıyorlardı yarışa&#8230; Maalesef bu böyle&#8230;&#8221; http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=167726 &#8220;Yarışa önden başlamak.&#8221; Buna takıldı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--nevermore--> Bugünkü Radikal Gazetesi&#8217;nde İsmet Berkan&#8217;ın köşesi. Eski Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel ile eğitimde fırsat eşitliği üzerine söyleşmiş Berkan. Yazının sondan ikinci paragrafında Demirel şöyle diyor:</p>
<blockquote><p>&#8221; &#8230; Bakın, ben üniversitedeyken, o İstanbul&#8217;daki yabancı okullardan gelen zehir gibi sınıf arkadaşlarımız vardı&#8230; Onlar bizden birkaç adım önde başlıyorlardı yarışa&#8230; Maalesef bu böyle&#8230;&#8221;</p>
<p><a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=167726">http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=167726</a></p></blockquote>
<p>&#8220;Yarışa önden başlamak.&#8221; Buna takıldı gözüm. Ne zaman yorulsak, yavaşlasak hep rakiplerimizin yarışa önden başladığından şikayet etmiyor muyuz? Bizden daha iyi okullarda okutulan, ana babaları, dayı ve amcaları sayesinde işlere sokulan, biryerlere getirilen arkadaşlarımız yok mu? Benim var. Hem de bir sürü.</p>
<p><span id="more-31"></span>Daha birkaç gün önce yakınıyordum eşe dosta. Fakülteden iyi bildiğim bir arkadaşım mezuniyetin ardıdan &#8211; bence &#8211; kendi becerisiyle değil de ailesinin çevresinin sayesinde epey iyice bir işe girmişti. Bu arkadaşımın ilerleyişi çok hızlı olmuştu. Geçen gün, tesadüfen, işleri epeyce büyüttüğünü, altında sekiz on kişi çalıştırmaya başladığını öğrendim. Bense, bırak altında adam çalıştırmayı, çalışma hayatına doğru düzgün atılamamıştım hâlâ. Ve başladım yakınmaya. Eşit değildi ki koşullarımız, o yarışa benden daha önce başlamıştı, başlatılmıştı ne de olsa. Elinden tutulduğu için daha hızlı koşuyordu o.</p>
<p>Kafasında yumurta kabuğu ile gezen kara bir civciv vardı bir çizgifilmde, bilirsiniz belki. Şöyle derdi o:</p>
<blockquote><p>Ama haksızlık bu&#8230;</p></blockquote>
<p>Elinden tutularak biryerlere getirildiğini düşündüğüm arkadaşımın şu anda nerelerde olduğunu öğrenince aynen o kara civciv gibi hissetmiştim işte.</p>
<p>Sonra, epeydir haberini almadığım bir başka arkadaşımın nerelerde olduğunu, neler yaptığını öğrendim. Bu arkadaşım yarışa ne benim önümden başlamıştı ne de ardımdan. Aynı sosyal çevrede büyümüş, aynı okulu bitirmiştik. Ardından o çok iyi bir teknik üniversiteye girmişti; ben hukuk okumuştum. O arkadaşımın şu anki hali pek de parlak değildi öğrendiğim kadarıyla. Aradan geçen birkaç yılda çabucacık yorgun düşmüş, koşuyu bırakmıştı. Ben onu geçip gitmiştim belli ki.</p>
<p>Sonra aklıma başka birşey geldi. Bir diğer arkadaşım İstanbul&#8217;dan Ankara&#8217;ya taşınmıştı1998 yılında. Pek tanıdığı yoktu Ankara&#8217;da benden başka. Ankara Barosu&#8217;nda avukatlık stajına başlamış; adliyedeki ilk günü Ankara Hukuk&#8217;tan mezun bir kaç kişiyle tanışmıştı. Laf arasında beni bildiğini söyleyince karşısındaki kişi şöyle deyivermişti:</p>
<blockquote><p>Ben de biliyorum onu. Ahmet hocanın yeğeni o. O sayede asistan oldu.</p></blockquote>
<p>Ahmet hoca dayım oluvermişti o gün. Yedi yıldır asistanıyım, hâlâ annem ve babamla tanışmış değil hoca. Peki nasıl olup da Ahmet hocanın yeğeni oluvermiştim ben? Nasıl olup da bazılarının gözünde yarışa önden başlayan adam oluvermiştim birden? Belli ki bazılarından hızlı koşmuştum o vakitler ama onlar bunu ya farkedememiş ya da kabullenememişlerdi. Aynen benim arkadaşımın başarısını ilk anda kabullenememem gibi.</p>
<p><!--adsense--></p>
<p>Süleyman Demirel&#8217;in sözleri sebebiyle sorguladım geçen günlerdeki tavrımı. Adam cumhurbaşkanı olmuş. Hem de yarışa en sondan, Isparta&#8217;nın bir köyünden başlamış olmasına rağmen. Ben ortalarda bir yerlerden başladım yarışa, daha önlerden başlayanlar da var. O kadar da önemli değil demek ki nerden geldiğiniz, ananızın babanızın kim olduğu. Önemli olan tempoyu düşürmeden koşabilmek. Yorulduğunda derin bir nefes alıp yarışa devam edebilmek. Netice de yarışı kaçıncı bitirdiğiniz önemli, yarışa nerden başladığınız değil.</p>
<p>Belli ki geçen gün yorgunmuşum ben. Derin bir nefes aldım şimdi.</p>
<p>Ertuğrul Akçaoğlu</p>
<p style='text-align:left'>&copy; 2005 &#8211; 2006, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. All rights reserved. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2005/10/22/yarytha-onden-bathlamak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ben Kimim?</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2005/09/11/hakkimda/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2005/09/11/hakkimda/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Sep 2005 05:55:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hakkımda]]></category>
		<category><![CDATA[akcaoglu]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[ankara hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[doktora]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik]]></category>
		<category><![CDATA[ereğli]]></category>
		<category><![CDATA[ertuğrul]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[türev]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[Vergi]]></category>
		<category><![CDATA[vergilendirme]]></category>

	<!-- AutoMeta Start -->
	<category></category>
	<!-- AutoMeta End -->
	
		<guid isPermaLink="false">/?p=1</guid>
		<description><![CDATA[1975 yılında Karadeniz Ereğli&#8221;de doğdum. 1986&#8242;da Nimet İlkokulu&#8217;nu, 1993&#8242;de Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi&#8217;ni bitirdim. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#8217;ne başladım. 1995&#8242;de yatay geçiş yaptığım Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#8217;nden 1997&#8242;de mezun oldum. Ankara Hukuk&#8217;tan mezun olduktan sonra üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü&#8217;nde Kamu Hukuku Yüksek Lisansı programına devam ettim. Yüksek lisans devam ederken avukatlık stajımı Ankara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--nevermore--><img align="left" alt="Ertuðrul Akçaoðlu" src="http://www.akcaoglu.com/wp-content/ert2.jpg" />1975 yılında Karadeniz Ereğli&#8221;de doğdum. 1986&#8242;da Nimet İlkokulu&#8217;nu, 1993&#8242;de Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi&#8217;ni bitirdim. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#8217;ne başladım. 1995&#8242;de yatay geçiş yaptığım Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#8217;nden 1997&#8242;de mezun oldum.</p>
<p>Ankara Hukuk&#8217;tan mezun olduktan sonra üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü&#8217;nde Kamu Hukuku Yüksek Lisansı programına devam ettim. Yüksek lisans devam ederken avukatlık stajımı Ankara Barosu nezdinde tamamladım ve ardından, 1998 yılında, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Vergi Hukuku Anabilim Dalı&#8217;nda Araştırma Görevlisi olarak çalışmaya başladım. 2000 yılında finansal türev ürünlerin vergilendirilmesini konu alan tezimle yüksek lisansı tamamladıktan sonra doktora için Florida Üniversitesi Lisansüstü Vergi Hukuku Programı&#8217;na girdim. Sanırım 2005 sonu ya da 2006 başında bir vakitler &#8220;vergi hukuku doktoru&#8221; olacağım.</p>
<p>On dokuz yıldır bilişim teknolojilerine, on iki yıldır hukuka, sekiz yıldır Türk vergi hukukuna, yedi yıldır finansal yeniliklere, beş yıldır Amerikan vergi hukukuna, dört yıldır ise uluslararası vergi hukukuna ve özellikle elektronik ticaretin vergilendirmesi konusuna kesintisiz şekilde kafa yoruyorum. İlgi duyduğum, kafa yorduğum diğer konuları Karalama Defterim&#8217;e düştüğüm notlardan öğrenirsiniz zaten&#8230;</p>
<p>Bana ulaşmak isterseniz aşağıdaki &#8220;yorumlar&#8221; linkine tıklayın ve gelecek sayfadaki formu doldurmak suretiyle iletişim bilgilerinizi ve mesajınızı gönderin lütfen.</p>
<p>Ertuğrul Akçaoğlu</p>
<p style='text-align:left'>&copy; 2005 &#8211; 2006, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. All rights reserved. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2005/09/11/hakkimda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
