Posts Tagged ‘amerika’

Hukuk Fakültesinin Yeni Sunucusu

Salı, Mart 13th, 2007

Geçen sene güz dönemi başlamadan önce fakültedeki dersleri İnternet’e taşıyabilir miyiz diye düşünmüş, hocalarımın da desteğiyle – bir pilot proje olarak – vergi ve maliye dersleri için bir site hazırlamaya karar vermiştik. Kullanmak istediğimiz kaynak kodu açık yazılımı (Atutor) fakültenin vebsitesini ağırlayan sunucuya yerleştirmek uygun görülmediği için fakültenin depolarındaki eski bilgisayarlardan birini sunucu haline getirmiş ve hazırladığımız siteyi o sunucuya yüklemiştim. Ne yazık ki o sunucuyu üniversitenin ağı üzerinden erişime açamadık. Bunun üzerine ben de siteyi kendi servis sağlayıcıma taşıdım. Kasım ayından beri AÜHF’nin lisans düzeyindeki vergi hukuku ve maliye dersleri www.ekonomivehukuk.com sitesi üzerinden dersin öğrencilerine hizmet veriyor. Benim bu dersler için hazırladığım sunucu ise uzunca bir süre odamda bir köşede bekledikten sonra sonunda formatlandı ve fakültenin bilgisayar salonunda öğrencilerin kullandığı bir terminal olarak işgörmeye başladı.

Bu ay içinde yeni bir gelişme oldu. Fakültenin yeni dekanı beni çağırıp fakültenin yayınladığı dergileri bundan sonra İnternet üzerinden de yayınlamak istediğini bunu yapıp yapamayacağımızı sordu. Yaparız, dedim. Zaten daha önceden de yapmıştık. 1999 yılında fakülte dergisinin bir sayısını İnternet üzerinden yayınlamıştık. Sonra ben yurtdışına gidince o proje yarım kalmış, sonradan da birileri siteyi yenilerken eskileri arşivlemediği için yayınlanan dergi de kaybolup gitmişti. Fakülte dergisinin İnternet’te yayınlanması yıllardır değişik ortamlarda konuşulurdu ama bugüne kadar herhangi bir başlangıç yapılmamıştı. Bunda biraz benim de kusurum var sanırım. İdare hukukçusu bir ağabeyim bundan bir kaç ay önce aynı konuyu bana açmıştı aslında. Destek sözü vermiştim ama kendi hayatımdaki sıkıntıları hâlâ aşamadığım için bir türlü bu işe girişememiştik. Yeni dekanımız belli ki ilk icraatlarından biri olarak önem veriyordu derginin İnternet’ten yayınlanması işine.

(daha fazla…)

Vergilendirme Yetkisinin Temel Hak ve Özgürlüklerle İlişkisi

Salı, Şubat 27th, 2007

1. Giriş

Bu çalışma vergilendirme yetkisinin temel hak ve özgürlüklerle ilişkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda vergilendirme yetkisinin hukuki niteliği ve tarihsel gelişimi verilmiş, ardından Anayasadaki sosyal devlet ve hukuk devleti ilkeleriyle ilişkisi incelenmiştir. İkinci kısımda ise Anayasada yer alan temel hak ve özgürlüklerden vergilendirme yetkisine karşı duyarlı olanlar değerlendirilmiştir.

(daha fazla…)

Kimim?*

Çarşamba, Ocak 25th, 2006

Cevabı çok zor bir soru bu. Hatta sorunun ne olduğu bile net değil. Kimim, geçmişim nedir mi demek? Yoksa nasıl bir kişiyim mi? İkinci soruyu ben yanıtlayamam. İlkine ise zaman yetmez ya, hadi bir kaç mekan ve an yazayım buraya:

75
Doğum yılım ve yerim: Ereğli. Konya değil Karadeniz.
Pazarın ilerisi. Camdan aşağı attığım sabunlar.
Murtaza mahallesi. Toprağı kazarken bulduğum Bizans sikkesi.
Komşunun kızları ile evcilik oynayışım. Evlendirmişlerdi(!) beni de ne korkmuş ne ağlamıştım artık onların evinde kalmam lazım diye.
Ortacami. Yufkacının üst katı. Manolya bahçesinde yaptığımız çete kulubesi. Akreplerden korkup kaçışımız oradan.
Liman. ‘Anayasacı’ oluşum.

81
Nimet İlkokulu. Semiha Bana, ilk öğretmenim.
Erdemir Sineması. İlk sunuculuğum, ilk oyunculuğum.
Liman. Kiraladığım kayık. Küreğin avuçiçimi acıtması.
Anadolu Dersanesi. Babam müdür. Çıtır simit ve çay. Ne çok sevmiştim kantinini.
Akbank’ın aylık sınava hazırlık dergileri. Bir akşam onları çalışıp girmiştim sınava.

86
Anadolu Lisesi. Hazırlık sınıfları en üst katta. Ne de çok basamak var çıkacak.
Bilgisayar Laboratuarı. MS-Dos 3.30, sonra 4.01.
Okulun yanındaki boş tarla. Bisiklet kiralayan adam.
Kavaklık. Ergenlik. Meslek Liseli arkadaşlarım. Kung-Fu.

91
Berna’m ile tanışmam.

93
Büyük Ereğli Dersanesi’ndeki danışman hoca. Müdür yardımcısı falandı galiba. Kim olduğumu bile bilmeden babama dersaneyi ektiğimi söyleyebilen, benim AÜHF’de okuyacağıma inanmayan adam. Adı neydi acep?
Endüstri ve Meslek Lisesi. Üniversite sınavının ilk ayağı. Bir saat camdan limanı seyredişim.
Fener Lisesi, Zonguldak. Sınavın ikinci ayağı. Anam babam haber beklerken sinemada Hülya Avşar’ın Berlin in Berlin’ini izleyişim.

İstanbul.
Marmara Hukuk’ta geçen iki güzel yıl.
Atatürk Erkek Öğrenci Yurdu, Cevizlibağ İstanbul. Hamam usulü banyoları.
Topkapı-Kadiköy otobüs hattı. Boğaz köprüsü. Yollar.
Vapurla yurda dönülen geceler. Camdan dışarı bakıyormuş gibi yapıp aslında bana bakan kız. Sonradan en yakın arkadaşım oluşu. Yemeği kaçırdığım akşamlar.
Ve amcamın okulun burnun dibindeki evi!

Okul günleri. Dersler.
Süheyl Batum’un Anayasa dersini anlatışı. O derste benim ders anlatışım. Arkadaşlarım bana ‘sen hoca olursun’ dediklerinde ‘hadi oradan len…’ deyişim.
Cimbom’un Manchester’la oynadığı maç.

94
Altunuzade Erkek Öğrenci Yurdu, Altunuzade İstanbul. 80 numaralı oda. Beni polis zanneden oda arkadaşlarım. Kantinde çeyrek ekmek arası bayat yumurta ve bayat çay. Ne de güzeldi tadı.
Tansu Çiller’in yaptığı devalüasyon. Tamek meyva suyunun fiyatının bir günde beş kat artması.

Üsküdar’daki bir evin saraya bakan balkonunda oturup iki dostla çay içişimiz. Geçen yatlara laf edişimiz. Kocamustafapaşa’daki bir evde geçen haftasonları. Dostlar. İzden’in serçe arabası. Buğra’nın Ortaköy’deki evi. Taksim’in barları. Taksim Parkı’nın tinercileri.

Gezme, tozma. Dönmezer’in dört ciltini hatmedip dersi finalde geçen dört kişiden biri olma.

95
Ankara Hukuk’a yatay geçiş başvurusu. Başvurumun kabul edildiğinden habersiz Marmara’ya devam edişim. Kabul edildiğimi ziyadesiyle geç öğrenişim. Mermer salonda yazı tura atıp Ankara’ya geçişim.

Ankara’da Ertan abi. Ertan abinin evi. Ertan abinin serçe arabası. Eryaman sokakları.
Ankara Hukuk, arka bina, 3-A sınıfı. Sınıfın en arka sırası. En ön sıradaki öğrenciler. Tanışmamız, arkadaş oluşumuz. Vergi hukuku dersi. Ahmet hocam. Berna’m, bir tanem.

Evlenme teklifi(!) alışım. Abim ile geçen günlerimiz. Eryaman-Bahçeli yolları.

97
Mezuniyet. Parasız geçen günler. Ankara Adliyesi’nde staj. Yüksel Hoca’nın bürosu. Paralı geçen günler.

Yüksek Lisans. Nurkut hocanın rekabet hukuku dersi. Arka binadaki çatışmanın olduğu gün bir öğrencinin beni polis sanışı. Mustafa beyin ve Hakan beyin odaları. Çay işkenceleri.

98
Asistanlık günleri. Sınav nöbetleri. Teze başlamam.

2000
Tezi bitirmem. Burs almam. Evlenmem. Amerika’ya yollanmam. Ahmet hocamın muhalefeti.
Gainesville, Florida. Hilton oteldeki gece. Otel odasına ve kiralık arabaya giden paracıklar.
Küçük ve karanlık ve de ucuz evimiz. Yerde uyuduğumuz gece. Bir plastik masa ve dört sandalyeden oluşan mobilya takımımız. Berna’nın karton kutudan yaptığı kitaplığım.
Bisikletimiz. Publix marketin poşetleri. Küçük televizyon alışımız.

Okul, okul, okul. 70 kişilik sınıftaki üç yabancıdan biri olmanın verdiği o garip his. Bambaşka bir millet, bambaşka bir eğitim tarzı. Amerikan federal vergi kanunları (iki cilt) ve tüzükleri (beş cilt).

Friel. Lokken. Doktora. Tez. Tez. Tez.

* 17 Nisan 2005′de yazdığım bir yazıdır.

Vergi Ödememek İçin Müslüman Olanlar

Cumartesi, Kasım 19th, 2005

Dün Amerikan Vergi İdaresi’nin (Internal Revenue Service – IRS) baş hukuk müşaviri olan Donald Korb’un yaptığı bir konuşmayı izledim. Bay Korb konuşmasına vergi kanunlarının hayatımız üzerinde ne büyük etkileri olduğunun örneklerini vererek başladı. Verdiği ilk örnek eski Roma’daki köylüler ile ilgiliydi. Eski Romalı köylüler sırf vergi ödememek için topraklarının mülkiyetlerini soylulara veya kiliseye devrederlermiş. Soylular ve kilise vergi ödemezlermiş çünkü. Köylüler mülkiyeti kaybetmekle beraber eski toprakları üzerinde zilyet olarak hayatlarına devam ederlermiş.

IRS’in baş hukuk müşaviri olan bay Korb’un verdiği ikinci örnek daha çok ilgimi çekti benim. İslamiyet’in ilk genişlediği yıllarda fethedilen topraklarda yaşayan hristiyan tebanın ödemek zorunda olduğu vergiler varmış. Oysa müslüman teba bu vergileri ödemiyormuş. Sırf vergi ödemekten kurtulabilmek için pek çok hristiyan müslüman olmuş…

Bunları dinlerken bir örnek de benim aklıma geldi. ABD’de yakıt üzerinde neredeyse hiç vergi yok. Başka faktörlerin yanı sıra vergi sebebiyle de olsa gerek, benzin Türkiye’dekinden çok daha ucuza satılıyor. Gene ABD’de bizdeki gibi motorlu araçların yaşı ve motorunun hacmi ile orantılı olarak tesbit edilen taşıt alım ve kullanım vergileri de yok. Dolayısıyla yeni taşıt ile eski taşıt ve büyük motorlu taşıt ile küçük motorlu taşıt sahibi olma arasında da pek bir vergisel fark yok. Bu dediklerimin neticesinde olsa gerek, Türkiye’de ve Türkiye’dekine benzer vergi yasaları olan Avrupa ülkelerinde yaşayanlar küçücük taşıtlara biniyorlar. Oysa Amerika’da yaşayanlar hem içleri geniş hem de motorları yüzlerce beygir gücünde olan taşıtlar kullanıyorlar.

Hukuk fakültelerinin üçüncü sınıflarında okutulan vergi hukuku derslerini pek önemsemeyen, vergi hukukunun hayatımız üzerinde ne kadar da etkili olduğuna kafa yormayan arkadaşlarımın dikkatine sunarım bu örnekleri…

Ertuğrul Akçaoğlu

Sansür Hakkında Bir Yazı

Salı, Kasım 15th, 2005

Sevgili arakadaşlar,

AÜHF forumlarında yazılanların sansürlenmesi, yazı yazan kişilerin (forum üyelerinin) siteye erişiminin engellenmesi ile ilgili fikirlerimi paylaşmak istiyorum sizinle. Bu yazım iki bölümden oluşuyor. İlk ve asıl önemli bölüm forum düzeni ile ilgili. İkinci ve pek de önemli olmayan bölüm ise yazıları silinen kişiler ile ilgili. Bu satırları kaleme alırken niyetim hiçkimseyi kırmak, üzmek değil. Hele hele kendime düşman etmek hiç değil. Ama belli ki gene eğri oturup doğru konuşmak gerekiyor ileride doğabilecek bazı üzücü-kırıcı olaylara engel olabilmek için. AÜHF forumlarının herkesin medeni bir şekilde tartışabildiği, düşüncenin özgürce paylaşılabildiği, site yöneticilerinin kimseye müdahele etme gereği duymadığı bir ortam olabilmesine katkıda bulunmak amacıyla yazıyorum.

(daha fazla…)

Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi Mezunlar Derneği

Perşembe, Kasım 10th, 2005

Az evvel Google’da birşeyler ararken tesadüfen buldum: Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi (KEAL) Mezunlar Derneği kurulmuş; hatta vebsitesi bile yapılmış. Derneği kuranların, vebsitesini yapanların ellerine sağlık.

Kdz. Eregli Anadolu Lisesi

1993 mezunları arasında yeraldığım Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi, Erdemir‘i kuran Amerikalıların çocukları için açılmış bir özel okulmuş önce. 1960′ların ortalarında Amerikalılar Ereğli’den ayrılmaya başlayınca şehrin ve fabrikanın önde gelenleri okul boşa gitmesin diye Milli Eğitim Bakanlığı ve Türk Eğitim Derneği ile temasa geçmişler ve Karadeniz Ereğli TED Koleji adı altında okulum 1967-1968 öğretim yılında Türk öğrencilerine eğitim vermeye başlamış. Benim de yedi sene içinde koşturduğum şu anki binaya 1972′de geçilmiş.

1981′de TED okulu Milli Eğitim Bakanlığı’na devretmiş ve okulun adı Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi olmuş. Yeni adı altında ilk mezunlarını 1982 senesinde vermiş. (1986′da Ereğli’de yeni bir TED Koleji açıldı, aklınız karışmasın…)

KEAL

Ben 1986 yılında girdim Anadolu Lisesine. 1993′e kadar yedi sene boyunca kordiorlarında koşturdum. Yedi sene… Az vakit değil. Ben ve benimle aynı yıl okula başlayan 140 kadar arkadaş çocukluktan gençliğe beraber yürüdük. Şimdi hepimiz sadece ülkenin değil, dünyanın dört bir yanına dağılmış durumdayız. Ereğli Anadolu Lisesi’nin bizim dönemdeki ve bizden önceki dönemlerdeki tüm öğrencileri her zaman çok başarılı oldular. Okulumun bu yüksek başarı düzeyi hiç eksilmeksizin devam ediyor.

Tek eksiğimiz mezunlarımızı bir araya getirecek, iletişimlerini sağlayacak bir oluşumun eksikliği idi. Kurulan dernek bu ihtiyacı giderecektir eminim ki. En kısa sürede derneğe üye olacağım ben. Eğer Ereğli Anadolu Lisesi mezunuysanız, hatta mezunu olmasanız bile Lise’de en az bir yıl okuduysanız siz de üye olun; derneği destekleyin lütfen.

Ertuğrul Akçaoğlu

* * *

Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi vebsitesine bakmak isterseniz buraya tıklayınız.
Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi Mezunlar Derneği vebsitesine bakmak isterseniz buraya tıklayınız.

29 Ekim 05

Cumartesi, Ekim 29th, 2005

İki ayrı konuda birşeyler yazasım geldi içimden bu gece. Çabuk çabuk yazmam lazım ama. İki konuya yetmez vaktim. İlkini yazayım hatta sadece, ikincisinin vakti gelir elbet…

Konu 29 Ekim, yani bugün. Bir kaç gündür bekliyordum bugünü. Arkadaşlarımla sözleşmiştik; buradaki Türk öğrenci derneğinin düzenlediği Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuna katılacaktık.

(daha fazla…)

Anayasayı Değiştirmek

Pazartesi, Ekim 3rd, 2005

Zaman zaman Anayasamız’ın değiştirilmesi gerektiği söyler birileri; biz vatandaşlar da gazetelerden okuruz bu söylenenleri. Bazen ufak, bazen kapsamlı değişikliklerden bahsedilir. Ufak tefek değişiklikler de yapılır ara sıra.

Ben otuz yaşındayım. İlkini hatılamasam da tümüyle farklı iki anayasa döneminde büyüdüm. Babam üç anayasa görmüş. Dedem? Beş herhalde.

(daha fazla…)

Beyaz

Pazar, Eylül 18th, 2005

Bir iki aydır saç, bir kaç gündür de sakal traşı olmamıştım. Kötü buranın berberleri; saç traşını aksatışım ondan. Sakal traşını ise tembellikten ihmal ettim doğrusu.

Dört gün önce gittim berbere. Adam makasını dolaştırdıkça başımın etrafında saç topakları omzumdan aşağı doğru yuvarlanıp durdular. Yerçekimini keşfetmesi için Newton’un elma ağacının altına uzanması şart değilmiş aslında; berbere gitse de olurmuş. Siyahtı çoğu saçların, daha doğuru koyu kahve, ama benim gözüm beyazlara takıldı. Epeyceydiler.

(daha fazla…)

Ben Kimim?

Pazar, Eylül 11th, 2005

Ertuðrul Akçaoðlu1975 yılında Karadeniz Ereğli”de doğdum. 1986′da Nimet İlkokulu’nu, 1993′de Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi’ni bitirdim. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başladım. 1995′de yatay geçiş yaptığım Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1997′de mezun oldum.

Ankara Hukuk’tan mezun olduktan sonra üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Kamu Hukuku Yüksek Lisansı programına devam ettim. Yüksek lisans devam ederken avukatlık stajımı Ankara Barosu nezdinde tamamladım ve ardından, 1998 yılında, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Vergi Hukuku Anabilim Dalı’nda Araştırma Görevlisi olarak çalışmaya başladım. 2000 yılında finansal türev ürünlerin vergilendirilmesini konu alan tezimle yüksek lisansı tamamladıktan sonra doktora için Florida Üniversitesi Lisansüstü Vergi Hukuku Programı’na girdim. Sanırım 2005 sonu ya da 2006 başında bir vakitler “vergi hukuku doktoru” olacağım.

On dokuz yıldır bilişim teknolojilerine, on iki yıldır hukuka, sekiz yıldır Türk vergi hukukuna, yedi yıldır finansal yeniliklere, beş yıldır Amerikan vergi hukukuna, dört yıldır ise uluslararası vergi hukukuna ve özellikle elektronik ticaretin vergilendirmesi konusuna kesintisiz şekilde kafa yoruyorum. İlgi duyduğum, kafa yorduğum diğer konuları Karalama Defterim’e düştüğüm notlardan öğrenirsiniz zaten…

Bana ulaşmak isterseniz aşağıdaki “yorumlar” linkine tıklayın ve gelecek sayfadaki formu doldurmak suretiyle iletişim bilgilerinizi ve mesajınızı gönderin lütfen.

Ertuğrul Akçaoğlu