Güç Üzerine

Howard Brody, Healer’s Power (Şifanın Gücü) adlı kitabında tıbbın üç güç kaynağından bahsetmiş. Onun hekimin gücü bakımından yaptığı tahlili sanırım her meslek grubu için genelleştirmek mümkün:

Mesleki güç, bir meslek mensubunun, ait olduğu disiplinde, o mesleğin sanatı ya da ustalığına ilişin eğitiminden gelen güçtür.
Karizmatik güç, mesleki gücün artmasını sağlayan, disiplinden gelen bilgi ve beceriden bağımsız şekilde, meslek mensubunun kişisel özelliklerine dayanan güçtür.
Sosyal güç, meslek mensubunun sosyal konumundan kaynaklanan güçtür.

Şimdi, bir an için düşünün; iş veya sosyal çevrenizde güçlü olarak tanımlanığınız kişilerin gücü bu üçlü ayrıma göre nasıl nitelendirilebilir? Mesleğini çok iyi yaptığını bildiğiniz bir kişiyi “güçlü” addeder misiniz? Yoksa kişisel nitelikleri (karizma) ön plana çıkan bir kişi sizin gözünüzde güçlü müdür? Peki ya sosyal statü (burnu havada gezenler)???

Bu niteliklerin hepsini bir arada bulunduran kaç kişi tanıyorsunuz? Eğer varsa, o kişi(ler) diğerlerine göre daha mı güçlü sizce?

Ne dersiniz?

Disko

TDK’lık yapacağım tuttu şimdi:

Acaba “disko”* yerine “dansevi” ya da “dansyeri” desek tutar mı? Yoksa, acaba “dans(h)ane” mi demeli?

Yazının devamı >>

Soru(lar)

Hangi kuş türü Fransa’nın simgesidir? Ve niye?

——

Bugünkü Milliyet‘te Can Dündar’ın “Avrupa Nereye?” başlıklı köşe yazısının akla getirdiği sorulardır.

Soru

Keskin sirke küpüne ne yapar?

Altan Öymen’in 19 Kasım 2005 taihli Radikal’deki köşe yazısından alınma bir sorudur.

Soru(lar)

Terrör yarı otomatik olur mu? Yoksa tam otomatik mi olmalıdır? Peki ya manuel olursa ne diyeceğiz?

Ne dersiniz?

~~~~~~~~
Radikal’de çıkan bir haberin manşetinin akla getirdiği birkaç sorudur…

Soru

Sizin gibi düşünmeyen, vatan haini midir?

Ne dersiniz?