<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ertuğrul Akçaoğlu &#187; AÜHF</title>
	<atom:link href="http://www.akcaoglu.com/category/hukuk/auhf/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.akcaoglu.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Dec 2011 21:11:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinin Kuruluşu ve İlk Günleri</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2010/11/17/ankara-universitesi-hukuk-fakultesinin-kurulusu-ve-ilk-gunleri/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2010/11/17/ankara-universitesi-hukuk-fakultesinin-kurulusu-ve-ilk-gunleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Nov 2010 16:44:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[AÜHF]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Yayınlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akcaoglu.com/?p=621</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği Dergisi’nin 80. sayısında (Ocak-Şubat 2009), 367-379. sayfalarda yayınlanmıştır. Yazarından izin alınmaksızın başkaca sitelerde yayınlanmaması rica olunur. Ertuğrul AKÇAOĞLU* &#160; Türk Devrimi ve Türk Hukuk Tarihi içinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin çok özel bir yeri vardır. Cumhuriyet’in ilk &#8230; <a href="http://www.akcaoglu.com/2010/11/17/ankara-universitesi-hukuk-fakultesinin-kurulusu-ve-ilk-gunleri/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- 		@page { margin: 0.79in } 		P.sdfootnote { margin-left: 0.2in; text-indent: -0.2in; margin-bottom: 0in; font-size: 10pt } 		P { margin-bottom: 0.08in } 		A.sdfootnoteanc { font-size: 57% } --></p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye Barolar Birliği Dergisi’nin 80. sayısında (Ocak-Şubat 2009), 367-379. sayfalarda yayınlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yazarından izin alınmaksızın başkaca sitelerde yayınlanmaması rica olunur.</strong></p>
<p><!-- 		@page { margin: 0.79in } 		P.sdfootnote { margin-left: 0.2in; text-indent: -0.2in; margin-bottom: 0in; font-size: 10pt } 		P { margin-bottom: 0.08in } 		A.sdfootnoteanc { font-size: 57% } --></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ertuğrul AKÇAOĞLU</em><sup><em><a name="sdfootnote1anc" href="#sdfootnote1sym"><sup>*</sup></a></em></sup></p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Türk Devrimi ve Türk Hukuk Tarihi içinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin çok özel bir yeri vardır.  Cumhuriyet’in ilk yüksek öğretim kurumu olma sıfatı ve <em>yeni Türk toplum yaşamının kurucusu ve güçlendiricisi olma savı</em><sup><em><a name="sdfootnote2anc" href="#sdfootnote2sym"><sup>1</sup></a></em></sup> ile 5 Kasım 1925 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında öğretim faaliyetlerine başlayan bu hukuk okulu geçen seksen dört yılda yetiştirdiği onbinlerce mezunu ile Cumhuriyet hukukunun kurulması, korunması ve geliştirilmesinin yanı sıra Türk toplumunun çağdaşlaşmasında da asli görev ifa etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yazının kaleme alınmasının amacı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin kuruluş öyküsünü ve Cumhuriyet hukukunun oluşturulma sürecinde Fakültenin yerini hatırlatmaktan ibarettir.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Evrim, İhtilâl ve Devrim</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Doğa gibi, onun bir parçası olan insan ve insanların oluşturduğu topluluk ve toplumlar da sürekli değişirler. Değişim yavaş yavaş, toplumun bünyesini sarsmadan gerçekleştiğinde <em>evrimden</em>; toplumların sosyal ve iktisadi bünyelerinin aşırı bozulması sonucu ortaya çıkan kırılma halinde <em>ihtilâlden;</em> ihtilâl neticesinde eski düzeni büyük ölçüde inkâr eden <em>yeni bir düzenin</em> kurulması halinde ise <em>devrimden</em> bahsederiz.<sup><a name="sdfootnote3anc" href="#sdfootnote3sym"><sup>2</sup></a></sup> İşte evrim süreci içindeki Türk toplumunun Yirminci Yüzyıl başında Birinci Dünya Savaşı’nın kaybedilmesine bağlı olarak 23 Nisan 1920 ile 29 Ekim 1923 arasında yaşadığı kırılma bir <em>ihtilâl</em><sup><em><a name="sdfootnote4anc" href="#sdfootnote4sym"><sup>3</sup></a></em></sup> ve ardından 29 Ekim 1923 ‘de Cumhuriyet’in kurulması ile başlayan süreç ise bir <em>devrim</em> olarak nitelendirilebilir.<sup><a name="sdfootnote5anc" href="#sdfootnote5sym"><sup>4</sup></a></sup> 5 Kasım 1925 tarihinde kurulan Ankara Hukuk Mektebi’nin tarih çizgisi üzerindeki yeri <em>Devrim Tarihi</em> içindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ömrü yaklaşık altı yüzyıl süren Osmanlı İmparatorluğu çöküş sürecini durdurabilmek için şüphesiz ki çok çaba sarf etmiştir. Hukuk alanında bu çabaların en başında II. Mahmut döneminde (1808-1839) Mustafa Reşit Paşa tarafından hazırlanan ve 3 Kasım 1839’da yayınlanan Tanzimat Fermanı (Gülhane Hatt-ı Hümayunu) sayılabilir.<sup><a name="sdfootnote6anc" href="#sdfootnote6sym"><sup>5</sup></a></sup> Gülhane Hatt-ı Hümayunu ile bütün Osmanlı tebaasının mal, can, ırz ve konut dokunulmazlığını güvence altına almayı amaçlayan Tanzimat döneminde <em>iktidarın kendi kendini sınırlaması</em>, yasaların <em>kurullar tarafından kolektif usullerle</em> hazırlanması, <em>kişi dokunulmazlığı ve güvenliği </em>ve <em>kanunsuz suç ve ceza olmaması</em> gibi yenilikler Osmanlı hukukuna girmiştir.<sup><a name="sdfootnote7anc" href="#sdfootnote7sym"><sup>6</sup></a></sup> Bu dönemde –başkaca iyileştirme çabalarının yanı sıra– kanunlaştırma hareketine girişilmiş; toprak hukuku, ceza ve ceza usul hukuku, kara ve deniz ticaret hukuku, usul hukuku ve medeni hukuk alanlarında önemli kanunlar çıkarılmıştır.<sup><a name="sdfootnote8anc" href="#sdfootnote8sym"><sup>7</sup></a></sup> Kanunlaştırma hareketi Osmanlı’da teokratik ilkelerden sapılmaya başlandığını göstermesi, <em>“şer’i hukukun yanında, eski örfî hukukun doğrultusunda ama onu aşan bir mevzuatın, dinsel kaynaklı olmayan yasalar topluluğunun oluşmaya başlaması”</em> bakımından önemlidir. Bu dönemde çıkarılan kanunların bir kısmı Avrupa ülkelerinden aktarılan metinler iken bir kısmı ise yerel kaynaklı, ancak <em>şeri hukuka</em> değil <em>örfi hukuka</em> dayanan metinlerdir.<sup><a name="sdfootnote9anc" href="#sdfootnote9sym"><sup>8</sup></a></sup></p>
<p style="text-align: justify;">Tanzimat Fermanı ile başlayan hukukta batılılaşma ve çağdaşlaşma süreci önemli kesintilere uğrasa da önce <em>I. Meşrutiyet</em> ile ilk anayasanın (Kanun-i Esasi &#8211; 23 Aralık 1876) yapılması ve ilk meclisin (Meclis-i Mebusan &#8211; 19 (20) Mart 1877) açılması ve uzun bir <em>istibdat devrini</em><sup><a name="sdfootnote10anc" href="#sdfootnote10sym"><sup>9</sup></a></sup> takip eden <em>II. Meşrutiyet</em> ile devam etti. II. Meşrutiyet döneminde de şer’i hukuktan uzaklaşan, <em>yargı birliği</em> ilkesine yönelmiş kanunlaştırmalar yapıldığı görülür. Bu dönemde anayasal değişikliklerin yanı sıra <em>toplantı</em>, <em>grev</em> ve <em>basın</em> kanunları da yapılmıştır.<sup><a name="sdfootnote11anc" href="#sdfootnote11sym"><sup>10</sup></a></sup></p>
<p style="text-align: justify;">30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi (ateşkes anlaşması) ile Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’nı kaybettiğini kabul etmesi ve tümüyle çökmesinin ardından, Osmanlı topraklarının işgali ve buna karşı Mustafa Kemal Paşa önderliğinde 19 Mayıs 1919 başlayan ulusal kurtuluş savaşı sürecinde, Osmanlı Devleti’nin çöküşünden doğan iktidar boşluğunu doldurmak amacıyla 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulması ile bir ihtilâl gerçekleşmiş;<sup><a name="sdfootnote12anc" href="#sdfootnote12sym"><sup>11</sup></a></sup> 29 Ekim 1923’de Cumhuriyet’in ilanı ile <em>ihtilâl aşamasının</em> tamamlanmasının ardından yeni devlette <em>devrim aşamasına</em> geçilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Eski Hukuk – Yeni Hukuk</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Osmanlı Devleti’nde geçerli olan hukuk sistemi esas itibariyle kaynağını doğrudan doğruya İslam dininden alan <em>şer’i hukuktu</em>. Temel hukuk kaynağı <em>Kitap</em> yani <em>Kuran-ı Kerim</em> idi. Kuran’da hüküm bulunmayan konularda S<em>ünnet</em>’e (Hz. Muhammet’in uygulama ve sözlerine) başvurulurdu. Burada da düzenleme bulunamazsa <em>İcmâ</em>’ya<em> </em>(bütün din bilginlerinin birbirlerinden habersiz olarak üzerinde hemfikir oldukları çözüm yoluna) başvurulurdu. İcmânın da bulunmaması halinde K<em>ıyas</em> (hakkında <em>nass</em> [ayet ve/veya sünnet] bulunmayan bir meseleyi, aralarındaki ortak illiyet ve/veya özellikten dolayı, hakkında nass bulunan bir meseleye bağlamak yolu) ile çözüm aranırdı. İcma ve kıyasın nassa uygun olması şarttı. Dolayısıyla Kuran ve sünnet şer’i hukukun temel kaynaklarını oluşturuyorlardı.</p>
<p style="text-align: justify;">Şer’i hukuk, kamu yönetimi alanında kadınlara hiçbir hak tanımaması, kadın-erkek eşitliğini kabul etmemesi, miras hukukunda kız ve erkek kardeşler arasında ayrım yapması, kadınların tanıklığına erkeklerin tanıklığına göre çok daha az değer biçmesi, erkeklerin çok eşli olmasına izin vermesi, kadına boşanma hakkı tanımaması, ceza hukuku alanında pek çok suçu düzenlememesi, bununla birlikte düzenlediği suçlar bakımından çok ağır cezalar öngörmesi, ticaret hukuku alanında pek çok kurumu düzenlememiş olması ve hukuk kaynaklarının kodifiye edilmiş olmaması gibi yönlerden eleştirilmiştir.<sup><a name="sdfootnote13anc" href="#sdfootnote13sym"><sup>12</sup></a></sup></p>
<p style="text-align: justify;">Şer’i hukuk sadece Müslümanlar bakımından geçerli iken Müslüman olmayanlar bakımından ise bağlı oldukların dinin kuralları uygulanırdı. Dolayısıyla Osmanlı’da hukuk birliği yoktu. Her ne kadar Tanzimat döneminde Osmanlı tebaası arasında eşitliğin sağlanması, hukuk düzenindeki aksaklıkların giderilmesi için çabalar sarf edilmişse de (örneğin, dağınık durumdaki bir kısım hukuk kaynağı <em>Mecelle</em> adı altında sistemleştirilmiş ve ticaret hukuku ile ceza hukuku gibi alanlarda Avrupa hukuklarından aktarım yoluyla kanunlaştırmalar yapılmışsa da) kaynağını doğrudan Kuran ve sünnetten alan hukuk kurallarına hiç dokunul(a)mamıştı.<sup><a name="sdfootnote14anc" href="#sdfootnote14sym"><sup>13</sup></a></sup></p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıda, <em>devrim</em>, &#8216;eski düzeni büyük ölçüde inkâr eden <em>yeni bir düzenin</em> kurulması&#8217; biçiminde tanımlanmıştı. Cumhuriyet devlet sistemini tümüyle değiştirirken hukuk sisteminde de eskiyi reddetmiş ve yeni bir sistem kurmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Cumhuriyet’in temel amaçlarından biri tüm vatandaşlar arasında dinlerine veya cinsiyetlerine göre ayırım yapmaksızın tam eşitliğin sağlanması; tüm hukuki ilişkilerin modern bir biçimde düzenlenmesiydi. Bu amaç sadece laik ve modern bir hukuk sisteminin kurulması ile gerçekleştirilebilirdi. Çalışmalara medeni hukuk alanı ile başlandı. Devrimi yapanlar sıfırdan yeni bir kanun hazırlamak yerine ileri bir ülkenin kanununu olduğu gibi yeni Türk hukukuna aktarmayı tercih ettiler. O dönemde Avrupa’daki en yeni medeni kanun İsviçre’ninki idi. Bir bütünün iki parçası olan Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu İsviçre’den aynen Türkçe’ye çevrilerek 16 ve 22 Nisan 1926 tarihlerinde kanunlaştırıldılar. Şevket Memedali Bilgişin, kanun yazmak yerine, Avrupa kanunlarını çevirerek bir an evvel uygulamaya sokmak isteyen zamanın Adalet Bakanı Mahmut Esat (Bozkurt) Bey ile Gazi Mustafa Kemal Paşa arasında şöyle bir konuşmanın geçtiğini işittiğini aktarır:<sup><a name="sdfootnote15anc" href="#sdfootnote15sym"><sup>14</sup></a></sup></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><em>«Çocuğum; istediğini yaparsak tercüme ettireceğimiz bu kanunları memleketimizde tatbik edebilecek elemanlarımız var mıdır?»</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><em>«Paşam; bir gün Avrupa’da çok mükemmel yeni bir silâh icat edildiğini işitirseniz, memleketimizde bunu kullanmasını bilen askerimiz yoktur diye o silâhı almakta tereddüt mü edersiniz? Elbette ki hayır… Silâhı alır ve onu kullanabilecek askerleri de yetiştirirsiniz.»</em></span></p>
<p style="text-align: justify;">İşte Ankara Hukuk Mektebi bu noktada, eski hukuku bilen ve uygulayan hukukçular yerine yeni hukuku yaratacak, uygulayacak ve geliştirecek hukukçuları yetiştirmek üzere çıkar.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Ankara’da Bir Hukuk Mektebi</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">1 Mart 1924<sup><a name="sdfootnote16anc" href="#sdfootnote16sym"><sup>15</sup></a></sup> tarihinde, Büyük Millet Meclisi’nin ikinci dönem ilk oturumunda, Gazi Mustafa Kemal Paşa adalet anlayışımızın, kanunlarımızın ve adli teşkilatımızın çağın gereklerine uygun olmayan bağlardan kurtarılması gerektiğini ifade eden, Cumhuriyet devrimlerinin hukuk alanındaki sayfasının açılmak üzere olduğuna işaret eden bir konuşma yapar.<sup><a name="sdfootnote17anc" href="#sdfootnote17sym"><sup>16</sup></a></sup> Bilgişin’e göre, o gün mecliste bulunanların çoğu konuşmasında <em>“hukuk-i medeniyede, hukuk-i ailede izleyeceğimiz yol ancak medeniyet yolu olacaktır” diyen</em> Paşa’nın sözlerinin üzerinde durmamış, mahiyetini kavrayamamıştır.<sup><a name="sdfootnote18anc" href="#sdfootnote18sym"><sup>17</sup></a></sup> Oysa bu konuşmadan 3 gün sonra Halifelik kaldırılmış, ardından Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile öğretim birliği sağlanmış ve hemen ardından 8 Nisan 1924’de şer’i mahkemelerin varlığına son verilmiştir. Tüm bu gelişmeler laik ve modern hukuk siteminin yaratılmasının ve bu yeni hukukun öğretiminin yapılabilmesinin hazırlık aşamalarıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Esasen Ankara’da bir hukuk okulu açılması konusunu Meclis’in gündemine ilk getiren Kastamonu Milletvekili Abdülkadir Kemali Bey’dir. 16 Mart 1921’de Abdülkadir Kemali Bey, Birinci Dünya Savaşı’nda askere gönderildikleri için eğitimleri yarım kalan öğrenciler için Ankara’da Adalet Bakanlığı’na bağlı bir hukuk okulu açılmasını öngören üç maddelik bir kanun teklifi vermiş; ancak, teklif Maarif Encümeni (Meclis Milli Eğitim Komisyonu) tarafından <em>ilkokullara bile bina, malzeme ve öğretmen bulunamadığı</em> gerekçesi ile reddedilmiştir.<sup><a name="sdfootnote19anc" href="#sdfootnote19sym"><sup>18</sup></a></sup></p>
<p style="text-align: justify;">Başta Medeni Kanun olmak üzere tüm hukuk sistemini yenileyip, eski hukuk ile ilişkisi kesilmiş hukukçular yetiştirmek isteyen kişi Mahmut Esat (Bozkurt) Bey’di. Her ne kadar günün koşulları itibariyle bu görüşünü Mecliste tüm açıklığıyla ifade edemese de, Mahmut Esat Bey, 1925 yılı Bütçe Kanunu tasarısına bir yatılı hukuk okulu açılması için ödenek koydurtmuştu. Gerekçesi yargıç azlığıydı. İstanbul Hukuk Fakültesi yılda kırk – elli mezun veriyordu ve bunlarla açıkları doldurmak mümkün değildi. Ancak, tasarıyı inceleyen Muvazene-i Maliye Encümeni (Meclis Bütçe Komisyonu) yeni bir yatılı hukuk okulu açmak yerine mevcut İstanbul Hukuk Fakültesi’ne bir yurt eklenmesi suretiyle daha az masrafla daha fazla hukuk öğrencisi yetiştirilmesi amacının sağlanabileceği görüşüyle -haklı olarak- bu ödeneği İstanbul Hukuk Fakültesine kaydırmıştı.<sup><a name="sdfootnote20anc" href="#sdfootnote20sym"><sup>19</sup></a></sup> 21 Şubat 1925 günü Bütçe Kanunu Meclis Genel Kurulu’nda görüşülürken söz Ankara’da bir hukuk okulu açılmasına gelmiş, uzun tartışmalardan sonra dört oyluk bir farkla Ankara Leyli (yatılı) Hukuk Mektebi’nin açılması kabul edilmiştir.<sup><a name="sdfootnote21anc" href="#sdfootnote21sym"><sup>20</sup></a></sup> Cemil Bilsel, Mahmut Esat Bozkurt’un Meclis önündeki isteklerinin son derece mütevazi olduğunu; İstanbul Hukuk gibi mükemmel bir fakülte değil, zaman içinde gelişecek bir çeşit meslek okulu talep ettiğini ve taleplerini devlet merkezine ve devrime dayandırmış olması sebebiyle Meclis’ten okulun kurulması kararının alabildiğini kaydeder:<sup><a name="sdfootnote22anc" href="#sdfootnote22sym"><sup>21</sup></a></sup></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><em>«Merkez-i Cumhuriyette bulunuyoruz. Buranın bir Mekteb-i Hukuka behemehâl ihtiyacı vardır. Yapılacak tedrisattan bu muhit de istifade edecektir, yalnız talebe değil. Dünyanın en güzel inkılâbını yapmış bir memlekette asrın hukukiyatı okunmaz olur mu, efendiler? Biraz da İstanbul’un ettiği istifade kadar Anadolumuz da maariften hissemend olsun&#8230;»<sup><a name="sdfootnote23anc" href="#sdfootnote23sym"><sup>22</sup></a></sup></em></span></p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Komisyon ve “Profesör”</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Aynı yıl içinde hukuk okulunu hayata geçirmeyi çok arzu eden Mahmut Esat Bey bir kısmı Avrupa’da öğrenim görmüş arkadaşlarından oluşan güvendiği hukukçuları 15 Eylül 1925’de Adalet Bakanlığı’nda bir araya toplayarak bir komisyon oluşturmuştur.<sup><a name="sdfootnote24anc" href="#sdfootnote24sym"><sup>23</sup></a></sup></p>
<p style="text-align: justify;">Komisyonda okulun adının ne olacağı tartışılan konulardan biriydi. İsim olarak Ankara Adliye Hukuk Mektebi<sup><a name="sdfootnote25anc" href="#sdfootnote25sym"><sup>24</sup></a></sup> seçilmişti. Bunun iki sebebi vardı. İlk olarak, okula <em>fakülte</em> demek uygun değildi, zira fakülte ancak bir üniversiteye bağlı olarak kurulabilirdi. Oysa henüz Ankara’da bir üniversite yoktu.<sup><a name="sdfootnote26anc" href="#sdfootnote26sym"><sup>25</sup></a></sup> Ayrıca kurulacak olan okuldan yetişecek hukukçuların İstanbul Hukuk Fakültesi’nde yetişmekte olan <em>muhafazakâr </em>hukukçulardan farklı, <em>geniş düşünceli ve uyanık</em> olması hedefi vurgulanmak isteniyordu.  Hedefe ulaşılırsa <em>Ankara Mektebi</em> (Ankara Ekolü) olarak anılacaklardı.<sup><a name="sdfootnote27anc" href="#sdfootnote27sym"><sup>26</sup></a></sup></p>
<p style="text-align: justify;">O gün, komisyon toplantısında okulun müfredatı da esas hatlarıyla belirlendi. Örneğin, İstanbul Hukuk Fakültesi’nde okutulmakta olan <em>Mecelle</em>, yeni hazırlanacak Medeni Kanun’un İslam hukuku ile olan ilişkiyi koparacağı komisyon üyelerince bilindiği için, Ankara Hukuk Mektebi’nde okutulmayacaktı! Genel hukuk tarihi derslerine ek olarak, Mahmut Esat Bey’in önerisiyle,  ilk kez <em>Türk Hukuk Tarihi</em> kürsüsü kurularak bu ders okutulmaya başlanacaktı.<sup><a name="sdfootnote28anc" href="#sdfootnote28sym"><sup>27</sup></a></sup> Türk Hukuk Tarihi dersi getirilirken, İslam hukukunun en önemli dallarından biri olan <em>Usul-i Fıkıh</em> da kaldırılmıştı.<sup><a name="sdfootnote29anc" href="#sdfootnote29sym"><sup>28</sup></a></sup></p>
<p style="text-align: justify;">Üzerinde epeyce tartışılan bir husus da okulda ders verecek olan öğretmenlerin unvanının ne olacağı idi. İstanbul Hukuk Fakültesi’nde öğretmenlere <em>müderris</em> deniyordu. Müderris unvanının medreseyi çağrıştırdığını düşünen Ankara Hukuk Mektebi kurucuları kendilerine bu unvan ile hitap edilmesini istemiyorlardı. Akla gelen bir diğer sıfat <em>muallim</em> idi. İstanbul Hukuk Fakültesi’nde doçentlere muallim denildiği öğrenilince, İstanbul’dan gelen Müderris (Profesör) Cemil Bilsel’in unvanının sanki doçentliğe düşürülmüş gibi algılanabileceği kaygısıyla bu unvan da kabul görmedi. Müderrisin batıdaki karşılığı <em>profesör</em><em> </em>idi. Ankara Hukuk Mektebi’nin kurucuları 15 Eylül 1925 günü, hiç hoşlanmadıkları <em>müderris </em>unvanı yerine – biraz da alternatifsizlikten olsa gerek – <em>profesör </em>unvanını seçtiler. Böylece Ankara Hukuk Mektebi’nde öğretimin başlaması ile birlikte profesör sözcüğü dilimize girmiş oldu.<sup><a name="sdfootnote30anc" href="#sdfootnote30sym"><sup>29</sup></a></sup></p>
<p style="text-align: justify;">Komisyon toplantısında en önem verilen konulardan biri de kurulacak okulun izleyeceği metottu. Gerek bilimsel araştırmada ve gerekse öğretimde <em>tetkik ve tenkit </em>(araştırma ve eleştirme) metodu seçildi.<sup><a name="sdfootnote31anc" href="#sdfootnote31sym"><sup>30</sup></a></sup> Komisyon, toplantının sonunda kendisini P<em>rofesörler Meclisi </em>olarak<em> </em>adlandırdı, Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı bu meclisin <em>Fahri Reisliğine (</em>onursal başkanlığına) ve başbakan İsmet Paşayı da <em>Türk Hukuk Tarihi Fahri Profesörlüğüne</em> seçti.<sup><a name="sdfootnote32anc" href="#sdfootnote32sym"><sup>31</sup></a></sup> Mahmut Esat Bey Profesörler Meclisi Reisliğini ve İhtilâller Tarihi dersinin profesörlüğünü üstlendi.<sup><a name="sdfootnote33anc" href="#sdfootnote33sym"><sup>32</sup></a></sup> Cemil Bey <em>Reis Vekili, </em>yani okulun ilk dekanı olarak atandı.<sup><a name="sdfootnote34anc" href="#sdfootnote34sym"><sup>33</sup></a></sup></p>
<p style="text-align: justify;">Okulun ilk öğretim heyeti şu kişilerden oluşuyordu:<sup><a name="sdfootnote35anc" href="#sdfootnote35sym"><sup>34</sup></a></sup></p>
<p style="text-align: justify;">Ağaoğlu Ahmet Bey (Kars Mebusu) — Hukuku Esasiye Profesörü</p>
<p style="text-align: justify;">Akçuraaoğlu Yusuf Bey (İstanbul Mebusu) — Tarihî Siyasî Profesörü</p>
<p style="text-align: justify;">Bahaeddin Bey (Darülfünun Müderrislerinden) — Hukuku Ceza ve Usulü Cezaiye Profesörü</p>
<p style="text-align: justify;">Tevfik Kâmil Bey (İstanbul Mebusu) — Roma Hukuku Profesörü</p>
<p style="text-align: justify;">Cemal Hüsnü Bey (Gümüşhane Mebusu) — İktisat Profesörü</p>
<p style="text-align: justify;">Cemil Bey (Darülfünun Müderrislerinden) — Hukuku Düvel Profesörü</p>
<p style="text-align: justify;">Hasan Bey (Trabzon Mebusu) – Maliye Profesörü</p>
<p style="text-align: justify;">Refik Bey (Sıhhiye Vekili) – Tıbbi adlî Profesörü</p>
<p style="text-align: justify;">Saraçoğlu Şükrü Bey (İzmir Mebusu) — İktisat-ı Nazarî Profesörü</p>
<p style="text-align: justify;">Şükrü Kaya Bey (Menteşe Mebusu) — İktisat Mezhepleri Profesörü</p>
<p style="text-align: justify;">Şevket Mehmet Ali Bey (İş Bankası Hukuk Müşaviri) — Hukuku Ticaret Profesörü</p>
<p style="text-align: justify;">Sadri Maksudi Bey — Türk Hukuk Tarihi ve Hukuk Tarihi Profesörü</p>
<p style="text-align: justify;">Süheyp Nizami Bey (Ziraat Bankası Umum Muamelât Müdürü) — Hukuku İdare Profesörü</p>
<p style="text-align: justify;">Mahmut Esat Bey (Adliye Vekili) — İhtilâller Tarihi Profesörü</p>
<p style="text-align: justify;">Mustafa Fevzi Bey (Saruhan Mebusu) — Fıkıh Tarihi Profesörü</p>
<p style="text-align: justify;">Veli Bey (Hariciye Hukuk Müşaviri) — Hukuku Medeniye Profesörü</p>
<p style="text-align: justify;">Yusuf Kemal Bey (Sinop Mebusu) — İktisat Profesörü<sup><a name="sdfootnote36anc" href="#sdfootnote36sym"><sup>35</sup></a></sup></p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Elli Günde Açılan Okul</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Profesörler Meclisi’nin ilk toplantısı ile Ankara Hukuk Mektebi’nin açılması arasında geçen süre elli gündür. Karşılaşılan en büyük zorluk derslerin verileceği ve yatılı öğrencilerin kalacağı binaların temin edilmesi olmuştur. Zira dönemin Ankara’sında bakanlıklar için dahi yeterince bina bulunamamaktaydı. Yenisi yapılmakta olduğu için Postane Binası &#8211; Bahriye Vekili (Denizcilik Bakanı)’nın taleplerine rağmen &#8211; Hukuk Mektebi için Adliye Vekaleti’ne tahsis edilmişti.<sup><a name="sdfootnote37anc" href="#sdfootnote37sym"><sup>36</sup></a></sup> Öğrencilerin yurt ihtiyacını gidermek için Tahsin Efendi’nin Sanat Mektebi (1. Sanat Enstitüsü) arkasında yaptırdığı on odalı evi kiralanıp bu evin bir odası okul müdürüne (sonradan Ankara Üniversitesi Genel Sekreteri de olan Fevzi (Bali) Bey’e), bir diğeri de henüz kiralık ev bulamamış öğretmenlerin kullanımına ayrılmıştı. Hüseyin Cahit Oğuzoğlu, Tahsin Efendi’nin evinin öğrencilerin yerleştirilmesine hazırlanıncaya kadar, kendisinin de aralarında olduğu bazı öğrencilerin Yahudi mahallesindeki Müstantik Mektebinde kaldıklarını aktarır.<sup><a name="sdfootnote38anc" href="#sdfootnote38sym"><sup>37</sup></a></sup></p>
<p style="text-align: justify;">Cumhuriyetin ilk yüksek öğretim kurumu olan Ankara Hukuk Mektebi 5 Kasım 1925 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (Ulus’taki 1. Meclis Binası) Genel Kurul Salonunda Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından, başta Başvekil İsmet Paşa ve Adliye Vekili Mahmut Esat Bey olmak üzere bütün bakanlar ile neredeyse bütün milletvekillerinin ve yabancı ülke temsilcilerinin katılımıyla açılmıştır. Mustafa Kemal Paşa, açılışta verdiği söylevinde <em>Türk Devrimi</em>’nden bahsetmiş; eski hukuktan ve hukukçulardan şikayet etmiş; Cumhuriyet döneminin gerçek hukuk bilginleri olarak yetişmek görevini Ankara Hukuk Mektebi’nin öğrencilerine vermiştir.<sup><a name="sdfootnote39anc" href="#sdfootnote39sym"><sup>38</sup></a></sup> Gazi Mustafa Kemal Paşa, söylevini –günümüz Türkçesi ile– şöyle bitirmiştir:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><em>«Cumhuriyetin yaptırımı olacak bu büyük kurumun açılışında duyduğum mutluluğu hiçbir girişimde duymadım ve bunu açığa vurmakla ve belirtmekle hoşnutum.»<sup><a name="sdfootnote40anc" href="#sdfootnote40sym"><sup>39</sup></a></sup></em></span></p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Ve Sonrası…</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Posta Binasının boşaltılması geciktiği için derslerine Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında başlayan ve bir ay kadar faaliyetlerine burada devam eden Ankara Hukuk Mektebi, 1927 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile <em>Fakülte</em> adını almış,<sup><a name="sdfootnote41anc" href="#sdfootnote41sym"><sup>40</sup></a></sup> ilk mezunlarını 8 Temmuz 1932 tarihinde vermiştir.<sup><a name="sdfootnote42anc" href="#sdfootnote42sym"><sup>41</sup></a></sup> 1940 yılında Adalet Bakanlığı’ndan Milli Eğitim Bakanlığına devrolan Ankara Hukuk Fakültesi 18 Haziran 1946’da kurulan Ankara Üniversitesi içinde en<em> kıdemli fakülte </em>olarak yerini almıştır.<sup><a name="sdfootnote43anc" href="#sdfootnote43sym"><sup>42</sup></a></sup> 1945 yılında Fakülte’de doktora öğrenimine başlanılmıştır. 1950 yılına gelindiğinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi kütüphanesinin 24 bin ciltlik kitap koleksiyonu ile ülkenin en büyük ihtisas kütüphanesine sahip olduğu görülür.<sup><a name="sdfootnote44anc" href="#sdfootnote44sym"><sup>43</sup></a></sup> Bugün (2008) ise Fakülte kütüphanesindeki 100 binden fazla kitabı ve 100 kişiyi aşmış öğretim kadrosu ile hukukçu yetiştirmekle yetinmemekte; diğer hukuk fakültelerinin öğretim kadrolarını da yetiştirmekte ve devrim kazanımlarının korunması görevini sürdürmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kaynakça</strong></p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Ahmet Mumcu, Ankara Adliye Hukuk Mektebi’nden Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne (1925-1975) – Ankara Hukuk Fakültesi’nin Yarım Yüzyıllık Tarihi, Ankara 1977</p>
<p style="text-align: justify;">Ahmet Mumcu, Tarih Açısından Türk Devriminin Temelleri ve Gelişimi, Gözden Geçirilmiş İkinci Baskı, Ankara 1973</p>
<p style="text-align: justify;">Baha Kantar, <em>Ankara Hukuk Fakültesi’nin Geçmiş 25 Yılı</em>, AÜHFD, Yıl 1950, Cilt 7, Sayı 3-4</p>
<p style="text-align: justify;">Bülent Tanör, Osmanlı – Türk Anayasal Gelişmeleri, İstanbul 1992</p>
<p style="text-align: justify;">Cemil Bilsel, <em>İkinciteşrin ve Mahmut Esat Bozkurt</em>, AÜHFD, Yıl 1943, Cilt 1, Sayı 3</p>
<p style="text-align: justify;">Esat Arsebük, <em>Türkiye’de Medeni Hukukun İnkişaf Safhaları</em>, AÜHFD, Yıl 1943, Cilt 1, Sayı 1</p>
<p style="text-align: justify;">Faruk Erem, <em>Fakültenin 25. Yıl Merasimini Açış Konuşması</em>, AÜHFD, Yıl 1950, Cilt 7, Sayı 3-4</p>
<p style="text-align: justify;">H. Cahit Oğuzoğlu, <em>Ankara Hukuk Fakültesinin Kuruluş ve İlk Yılları</em>, Ankara Hukuk Fakültesi 40. Yıl Armağanı, Ankara 1966</p>
<p style="text-align: justify;">H. Cahit Oğuzoğlu, <em>Fakülte Mezunları Adına Yapılan Konuşma</em>, AÜHFD, Yıl 1950, Cilt 7, Sayı 3-4</p>
<p style="text-align: justify;">Mahmut Goloğlu, 3. Meşrutiyet, Ankara 1970</p>
<p style="text-align: justify;">Süheyb Derbil, <em>Fakültenin En Kıdemli Profesörünün Konuşması</em>, AÜHFD, Yıl 1950 Cilt 7, Sayı 3-4</p>
<p style="text-align: justify;">Şevket Aziz Kansu, <em>Ankara Üniversitesi’nin İlk Öğretim Yılını Açış Söylevi</em>, AÜHFD, Yıl 1946, Cilt 3, Sayı 2-4</p>
<p style="text-align: justify;">Şevket Memedali Bilgişin, <em>İnkılâpçı (Mahmut Esat Bozkurt) ve Türk Hukukunda İnkılâp</em>, AÜHFD, Yıl 1944, Cilt 1, Sayı 3</p>
<div id="sdfootnote1" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote1sym" href="#sdfootnote1anc">*</a> Hukukçu. akcaoglu@law.ankara.edu.tr, www.akcaoglu.com</p>
</div>
<div id="sdfootnote2" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote2sym" href="#sdfootnote2anc">1</a> Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara Hukuk Mektebi’nin 	açılışında verdiği söylevde bu hedef şu sözcüklerle ifade 	edilmiştir: “Talebe Efendiler: Yeni Türk Hayat-i içtimaiyesinin 	bâni ve müeyyidi olmak iddiasiyle tahsile başlayan sizler; 	Cumhuriyet devrinin hakikî ulema-i hukuku olacaksınız.” Ahmet 	Mumcu, Ankara Adliye Hukuk Mektebi’nden Ankara Üniversitesi Hukuk 	Fakültesi’ne (1925-1975) – Ankara Hukuk Fakültesi’nin Yarım 	Yüzyıllık Tarihi, Ankara 1977, s. 79.</p>
</div>
<div id="sdfootnote3" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote3sym" href="#sdfootnote3anc">2</a> Ahmet Mumcu, Tarih Açısından Türk Devriminin Temelleri ve 	Gelişimi, Gözden Geçirilmiş İkinci Baskı, Ankara 1973, s. 2.</p>
</div>
<div id="sdfootnote4" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote4sym" href="#sdfootnote4anc">3</a> “İhtilâl” ile “hükümet darbesi”ni karıştırmamak 	gerekir: “Hükümet darbesi kısa süreli fiilî bir durumdur. 	İhtilâl ise toplumlardaki uzun gelişmenin sonucunda kendiliğinden 	meydana gelir.” Mumcu (1973), s.3.</p>
</div>
<div id="sdfootnote5" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote5sym" href="#sdfootnote5anc">4</a> Türk devriminin başlangıcını Cumhuriyet’in ilanından daha 	önceki bir tarihe, örneğin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 	açıldığı tarihe kadar çekmek de mümkündür. Şüphesiz ki, 	30 Ekim 1922‘de saltanatın kaldırılması, 24 Temmuz 1923’de 	Lozan Barış Anlaşması’nın imzalanması gibi Türkiye 	Cumhuriyeti’nin temellerini oluşturan pek çok kazanım ve 	yenilik 1920-1923 arasında gerçekleşmiştir. Yine de, kanaatimce, 	bir <em>“yeni düzen” </em>olarak devrimin tarihini<em> </em>Cumhuriyet’in ilanı ile başlatmak daha isabetli olacaktır.</p>
</div>
<div id="sdfootnote6" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote6sym" href="#sdfootnote6anc">5</a> Tanzimat Fermanı II. Mahmut döneminde hazırlanmış olmakla 	birlikte, II. Mahmut’un ölümünün ardından, oğlu Abdülmecit 	döneminde yayınlanmıştır. Ferman, Gülhane Parkı’nda okunmuş 	olması sebebiyle Gülhane Hatt-ı Hümayunu olarak da bilinir.</p>
</div>
<div id="sdfootnote7" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote7sym" href="#sdfootnote7anc">6</a> Bülent Tanör, Osmanlı – Türk Anayasal Gelişmeleri, İstanbul 	1992, s.63-68.</p>
</div>
<div id="sdfootnote8" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote8sym" href="#sdfootnote8anc">7</a> Tanör, s. 74-75. 1840’da Ceza Kanunu, 1850’de Ticaret Kanunu, 	1861’de Ticaret Muhakeme Usulü Tüzüğü, 1864’de Deniz 	Ticareti Kanunu, 1880’de Ceza ve Hukuk Muhakeme Usulü Kanunu 	yürürlüğe girmiştir. Bu kanunların tümü Fransız 	mevzuatından aktarılmıştır. Aynı dönemde Fransız Medeni 	Kanunu’nun iktibası Sadrazam Ali Paşa tarafından gündeme 	getirilmişse de, bu din adamlarının baskısı sonucu 	gerçekleşmemiştir. Medeni Kanun bakımından gösterilen 	direncin, söz gelimi, Ticaret Kanunu bakımından gösterilmemesi o 	dönemde ticaret ile uğraşanların büyük kısmının Müslüman 	olmamaları ile izah edilmektedir. Din adamlarının direnci 	nedeniyle Fransız Medeni Kanunu’nun iktisap edilememesi üzerine 	dönemin adalet bakanı Ahmet Cevdet Paşa’nın önerisiyle fıkıh 	esaslarından ayrılmaksızın bölümler halinde medeni hukukun ve 	borçlar hukukunun genel hükümlerini içeren bir kanun olan 	Mecelle hazırlanmış; Mecelle 1868-1876 yılları arasında bölüm 	bölüm yürürlüğe sokulmuştur. Şevket Memedali Bilgişin, 	<em>İnkılâpçı (Mahmut Esat Bozkurt) ve Türk Hukukunda İnkılâp</em>, 	AÜHFD, Yıl 1944, Cilt 1, Sayı 3, s. 320; Esat Arsebük, 	<em>Türkiye’de Medeni Hukukun İnkişaf Safhaları</em>, AÜHFD, 	Yıl 1943, Cilt 1, Sayı 1, s. 8-9, 12-13.</p>
</div>
<div id="sdfootnote9" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote9sym" href="#sdfootnote9anc">8</a> Tanör, s. 77.</p>
</div>
<div id="sdfootnote10" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote10sym" href="#sdfootnote10anc">9</a> “İstibdat” sözcüğü TDK sözlüğünde “Uyruklarına 	hiçbir hak ve özgürlük tanımayan sınırsız monarşi, 	despotluk, despotizm” olarak tanımlanmaktadır. Padişah II. 	Abdülhamit’in 14 Şubat 1878’de meclisi “tatil”e sokmasıyla 	başlayan ve 23 Temmuz 1908’e (II Meşrutiyet’in ilanına) kadar 	süren dönem Osmanlı tarihinde İstibdat Devri olarak bilinir.</p>
</div>
<div id="sdfootnote11" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote11sym" href="#sdfootnote11anc">10</a> Tanör, s. 171-172.</p>
</div>
<div id="sdfootnote12" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote12sym" href="#sdfootnote12anc">11</a> Mahmut Goloğlu, 23 Nisan 1920 ile Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun 	(Anayasa) kabul edildiği 20 Ocak 1921 arasındaki dönemi “3. 	Meşrutiyet” olarak nitelendirir. Ona göre bu dönemde milli 	mücadele henüz ihtilâlci karakter kazanmamıştır. Bkz: Mahmut 	Goloğlu, 3. Meşrutiyet, Ankara 1970.</p>
</div>
<div id="sdfootnote13" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote13sym" href="#sdfootnote13anc">12</a> Mumcu (1973), s. 155.</p>
</div>
<div id="sdfootnote14" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote14sym" href="#sdfootnote14anc">13</a> Mumcu (1973), s. 155-156.</p>
</div>
<div id="sdfootnote15" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote15sym" href="#sdfootnote15anc">14</a> Bilgişin, s. 317</p>
</div>
<div id="sdfootnote16" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote16sym" href="#sdfootnote16anc">15</a> Mustafa Kemal Paşa’nın değinilen konuşmasını yaptığı 	tarih Bilgişin tarafından 28 Şubat 1924, Mumcu tarafından ise 1 	Mart 1924 olarak verilmektedir. Karş:  Bilgişin, s. 316 ve Mumcu 	(1977), s. 32.</p>
</div>
<div id="sdfootnote17" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote17sym" href="#sdfootnote17anc">16</a> Şevket Aziz Kansu, <em>Ankara Üniversitesi’nin İlk Öğretim 	Yılını Açış Söylevi</em>, AÜHFD, Yıl 1946, Cilt 3, Sayı 	2-4, s. 233-234.</p>
</div>
<div id="sdfootnote18" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote18sym" href="#sdfootnote18anc">17</a> Bilgişin, s. 316</p>
</div>
<div id="sdfootnote19" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote19sym" href="#sdfootnote19anc">18</a> H. Cahit Oğuzoğlu, <em>Ankara Hukuk Fakültesinin Kuruluş ve İlk 	Yılları</em>, Ankara Hukuk Fakültesi 40. Yıl Armağanı, Ankara 	1966, s. 2. Mumcu (1977), s. 24-26.</p>
</div>
<div id="sdfootnote20" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote20sym" href="#sdfootnote20anc">19</a> Oğuzoğlu (1966), s. 2-3. Cemil Bilsel, <em>İkinciteşrin ve Mahmut 	Esat Bozkurt</em>, AÜHFD, Yıl 1943, Cilt 1, Sayı 3, s. 311-312. 	Mumcu (1977), s. 34.</p>
</div>
<div id="sdfootnote21" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote21sym" href="#sdfootnote21anc">20</a> Mumcu (1977), s. 35-58.</p>
</div>
<div id="sdfootnote22" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote22sym" href="#sdfootnote22anc">21</a> Bilsel, s. 311-312.</p>
</div>
<div id="sdfootnote23" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote23sym" href="#sdfootnote23anc">22</a> Oğuzoğlu (1966), s. 3.</p>
</div>
<div id="sdfootnote24" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote24sym" href="#sdfootnote24anc">23</a> Komisyonun ilk toplantısına kimlerin katıldığı hususunda iki 	farklı bilgi mevcuttur. Süheyp Derbil’e göre toplantıya 	katılanlar şunlardır: Ahmet Ağaoğlu, Yusuf Akçura, Şevket 	Memadali Bilgişin, Cemil Bilsel, Tevfik Kamil Koperler, Yusuf Kemal 	Tengirşenk ve Süheyp Nizami Derbil. Mumcu ise, Cemil Bilsel’in 	bu kişilerin yanı sıra Hasan Saka, Refik Sayfdam, Sadri Maksudi 	ve Şükrü Kaya’yı da saydığını aktarmaktadır. Mumcu 	(1977), s. 60, dn. 40.</p>
</div>
<div id="sdfootnote25" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote25sym" href="#sdfootnote25anc">24</a> Bütçe kanunlarında 1927 yılına kadar okulun adı Ankara Leyli 	Hukuk Mektebi olarak geçmiştir. Bununla beraber, okulun 	açılmasından altı gün sonra, 11 Kasım 1925 tarihinde İcra 	Vekilleri Heyetince (Bakanlar Kurulunca) çıkarılan bir kararname 	ile okulun talimatnamesi (yönetmeliği) düzenlenirken, komisyon 	kararına uygun olarak, okulun adı Ankara Adliye Hukuk Mektebi 	olarak belirlenmiştir. Talimatname metni için bkz: Mumcu (1977), 	s. 105.</p>
</div>
<div id="sdfootnote26" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote26sym" href="#sdfootnote26anc">25</a> Gerçekten de Ankara Üniversitesi çok daha sonradan, 1946 yılında 	kurulabilmiştir.</p>
</div>
<div id="sdfootnote27" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote27sym" href="#sdfootnote27anc">26</a> Süheyp Derbil, <em>Fakültenin En Kıdemli Profesörünün 	Konuşması</em>, AÜHFD, Yıl 1950 Cilt 7, Sayı 3-4, s. 11-12.</p>
</div>
<div id="sdfootnote28" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote28sym" href="#sdfootnote28anc">27</a> Derbil, s. 13.</p>
</div>
<div id="sdfootnote29" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote29sym" href="#sdfootnote29anc">28</a> Mumcu (1977), s. 67.</p>
</div>
<div id="sdfootnote30" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote30sym" href="#sdfootnote30anc">29</a> Derbil, s. 15,  H. Cahit Oğuzoğlu, <em>Fakülte Mezunları Adına 	Yapılan Konuşma</em>, AÜHFD, Yıl 1950, Cilt 7, Sayı 3-4, s. 22</p>
</div>
<div id="sdfootnote31" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote31sym" href="#sdfootnote31anc">30</a> Derbil, s. 12, Mumcu (1977), s. 68.</p>
</div>
<div id="sdfootnote32" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote32sym" href="#sdfootnote32anc">31</a> Gerek Mustafa Kemal Paşa’nın ve gerekse İsmet Paşa’nın 	kendilerine verilen bu onursal unvanları büyük bir memnuniyetle 	kabul ettikleri Mahmut Esat Bey’e yolladıkları cevap 	telgraflarından anlaşılmaktadır. Bkz: Mumcu (1977), s. 69-70.</p>
</div>
<div id="sdfootnote33" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote33sym" href="#sdfootnote33anc">32</a> Cemil Bilsel, Mahmut Esat Bozkurt’un ihtilâller tarihi profesörü 	olarak sadece 3 derse gelebildiğini, ancak 8 yıl sonra Türk 	İnkılâp Tarihi (Devrim Tarihi) profesörü olduğunda doya doya 	ders anlattığını anlatarak ekler: “Mahmut Esat İnkılâbın, 	Adliye Vekili iken ödevli ve ondan sonra gönüllü bekçisi idi.” 	Bilsel, s. 312-313.</p>
</div>
<div id="sdfootnote34" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote34sym" href="#sdfootnote34anc">33</a> Hüseyin Cahit Oğuzoğlu, 1925-1935 yılları Ankara Hukuk 	Mektebi’nin dekanlığını yürüten Cemil Bilsel’in 1935 	yılında İstanbul Üniversitesi’ne Rektör olarak atandıktan 	sonra bir açış konuşmasında «İstanbul Hukuk fakültesini 	Ankara Hukuk Fakültesi seviyesine çıkarmağa çalışacağım» 	sözünü ettiğini;  bunun epeyce tepki yarattığını ve birçok 	kimseleri sinirlendirdiğini; ciddi sorunlarla karşılaştığını; 	ancak, sonuçta İstanbul’da da başarılı olduğunu anlatır. 	Hüseyin Cahit Oğuzoğlu (1966), s. 14.</p>
</div>
<div id="sdfootnote35" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote35sym" href="#sdfootnote35anc">34</a> Baha Kantar, <em>Ankara Hukuk Fakültesi’nin Geçmiş 25 Yılı</em>, 	AÜHFD, Yıl 1950, Cilt 7, Sayı 3-4, s. 2-3.</p>
</div>
<div id="sdfootnote36" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote36sym" href="#sdfootnote36anc">35</a> Bu ilk listeye birinci veya ikinci ders yılı sonunda profesör 	tâyin edilmiş olan aşağıdaki kişileri de eklemek gerekir: 	Sabri Şakir Bey (Hukuk işleri Müdürü) — Usulü Muhakemei 	Hukukiye Profesörü, Mustafa Şeref Bey (Burdur Meb&#8217;usu) — Hukuku 	idare ve Hukuku Âmme Profesörü, Mazhar Nedim Bey — Deniz 	Ticareti Profesörü, Nusret Bey (Devlet Şûrası Reisi) — Hukuku 	Hususiyeyi Düvel Profesörü, Fahri Ecevit — Tıbbi Adlî 	Profesörü.</p>
</div>
<div id="sdfootnote37" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote37sym" href="#sdfootnote37anc">36</a> Postane Binasının boşaltılıp okul için hazırlanması 	geciktiği için dersler bir ay kadar Büyük Millet Meclisi’nde 	Halk Fırkası’nın (Cumhuriyet Halk Partisi’nin) toplantı 	salonunda yapılmıştır. Postane Binası okulun sadece birinci 	sınıf ihtiyacını karşılayabilmiş; ikinci sene Çankırı 	Caddesi üzerinde bulunan bir mescit sınıfa dönüştürülmüş; 	üçüncü yıl Postane Binası’nın yemekhanesi sınıf haline 	getirilmiş ve yemekhane de o zaman Adalet Vekaleti için yeni 	yaptırılmış olan, bugünse Anafartalar Polis Karakolu olarak 	kullanılan binaya taşınmıştı. Ankara Hukuk Mektebi 1929 yılına 	kadar bina sorunu bu şekilde idare etmiştir. 1929 yılında bugün 	Ankara Müftülüğü olarak kullanılan İller Bankası Binası 	yanındaki bina (eski Diyanet İşleri Binası) Hukuk Fakültesi’ne 	tahsis edilmiş; tüm derslikler bu binaya kaydırılmıştır. 	Yatılı öğrencilerin büyük kısmı Evkaf Apartmanı’na 	yerleştirilmiş, Sınıfların taşınmasıyla boşalmış olan 	eski Postane Binası da esasen yemekhane ve kısmen de yurt olarak 	kullanılmaya devam etmiştir. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 	bu binada on bir yıl kaldıktan sonra bugün kullanıyor olduğu 	Cebeci’deki binasına geçmiştir. Ödenek yokluları sebebiyle 	zamanında bitirilemeyen bina ancak 1949 yılında fakülteye teslim 	edilebilmiştir. H. Cahit Oğuzoğlu (1966), 10-11. Kantar, s. 1-2, 	Mumcu (1977) s. 149.</p>
</div>
<div id="sdfootnote38" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote38sym" href="#sdfootnote38anc">37</a> Oğuzoğlu (1966), s. 7 vd.</p>
</div>
<div id="sdfootnote39" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote39sym" href="#sdfootnote39anc">38</a> Bilsel, s. 311-312. Mumcu (1977), s. 75-84.</p>
</div>
<div id="sdfootnote40" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote40sym" href="#sdfootnote40anc">39</a> Mumcu (1977), s. 84. Orijinal ifade şu şekildedir: <em>“Cumhuriyetin 	müeyyidesi olacak bu büyük müessesenin küşadında hissettiğim 	saadeti hiçbir teşebbüste duymadım ve bunu izhar ve ifade 	etmekle memnunum.”</em></p>
</div>
<div id="sdfootnote41" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote41sym" href="#sdfootnote41anc">40</a> Kantar, s. 4.</p>
</div>
<div id="sdfootnote42" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote42sym" href="#sdfootnote42anc">41</a> Bilsel, s. 313.</p>
</div>
<div id="sdfootnote43" style="text-align: justify;">
<p><a name="sdfootnote43sym" href="#sdfootnote43anc">42</a> Kansu, s. 236.</p>
</div>
<div id="sdfootnote44" style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><a name="sdfootnote44sym" href="#sdfootnote44anc">43</a> Faruk Erem, <em>Fakültenin 25. Yıl Merasimini Açış Konuşması</em>, 	AÜHFD, Yıl 1950, Cilt 7, Sayı 3-4, s. 8.</p>
</div>
<p style='text-align:left'>&copy; 2010 &#8211; 2011, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanmayınız. www.akcaoglu.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2010/11/17/ankara-universitesi-hukuk-fakultesinin-kurulusu-ve-ilk-gunleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AÜHF Kütüphanesi Müzesi İnternet&#8217;te</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2008/04/16/auhf-kutuphanesi-muzesi-internette/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2008/04/16/auhf-kutuphanesi-muzesi-internette/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Apr 2008 22:56:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[AÜHF]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'ye Armağan Projesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akcaoglu.com/2008/04/16/auhf-kutuphanesi-muzesi-internette/</guid>
		<description><![CDATA[Fakülte kütüphanesinin müze kısmında yer alan 150 kadar eserden 135&#8242;ini dijitalleştirerek İnternet&#8217;ten erişime açtık. Böylelikle sadece kazara kütüphanenin bir müzesi olduğunu öğrenip de camekanların içindeki kitapların kapaklarını veya bir iki sayfasını görebilen ufak bir azınlık yerine İnternet&#8217;e girebilen herkesin müzedeki eserleri &#8230; <a href="http://www.akcaoglu.com/2008/04/16/auhf-kutuphanesi-muzesi-internette/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fakülte kütüphanesinin müze kısmında yer alan 150 kadar eserden 135&#8242;ini dijitalleştirerek İnternet&#8217;ten erişime açtık. Böylelikle sadece kazara kütüphanenin bir müzesi olduğunu öğrenip de camekanların içindeki kitapların kapaklarını veya bir iki sayfasını görebilen ufak bir azınlık yerine İnternet&#8217;e girebilen herkesin müzedeki eserleri sayfa sayfa okyabilmesini mümkün kıldık.</p>
<p>135 kitabın dijitalleştirilmesi ikibuçuk ay sürdü. Bu kez tarayıcı yerine dijital fotoğraflama yöntemini kullandık. Bu amaçla <a target="_blank" href="http://www.atiz.com">Atiz </a>firmasından temin ettiğimiz <a target="_blank" href="http://diy.atiz.com/">BookDrive DIY</a> cihazından yararlandık. Bu cihazın üzerinde iki adet <a target="_blank" href="http://www.dpreview.com/reviews/canoneos400d/">Canon EOS 400D </a>dijital fotoğraf makinası yeralıyor. Çekimleri fakültemizin idari personel kadrosuna yeni katılan Mualla hanım arkadaşımız ile öğrencilerimiz İlknur ve Gökhan yaptılar. Çekimlerin yapılmasını Roma Hukuku kürsüsünden değerli arkadaşım <a target="_blank" href="http://law.ankara.edu.tr/~kucuk/">Eşref </a>özenle denetledi. Resim işleme, karakter tanıma, PDF&#8217;ye dönüştürme ve siteye yerleştirme gibi işleri öğrencilerimiz Durmuş, Caner, Enver ve Burak yürüttüler.</p>
<p>Bu süreçte bana &#8220;genel koordinatör&#8221; sıfatı uygun görüldü. Projenin genel koordinatörü olarak ben &#8211; her mühim sıfat sahibi kişi gibi &#8211; pek bir şey yapmadım; ortalıkta dolandım; bol bol havanda su dövdüm; arada sırada ortaya çıkan küçük problemlerin çözümü hakkında ahkam kestim.   :o)</p>
<p>Müze sitesi dün &#8220;<a target="_blank" href="http://auhf.ankara.edu.tr/muze">http://auhf.ankara.edu.tr/muze</a>&#8221; adresinden hizmet vermeye başladı. Şu anki hali ile bazı eksikleri, epeyce de kusurları var. Önümüzdeki bir kaç hafta boyunca bildiğimiz eksikleri ve kusurları yavaş yavaş gidereceğiz. (Ancak hem öğrenci arkadaşlarımın sınavları yaklaşıyor hem de benim biraz tez &#8211; makale vs. yazmam lazım gene. Bu sebeple müzedeki düzeltmelerin yapılması gerçekten de &#8220;yavaş&#8221; olabilir.) </p>
<p>Müzede bolca Latince, İtalyanca, Fransızca eser var. Bir miktar da İngilizce ve Almanca&#8230; Üç-dört tane de el yazması Osmanlıca/Arapça eser mevcut. Yabancı dil bilmeyenlerin pek bir işine yaramayacak bu site ama özellikle hukuk tarihi ve sosyolojisi çalışanlar için paha biçilmez bir kaynak olacak sanırım.</p>
<p>Küçücük bir teknik not: Tarayıcı ile kitap tarandığında dijital fotoğraf çekme yöntemi ile kitap taranmasına(?) göre çok daha kaliteli ve verimli(!) sonuç alınabiliyor. Eğer bir kitabı kesmek ve sayfaları üsten beslemesi olan ve çift yüzlü tarama yapabilen bir tarayıcı ile tarama imkanınız var ise dijital fotoğraf makinası kullanan cihazları tercih etmeyin derim. Bizim müze projesinde kullandığımız cihaz ve yöntem, kesilmesi mümkün olmayan kitaplar bakımından zorunlu bir tercih olsa da tarayıcılar kadar iyi sonuç vermiyor.</p>
<p style='text-align:left'>&copy; 2008 &#8211; 2011, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanmayınız. www.akcaoglu.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2008/04/16/auhf-kutuphanesi-muzesi-internette/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AÜHF&#8217;nin Kuruluş Öyküsü</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2008/03/13/ankara-universitesi-hukuk-fakultesinin-kurulus-oykusu/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2008/03/13/ankara-universitesi-hukuk-fakultesinin-kurulus-oykusu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Mar 2008 08:46:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[AÜHF]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akcaoglu.com/2008/03/13/ankara-universitesi-hukuk-fakultesinin-kurulus-oykusu/</guid>
		<description><![CDATA[Türk Hukuk Tarihinden Bir Kesit Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinin Kuruluşu ve İlk Günleri Ertuğrul Akçaoğlu [Bu yazıyı PDF olarak kaydetmek için buraya tıklayınız.] Türk Devrimi ve Türk Hukuk Tarihi içinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin çok özel bir yeri bulunur. Cumhuriyetin &#8230; <a href="http://www.akcaoglu.com/2008/03/13/ankara-universitesi-hukuk-fakultesinin-kurulus-oykusu/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 7.2pt; text-align: center" align="center"><strong>Türk Hukuk Tarihinden Bir Kesit</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 7.2pt; text-align: center" align="center"><strong>Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinin Kuruluşu ve İlk Günleri</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 7.2pt; text-align: justify"><em>Ertuğrul Akçaoğlu</em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 7.2pt; text-align: justify">[<a title="Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinin Kuruluşu" href="http://www.akcaoglu.com/wp-content/uploads/2008/03/ankara_universitesi_hukuk_fakultesinin_kurulusu.pdf">Bu yazıyı PDF olarak kaydetmek için buraya tıklayınız.</a>]<em><br />
 </em></p>
<p><em><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;"></span></span></em><em><span lang="TR"></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Türk Devrimi ve Türk Hukuk Tarihi içinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin çok özel bir yeri bulunur.<span> </span>Cumhuriyetin ilk yükseköğretim kurumu olma sıfatı ve <em>yeni Türk toplum yaşamının kurucusu ve güçlendiricisi olma savı<a title="_ftnref1" name="_ftnref1" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn1"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[1]</span></strong></span></span></span></a></em> ile 5 Kasım 1925 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında öğretim faaliyetlerine başlayan bu hukuk okulu geçen 82 yılda yetiştirdiği onbinlerce mezunu ile Cumhuriyet Hukukunun kurulması, korunması ve geliştirilmesinin yanı sıra Türk toplumunun çağdaşlaşmasında da asli görev ifa etmiştir. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Bu yazının kaleme alınmasının amacı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinin kuruluş öyküsünü hatırlamak ve Cumhuriyet hukukunun oluşturulma sürecinde Fakültenin yerini okuyucuya hatırlatmaktan ibarettir. </span></span></p>
<p><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;"> <span id="more-115"></span></span></span><strong><em><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Evrim, İhtilâl ve Devrim</span></span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Doğa gibi, onun bir parçası olan insan ve insanların oluşturduğu topluluk ve toplumlar da sürekli değişirler. Değişim yavaş yavaş, toplumun bünyesini sarsmadan gerçekleştiğinde <em>evrimden</em> bahsederiz. Toplumların sosyal ve iktisadi bünyelerinin aşırı bozulması sonucu ortaya çıkan kırılma halinde <em>ihtilâlden</em>, ihtilâl neticesinde eski düzeni büyük ölçüde inkâr eden <em>yeni bir düzenin</em> kurulması halinde ise <em>devrimden</em> bahsederiz.</span><a title="_ftnref2" name="_ftnref2" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn2"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[2]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> İşte evrim süreci içindeki Türk toplumunun Yirminci Yüzyıl başında Birinci Dünya Savaşı’nın kaybedilmesine bağlı olarak 23 Nisan 1920 ile 29 Ekim 1923 arasında yaşadığı kırılma bir <em>ihtilâl<a title="_ftnref3" name="_ftnref3" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn3"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR"><span style="font-size: small;">[3]</span></span></strong></span></span></span></a></em> ve ardından 29 Ekim 1923 ‘de Cumhuriyetin kurulması ile başlayan süreç ise bir <em>devrim</em> olarak nitelendirilebilir.</span><a title="_ftnref4" name="_ftnref4" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn4"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[4]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> <span> </span>5 Kasım 1925 tarihinde kurulan Ankara Hukuk Mektebinin tarih çizgisi üzerindeki yeri <em>Devrim Tarihi</em> içindedir. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Ömrü yaklaşık altı yüzyıl süren Osmanlı İmparatorluğu çöküş sürecini durdurabilmek için şüphesiz ki çok çaba sarf etmiştir. Hukuk alanında bu çabaların en başında II. Mahmut döneminde (1808-1839) Mustafa Reşit Paşa tarafından hazırlanan ve 3 Kasım 1839’da yayınlanan Tanzimat Fermanı (Gülhane Hatt-ı Hümayunu) sayılabilir. <span> </span>Gülhane Hatt-ı Hümayunu ile bütün Osmanlı tebaasının mal, can, ırz ve konut dokunulmazlığını güvence altına almayı amaçlayan Tanzimat döneminde <em>iktidarın kendi kendini sınırlaması</em>, yasaların <em>kurullar tarafından kolektif usullerle</em> hazırlanması, <em>kişi dokunulmazlığı ve güvenliği </em>ve <em>kanunsuz suç ve ceza olmaması</em> gibi yenilikler Osmanlı hukukuna girmiştir. </span><a title="_ftnref5" name="_ftnref5" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn5"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[5]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> Bu dönemde –başkaca iyileştirme çabalarının yanı sıra- kanunlaştırma hareketine girişilmiş; toprak hukuku, ceza ve ceza usul hukuku, kara ve deniz ticaret hukuku, usul hukuku ve medeni hukuk alanlarında önemli kanunlar çıkarılmıştır.</span><a title="_ftnref6" name="_ftnref6" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn6"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[6]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> Kanunlaştırma hareketi Osmanlı’da teokratik ilkelerden sapılmaya başlandığını göstermesi, <em>“şer’i hukukun yanında, eski örfî hukukun doğrultusunda ama onu aşan bir mevzuatın, dinsel kaynaklı olmayan yasalar topluluğunun oluşmaya başlaması”</em> bakımından önemlidir. Bu dönemde çıkarılan kanunların bir kısmı Avrupa ülkelerinden aktarılan metinler iken bir kısmı ise yerel kaynaklı, ancak <em>şeri hukuka</em> değil <em>örfi hukuka</em> dayanan metinlerdir.</span><a title="_ftnref7" name="_ftnref7" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn7"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[7]</span></span></span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Tanzimat Fermanı ile başlayan hukukta batılılaşma ve çağdaşlaşma süreci önemli kesintilere uğrasa da önce <em>I. Meşrutiyet</em> ile ilk anayasanın (Kanun-i Esasi- 23 Aralık 1876) yapılması ve ilk meclisin (Meclis-i Mebusan – 19 (20) Mart 1877) açılması ve uzun bir <em>istibdat devrini</em></span><a title="_ftnref8" name="_ftnref8" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn8"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[8]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> takip eden <em>II. Meşrutiyet</em> ile devam etti. II. Meşrutiyet döneminde de şer’i hukuktan uzaklaşan, <em>yargı birliği</em> ilkesine yönelmiş kanunlaştırmalar yapıldığı görülür. Bu dönemde anayasal değişikliklerin yanı sıra <em>toplantı</em>, <em>grev</em> ve <em>basın</em> kanunları da yapılmıştır.</span><a title="_ftnref9" name="_ftnref9" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn9"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[9]</span></span></span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi (Ateşkes Anlaşması) ile Osmanlı Devletinin Birinci Dünya Savaşı’nı kaybettiğini kabul etmesi ile tümüyle çökmesinin ardından, Osmanlı topraklarının işgali ve buna karşı Mustafa Kemal Paşa önderliğinde 19 Mayıs 1919 başlayan ulusal kurtuluş savaşı sürecinde, Osmanlı Devletinin çöküşünden doğan iktidar boşluğunu doldurmak amacıyla 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulması ile bir ihtilâl gerçekleşmiş;</span><a title="_ftnref10" name="_ftnref10" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn10"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[10]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> 29 Ekim 1923’de Cumhuriyetin ilanı ile <em>ihtilâl aşamasının</em> tamamlanmasının ardından yeni Cumhuriyetin <em>devrim aşamasına</em> geçilmiştir.</span></span></p>
<p><strong><em><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;"> </span></span></em></strong><strong><em><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Eski Hukuk – Yeni Hukuk</span></span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Osmanlı Devletinde geçerli olan hukuk sistemi esas itibariyle kaynağını doğrudan doğruya İslam dininden alan <em>şer’i hukuktu</em>. Temel hukuk kaynağı <em>Kitap</em> yani <em>Kuran-ı Kerim</em> idi. Kuran’da hüküm bulunmayan konularda S<em>ünnete</em> (Hz. Muhammet’in uygulama ve sözlerine) başvurulurdu. Burada da düzenleme bulunamazsa İ<em>cmâya </em>(bütün din bilginlerinin birbirlerinden habersiz olarak üzerinde hemfikir oldukları çözüm yoluna) başvurulurdu. İcmânın da bulunmaması halinde K<em>ıyas</em> (hakkında <em><a title="Nass" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Nass&amp;action=edit"><span style="color: windowtext; text-decoration: none">nass</span></a></em> (ayet ve/veya sünnet) bulunmayan bir meseleyi, aralarındaki ortak </span><a title="İlliyet" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C4%B0lliyet&amp;action=edit"><span style="color: windowtext; text-decoration: none"><span style="font-family: Calibri;">illiyet</span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> (sebep-sonuç bağı) ve/veya özellikten dolayı, hakkında </span><a title="Nass" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Nass&amp;action=edit"><span style="color: windowtext; text-decoration: none"><span style="font-family: Calibri;">nass</span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> bulunan bir meseleye bağlamak yolu) ile çözüm aranırdı. İcma ve kıyasın nassa uygun olması şarttı. Dolayısıyla Kuran ve sünnet şer’i hukukun temel kaynaklarını oluşturuyorlardı.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Şer’i hukuk, kamu yönetimi alanında kadınlara hiçbir hak tanımaması, kadın-erkek eşitliğini kabul etmemesi, miras hukukunda kız ve erkek kardeşler arasında ayrım yapması, kadınların tanıklığına erkeklerin tanıklığına göre çok daha az değer biçmesi, erkeklerin çok eşli olmasına izin vermesi, kadına boşanma hakkı tanımaması, ceza hukuku alanında pek çok suçu düzenlememesi ve fakat düzenlediği suçlar bakımından çok ağır cezalar öngörmesi, ticaret hukuku alanında pek çok kurumu düzenlememiş olması ve hukuk kaynaklarının kodifiye edilmiş olmaması gibi yönlerden eleştirilmiştir.</span><a title="_ftnref11" name="_ftnref11" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn11"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[11]</span></span></span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Şer’i hukuk sadece Müslümanlar bakımından geçerli iken Müslüman olmayanlar bakımından ise tabi oldukların dinin kuralları uygulanırdı. Dolayısıyla Osmanlı’da hukuk birliği yoktu. Her ne kadar Tanzimat döneminde Osmanlı tebaası arasında eşitliğin sağlanması, hukuk düzenindeki aksaklıkların giderilmesi için çabalar sarf edilmişse de (örneğin, dağınık durumdaki bir kısım hukuk kaynağı <em>Mecelle</em> adı altında sistemleştirilmiş ve ticaret hukuku ile ceza hukuku gibi alanlarda Avrupa hukuklarından aktarım yoluyla kanunlaştırmalar yapılmışsa da) kaynağını doğrudan Kuran ve sünnetten alan hukuk kurallarına hiç dokunul(a)mamıştı.</span><a title="_ftnref12" name="_ftnref12" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn12"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[12]</span></span></span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Yukarıda <em>devrimi</em>, eski düzeni büyük ölçüde inkâr eden <em>yeni bir düzenin</em> kurulması diye tanımlamıştık. Cumhuriyet devlet sistemini tümüyle değiştirirken hukuk sisteminde de eskiyi reddetmiş ve yeni bir sistem kurmuştur. </span></span></p>
<p><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Yeni Cumhuriyetin temel amaçlarından biri tüm vatandaşlar arasında dinlerine veya cinsiyetlerine göre ayırım yapmaksızın tam eşitliğin sağlanması; tüm hukuki ilişkilerin modern bir biçimde düzenlenmesiydi. Bu amaç sadece laik ve modern bir hukuk sisteminin kurulması ile gerçekleştirilebilirdi. Çalışmalara medeni hukuk alanı ile başlandı.</span><a title="_ftnref13" name="_ftnref13" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn13"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[13]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> Devrimi yapanlar sıfırdan yeni bir kanun hazırlamak yerine ileri bir ülkenin kanununu olduğu gibi yeni Türk hukukuna aktarmayı tercih ettiler. O dönemde Avrupa’daki en yeni medeni kanun İsviçre’ninki idi. Bir bütünün iki parçası olan Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu İsviçre’den aynen Türkçe’ye çevrilerek 16 ve 22 Nisan 1926 tarihlerinde kanunlaştırıldılar. <span>Şevket Memedali Bilgişin, k</span>anun yazmak yerine, Avrupa kanunlarından çevirerek bir an evvel uygulamaya sokmak isteyen <span>zamanın Adalet Bakanı Mahmut Esat (Bozkurt) Bey ile Gazi Mustafa Kemal Paşa arasında şöyle bir konuşmanın geçtiğini işittiğini aktarır:<a title="_ftnref14" name="_ftnref14" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn14"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[14]</span></span></span></span></a></span></span></span></p>
<p class="MsoQuote" style="margin: 0in 0in 0.1in 0.5in; text-align: justify"><span lang="TR"><em><span style="font-family: Calibri;">«Çocuğum; istediğini yaparsak tercüme ettireceğimiz bu kanunları memleketimizde tatbik edebilecek elemanlarımız var mıdır?»</span></em></span></p>
<p><em><span style="font-family: Calibri;"><span lang="TR">«Paşam; bir gün Avrupa’da çok mükemmel yeni bir silâh icat edildiğini işitirseniz, memleketimizde bunu kullanmasını bilen askerimiz yoktur diye o silâhı almakta tereddüt mü edersiniz? Elbette ki hayır… Silâhı alır ve onu kullanabilecek askerleri de yetiştirirsiniz.»</span><span></span></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">İşte Ankara Hukuk Mektebi bu noktada, eski hukuku bilen ve uygulayan hukukçular yerine yeni hukuku yaratacak, uygulayacak ve geliştirecek hukukçuları yetiştirmek üzere çıkar. </span></span></p>
<p><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;"> </span></span><strong><em><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Ankara’da Bir Hukuk Mektebi</span></span></em></strong><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">1 Mart 1924</span><a title="_ftnref15" name="_ftnref15" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn15"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[15]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> tarihinde, Büyük Millet Meclisi’nin ikinci dönem ilk oturumunda, oturumunda Gazi Mustafa Kemal Paşa adalet anlayışımızın, kanunlarımızın ve adli teşkilatımızın çağın gereklerine uygun olmayan bağlardan kurtarılması gerektiğini ifade eden, Cumhuriyet devrimlerinin hukuk alanındaki sayfasının açılmak üzere olduğuna işaret eden bir konuşma yapar.</span><a title="_ftnref16" name="_ftnref16" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn16"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[16]</span></span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> <span>Bilgişin’e göre, o gün mecliste bulunanların çoğu konuşmasında <em>“hukuk-i medeniyede, hukuk-i ailede izleyeceğimiz yol ancak medeniyet yolu olacaktır” diyen</em> Paşa’nın sözlerinin üzerinde durmamış, mahiyetini kavrayamamıştır.<a title="_ftnref17" name="_ftnref17" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn17"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[17]</span></span></span></span></a> Oysa bu konuşmadan 3 gün sonra Halifelik kaldırılmış, ardından Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile öğretim birliği sağlanmış ve hemen ardından 8 Nisan 1924’de şer’i mahkemelerin varlığına son verilmiştir. Tüm bu gelişmeler laik ve modern hukuk siteminin yaratılmasının ve bu yeni hukukun öğretiminin yapılabilmesinin hazırlık aşamalarıdır. </span></span></span><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Esasen Ankara’da bir hukuk okulu açılması konusunu Meclis’in gündemine ilk getiren Kastamonu Milletvekili Abdülkadir Kemali Bey’dir. 16 Mart 1921’de Abdülkadir Kemali Bey, Birinci Dünya Savaşı’nda askere gönderildikleri için eğitimleri yarım kalan öğrenciler için Ankara’da Adalet Bakanlığı’na bağlı bir hukuk okulu açılmasını öngören üç maddelik bir kanun teklifi vermiş; ancak, teklif Maarif Encümeni (Meclis Milli Eğitim Komisyonu) tarafından <em>ilkokullara bile bina, malzeme ve öğretmen bulunamadığı</em> gerekçesi ile reddedilmiştir.</span><a title="_ftnref18" name="_ftnref18" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn18"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[18]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Başta Medeni Kanun olmak üzere tüm hukuk sistemini yenileyip, eski hukuk ile ilişkisi kesilmiş hukukçular yetiştirmek isteyen kişi Mahmut Esat (Bozkurt) Bey’di. Her ne kadar günün koşulları itibariyle bu görüşünü Mecliste tüm açıklığıyla ifade edemese de, Mahmut Esat Bey, 1925 yılı Bütçe Kanunu tasarısına bir yatılı hukuk okulu açılması için ödenek koydurtmuştu. Gerekçesi yargıç azlığıydı. İstanbul Hukuk Fakültesi yılda kırk – elli mezun veriyordu ve bunlarla açıkları doldurmak mümkün değildi. Ancak, tasarı inceleyen Muvazene-i Maliye Encümeni (Meclis Bütçe Komisyonu) yeni bir yatılı hukuk okulu açmak yerine mevcut İstanbul Hukuk Fakültesine bir yurt eklenmesi suretiyle daha az masrafla daha fazla hukuk öğrencisi yetiştirilmesi amacının sağlanabileceği görüşüyle &#8211; haklı olarak &#8211; bu ödeneği İstanbul Hukuk Fakültesine kaydırmıştı.</span><a title="_ftnref19" name="_ftnref19" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn19"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[19]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> 21 Şubat 1925 günü Bütçe Kanunu Meclis Genel Kurulunda görüşülürken söz Ankara’da bir hukuk okulu açılmasına gelmiş, uzun tartışmalardan sonra dört oyluk bir farkla Ankara Leyli (yatılı) Hukuk Mektebi’nin açılması kabul edilmiştir.</span><a title="_ftnref20" name="_ftnref20" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn20"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[20]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> Cemil Bilsel, Mahmut Esat Bozkurt’un Meclis önündeki isteklerinin son derece mütevazi olduğunu; İstanbul Hukuk gibi mükemmel bir fakülte değil, zaman içinde gelişecek bir çeşit meslek okulu talep ettiğini ve Meclis’ten okulun kurulması kararını alabilmesinin sebebinin taleplerini devlet merkezine ve devrime dayandırmış olması olduğunu kaydeder:</span><a title="_ftnref21" name="_ftnref21" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn21"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[21]</span></span></span></span></a></span></p>
<p class="MsoQuote" style="margin: 0in 0in 0.1in 0.5in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;"><em>«Merkez-i Cumhuriyette bulunuyoruz. Buranın bir Mekteb-i Hukuka behemehâl ihtiyacı vardır. Yanılacak tedrisattan bu muhit de istifade edecektir, yalnız talebe değil. Dünyanın en güzel inkılâbını yapmış bir memlekette asrın hukukiyatı okunmaz olur mu, efendiler? Biraz da İstanbul’un ettiği istifade kadar Anadolumuz da maariften hissemend olsun&#8230;»</em></span><a title="_ftnref22" name="_ftnref22" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn22"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><strong><span style="font-size: 11pt; color: black; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR"><em>[22]</em></span></strong></span></span></span></a></span></p>
<p><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;"> </span></span><strong><em><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Komisyon ve “Profesör”</span></span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Aynı yıl içinde hukuk okulunu hayata geçirmeyi çok arzu eden Mahmut Esat Bey bir kısmı Avrupa’da öğrenim görmüş arkadaşlarından oluşan güvendiği hukukçuları 15 Eylül 1925’de Adalet Bakanlığı’nda bir araya toplayarak bir komisyon oluşturmuştur.</span><a title="_ftnref23" name="_ftnref23" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn23"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[23]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Komisyonda okulun adının ne olacağı tartışılan konulardan biriydi. İsim olarak Ankara Adliye Hukuk Mektebi</span><a title="_ftnref24" name="_ftnref24" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn24"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[24]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> seçilmişti. Bunun iki sebebi vardı. İlk olarak, okula <em>fakülte</em> demek uygun değildi, zira fakülte ancak bir üniversiteye bağlı olarak kurulabilirdi. Oysa henüz Ankara’da bir üniversite yoktu.</span><a title="_ftnref25" name="_ftnref25" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn25"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[25]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> Ayrıca kurulacak olan okuldan yetişecek hukukçuların İstanbul Hukuk Fakültesinde yetişmekte olan <em>muhafazakâr </em>hukukçulardan farklı, <em>geniş düşünceli ve uyanık</em> olması hedefi vurgulanmak isteniyordu.<span> </span>Hedefe ulaşılırsa <em>Ankara Mektebi</em> (Ankara Ekolü) olarak anılacaklardı.</span><a title="_ftnref26" name="_ftnref26" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn26"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[26]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">O gün, komisyon toplantısında okulun müfredatı da esas hatlarıyla belirlendi. Örneğin, İstanbul Hukuk Fakültesinin okutulmakta olan <em>Mecelle</em>, yeni hazırlanacak Medeni Kanun’un İslam hukuku ile olan ilişkiyi koparacağı komisyon üyelerince bilindiği için, Ankara Hukuk Mektebinde okutulmayacaktı! Genel hukuk tarihi derslerine ek olarak, Mahmut Esat Beyin önerisiyle, <span> </span>ilk kez <em>Türk Hukuk Tarihi</em> kürsüsü kurularak bu ders okutulmaya başlanacaktı.</span><a title="_ftnref27" name="_ftnref27" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn27"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[27]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> Türk Hukuk Tarihi dersi getirilirken, İslam hukukun en önemli dallarından biri olan <em>Usul-i Fıkıh</em> da kaldırılmıştı.</span><a title="_ftnref28" name="_ftnref28" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn28"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[28]</span></span></span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Üzerinde epeyce tartışılan bir husus da okulda ders verecek olan öğretmenlerin ünvanının ne olacağı idi. İstanbul Hukuk Fakültesinde öğretmenlere <em>müderris</em> deniyordu. Müderris ünvanının medreseyi çağrıştırdığını düşünen Ankara Hukuk Mektebi kurucuları kendilerine bu ünvan ile hitap edilmesini istemiyorlardı. Akla gelen bir diğer sıfat <em>muallim</em> idi. İstanbul Hukuk Fakültesinde doçentlere muallim denildiği öğrenilince, İstanbul’dan gelen Müderris (Profesör) Cemil Bilsel’in ünvanının sanki doçentliğe düşürülmüş gibi algılanabileceği kaygısıyla bu ünvan da kabul görmedi. Müderrisin batıdaki karşılığı p<em>rofesör </em>idi. Ankara Hukuk Mektebinin kurucuları 15 Eylül 1925 günü, hiç hoşlanmadıkları <em>müderris </em>ünvanı yerine – biraz da alternatifsizlikten olsa gerek – <em>profesör </em>ünvanını seçtiler. Böylece Ankara Hukuk Mektebi öğretimin başlaması ile birlikte profesör sözcüğü dilimize girmiş oldu.</span><a title="_ftnref29" name="_ftnref29" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn29"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[29]</span></span></span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Komisyon toplantısında en önem verilen konulardan biri de kurulacak okulun izleyeceği metottu. Gerek bilimsel araştırmada ve gerekse öğretimde <em>tetkik ve tenkit </em>(araştırma ve eleştirme) metodu seçildi.</span><a title="_ftnref30" name="_ftnref30" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn30"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[30]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"><span> </span>Komisyon, toplantının sonunda kendisini P<em>rofesörler Meclisi </em>olarak<em> </em>adlandırdı, Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı bu meclisin F<em>ahri Reisliğine </em>(onursal başkanlığına) ve başbakan İsmet Paşayı da <em>Türk Hukuk Tarihi Fahri Profesörlüğüne</em> seçti.</span><a title="_ftnref31" name="_ftnref31" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn31"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[31]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> Mahmut Esat Bey Profesörler Meclisi Reisliğini ve İhtilâller Tarihi dersinin profesörlüğünü üstlendi.</span><a title="_ftnref32" name="_ftnref32" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn32"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[32]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> Cemil Bey <em>Reis Vekili, </em>yani okulun ilk dekanı olarak atandı.</span><a title="_ftnref33" name="_ftnref33" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn33"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[33]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Okulun ilk öğretim heyeti şu kişilerden oluşuyordu:</span><a title="_ftnref34" name="_ftnref34" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn34"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[34]</span></span></span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in 0.5in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Ağaoğlu Ahmet Bey (Kars Mebusu) — Hukuku Esasiye Profesörü</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in 0.5in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Akçuraaoğlu Yusuf Bey (İstanbul Mebusu) — Tarihî Siyasî Profesörü</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in 0.5in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Bahaeddin Bey (Darülfünun Müderrislerinden) — Hukuku Ceza ve Usulü Cezaiye Profesörü</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in 0.5in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Tevfik Kâmil Bey (İstanbul Mebusu) — Roma Hukuku Profesörü</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in 0.5in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Cemal Hüsnü Bey (Gümüşhane Mebusu) — İktisat Profesörü</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in 0.5in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Cemil Bey (Darülfünun Müderrislerinden) — Hukuku Düvel Profesörü</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in 0.5in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Hasan Bey (Trabzon Mebusu) – Maliye Profesörü</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in 0.5in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Refik Bey (Sıhhiye Vekili) – Tıbbi adlî Profesörü</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in 0.5in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Saraçoğlu Şükrü Bey (İzmir Mebusu) — İktisat-ı Nazarî Profesörü</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in 0.5in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Şükrü Kaya Bey (Menteşe Mebusu) — İktisat Mezhepleri Profesörü</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in 0.5in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Şevket Mehmet Ali Bey (İş Bankası Hukuk Müşaviri) — Hukuku Ticaret Profesörü</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in 0.5in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Sadri Maksudi Bey — Türk Hukuk Tarihi ve Hukuk Tarihi Profesörü</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in 0.5in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Süheyp Nizami Bey (Ziraat Bankası Umum Muamelât Müdürü) — Hukuku İdare Profesörü</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in 0.5in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Mahmut Esat Bey (Adliye Vekili) — İhtilâller Tarihi Profesörü</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in 0.5in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Mustafa Fevzi Bey (Saruhan Mebusu) — Fıkıh Tarihi Profesörü</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in 0.5in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Veli Bey (Hariciye Hukuk Müşaviri) — Hukuku Medeniye Profesörü</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in 0.5in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Yusuf Kemal Bey (Sinop Mebusu) — İktisat Profesörü</span><a title="_ftnref35" name="_ftnref35" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn35"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[35]</span></span></span></span></a></span></p>
<p><strong><em><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;"> </span></span></em></strong><strong><em><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Elli Günde Açılan Okul</span></span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Profesörler Meclisinin ilk toplantısı ile Ankara Hukuk Mektebi’nin açılması arasında geçen süre elli gündür. Karşılaşılan en büyük zorluk derslerin verileceği ve yatılı öğrencilerin kalacağı binaların temin edilmesi olmuştur. Zira dönemin Ankara’sında bakanlıklar için dahi yeterince bina bulunamamaktaydı. Yenisi yapılmakta olduğu için Postane Binası &#8211; Bahriye Vekili (Denizcilik Bakanı)’nın taleplerine rağmen &#8211; Hukuk Mektebi için Adliye Vekaletine tahsis edilmişti.</span><a title="_ftnref36" name="_ftnref36" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn36"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[36]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> Öğrencilerin yurt ihtiyacını gidermek için Tahsin Efendi’nin Sanat Mektebi (1. Sanat Enstitüsü) arkasında yaptırdığı on odalı evi kiralanıp bu evin bir odası okul müdürüne (sonradan Ankara Üniversitesi Genel Sekreteri de olan Fevzi (Bali) Bey’e), bir diğeri de henüz kiralık ev bulamamış hocaların kullanımına ayrılmıştı. Hüseyin Cahit Oğuzoğlu, Tahsin Efendi’nin evinin öğrencilerin yerleştirilmesine hazırlanıncaya kadar, kendisinin de aralarında olduğu bazı öğrencilerin Yahudi mahallesindeki Müstanik Mektebinde kaldıklarını aktarır.</span><a title="_ftnref37" name="_ftnref37" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn37"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[37]</span></span></span></span></a></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Cumhuriyetin ilk yüksek öğretim kurumu olan Ankara Hukuk Mektebi 5 Kasım 1925 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (Ulus’taki 1. Meclis Binası) Genel Kurul Salonunda Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından, başta Başvekil İsmet Paşa ve Adliye Vekili Mahmut Esat Bey olmak üzere bütün bakanlar ile neredeyse bütün milletvekillerinin ve yabancı ülke temsilcilerinin katılımıyla açılmıştır. Mustafa Kemal Paşa, açılışta verdiği söylevinde <em>Türk Devrimi</em>’nden bahsetmiş; eski hukuktan ve hukukçulardan şikayet etmiş; Cumhuriyet döneminin gerçek hukuk bilginleri olarak yetişmek görevini Ankara Hukuk Mektebi’nin öğrencilerine vermiştir.</span><a title="_ftnref38" name="_ftnref38" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn38"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[38]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> Gazi Mustafa Kemal Paşa, söylevini –günümüz Türkçesi ile – şöyle bitirmiştir:</span></span></p>
<p class="MsoQuote" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;"><em>«Cumhuriyetin yaptırımı olacak bu büyük kurumun açılışında duyduğum mutluluğu hiçbir girişimde duymadım ve bunu açığa vurmakla ve belirtmekle hoşnutum.»</em></span><a title="_ftnref39" name="_ftnref39" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn39"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><strong><span style="font-size: 11pt; color: black; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR"><em>[39]</em></span></strong></span></span></span></a></span></p>
<p><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;"> </span></span><strong><em><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Ve Sonrası…</span></span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Posta Binasının boşaltılması geciktiği için derslerine Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında başlayan ve bir ay kadar faaliyetlerine burada devam eden Ankara Hukuk Mektebi, 1927 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile <em>Fakülte</em> adını almış,</span><a title="_ftnref40" name="_ftnref40" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn40"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[40]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> <span> </span>ilk mezunlarını 8 Temmuz 1932 tarihinde vermiştir.</span><a title="_ftnref41" name="_ftnref41" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn41"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[41]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> 1940 yılında Adalet Bakanlığından Milli Eğitim Bakanlığına devrolan Ankara Hukuk Fakültesi 18 Haziran 1946’da kurulan Ankara Üniversitesi içinde en<em> kıdemli fakülte </em>olarak yerini almıştır.</span><a title="_ftnref42" name="_ftnref42" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn42"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[42]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> 1945 yılında Fakülte’de doktora öğrenimine başlanılmıştır. 1950 yılına gelindiğinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi kütüphanesinin 24 bin ciltlik kitap koleksiyonu ile ülkenin en büyük ihtisas kütüphanesine sahip olduğu görülür.</span><a title="_ftnref43" name="_ftnref43" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn43"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 11pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[43]</span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"> Bugün (2007) ise Fakülte kütüphanesindeki 100 binden fazla kitabı ve 100 kişiyi aşmış öğretim kadrosu ile hukukçu yetiştirmekle yetinmemekte, diğer hukuk fakültelerinin öğretim kadrolarını da yetiştirmektedir. Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki heyecan ve coşku aynı yoğunlukta yaşanmasa da devrimin kazanımlarının korunması görevini Fakülte hâlâ sürdürmektedir.</span></span></p>
<p><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;"> </span></span><strong><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Kaynakça</span></span></strong><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Ahmet Mumcu, Ankara Adliye Hukuk Mektebi’nden Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne (1925-1975) – Ankara Hukuk Fakültesi’nin Yarım Yüzyıllık Tarihi, Ankara 1977</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Ahmet Mumcu, Tarih Açısından Türk Devriminin Temelleri ve Gelişimi, Gözden Geçirilmiş İkinci Baskı, Ankara 1973</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Baha Kantar, <em>Ankara Hukuk Fakültesi’nin Geçmiş 25 Yılı</em>, AÜHFD, Yıl 1950, Cilt 7, Sayı 3-4</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Bülent Tanör, Osmanlı – Türk Anayasal Gelişmeleri, İstanbul 1992</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Cemil Bilsel, <em>İkinciteşrin ve Mahmut Esat Bozkurt</em>, AÜHFD, Yıl 1943, Cilt 1, Sayı 3</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Esat Arsebük, <em>Türkiye’de Medeni Hukukun İnkişaf Safhaları</em>, AÜHFD, Yıl 1943, Cilt 1, Sayı 1</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Faruk Erem, <em>Fakültenin 25. Yıl Merasimini Açış Konuşması</em>, AÜHFD, Yıl 1950, Cilt 7, Sayı 3-4</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">H. Cahit Oğuzoğlu, <em>Ankara Hukuk Fakültesinin Kuruluş ve İlk Yılları</em>, Ankara Hukuk Fakültesi 40. Yıl Armağanı, Ankara 1966</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">H. Cahit Oğuzoğlu, <em>Fakülte Mezunları Adına Yapılan Konuşma</em>, AÜHFD, Yıl 1950, Cilt 7, Sayı 3-4</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Mahmut Goloğlu, 3. Meşrutiyet, Ankara 1970</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Süheyb Derbil, <em>Fakültenin En Kıdemli Profesörünün Konuşması</em>, AÜHFD, Yıl 1950 Cilt 7, Sayı 3-4 </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Şevket Aziz Kansu, <em>Ankara Üniversitesi’nin İlk Öğretim Yılını Açış Söylevi</em>, AÜHFD, Yıl 1946, Cilt 3, Sayı 2-4</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Şevket Memedali Bilgişin, <em>İnkılâpçı (Mahmut Esat Bozkurt) ve Türk Hukukunda İnkılâp</em>, AÜHFD, Yıl 1944, Cilt 1, Sayı 3</span></span></p>
<p>
<span style="font-family: Calibri;"> </span></p>
<hr size="1" />
<p><span style="font-family: Calibri;"> </span></p>
<p><br class="spacer_" /></p>
<p id="ftn1"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn1" name="_ftn1" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref1"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[1]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara Hukuk Mektebi’nin açılışında verdiği söylevde bu hedef şu sözcüklerle ifade edilmiştir: “Talebe Efendiler: Yeni Türk Hayat-i içtimaiyesinin bâni ve müeyyidi olmak iddiasiyle tahsile başlayan sizler; Cumhuriyet devrinin hakikî ulema-i hukuku olacaksınız.” Ahmet Mumcu, Ankara Adliye Hukuk Mektebi’nden Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne (1925-1975) – Ankara Hukuk Fakültesi’nin Yarım Yüzyıllık Tarihi, Ankara 1977, s. 79.</span></span></p>
<p id="ftn2"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn2" name="_ftn2" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref2"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[2]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Ahmet Mumcu, Tarih Açısından Türk Devriminin Temelleri ve Gelişimi, Gözden Geçirilmiş İkinci Baskı, Ankara 1973, s. 2.</span></span></p>
<p id="ftn3"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn3" name="_ftn3" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref3"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[3]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Prof. Mumcu, “ihtilâl” ile “hükümet darbesi”nin karıştırılmamasına işaret etmektedir: “Hükümet darbesi kısa süreli fiilî bir durumdur. İhtilâl ise toplumlardaki uzun gelişmenin sonucunda kendiliğinden meydana gelir.” Mumcu (1973), s.3.</span></span></p>
<p id="ftn4"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn4" name="_ftn4" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref4"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[4]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Türk Devriminin başlangıcını Cumhuriyetin ilanından daha önceki bir tarihe, örneğin Türkiye Büyük Millet Meclisinin açıldığı tarihe kadar çekmek de mümkündür. Şüphesiz ki, 30 Ekim 1922‘de saltanatın kaldırılması, 24 Temmuz 1923’de Lozan Barış Anlaşmasının imzalanması gibi Türkiye Cumhuriyetinin temellerini oluşturan pek çok kazanım ve yenilik 1920-1923 arasında gerçekleşmiştir. Yine de, kanaatimce, bir <em>“yeni düzen” </em>olarak devrimin tarihini<em> </em>Cumhuriyetin ilanı ile başlatmak doğru olur.</span></span></p>
<p id="ftn5"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn5" name="_ftn5" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref5"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[5]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Bülent Tanör, Osmanlı – Türk Anayasal Gelişmeleri, İstanbul 1992, s.63-68</span></span></p>
<p id="ftn6"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn6" name="_ftn6" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref6"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[6]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Tanör, s. 74-75. 1840’da Ceza Kanunu, 1860’da Ticaret Kanunu, 1861’de Ticaret Muhakeme Usulü Tüzüğü, 1864’de Deniz Ticareti Kanunu, 1880’de Ceza ve Hukuk Muhakeme Usulü Kanunları yürürlüğe girmiştir. Bu kanunların Tümü Fransız mevzuatından aktarılmıştır. Aynı dönemde Fransız Medeni Kanunu’nda iktibası gündeme Sadrazam Ali Paşa tarafından gündeme getirilmişse de, bu din adamlarının baskısı sonucu gerçekleşmemiştir. Medeni Kanun bakımından gösterilen direncin, söz gelimi, Ticaret Kanunu bakımından gösterilmemesi o dönemde ticaret ile uğraşanların büyük kısmının Müslüman olmamaları ile izah edilmektedir. Din adamlarının direnci üzerine Fransız Medeni Kanunun iktisap edilememesi üzerine dönemin adalet bakanı Ahmet Cevdet Paşa’nın önerisiyle fıkıh esaslarından ayrılmaksızın bölümler halinde medeni hukukun ve borçlar hukukunun genel hükümlerini içeren bir kanun olan Mecelle hazırlanmış; Mecelle 1868-1876 yılları arasında bölüm bölüm yürürlüğe sokulmuştur. <span>Şevket Memedali Bilgişin, </span><em>İnkılâpçı (Mahmut Esat Bozkurt) ve Türk Hukukunda İnkılâp</em>, AÜHFD, Yıl 1944, Cilt 1, Sayı 3, s. 320; Esat Arsebük, <em>Türkiye’de Medeni Hukukun İnkişaf Safhaları</em>, AÜHFD, Yıl 1943, Cilt 1, Sayı 1, s. 8-9, 12-13.</span></span></p>
<p id="ftn7"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn7" name="_ftn7" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref7"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[7]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Tanör, s. 77.</span></span></p>
<p id="ftn8"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn8" name="_ftn8" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref8"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[8]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> “İstibdat” sözcüğü TDK sözlüğünde “Uyruklarına hiçbir hak ve özgürlük tanımayan sınırsız monarşi, despotluk, despotizm” olarak tanımlanmaktadır. Padişah II. Abdülhamit’in 14 Şubat 1878’de meclisi “tatil”e sokmasıyla başlayan ve 23 Temmuz 1908’e (II Meşrutiyet’in ilanına) kadar süren dönem Osmanlı tarihinde İstibdat Devri olarak bilinir.</span></span></p>
<p id="ftn9"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn9" name="_ftn9" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref9"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[9]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Tanör, s. 171-172.</span></span></p>
<p id="ftn10"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn10" name="_ftn10" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref10"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[10]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Mahmut Goloğlu, 23 Nisan 1920 ile Teşkilat-ı Esasiye Kanununun (Anayasa) kabul edildiği 20 Ocak 1921 arasındaki dönemi “3. Meşrutiyet” olarak nitelendirir. Ona göre bu dönemde milli mücadele henüz ihtilâlci karakter kazanmamıştır. Bkz: Mahmut Goloğlu, 3. Meşrutiyet, Ankara 1970</span></span></p>
<p id="ftn11"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn11" name="_ftn11" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref11"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[11]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Mumcu (1973), s. 155.</span></span></p>
<p id="ftn12"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn12" name="_ftn12" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref12"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[12]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Mumcu (1973), s. 155-156.</span></span></p>
<p id="ftn13"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn13" name="_ftn13" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref13"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[13]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Medeni hukuk bir kişinin doğumundan ölümüne kadar sahip olduğu hak ve borçları, kişi ile eşya arasındaki ilişkileri düzenleyen en temel hukuk dalıdır.</span></span></p>
<p id="ftn14"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn14" name="_ftn14" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref14"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[14]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> <span>Bilgişin, </span>s. 317</span></span></p>
<p id="ftn15"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn15" name="_ftn15" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref15"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[15]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Mustafa Kemal Paşa’nın değinilen konuşmasını yaptığı tarih <span>Bilgişin tarafından </span>28 Şubat 1924, Mumcu tarafından ise 1 Mart 1924 olarak verilmektedir. Karş:<span> </span><span>Bilgişin, </span>s. 316 ve Mumcu (1977), s. 32.</span></span></p>
<p id="ftn16"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn16" name="_ftn16" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref16"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[16]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Şevket Aziz Kansu, <em>Ankara Üniversitesi’nin İlk Öğretim Yılını Açış Söylevi</em>, AÜHFD, Yıl 1946, Cilt 3, Sayı 2-4, s. 233-234.</span></span></p>
<p id="ftn17"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn17" name="_ftn17" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref17"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[17]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> <span>Bilgişin, </span>s. 316</span></span></p>
<p id="ftn18"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn18" name="_ftn18" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref18"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[18]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> H. Cahit Oğuzoğlu, <em>Ankara Hukuk Fakültesinin Kuruluş ve İlk Yılları</em>, Ankara Hukuk Fakültesi 40. Yıl Armağanı, Ankara 1966, s. 2. Mumcu (1977), s. 24-26.</span></span></p>
<p id="ftn19"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn19" name="_ftn19" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref19"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[19]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Oğuzoğlu (1966), s. 2-3. Cemil Bilsel, <em>İkinciteşrin ve Mahmut Esat Bozkurt</em>, AÜHFD, Yıl 1943, Cilt 1, Sayı 3, s. 311-312. Mumcu (1977), s. 34.</span></span></p>
<p id="ftn20"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn20" name="_ftn20" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref20"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[20]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Mumcu (1977), s. 35-58.</span></span></p>
<p id="ftn21"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn21" name="_ftn21" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref21"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[21]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Bilsel, s. 311-312.</span></span></p>
<p id="ftn22"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn22" name="_ftn22" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref22"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[22]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Oğuzoğlu (1966), s. 3.</span></span></p>
<p id="ftn23"><a title="_ftn23" name="_ftn23" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref23"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[23]</span></span></span></span></span></a><span style="font-family: Calibri;"><span lang="TR"> Komisyonun ilk toplantısına kimlerin katıldığı hususunda iki farklı bilgi mevcuttur. Süheyp Derbil’e göre toplantıya katılanlar şunlardır: Ahmet Ağaoğlu, Yusuf Akçura, Şevket Memadali Bilgişin, Cemil Bilsel, Tevfik Kamil Koperler, Yusuf Kemal Tengirşenk ve Süheyp Nizami Derbil. Mumcu ise, Cemil Bilsel’in bu kişilerin yanı sıra Hasan Saka, Refik Sayfdam, Sadri Maksudi ve Şükrü Kaya’yı da saydığını aktarmaktadır. Mumcu (1977), s. 60, dn. 40. </span><span></span></span></p>
<p id="ftn24"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn24" name="_ftn24" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref24"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[24]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Bütçe kanunlarında 1927 yılına kadar okulun adı Ankara Leyli Hukuk Mektebi olarak geçmiştir. Bununla beraber, okulun açılmasından altı gün sonra, 11 Kasım 1925 tarihinde İcra Vekilleri Heyetince (Bakanlar Kurulunca) çıkarılan bir kararname ile okulun talimatnamesi (yönetmeliği) düzenlenirken, komisyon kararına uygun olarak, okulun adı Ankara Adliye Hukuk Mektebi olarak belirlenmiştir. Talimatname metni için bkz: Mumcu (1977), s. 105.</span></span></p>
<p id="ftn25"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn25" name="_ftn25" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref25"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[25]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Gerçekten de Ankara Üniversitesi çok daha sonradan, 1946 yılında kurulabilmiştir. </span></span></p>
<p id="ftn26"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn26" name="_ftn26" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref26"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[26]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Süheyb Derbil, <em>Fakültenin En Kıdemli Profesörünün Konuşması</em>, AÜHFD, Yıl 1950 Cilt 7, Sayı 3-4, s. 11-12. Her ne kadar Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinin kurulduğu günlerde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi için getirilen eleştiri günümüzde geçerli değilse de her iki okul mezunları arasında –muhtemelen okullardan değil, şehirlerden kaynaklanan- bir <em>ekol</em> farklılığı olduğu hâlâ iddia edilebilir. </span></span></p>
<p id="ftn27"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn27" name="_ftn27" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref27"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[27]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Derbil, s. 13.</span></span></p>
<p id="ftn28"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn28" name="_ftn28" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref28"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[28]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Mumcu (1977), s. 67.</span></span></p>
<p id="ftn29"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn29" name="_ftn29" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref29"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[29]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Derbil, s. 15,<span> </span>H. Cahit Oğuzoğlu, <em>Fakülte Mezunları Adına Yapılan Konuşma</em>, AÜHFD, Yıl 1950, Cilt 7, Sayı 3-4, s. 22</span></span></p>
<p id="ftn30"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn30" name="_ftn30" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref30"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[30]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Derbil, s. 12, Mumcu (1977), s. 68.</span></span></p>
<p id="ftn31"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn31" name="_ftn31" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref31"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[31]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Gerek Mustafa Kemal Paşa’nın ve gerekse İsmet Paşa’nın kendilerine verilen bu onursal ünvanları büyük bir memnuniyetle kabul ettikleri Mahmut Esat Beye yolladıkları cevap telgraflarından anlaşılmaktadır. Bkz: Mumcu (1977), s. 69-70.</span></span></p>
<p id="ftn32"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn32" name="_ftn32" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref32"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[32]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Cemil Bilsel, Mahmut Esat Bozkurt’un ihtilâller tarihi profesörü olarak sadece 3 derse gelebildiğini, ancak 8 yıl sonra Türk İnklâp Tarihi (Devrim Tarihi) profesörü olduğunda doya doya ders anlattığını anlatarak ekler: “Mahmut Esat İnklâbın, Adliye Vekili iken ödevli ve ondan sonra gönüllü bekçisi idi.” Bilsel, s. 312-313. </span></span></p>
<p id="ftn33"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn33" name="_ftn33" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref33"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[33]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Hüseyin Cahit Oğuzoğlu, 1925-1935 yılları Ankara Hukuk Mektebi’nin dekanlığını yürüten Cemil Bilsel’in 1935 yılında İstanbul Üniversitesine Rektör olarak atandıktan sonra bir açış konuşmasında «İstanbul Hukuk fakültesini Ankara Hukuk Fakültesi seviyesine çıkarmağa çalışacağım» sözünü ettiğini;<span> </span>bunun epeyce tepki yarattığını ve birçok kimseleri sinirlendirdiğini; ciddi sorunlarla karşılaştığını; ancak, sonuçta İstanbul’da da başarılı olduğunu anlatır. Hüseyin Cahit Oğuzoğlu (1966), s. 14.</span></span></p>
<p id="ftn34"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn34" name="_ftn34" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref34"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[34]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Baha Kantar, <em>Ankara Hukuk Fakültesi’nin Geçmiş 25 Yılı</em>, AÜHFD, Yıl 1950, Cilt 7, Sayı 3-4, s. 2-3.</span></span></p>
<p id="ftn35"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn35" name="_ftn35" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref35"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[35]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Bu ilk listeye birinci veya ikinci ders yılı sonunda profesör tâyin edilmiş olan aşağıdaki kişileri de eklemek gerekir: Sabri Şakir Bey (Hukuk işleri Müdürü) — Usulü Muhakemei Hukukiye Profesörü, Mustafa Şeref Bey (Burdus Meb&#8217;usu) — Hukuku idare ve Hukuku Âmme Profesörü, Mazhar Nedim Bey — Deniz Ticareti Profesörü, Nusret Bey (Devlet Şûrası Reisi) — Hukuku Hususiyeyi Düvel Profesörü, Fahri Ecevit — Tıbbi Adlî Profesörü.</span></span></p>
<p id="ftn36"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn36" name="_ftn36" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref36"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[36]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Postane Binasının boşaltılıp okul için hazırlanması geciktiği için dersler bir ay kadar Büyük Millet Meclisinde Halk Fıkrası’nın (Cumhuriyet Halk Partisi’nin) toplantı salonunda yapılmıştır. Postane Binası okulun sadece 1. Sınıf ihtiyacını karşılayabilmiş; ikinci sene Çankırı Caddesi üzerinde bulunan bir mescit sınıfa dönüştürülmüş; üçüncü yıl Postane Binasının yemekhanesi sınıf haline getirilmiş ve yemekhane de o zaman Adalet Vekaleti için yeni yaptırılmış olan, bugünse Anafartalar Polis Karakolu olarak kullanılan binaya taşınmıştı. Ankara Hukuk Mektebi 1929 yılına kadar bina sorunu bu şekilde idare etmiştir. 1929 yılında bugün Ankara Müftülüğü olarak kullanılan İller Bankası Binası yanındaki bina (eski Diyanet İşleri Binası) Hukuk Fakültesi’ne tahsis edilmiş; tüm derslikler bu binaya kaydırılmıştır. Yatılı öğrencilerin büyük kısmı Evkaf Apartmanı’na yerleştirilmiş, Sınıfların taşınmasıyla boşalmış olan eski Postane binası da esasen yemekhane ve kısmen de yurt olarak kullanılmaya devam etmiştir. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi bu binada on bir yıl kaldıktan sonra bugün kullanıyor olduğu Cebeci’deki binasına geçmiştir. Ödenek yokluları sebebiyle zamanında bitirilemeyen bina ancak 1949 yılında fakülteye teslim edilebilmiştir. H. Cahit Oğuzoğlu (1966), 10-11. Kantar, s. 1-2, Mumcu (1977) s. 149.</span></span></p>
<p id="ftn37"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn37" name="_ftn37" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref37"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[37]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Oğuzoğlu (1966), s. 7 vd.</span></span></p>
<p id="ftn38"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn38" name="_ftn38" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref38"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[38]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Bilsel, s. 311-312. Mumcu (1977), s. 75-84.</span></span></p>
<p id="ftn39"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn39" name="_ftn39" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref39"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[39]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;"> Mumcu (1977), s. 84. Orijinal ifade şu şekildedir: <em>“Cumhuriyetin müeyyidesi olacak bu büyük müessesenin küşadında hissettiğim saadeti hiçbir teşebbüste duymadım ve bunu izhar ve ifade etmekle memnunum.”</em></span></span></p>
<p id="ftn40"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn40" name="_ftn40" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref40"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[40]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Kantar, s. 4.</span></span></p>
<p id="ftn41"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn41" name="_ftn41" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref41"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[41]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Bilsel, s. 313.</span></span></p>
<p id="ftn42"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn42" name="_ftn42" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref42"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[42]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Kansu, s. 236.</span></span></p>
<p id="ftn43"> </p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin: 0in 0in 0.1in; text-align: justify"><a title="_ftn43" name="_ftn43" href="http://www.akcaoglu.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref43"><span class="MsoFootnoteReference"><span lang="TR"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri','sans-serif'" lang="TR">[43]</span></span></span></span></span></a><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: x-small;"> Faruk Erem, <em>Fakültenin 25. Yıl Merasimini Açış Konuşması</em>, AÜHFD, Yıl 1950, Cilt 7, Sayı 3-4, s. 8.</span></span></p>
<p style='text-align:left'>&copy; 2008 &#8211; 2011, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanmayınız. www.akcaoglu.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2008/03/13/ankara-universitesi-hukuk-fakultesinin-kurulus-oykusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hukuk Fakültesi Dergi Projesi &#8211; Gelişmeler (3)</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2007/04/30/hukuk-fakltesi-dergi-projesi-gelismeler-3/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2007/04/30/hukuk-fakltesi-dergi-projesi-gelismeler-3/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Apr 2007 21:20:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[AÜHF]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Pro(c)eler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'ye Armağan Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akcaoglu.com/2007/04/30/hukuk-fakltesi-dergi-projesi-gelismeler-3/</guid>
		<description><![CDATA[Ve sonunda bitti! Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergileri tümüyle dijital ortama aktarıldı; sitesi ve DVD&#8217;si hazırlandı. Birazdan saatler 1 Mayıs 2007&#8242;nin ilk dakikalarını gösterdiğinde dergilerin sitesini herkesin erişimine açacağım. Bu konuyla ilgili bir önceki yazımdan bugüne kadar geçen on beş &#8230; <a href="http://www.akcaoglu.com/2007/04/30/hukuk-fakltesi-dergi-projesi-gelismeler-3/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 105px"><img style="margin: 5px;" src="http://auhf.ankara.edu.tr/auhfd/wp-content/themes/auhfd/auhf-logo.jpg" alt="" hspace="5" vspace="5" width="95" height="139" align="left" /><p class="wp-caption-text">AÜHF Logo</p></div>
<p>Ve sonunda bitti! Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergileri tümüyle dijital ortama aktarıldı; sitesi ve DVD&#8217;si hazırlandı. Birazdan saatler 1 Mayıs 2007&#8242;nin ilk dakikalarını gösterdiğinde dergilerin sitesini herkesin erişimine açacağım. Bu konuyla ilgili <a href="http://www.akcaoglu.com/2007/04/14/hukuk-fakultesi-dergi-projesi-gelismeler-2-14-nisan-2007/">bir önceki yazımdan</a> bugüne kadar geçen on beş gün içinde neler yaptığımızı kısaca anlatmak istiyorum size.</p>
<p>Fakültemizin üç öğrencisi Caner Yılmaz, Durmuş Cevlan ve Burak Şahin önce dergileri cilt cilt TIFF (resim) formatında taradılar, sonra OCR yazılımıyla bu resimleri yazıya dönüştürdüler. Dönüştürme işlemi epeyce başarılı olmakla berbaer yinede hatalar içeriyordu. Bu hataları kontrol edip düzeltmeye yetecek kadar vakit olmadığı için her bir ciltteki bütün makaleleri içinde yazı gizli resim PDF formatında ayrı ayrı kaydettiler. (Caner ile Durmuş daha çok çalıştı, Burak biraz kaytardı ama o da sonradan gene dergiyle ilgili başkaca işlerde yardım etti.)</p>
<p>Öğrenciler bu işleri yaparken ben dergilerin eksiklerini gidermek, araştırma görevlisi arkadaşlardan gelecek künyeleri toparlamak, sitede kullanılacak yazılımı belirlemek, siteyi tasarlamak gibi her biri başlı başına ıvır zıvır iş olan ama birarada adamı epeyce zorlayan işlerin peşinde koşturuyordum.</p>
<p><span id="more-106"></span>Kolay olsun diye esasen başka bir amaçla kullanılan kaynak kodu açık bir yazılımı fakülte dergisini yayınlamak için kullanmaya karar verdim. Başlarda herşey yolunda gidiyordu ama künyeleri siteye aktarmaya başladıkça sorunlar başladı. Önce kullandığım yazılımın arama fonksiyonun bizim işimize yaramayacağını farkettim. Onun yerine sitenin içine Google&#8217;ı kullanarak arama yapan bir eklenti ekledim. Bu eklenti kendi işini yaptı ama başkaca şeyleri bozdu. Onu düzelteyim derken başka şeyler&#8230; Neticede siteyi üç kere sil baştan kurmam gerekti. Buna ek olara 56 ciltteki toplam 222 sayının içinde yer alan her bir makalenin künyesini teker teker elden geçirerek göze güzel görünür hale getirmem gerekti. Sonra da bu künyelere yaklaşık 1400 makalenin linklerinin teker teker bağlanması&#8230; İşte bu noktada bir kaç arkadaş çok yardımcı oldular. Yukarıda saydığım öğrenci arkadaşlara ek olarak Hasan Yılmaz isimli bir diğer öğrencimiz, kürsü arkadaşım Ar. Gör. İnci Solak Akman, tezini bitirip teslim ettiği gün yakaladığımız Ar. Gör. Selin Özden, fakülteye başlayalı daha bir kaç gün olan Ar. Gör Neva Öztürk künyelerin linklerinin bağlanmasına katıkıda bulundular.</p>
<p>Geçen on beş gün içinde sanırım 6 ya da 7 geceyi ya hiç uyumadan ya da sabaha doğru yatarak geçirdim. Dün gece de onlardan biriydi. Her neyse, sonunda bu sabah dekana &#8220;site hazır&#8221; diyebildim. Sitenin hala eksikleri ve kusurları olduğunu biliyorum ama hem benim pilim biit hem de sitenin bu haliyle kamunun erişimine açılabileceği kanaatindeyim. Kusurları siteden yararlananlar bizi uyardıkça düzelteceğiz artık.</p>
<p>Gelelim DVD&#8217;ye&#8230; Onu da az evvel hazıladım. DVD özetle sitenin birebir kopyası. DVD&#8217;nin içinde sitenin dosyalarına ek olarak Firefox&#8217;un doğrudan diskten çalışan bir kopası da geliyor. (Bunu Explorer düşmanlığından değil, Explorer&#8217;ın fakülte dergisi sitesinin offline kopyasını gezerken çıkardığı ActiveX sorunlarını Firefox&#8217;da yaşamadığım için tercih ettim.) Özetle, DVD&#8217;yi bilgisayarın sürücüsüne koyduğunuzda Firefox otomatik olarak açılıyor ve diskteki sitenin kopyasını ekrana getiriyor. İnternet&#8217;e bağlanmaksızın tüm makaleleri DVD&#8217;den okumak mümkün. Ancak arama fonksiyonu İnternet bağlantısı olmadan çalışmıyor.</p>
<p>Bu kadar bilgi yeter. Ben uyumaya gidiyorum&#8230;</p>
<p>Bu yazi ile ilgili yazıları da okuyabilrisiniz:</p>
<h3><a id="post-101" title="Permanent Link to Hukuk Fakültesinin Yeni Sunucusu" rel="bookmark" href="http://www.akcaoglu.com/2007/03/13/hukuk-fakultesinin-yeni-sunucusu/"><span>Hukuk Fakültesinin Yeni Sunucusu</span></a></h3>
<h3><a id="post-103" title="Permanent Link to Hukuk Fakültesi Dergi Projesi - Gelişmeler (1)" rel="bookmark" href="http://www.akcaoglu.com/2007/04/03/hukuk-fakultesi-dergi-projesi-1/"><span>Hukuk Fakültesi Dergi Projesi &#8211; Gelişmeler (1)</span></a></h3>
<h3><a id="post-105" title="Permanent Link to Hukuk Fakültesi Dergi Projesi - Gelişmeler (2)" rel="bookmark" href="http://www.akcaoglu.com/2007/04/14/hukuk-fakultesi-dergi-projesi-gelismeler-2-14-nisan-2007/"><span>Hukuk Fakültesi Dergi Projesi &#8211; Gelişmeler (2)</span></a></h3>
<p style='text-align:left'>&copy; 2007 &#8211; 2011, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanmayınız. www.akcaoglu.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2007/04/30/hukuk-fakltesi-dergi-projesi-gelismeler-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hukuk Fakültesi Dergi Projesi &#8211; Gelişmeler (2)</title>
		<link>http://www.akcaoglu.com/2007/04/14/hukuk-fakultesi-dergi-projesi-gelismeler-2-14-nisan-2007/</link>
		<comments>http://www.akcaoglu.com/2007/04/14/hukuk-fakultesi-dergi-projesi-gelismeler-2-14-nisan-2007/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Apr 2007 17:01:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Akçaoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[AÜHF]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Pro(c)eler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'ye Armağan Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akcaoglu.com/2007/04/14/hukuk-fakultesi-dergi-projesi-gelismeler-2-14-nisan-2007/</guid>
		<description><![CDATA[Dergi projesinde kullanacağımız tarayıcı perşembe günü geldi. Alınan tarayıcı HP Scanjet 8390. Tek taraflı (simplex) modda 35, çift taraflı (duplex) modda 70 sayfayı bir dakika içinde tarayabiliyormuş bu yazıcı. Elbette gerçek kullanımda biz bu hızları yakalayamayacağız. İki bilgisayarla birlikte tarayıcıyı &#8230; <a href="http://www.akcaoglu.com/2007/04/14/hukuk-fakultesi-dergi-projesi-gelismeler-2-14-nisan-2007/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 180px"><img class="  " style="border: 5px solid black; margin: 5px;" title="HP Scanjet 8390" src="http://h10003.www1.hp.com/digmedialib/prodimg/lowres/c00491675.jpg" border="5" alt="HP Scanjet 8390" hspace="5" vspace="5" width="170" height="188" align="left" /><p class="wp-caption-text">HP Scanjet 8390</p></div>
<p>Dergi projesinde kullanacağımız tarayıcı perşembe günü geldi. Alınan tarayıcı <a href="http://h10010.www1.hp.com/wwpc/us/en/sm/WF05a/15179-64195-215155-15202-215155-1118282.html" target="_blank">HP Scanjet 8390</a>.</p>
<p>Tek taraflı (simplex) modda 35, çift taraflı (duplex) modda 70 sayfayı bir dakika içinde tarayabiliyormuş bu yazıcı. Elbette gerçek kullanımda biz bu hızları yakalayamayacağız.</p>
<p>İki bilgisayarla birlikte tarayıcıyı fakültedeki bir odaya yerlestirdik. Tarayıcının bağlı olduğu bilgisayar yine bir <a title="HP Bilgisayar" href="http://h10010.www1.hp.com/wwpc/us/en/sm/WF06b/12454-12454-64287-321860-3328893-3310266-3310267-3317281.html" target="_blank">HP</a>. 2.4 ghz. hızında AMD Athlon 64 işlemcisi, 512 MB belleği (RAM) ve 80 GB&#8217;lik SATA harddiski var. Bu bilgisayarın belleğini 2 GB&#8217;ye yükselltim. Bu bilgisayara bir de 1 adet 250 GB&#8217;lik harddisk ekleyeceğim. (Tarama için tercih ettiğim TIFF formatındaki dosyalar oldukça büyük yer kaplıyor.) Tarayıcı gayet kullanışlı tarama (scan) ve optik karakter tanıma (OCR) yazılımlarıyla beraber geldi. Tarayıcı ve bağlı olduğu bilgisayar 400-500 sayfalık bir dergiyi 300 dpi çözünürlükle 25-30 dakika&#8217;da hem tarayabiliyor hem de içeriğini yazıya dönüştürebiliyor. Eğer 600 dpi çözünürlüğe çıkarsak sadece tarama işlemi bir saati aşabiliyor. HP&#8217;nin yazılımı 300 dpi ile 600 dpi arasındaki seçeneklere izin vermiyor. 300 dpi çözünürlük ekranda çok tatminkar gözükmese de yaptığım denemeler 600 dpi ile arasında sadece dikkatli bir gözün yakalayabileceği kadar az fark olduğunu ortaya koyduğu için taramaları 300 dpi&#8217;da yapmaya karar verdim. (Bir ara buraya 300 dpi ve 600 dpi ile taranmış sayfaların örneklerini koyarım.)</p>
<p><span id="more-105"></span>Kullandığımız ikinci bilgisayar YÖNSİS marka 3.2 ghz. hızında Intel P4 işlemcisi, 512 MB belleği ve 80 GB (sanırım SATA) harddiski olan bir bilgisayar. Bu bilgisayarın belleğini 1 GB&#8217;ye yükselttim. Muhtemelen bu bilgisayara da bir 250 GB&#8217;lik harddisk takmam gerekecek. Bu ikinci bilgisayar sadece optik karakter tanıma (OCR) için kullanılıyor.</p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 172px"><img style="border: 5px solid black; margin: 5px;" title="HP 2000 Series" src="http://h10003.www1.hp.com/digmedialib/prodimg/lowres/c00620525.jpg" border="5" alt="HP 2000 Series" hspace="5" vspace="5" width="162" height="178" align="right" /><p class="wp-caption-text">HP 2000 Series</p></div>
<p>Her iki bilgisayar ağ üzerinden birbirlerine bağlı. Birinde tarama işlemi yapılırken diğerinde tanıma ve işlemi yapılabiliyor. Böylelikle zaman kaybı minimuma indiriliyor.</p>
<p>Tarayacının ve iki bilgisayarın başında üç öğrenci arkadaşım çalışıyorlar. Dergileri cilt cilt tarayıp, makale makale ayırıyor; OCR yazılımı ile okutup, içinde yazı gizli olan resim PDF formatında kaydediyorlar. Her bir cilt taranıp, içindeki makaleler ayrı ayrı PDF dosyalarına dönüştürüldükten sonra fakülte öğretim elemanlarının hazırladıkları künye ve anahtar sözcükler PDF dosyalarının`özellikler` kısmına giriliyor. Her bir dosya belli bir sisteme göre adlandırılıyor ve klasörleniyor. Dijital ortama aktarılan deriglein belki ileride aynı basımını yapma ihtiyacı doğar diye taranan orijinal TIFF dosyaları da saklanıyor.</p>
<p>Hazırlanan PDF dosyaları OCR yazılımından istifade edilerek hazırlandığı için  her bir makalenin içinde tam metin araması yapılabilecek. Ayrıca, öğretim elemanlarının çıkardıkları künyeler ve özellikle de anahtar sözcükler PDF dosyalarının özelliklerine işlendiği için  Google gibi arama motorları makaleleri çok daha iyi indeksleyebilecek.</p>
<p>Niye doğrudan yazı PDF yerine resim + gizli yazı PDF yapmayı tercih ettiğimi merak edenleriniz var ise (ki bu yönde sorular aldığım için yazıyorum) yanıtı şu: OCR ile yazıya dönüşüm işlemini gerçekleştirdikten sonra yazıları kontrol edip hatalarını düzeltmek çok zaman alacaktı. Her bir ciltte 4 sayı var. Her sayıda ortalama 10 makale var desek, 56 cilt çarpı 4  sayı çarpı 10 makaleden 2240&#8242;ın üzerindeki makaleyi satır satır, kelime kelime kontrol etmek gerekiyor tümüyle yazı PDF seçeneğini gerçekleştirebilmek için. Bunu yapabilecek/yapmak isteyen kimse yok; zaman da yok. Hedefim 20-25 gün içinde bütün dergileri makale makale PDF haline getirmek. Bu aşamadan sonra dergileri fakültenin sunucusuna yerleştirmek ve ayrıca içinde arama yapılabilir CD haline getirmek gerekecek ki bu işleri doğru düzgün şekilde yapmak biraz daha vakit alacak.</p>
<p>Daha önceki yazımda sunucuya Açık Dergi Sistemi yazılımını kurduğumu aktarmıştım. Bu yazılım bir harika ama eski dergilerin yayınlanması bakımından işimize yaramayacak. Yeni sayılar bakımından bile kullanabileceğimizi sanmıyorum. Çok daha basit &#8211; ve mümkünse gene kaynak kodu açık &#8211; bir yazılım bulmam gerekiyor&#8230;</p>
<p>Dergi projesini tamamladıktan sonra fakültenin yayınladığı diğer eserlerin (özellikle de piyasa bulunamayan eski eserlerin) dijital ortama aktarılmasına gelecek sıra. Bir kaç gündür fakültenin depolarındaki kitaplar elden geçiriliyor, birer birer temizleniyor. Ben bunlardan ikişer üçer tanesini tarama işlemlerini yaptığımız odaya taşıttırıyorum. Duvarlar kitaplıklarla, kitaplıklar kitaplarla doldu. Daha gelecek o kadar çok kitap var ki&#8230; Meğer ne çok kitap yayınlamış bizim fakültemiz.</p>
<p>Bu yazi ile ilgili yazıları da okuyabilrisiniz:</p>
<h3><a id="post-101" title="Permanent Link to Hukuk Fakültesinin Yeni Sunucusu" rel="bookmark" href="http://www.akcaoglu.com/2007/03/13/hukuk-fakultesinin-yeni-sunucusu/"><span>Hukuk Fakültesinin Yeni Sunucusu</span></a></h3>
<h3><a id="post-103" title="Permanent Link to Hukuk Fakültesi Dergi Projesi - Gelişmeler (1)" rel="bookmark" href="http://www.akcaoglu.com/2007/04/03/hukuk-fakultesi-dergi-projesi-1/"><span>Hukuk Fakültesi Dergi Projesi &#8211; Gelişmeler (1)</span></a></h3>
<h3><a id="post-105" title="Permanent Link to Hukuk Fakültesi Dergi Projesi - Gelişmeler (2)" rel="bookmark" href="http://www.akcaoglu.com/2007/04/14/hukuk-fakultesi-dergi-projesi-gelismeler-2-14-nisan-2007/"><span>Hukuk Fakültesi Dergi Projesi &#8211; Gelişmeler (2)</span></a></h3>
<h3><a id="post-106" title="Permanent Link to Hukuk Fakültesi Dergi Projesi - Gelişmeler (3)" rel="bookmark" href="http://www.akcaoglu.com/2007/04/30/hukuk-fakltesi-dergi-projesi-gelismeler-3/"><span>Hukuk Fakültesi Dergi Projesi &#8211; Gelişmeler (3)</span></a></h3>
<p style='text-align:left'>&copy; 2007 &#8211; 2011, <a href='http://www.akcaoglu.com'>Ertuğrul Akçaoğlu</a>. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanmayınız. www.akcaoglu.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akcaoglu.com/2007/04/14/hukuk-fakultesi-dergi-projesi-gelismeler-2-14-nisan-2007/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

