Vergi Ödememek İçin Müslüman Olanlar

Dün Amerikan Vergi İdaresi’nin (Internal Revenue Service – IRS) baş hukuk müşaviri olan Donald Korb’un yaptığı bir konuşmayı izledim. Bay Korb konuşmasına vergi kanunlarının hayatımız üzerinde ne büyük etkileri olduğunun örneklerini vererek başladı. Verdiği ilk örnek eski Roma’daki köylüler ile ilgiliydi. Eski Romalı köylüler sırf vergi ödememek için topraklarının mülkiyetlerini soylulara veya kiliseye devrederlermiş. Soylular ve kilise vergi ödemezlermiş çünkü. Köylüler mülkiyeti kaybetmekle beraber eski toprakları üzerinde zilyet olarak hayatlarına devam ederlermiş.

IRS’in baş hukuk müşaviri olan bay Korb’un verdiği ikinci örnek daha çok ilgimi çekti benim. İslamiyet’in ilk genişlediği yıllarda fethedilen topraklarda yaşayan hristiyan tebanın ödemek zorunda olduğu vergiler varmış. Oysa müslüman teba bu vergileri ödemiyormuş. Sırf vergi ödemekten kurtulabilmek için pek çok hristiyan müslüman olmuş…

Bunları dinlerken bir örnek de benim aklıma geldi. ABD’de yakıt üzerinde neredeyse hiç vergi yok. Başka faktörlerin yanı sıra vergi sebebiyle de olsa gerek, benzin Türkiye’dekinden çok daha ucuza satılıyor. Gene ABD’de bizdeki gibi motorlu araçların yaşı ve motorunun hacmi ile orantılı olarak tesbit edilen taşıt alım ve kullanım vergileri de yok. Dolayısıyla yeni taşıt ile eski taşıt ve büyük motorlu taşıt ile küçük motorlu taşıt sahibi olma arasında da pek bir vergisel fark yok. Bu dediklerimin neticesinde olsa gerek, Türkiye’de ve Türkiye’dekine benzer vergi yasaları olan Avrupa ülkelerinde yaşayanlar küçücük taşıtlara biniyorlar. Oysa Amerika’da yaşayanlar hem içleri geniş hem de motorları yüzlerce beygir gücünde olan taşıtlar kullanıyorlar.

Hukuk fakültelerinin üçüncü sınıflarında okutulan vergi hukuku derslerini pek önemsemeyen, vergi hukukunun hayatımız üzerinde ne kadar da etkili olduğuna kafa yormayan arkadaşlarımın dikkatine sunarım bu örnekleri…

Ertuğrul Akçaoğlu

Soru

Keskin sirke küpüne ne yapar?

Altan Öymen’in 19 Kasım 2005 taihli Radikal’deki köşe yazısından alınma bir sorudur.

Sansür Hakkında Bir Yazı

Sevgili arakadaşlar,

AÜHF forumlarında yazılanların sansürlenmesi, yazı yazan kişilerin (forum üyelerinin) siteye erişiminin engellenmesi ile ilgili fikirlerimi paylaşmak istiyorum sizinle. Bu yazım iki bölümden oluşuyor. İlk ve asıl önemli bölüm forum düzeni ile ilgili. İkinci ve pek de önemli olmayan bölüm ise yazıları silinen kişiler ile ilgili. Bu satırları kaleme alırken niyetim hiçkimseyi kırmak, üzmek değil. Hele hele kendime düşman etmek hiç değil. Ama belli ki gene eğri oturup doğru konuşmak gerekiyor ileride doğabilecek bazı üzücü-kırıcı olaylara engel olabilmek için. AÜHF forumlarının herkesin medeni bir şekilde tartışabildiği, düşüncenin özgürce paylaşılabildiği, site yöneticilerinin kimseye müdahele etme gereği duymadığı bir ortam olabilmesine katkıda bulunmak amacıyla yazıyorum.

Yazının devamı >>

AÜHF Forumları Hakkında

Aşağıdaki yazı bana gelen bir e-mektuba yazdığım cevaptır. Alıcısının bilgisi dahilinde AÜHF forumlarında da yayınladım bu yazıyı.

E.A.

- – -

Aciklama:

Asagidaki yazi AUHF forumlari ile ilgili olarak bana fikrimi soran forumlarin yonetisi sayin Mehmet Ardica yazdigim cevaptir. Ayni metni buraya da aktarmak istedim cunku, diger forum uyelerinin de gayet yapici onerilerde bulunacagina ve hep birlikte bu forumlari daha duzeyli ve nitelikli hale getirebilecegimize inaniyorum.

Bir husus daha: Turkce karakter desteklemeyen bir makinada bu yaziyi yazmak durumunda kaldim. Affedin lutfen.

Ertugrul

- – -

Sayin Ardic,

Sorulariniza yanitlarim sunlar: (Sormadiginiz bir kac hususa da deginecegim.)

Genel olarak guvenlik:

Guvenlikle ilgili uc sikinti olabilir.

Ilki vebsitesinden degil sunucudan kaynaklanan guvenlik aciklari. (Apache, PHP, MySQL vesairedeki aciklarin kotuye kullanimi.) Bunlarla ilgili vebsitesi yoneticisi olarak sizin yapabileceginiz hicbirsey yok. Sunucuyu yonetenlerin (Rektorluk bilgi islem birimi sanirim) islerini ne kadar iyi yaptiklari ile ilgili bir husus bu. Eminim ki siz de bu konulari gayet iyi biliyorsunuzdur.

Ikincisi, vebsitesinin kullandigi yazilim ile ilgili guvenlik sorunlari. Buna asagida deginecegim.

Ucuncusu, kullanici adi ve sifresi oldugu icin vebsitesine erisebilen kisilerin (yoneticelerin, icerik ekleyenlerin vs.) kotu niyetli davranislari. Bunun cozumu gorece olarak kolay. Iyi bilmediginiz, guvenmediginiz, kontrol edip gerektiginde hesap soramayacaginiz kisilere erisim imkani vermeyeceksiniz.

AUHF vebsitesi ile ilgili olarak:

AUHF vebsitesi gecen yillarda buyuk mesafe katetti. Ama hala eksik yapilan, daha iyi yapilabilecek seyler var. Ilk kez Umut’un hazirladigi bir icerik yonetimi yazilimi ile (sanirim 2000’de) yonetilmeye baslanmisti site. Ondan once tumuyle statikti. Simdi belli ki rektorlugun sagladigi bir yazilim kullaniliyor. Bu yazilim bana Mambo’yu (Joomla’yi) cagristiriyor ama belli ki ya Mambo ya da kaynak kodu acik diger bir yazilim alinip kodunda oynanarak kod Turkcelestirilmis ya da kod sifirdan yazilmis. Bu iyi birsey. Yazilimin kodunu ne kadar az kisi bilir ve anlar ise yazilimdan kaynaklanan guvenlik sorunlari o kadar az olur. (Yukaridaki 2 nolu sorun.)

Icerik ile ilgili:

AUHF vebsitesi icerik ile ilgili olarak dogru yolda sanirim. Kullanilan yazilimin yonetim panelini bilemedigim icin emin degilim ama cok kullanicili ve degisik sevileyerde erisim yetkisi veren bir sistemmis gibi gorunuyor. Bu cok onemli; fakulte idaresi, idari personel, hocalar ve ogrenciler kendileri ile ilgili bolumlere dogrudan ya da bir onay mekanizmasina tabi olarak icerik gonderebilmeliler. (Umarim durum budur.)

Bundan daha da onemli mesele ise icerigin uretilmesi; sitenin amacilya ilgili icergin uretilmesi ve icerigin gerektikce guncellenebilmesi.

Icerik uretme konusunda biz oldum olasi sorun yasadik. Bunun bir kac sebebi var. Ilki gerekli ekip yoktu. Siteyi yonetenler icerik uretemiyordu (ki bu onlarin isi degil zaten), icerik saglamasi gereklerde konunun onemini kavrayamadiklari icin yardimci olmuyordu. AUHF vebsitesinin amacinin ne oldugu iye netlestirilmeli. (Umarim bu coktan yapilmistir.) Bence once ogrenci adalaylarina sonra diger kisilere faultenin tanitimiicin; gene once ogrencilerle, sonra diger kisilerle iletisim araci olarak kullanilmali site. Tanitim araci olarak eskisine gore epeyce bilgi konmus siteye. Yapilanlarin uzerine eklene bilecek olan su: Fakulte calisanlari egitilerek/bilgilendirilerek hepsinin kendi ile ilgili konulari tanitacak bilgi uretmesi saglanmali ve bunlar siteye konmali. Mesela benim adimin gecitigi sayfada benle ilgili bilgiler yok. Cunku o bilgiyi oraya koyabilecek kisi de benim bilgilerim yok. Oysa ben dogrudan kendim ile ilgili sayfaya erisip orayi degistirebilmeliyim. (Yazilim buna izin veriyor mu?) Idare de beni bu konuda once egitmeli sonra da gorevlendirmeli. Tek elden buyuk icerik olusturulmasi zor. Ekip isi bu is. Herkes kendi ustune dusen kismini yapmali.

Icerik ile ilgili bir sorun da devamlilik. Ya eskiden konan icerik guncellenmiyor ya da her yeni gelen eskiyi siliyor. Bu yanlis. Bunun en basit ve en bariz ornegi fakulte logosu. Yeni sitede okulun tarihiyle yasi olan logo silinmisti. Kalkan sekilli logonun yerine cember sekilli logo konmustu. (Belli ki birisinin kolayina gelmis Photoshop’da cember yapmak ya da o kisi fakulte logosunun anlamini/onemini, kalkanin, uc rengin anlamlarini bilmiyormus.) Neyseki o hemen duzeltildi ama iletisim sayfasinda hala yanlis logo var. (Lutfen duzeltin onu da.)

Genel olarak, yeni site eskilerine gore cok daha iyi… Hem yazilim hem de icerik olarak. (Tasarim konusunda farkli dusunuyorum ama o sahsi zevk meselesi, o sebeple tasarima diyecegim yok.)

Gelelim sizin asil sordugunuz konuya: Forumlar.

Forumlarla iligli uc mesele var bence. Ilki fonksiyon meselesi, ikincisi yazilim, ucuncusu guvenlik.

Fonksiyon meselesi (forumlarin amaci):

AUHF’nin Internet-bilgisayar islerinin koordinasyon gorevi bende ve arkadaslarimda iken biz forum isine girmemistik, cunku forumunlarin fakulte vebsitesinde yeri oldugunu dusunmuyorduk. Dogrusu bu konuya pek kafa da yormamistik aslinda. Bence bu konuya iyice kafa yormak lazimdi forum isine girismeden once. Suphesiz ki hukukcularin, hukuk ogrencilerinin kendileri ile ilgili konulari tartisabilecekleri bir ortam olusturma fikri cok guzel bir fakir amma acaba devlete ait bir hukuk fakultesinin vebsitesi bu amac icin uygun ortami sagliyabilir mi? Yoksa forumlar fakulteden bagimsiz bir yapi altinda mi organize edilmeli? Ben acikcasi ilkine karsi olmamakla beraber ikinci fikre daha yatkinim. Fakulte forumlara, forumlar da fakulteye ayak bagi olabilir.

Neyse, mevcut durumu oldugu gibi kabul edip bir sonraki asamaya gecelim; AUHF forumlarinin fonksiyonu tam olarak nedir? Bu forumlarda kim, neyi, nasil tartisacak? Moderator (bu sizsiniz su anda) kim olacak? Neyi, hangi ilke ve kurallari izleyerek modere edecek? Ben bunlarin hicbirine kafa yoruldugu kanaatinde degilim. Alin size ornekler ve oneriler:

Eski sitede onune gelen uye edilmisti. Bence bu yanlis. AUHF forumlarina sadece ogrenciler, hocalar, fakulte personeli uye olabilmeli. Eger mezunlar, diger hukukcular, lise ogrencileri ve ilgisiz kisiler de o veya bu sebeple uye yapilacaksa herbirinin yazi yazabilecegi ayri bolumler olusturulmali. Bu yapilmazsa hukuk ogrencisi ile lise ogrencisi ve ucak muhendisi gibi adamlar ayni konu ustunde ayri telden ve ayri duzeyde seyler yazmaya baslarlar ve ipin ucu kacar. Eskiden durum buydu. Uzulerek goruyorum ki (yanlissam lutfen duzeltin beni) yeni sitede de fakulte ogrencisi olmayan uyeler var.

Forum ustunde hem uyelere gore (bir ustte degindigim husus) hem de konulara gore bolumler olusuturulmali. Boylelikle kimin nerede neler hakkinda yazisacagi belirlenmeli. Aksi halde duzenli bir tartisma ortami saglanamaz. Alin size aklima ilk gelen bir kac bolum basligi:

Duyurular
Kamu hukuku tarismalari
Ozel hukuk tartismalari
Ekonomi-Maliye tartismalari
Uluslararasi hukuk
Branslararasi hukuk
Fakulte idaresini ilgilendiren konular
Etkinlikler – Ogrenci topluluklari
Oneriler
Mezunlar icin bolum (belki)
Hukukcular icin genel tartisma bolumu (belki)
Liseliler icin bolum (belki)

Forumlarda kesinlikle sohbet-muhabbet icin bolum olmamali. O tur ihtiyaci olanlar gitsinler baska yer bulsunlar. Hem gercek hem de sanal alem muhabbet mekanlari ile dolu.

Forumlarin tumunden sorumlu moderatorlerin yani sira her bir bolumden sorumlu moderatorler de gerekli. Yukaridaki orneklerde 2-6. bolumlerin moderatorleri ogrencilerin yani sira hocalari da icermeliki akademik icerigi olan bu bolumlerde yazilanlarin kalitesi yuksek tutulsun. (Samimi fikrimi soyleyeyim mi: O bolumlerde dogru duzgun hic kimse birsey yazmaya yanasmayacaktir, cunku yazabilmek birikim gerektirir ve ne yazik ki bizim forumlarimizin meraklilarinin cogunda o birikim yok.) 7. konu basliginda moderatorler ogrencilerin yani sira idareden birilerini de icermelidir ki yazilanlardan idare haberdar olsun, okulun eksikliklerini gidersin. Bence diger bolumleri ogrenci arkadaslarimiz gayet iyi yonetebilir. Tek yapmamiz gereken izlenecek ilkeleri dogru duzgun belirlemek. Ki sizler zaten bu ilkelerin cogunu mevcut forumlar icin belirlemissiniz. Sira onlari uygulamada.

Gelelim yazilim meselesine: Drupal bir icerik yonetim yazilimi (CMS). Sizin de dediginiz gibi forum yazilimi degil. Suz su anda Drupal’in yourm ekleme ozelligini forum niyetine kullaniyorsunuz sanirim. Oysa Drupal altinda forum yaratmak mumkun. Su adreste nasil yapilacagi yaziyor: http://drupal.org/handbook/modules/forum.

Eger Drupal’dan vazgecilip gercek bir forum yazilimi kullanilacaksa benim aklima gelen secenekler sunlar:

Forum yazilimi icin fakulte idaresi para harcamaya hazirsa VBulettin (www.vbulettin.com ) ya da Invision Power Board (www.invisionboard.com) alinabilir. Bunlar cok iyi ve guvenli yazilimlar. Fakultenin forum icin para harciyacagini sanmiyorum ama…

Bedava cozum olarak aklima Simple Machines (http://www.simplemachines.org/) geliyor. (PhpBB artik pek populer degil.) SMF epey becerikli, epeyce de guvenli bir forum yazilimi. Turkce destegi de var. (Turkce dil dosyasinin hafice elden gecmesi lazim ama..) Ben SMF’i oneririm.

Ucuncu bir secenek olarak da su yapilabilir. AUHF vebsitesinine ek olarak ikinci bir site yaratilir. Bu siteye Drupal veya benzeri bir CMS kurulur. (Ben olsam Joomla-Mambo kurardim.- www.joomla.com ya da www.mamboserver.com) Bu sitede hocalarin ve ogrencilerin hukukla ilgili makaleleri ve hukuk haberleri yayinlanir. Gene bu site uzerine entegre bir forum yazilimi da kurulur. (SMF Joomla ile entegre edilebiliyor. Gene Joomla ile calisan daha basit ama guzel TSMF diye bir forum yazili var.) Her makelenin sonunda forumlardaki ilgili bolume link konur. Okuyucu o linki tiklayarak ilgili foruma ulasir. Orada sadece okudugu makele ya da haber ile ilgili olarak yazisir. Benim size asil onerim iste budur.

Guvenlik meselesine gelince:

Kaynak kodu acik ve yaygin olarak kullanilan butun yazilimalarda yazilimdan kaynaklanan guvenligi saglamanin tek yolu site yoneticilerinin ilgili yazilimi hazirlayanlarin vebsitelerini surekli olarak takip edip yayinlanan guvenlik yamalarini siteye duzenli olarak kurmalaridir. Hangi yazilim kullanilirsa kullanilsin bu dedigim yapilmazsa bir sure sonra birisi gelir sitenizi kirar. Duzenli yedekleme yapilirsa site kirilsa bile cok sorun olmaz. Site yeniden kurulur, yedekler eski yerlerine yuklenir.

Gelelim son sorunuza. Sanirim ona yukarida kismen degindim ama tekrar edeyim. Sizin tek basiniza moderator olarak yapabileceginiz cok birsey yok. Ne zamaniniz ne de bilginiz yeter tek basina her yazilanla ugrasmaya. Ilk olarak moderator sayisinin artirilip aralarinda is bolumu yapilmasi lazim. Kimin nerede hangi konuda ne tartisacaginin net belirlenmesi lazim. Kamu hukuku konusu altinda ozel hukuk tartisilmaya baslanirsa ornegin, o tartismanin ilgili bolume yonlendirilmesi lazim. Farkli basliklar altinda ama ayni konuda tartismalar acilmasina (cross posting) izin vermemek lazim. Tartismalar konudan saptigi zaman once uyarma ile konunun ozune donulmesi, bu olmuyorsa o tartismanin kapatilmasi lazim. Dogru duzgun Turkceyle yazi yazmayanlarin yazilarinin yayinlanmamasi lazim.

Bu son dedigimi aciklayayim: Dogru duzgun Turkce demek mukemmel imla ile yazilmis Turkce demek degil. Keske oyle yazabilsek ama hicbirimiz oyle yazamiyoruz ki. Ama adam kelimeleri bilerek bozuyor, cumleye kucuk harfle basliyor, Turkce kelimeleri yabanci harflerle yaziyor ise bu yazilar yayinlanmamali. Dilerse dogru sekilde tekrar yazar, dilemezse ceker gider kendine uygun baska ortam bulur.

Baska baska… Sahsa yonelik yazilara izin vermemek lazim. Senli benli konusmalara, nazik olmayan sozcuklerin kullanimina izin vermemek lazim. Buyuk harf kullanma sorununun cozumu kolay. Bir duyuru yaparsiniz, bugunden itibaren icinde tumuyle buyuk harf kullanilarak yazilmis hicbir yazi yayinlanmayacaktir, dersiniz ve ogunden sonra oyle hicbirseyi yayinlamazsiniz olur biter.

Tabi, siz bu dediklerimin hepsini yapmaya kalkarsaniz epeyce dusman edinirsiniz ve forumlarda da pek yazi yazan olmaz epeyce bir sure. Taki insanlar buranin kurallarini ogrenip, alisincaya kadar…

Dilerim bu yazdiklarimin bir katkisi olur.

Derslerinizde basarilar diler, selam ve saygilarimi sunarim.

Ertugrul

Not: Bu yaziyi forumlara da koyacagim simdi. Uygun bulmazsaniz oradan silin lutfen.

Elma İle Armutu Ayırmak

Sevgili arkadaşlar,

Az evvel Timuçin beyin son yazısını okudum. (Sanırım ben ona ilk adıyla hitap edebilirim, çünkü az da olsa tanışıklığımız var.) İlk yazısını da okumuştum. Sadece ilgili konu başlığı atında onun yazdığı yazıları değil, bu forumda yazılan bütün yazıları okudum ben, o yazılar yayınlandıkça. Bir önceki vebsitesi üzerindeki forumlarda yazılan hemen hemen bütün yazıları da okumuştum. (Dayanılmaz derecede manasız olanlar hariç.) Sekiz-dokuz yıldan beri AÜHF vebsitesi üzerinde yazılan hemen herşeyi okumuş, bir süre de o siteyi yönetmiş birisi olarak bir kaç söz söylemek istiyorum şimdi. Dilerim benim üslubumu beğenirsiniz(!)

Yazının devamı >>

Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi Mezunlar Derneği

Az evvel Google’da birşeyler ararken tesadüfen buldum: Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi (KEAL) Mezunlar Derneği kurulmuş; hatta vebsitesi bile yapılmış. Derneği kuranların, vebsitesini yapanların ellerine sağlık.

Kdz. Eregli Anadolu Lisesi

1993 mezunları arasında yeraldığım Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi, Erdemir‘i kuran Amerikalıların çocukları için açılmış bir özel okulmuş önce. 1960′ların ortalarında Amerikalılar Ereğli’den ayrılmaya başlayınca şehrin ve fabrikanın önde gelenleri okul boşa gitmesin diye Milli Eğitim Bakanlığı ve Türk Eğitim Derneği ile temasa geçmişler ve Karadeniz Ereğli TED Koleji adı altında okulum 1967-1968 öğretim yılında Türk öğrencilerine eğitim vermeye başlamış. Benim de yedi sene içinde koşturduğum şu anki binaya 1972′de geçilmiş.

1981′de TED okulu Milli Eğitim Bakanlığı’na devretmiş ve okulun adı Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi olmuş. Yeni adı altında ilk mezunlarını 1982 senesinde vermiş. (1986′da Ereğli’de yeni bir TED Koleji açıldı, aklınız karışmasın…)

KEAL

Ben 1986 yılında girdim Anadolu Lisesine. 1993′e kadar yedi sene boyunca kordiorlarında koşturdum. Yedi sene… Az vakit değil. Ben ve benimle aynı yıl okula başlayan 140 kadar arkadaş çocukluktan gençliğe beraber yürüdük. Şimdi hepimiz sadece ülkenin değil, dünyanın dört bir yanına dağılmış durumdayız. Ereğli Anadolu Lisesi’nin bizim dönemdeki ve bizden önceki dönemlerdeki tüm öğrencileri her zaman çok başarılı oldular. Okulumun bu yüksek başarı düzeyi hiç eksilmeksizin devam ediyor.

Tek eksiğimiz mezunlarımızı bir araya getirecek, iletişimlerini sağlayacak bir oluşumun eksikliği idi. Kurulan dernek bu ihtiyacı giderecektir eminim ki. En kısa sürede derneğe üye olacağım ben. Eğer Ereğli Anadolu Lisesi mezunuysanız, hatta mezunu olmasanız bile Lise’de en az bir yıl okuduysanız siz de üye olun; derneği destekleyin lütfen.

Ertuğrul Akçaoğlu

* * *

Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi vebsitesine bakmak isterseniz buraya tıklayınız.
Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi Mezunlar Derneği vebsitesine bakmak isterseniz buraya tıklayınız.

Neydim, Ne Oldum, Ne Olacağım*

Bir varmış… Bir yokmuş…

Evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde, develer berber, pireler tellal iken; ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken; uzaklarda, çok uzaklarda güzeller güzeli bir prenses varmış.

Prensesin annesi o çok küçükken ölmüş. Kral babası sonralardan kötü kalpli bir kadınla evlenmiş. Bu kötü kalpli üvey anne prensesi hiç sevmez, hiç çekemezmiş. Prensesi saraydan atsin diye kralın başının etini yer dururmuş. Kral kızını sevmeye seviyomuş ama kötü kalpli kraliçenin baskısı altında sürekli kızını ezermiş.

Yazının devamı >>

Soru(lar)

Terrör yarı otomatik olur mu? Yoksa tam otomatik mi olmalıdır? Peki ya manuel olursa ne diyeceğiz?

Ne dersiniz?

~~~~~~~~
Radikal’de çıkan bir haberin manşetinin akla getirdiği birkaç sorudur…