19 Kasım 2005 Yazan: Ertuğrul Akçaoğlu
Dün Amerikan Vergi İdaresi’nin (Internal Revenue Service - IRS) baş hukuk müşaviri olan Donald Korb’un yaptığı bir konuşmayı izledim. Bay Korb konuşmasına vergi kanunlarının hayatımız üzerinde ne büyük etkileri olduğunun örneklerini vererek başladı. Verdiği ilk örnek eski Roma’daki köylüler ile ilgiliydi. Eski Romalı köylüler sırf vergi ödememek için topraklarının mülkiyetlerini soylulara veya kiliseye devrederlermiş. Soylular ve kilise vergi ödemezlermiş çünkü. Köylüler mülkiyeti kaybetmekle beraber eski toprakları üzerinde zilyet olarak hayatlarına devam ederlermiş.
IRS’in baş hukuk müşaviri olan bay Korb’un verdiği ikinci örnek daha çok ilgimi çekti benim. İslamiyet’in ilk genişlediği yıllarda fethedilen topraklarda yaşayan hristiyan tebanın ödemek zorunda olduğu vergiler varmış. Oysa müslüman teba bu vergileri ödemiyormuş. Sırf vergi ödemekten kurtulabilmek için pek çok hristiyan müslüman olmuş…
Bu yazının devamını okuyun »
Bölüm: Günlük, Hukuk |
1 yorum var »
19 Kasım 2005 Yazan: Ertuğrul Akçaoğlu
Keskin sirke küpüne ne yapar?
Altan Öymen’in 19 Kasım 2005 taihli Radikal’deki köşe yazısından alınma bir sorudur.
Bölüm: Sorular |
Hiç yorum yazılmamış »
15 Kasım 2005 Yazan: Ertuğrul Akçaoğlu
Sevgili arakadaşlar,
AÜHF forumlarında yazılanların sansürlenmesi, yazı yazan kişilerin (forum üyelerinin) siteye erişiminin engellenmesi ile ilgili fikirlerimi paylaşmak istiyorum sizinle. Bu yazım iki bölümden oluşuyor. İlk ve asıl önemli bölüm forum düzeni ile ilgili. İkinci ve pek de önemli olmayan bölüm ise yazıları silinen kişiler ile ilgili. Bu satırları kaleme alırken niyetim hiçkimseyi kırmak, üzmek değil. Hele hele kendime düşman etmek hiç değil. Ama belli ki gene eğri oturup doğru konuşmak gerekiyor ileride doğabilecek bazı üzücü-kırıcı olaylara engel olabilmek için. AÜHF forumlarının herkesin medeni bir şekilde tartışabildiği, düşüncenin özgürce paylaşılabildiği, site yöneticilerinin kimseye müdahele etme gereği duymadığı bir ortam olabilmesine katkıda bulunmak amacıyla yazıyorum.
Bu yazının devamını okuyun »
Bölüm: AÜHF |
Hiç yorum yazılmamış »
11 Kasım 2005 Yazan: Ertuğrul Akçaoğlu
Aşağıdaki yazı bana gelen bir e-mektuba yazdığım cevaptır. Alıcısının bilgisi dahilinde AÜHF forumlarında da yayınladım bu yazıyı.
E.A.
- - -
Aciklama:
Asagidaki yazi AUHF forumlari ile ilgili olarak bana fikrimi soran forumlarin yonetisi sayin Mehmet Ardica yazdigim cevaptir. Ayni metni buraya da aktarmak istedim cunku, diger forum uyelerinin de gayet yapici onerilerde bulunacagina ve hep birlikte bu forumlari daha duzeyli ve nitelikli hale getirebilecegimize inaniyorum.
Bir husus daha: Turkce karakter desteklemeyen bir makinada bu yaziyi yazmak durumunda kaldim. Affedin lutfen.
Bu yazının devamını okuyun »
Bölüm: AÜHF |
Hiç yorum yazılmamış »
10 Kasım 2005 Yazan: Ertuğrul Akçaoğlu
Sevgili arkadaşlar,
Az evvel Timuçin beyin son yazısını okudum. (Sanırım ben ona ilk adıyla hitap edebilirim, çünkü az da olsa tanışıklığımız var.) İlk yazısını da okumuştum. Sadece ilgili konu başlığı atında onun yazdığı yazıları değil, bu forumda yazılan bütün yazıları okudum ben, o yazılar yayınlandıkça. Bir önceki vebsitesi üzerindeki forumlarda yazılan hemen hemen bütün yazıları da okumuştum. (Dayanılmaz derecede manasız olanlar hariç.) Sekiz-dokuz yıldan beri AÜHF vebsitesi üzerinde yazılan hemen herşeyi okumuş, bir süre de o siteyi yönetmiş birisi olarak bir kaç söz söylemek istiyorum şimdi. Dilerim benim üslubumu beğenirsiniz(!)
Bu yazının devamını okuyun »
Bölüm: AÜHF |
1 yorum var »
10 Kasım 2005 Yazan: Ertuğrul Akçaoğlu
Az evvel Google’da birşeyler ararken tesadüfen buldum: Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi (KEAL) Mezunlar Derneği kurulmuş; hatta vebsitesi bile yapılmış. Derneği kuranların, vebsitesini yapanların ellerine sağlık.

Bu yazının devamını okuyun »
Bölüm: Günlük |
21 yorum var »
10 Kasım 2005 Yazan: Ertuğrul Akçaoğlu
Bir varmış… Bir yokmuş…
Evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde, develer berber, pireler tellal iken; ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken; uzaklarda, çok uzaklarda güzeller güzeli bir prenses varmış.
Prensesin annesi o çok küçükken ölmüş. Kral babası sonralardan kötü kalpli bir kadınla evlenmiş. Bu kötü kalpli üvey anne prensesi hiç sevmez, hiç çekemezmiş. Prensesi saraydan atsin diye kralın başının etini yer dururmuş. Kral kızını sevmeye seviyomuş ama kötü kalpli kraliçenin baskısı altında sürekli kızını ezermiş.
Bu yazının devamını okuyun »
Bölüm: Yaşayan Yazılar, Öykü |
Hiç yorum yazılmamış »
1 Kasım 2005 Yazan: Ertuğrul Akçaoğlu
Terrör yarı otomatik olur mu? Yoksa tam otomatik mi olmalıdır? Peki ya manuel olursa ne diyeceğiz?
Ne dersiniz?
~~~~~~~~
Radikal’de çıkan bir haberin manşetinin akla getirdiği birkaç sorudur…
Bölüm: Sorular |
Hiç yorum yazılmamış »