Forum Alanı Ne Demek?
Ben Türkçeyi çok iyi kullanan bir kişi değilim. Gene de başkalarının hatalı kullandığı sözcükler, tamlamalar bazen gözüme batıyorlar, kulağımı tırmalıyorlar. Laf etmeden duramıyorum.
Bir aralar ‘taşıt aracı’ lafıyla bozmuştum kafayı. ‘Taşıt aracı denmez; taşıt demek zaten taşıma aracı demektir; taşıt aracı demekle, taşıma aracı aracı deyip duruyorsunuz’ diyordum eşe dosta ama dinleyen mi var! Bütün taşıtlar, taşıt aracı olup çıktılar ülkemizde.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi vebsitesini yeniledi bir kaç gün önce. Eski sitelerinde bir forum vardı. Muhtelif lise ve üniversitelerde öğrenci olduklarını zannettiğim çok sayıdaki kişi bu forumun üyeleriydi. Bu kişilerin epeycesi dilimizin en temel ve basit kurallarını bile gözardı ederek yazılar yazıyorlardı forumda. Bir kaç gün önce site görünümünü ve biraz da içeriğini yenileyerek çıktı ziyaretçilerinin karşısına. O da ne? Forumun yerinde yeller esiyordu. Zannediyorum siteyi hazırlayanlara, yönetenlere geçen bir kaç gün içinde o kadar çok sayıda e-mektup gönderip forumun akıbetini soran oldu ki, bugün anasayfanın en tepesine parantez içinde şöyle bir duyuru ekleme gereği görmüş siteyi yönetenler:
‘Forum Alanı Yakında Yayında..’
Forum alanı! Kulağımı tırmalayan bu işte. O kadar çok kişi forum alanı demeye başladı ki bugünlerde. Hani forum sözcüğü özünde Türkçe değil, o yüzden çoğu kişi ne demek olduğunu bilmiyor ve sözcüğe kendince bir anlam yüklüyor, biliyorum. Biliyorum da gene de forum alanı denmez, sadece forum demek gerekir diye bas bas bağırasım geliyor.
Sözcük kökeninde latince olsa gerek. Ben latince bilmiyorum; elimi altında Türkçe sözlük de yok şu anda. Oturdum İngilizce sözlüğe baktım ben de. Ne de olsa aynı sözcük aynı anlamda İngilizcede de yok mu ve zaten bizim gençliğimiz de İnternet’teki forumların yaygınlaşmasıyla bu sözcüğü İngilizceden olduğu gibi alıp dağarcığına katmadı mı?
Oxford’un İngilizce sözlüğü ‘forum’ sözcüğü için şu tanımları veriyor:
1) The public place or market-place of a city. In ancient Rome the place of assembly for judicial and other public business.
Yani: Bir şehirdeki kamuya açık alan, pazar yeri. Eski Roma’da adli ya da diğer kamusal konuların görüşülmesi için toplanılan yer.
2) The place of public discussion.
Yani: Halkın konuştuğu, tartıştığı yer.
3) A court, tribunal.
Yani: Mahkeme.
4) A discussion group which is accessible online, as through a mailing list, a bulletin board system, a newsgroup, or the World Wide Web, esp. one dedicated to the exchange of information and opinions on a particular topic.
Yani: Halkın konuştuğu, tartıştığı yerin sanal ortamda olanı. (Şimdi İngilizce bilen bazılarınız, yukarıdaki cümle öyle demiyor demeye kalkacaklar ya…)
Uzun sözün kısası şu: Forum sözcüğü içinde üç anlamı birleştiriyor. 1) ‘Bir araya gelinen’, 2) ‘konuşulan, tartışılan’ ve 3) ‘yer.’ Evet ‘yer’! Fiziki de olsa sanal da olsa yer forum sözcüğünün içindeki anlamlardan biri. Buna rağmen, çoğu kişi ya forum sözcüğünün tam olarak ne demek olduğunu bilmediği için ya da bilse de dili bu sözcüğü hatalı kullanmaya alıştığı için, sürekli ‘forum alanı’ yani ‘biraraya gelinen, konuşulan, tartışılan yer alanı’ deyip duruyor.
Mensubu olmaktan gurur duyduğum Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin vebsitesinin ana sayfasının tam tepesine de ‘Forum Alanı Yakında Yayında..’ yazıvermiş siteyi yönetenler. Üstelik cümle sonuna da iki nokta koymuşlar. Oysa cümlenin sonuna iki nokta değil, ya tek ya da üç nokta konur.
Bu yeni bir hata değil AÜHF vebsitesi için. Fakültenin eski vebsitesinde de aynı hatalı ifade, ‘forum alanı’, sanırım 2000-2001’den beri yer alıyordu. Bir iki dedim, aldıran olmadı. Bu kez hiçbirşey demeyeceğim.
Ve en başta da söylediğim gibi, ben Türkçeyi çok iyi kullanan biri değilim. Boşuna bana kızıp, sen kendi yazdığın yazıdaki hatalara bak, demesin kimse. Ben hatalarımı farkettikçe düzeltmeye çalışıyorum. Örneğin, virgül ve noktalı virgül kullanımında ve bazı sözcüklerin bitişik mi yoksa ayrık mı yazılacağı konusunda sorunlarım var; farkındayım. Yurda döner dönmez bir yazım kullavuzu satın alıp çalışmaya başlayacağım. Yavaş yavaş da olsa öğreniyorum sanırım Türkçeyi daha düzgün yazıp konuşmayı. Siz de öyle yapın; olur mu?
© 2005 – 2006, Ertuğrul Akçaoğlu. All rights reserved. www.akcaoglu.com
Mart 22nd, 2006 at 9:03 pm
Merhaba,
Hatalarını düzeltmene yardımcı olmak isterim.
“Şey” sözcüğü her zaman ayrı yazılır. Dolayısıyla “hiçbirşey” değil, “hiçbir şey”…
Türkçeyi değil Türkçe’yi…
“Farketmek” değil “fark etmek”…
“Kullavuz” değil “kılavuz”…
Hayatızın her döneminde, bıkmadan, usanmadan, doğru Türkçe kullanmaya ve kullandırmaya özen göstermeniz dileğiyle…
Egemen EROĞLU
SBF – İşletme Bölümü Öğrencisi
Mart 22nd, 2006 at 9:04 pm
Hayatızın değil tabii hayatınızın. Bu bir “tuş sürçmesi”ydi